ÇEVRE
Trabzon’da yayla göçleri öncesi yayla yollarında yoğun kar temizleme mesaisi 18 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:31:34 Trabzon’da yayla sezonu öncesi vatandaşların yaylalara güvenli ulaşımını sağlamak amacıyla başlatılan kar ve kürtük temizleme çalışmalarında ekiplerin yoğun mesaisi sürüyor. Trabzon Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ekipleri, kar nedeniyle halen ulaşıma kapalı bulunan yüksek rakımlı yayla yollarında yoğun mesai harcıyor. Son bir hafta içerisinde yapılan çalışmalar kapsamında Kadırga yolu, Maçka ilçesinde Taşköprü-Kurtdere, Arnastal, Üçgedik ve Yediharman yaylaları bağlantı yolları ile Kırlavu, Deveboynu ve Boğuç yayla yolları ulaşıma açıldı. Ayrıca Köprübaşı ilçesinde Limonsuyu, Öküzlü ve Taşlı Kervanyolu yayla yolları ile Çaykara ilçesi Şekersu Mahallesi ve Araklı ilçesi Erikli Mahallesi yollarında da kar temizleme çalışmaları tamamlanarak ulaşım yeniden sağlandı. Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada, yayla sezonunun yaklaşmasıyla birlikte ekiplerin sahada yoğun bir çalışma yürüttüğü belirtilerek "Vatandaşlarımızın yayla göçleri öncesinde herhangi bir mağduriyet yaşamaması için ekiplerimiz sahada seferber olmuş durumdadır. Kış aylarında yaşamın olmadığı ancak yaz mevsimi öncesinde göç ve gezi hareketliliğinin başladığı yayla yollarımızda kar ve kürtük temizleme çalışmalarımız aralıksız şekilde devam etmektedir" denildi.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:10 ‘Orman Benim’ etkinliğiyle Türkiye’nin ilk Milli Parkında atıklar temizlendi Tarım Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü’nün düzenlediği ‘Orman Benim’ projesi çerçevesinde Türkiye’nin ilk Milli Parkı olan Yozgat Çamlık Milli Parkı’nda atıklar toplandı. Yozgat Valiliği ve Yozgat Orman İşletme Müdürlüğü’nün öncülüğünde gerçekleştirilen programda Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan, kurum amirleri ve öğrenciler Çamlık Milli Park’ta çöp toplama etkinliği düzenledi. Orman yangınlarına ve çevre temizliğine dikkat çekmek amacıyla düzenlenen etkinlikte çevre bilincinin önemi vurgulandı. "Orman yangınlarının çoğu insan unsurundan kaynaklı" Programda açıklama yapan Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan "Her sene olduğu gibi Orman İşletme Müdürlüğü’müz, Doğa Koruma Milli Parklar Şube Müdürlüğü’müz, AFAD’ımız, emniyetimiz, jandarmamız, gençlerimiz, Milli Eğitim Müdürlüğü’müz ve tabii ki olmazsa olmazımız yavrukurtlarımızla birlikte ilimizin önemli değeri Çamlık Milli Parkındayız. Bugün çevre temizliği ve ormanların kirlenmesine yönelik tedbir almak üzere gençlerimizle birlikte hem temizlik yapacağız hem de farkındalık oluşturmak istiyoruz. Orman yangınlarının çoğu maalesef atılan çöplerden kaynaklı. İnsan ve insan unsurundan kaynaklı. Bunun için de ifade ettiğim üzere her sene olduğu gibi Çamlık Milli Parkında çevre ve çevre temizliğine yönelik bir farkındalık oluşturmak istiyoruz" dedi. "İnşallah orman yangınlarının olmadığı bir yıl olsun" Gençlik Haftasını da tebrik eden Vali Özkan sözlerini şöyle sürdürdü: "Gençlik Haftası içerisindeyiz. Bu vesileyle de Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm şehitlerimizi, gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor, bugünlerimizde emeği olan tüm vatan erlerini rahmet ve minnetle selamlıyorum. İnşallah bu sene kazasız belasız orman yangınlarının olmadığı bir yıl olsun. Bu vesileyle tüm hemşehrilerimizden orman ve ormanlarımıza yönelik faaliyetlere hem katılımları hem destekleri hem de dikkatlerini özellikle rica ediyorum."
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:09 Cizre’de ’Ölüm rampası’ alarmı Şırnak’ın Cizre ilçesinde sık sık yaşanan trafik kazalarıyla gündeme gelen Bozalan TOKİ Konutları rampası için yetkililer harekete geçti. Son dönemde meydana gelen ölümlü ve yaralamalı kazaların ardından vatandaşların ’ölüm rampası’ olarak adlandırdığı bölgede kapsamlı inceleme yapıldı. AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar ile Şırnak Valisi Birol Ekici, Cizre Cumhuriyet Mahallesi Bozalan mevkiinde bulunan Cizre-Şırnak karayolunda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Karayolları Bölge Müdürlüğü tarafından sürdürülen trafik düzenleme ve yol güvenliği çalışmalarını değerlendiren heyet, bölgede yaşanan kazaların nedenleri ve alınacak yeni önlemler üzerine görüş alışverişinde bulundu. Özellikle ağır tonajlı araçların rampada fren boşalması yaşaması, sürücülerin direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve peş peşe meydana gelen zincirleme kazalar, bölgeyi sürücüler açısından büyük risk haline getiriyor. Vatandaşlar ise yıllardır aynı noktada benzer kazaların yaşandığını belirterek tepki gösterdi. Bölge sakinleri, rampanın mevcut haliyle can güvenliğini tehdit ettiğini ifade ederek kalıcı çözüm talebinde bulundu. Yolun yeniden projelendirilmesi, kaçış rampası yapılması, hız kontrol sistemlerinin artırılması ve ek trafik güvenliği önlemlerinin hayata geçirilmesi istenirken, özellikle gece saatlerinde riskin daha da arttığı belirtildi. Heyetin gerçekleştirdiği incelemenin ardından bölgede yeni güvenlik adımlarının atılması beklenirken, vatandaşlar ’ölüm rampası’ olarak anılan noktada artık acı haberlerin yaşanmamasını istiyor.
Bakan Kurum: "Bugüne kadar 32 şehirde 121 bin 265 konutun hak sahibi belli oldu"
25 Ocak 2026 Pazar - 13:56 Bakan Kurum: "Bugüne kadar 32 şehirde 121 bin 265 konutun hak sahibi belli oldu" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "500 bin yuvanın anahtarlarının sahiplerini belirlemeye devam ediyoruz. Bugüne kadar 32 şehirde 121 bin 265 konutun hak sahibi belli oldu" dedi. Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı’nın hayata geçirdiği Yüzyılın Konut Projesi’nin kura çekimlerinde 4 hafta geride kaldı. 29 Aralık 2025’te başlayan kura süreci, bugün Giresun’da bin 676 konutun kura çekimiyle devam etti. Bugüne kadar 32 ilde kuralar çekildi Adıyaman, Şırnak, Hakkari, Siirt, Van, Mardin, Ağrı, Batman, Iğdır, Bitlis, Kars, Muş, Ardahan, Antalya, Bingöl, Tunceli, Gümüşhane, Bayburt, Artvin, Rize, Erzurum, Malatya, Erzincan, Şanlıurfa, Trabzon, Tokat, Amasya, Manisa, Sivas, Kastamonu, Aydın ve Giresun’da 121 bin 265 konutun kurası çekilmiş oldu. "500 bin yuvanın anahtarlarının sahiplerini belirlemeye devam ediyoruz" Sosyal medya hesabından 26-31 Ocak kura takvimini paylaşan Bakan Kurum, "Milletimize söz verdiğimiz gibi ülkemizin dört bir yanında 500 bin yuvanın anahtarlarının sahiplerini belirlemeye devam ediyoruz. Bugüne kadar 32 şehirde 121 bin 265 konutun hak sahibi belli oldu. Çektiğimiz her kurada mutlulukları adım adım büyütüyoruz. Bu hafta 9 şehrimizde daha kura heyecanını yaşayacağız" mesajını verdi. 143 bin 658 ev sahibi belirlenmiş olacak Yeni haftanın takvimine göre 27 Ocak salı günü Kilis’te bin 170, 28 Ocak Çarşamba Sinop’ta 947, 29 Ocak Perşembe Niğde’de 2 bin 604, 30 Ocak Cuma Aksaray’da 2 bin 353, Ordu’da 3 bin 334 ve Karabük’te bin 600, 31 Ocak cumartesi günü ise Samsun’da 6 bin 397, Nevşehir’de 2 bin 368 ve Bartın’da bin 620 konut için kura çekimi yapılacak. 26-31 Ocak haftasında toplam 22 bin 393 sosyal konutun daha hak sahipleri belirlenecek. Böylece 31 Ocak’ta kurası tamamlanan il sayısı 41’e, hak sahipleri belirlenen konut sayısı ise 143 bin 658’e yükselecek.
Mersin’in yüksek kesimlerinde kar sevinci
25 Ocak 2026 Pazar - 13:27 Mersin’in yüksek kesimlerinde kar sevinci Mersin’in yüksek kesimlerinde etkili olan kar yağışı hem köylüleri hem de tatilcileri sevindirdi. Tarımla uğraşan köylüler, uzun süredir yaşanan kuraklığın bu yıl yağan karla sona ereceğini umut ediyor. Erdemli ilçesinde bin 400 rakımın üzerindeki bazı noktalarda yer yer 30 santimetreye ulaşan kar kalınlığı, eşsiz manzaralar oluşturdu. Sorgun, Toros, Güneyli ve çevresindeki kırsal mahallelerde tarım yapan köylüler, kar yağışını büyük bir sevinçle karşıladı. Tatil için gelenler ise karın keyfini doyasıya yaşıyor. Kimileri karda kaymayı tercih ederken, kimileri el ele verip kardan adam yaptı. Yaz kış köyde yaşadığını belirten Cahit Uslu, kar yağışının önemine dikkat çekerek, "İnşallah bu sene güzel olacak. Dört yıldır kar yağmadı. Sular azaldı, yazın içme suyu bile sıkıntı oldu. Tarımla uğraşıyoruz, derelerdeki kaynak sular bile kurudu. Yukarıda üç tane kaynak bitmek üzereydi. Kar yağışından çok memnunuz. İnşallah devam eder. Görsel güzelliği de özlemişiz, çok güzel" dedi. "Kar bereket anlamına geliyor" Köylülerden Bircan Serin ise karın bereket anlamına geldiğini vurgulayarak, "Köyümüze güzel kar yağdı. Kar demek bereket demek. İnşallah köyümüz bu sene kuraklıktan kurtulacak. Yazın çok büyük kuraklık yaşandı, içme suyu bile yoktu. Bu sene Allah izin verirse olacak" şeklinde konuştu. Sorgun Mahallesi Muhtarı Mehmet Gür de son yıllarda yaşanan kuraklığa dikkat çekerek, "5-6 yıldır ülke genelinde kuraklık yaşanıyor, kar yağışı olmuyordu. Bu yıl güzel yağışlar alıyoruz. İnşallah devamı da gelir. Kışın kar yağışıyla köyümüz ayrı bir güzelliğe bürünüyor. Kış aylarında yaklaşık bin 100 nüfusumuz var. Doğa harikası bir köy, herkesin gelip görmesini tavsiye ederim" ifadelerini kullandı.
Meriç ve Tunca’daki yükseliş çiftçiye umut oldu
25 Ocak 2026 Pazar - 13:25 Meriç ve Tunca’daki yükseliş çiftçiye umut oldu Komşu ülke Bulgaristan ve bölgede yaklaşık bir hafta boyunca etkili olan yağışlarla birlikte, kentin en önemli su kaynakları olan Meriç ve Tunca nehirlerinin debilerinde yeniden yükseliş başladı. Edirne’de, 2024 ve 2025 yaz aylarında mevsim normallerinin altında kalan yağışlar nedeniyle ciddi bir kuraklık süreci yaşamış, özellikle Meriç Havzası’nda tarımsal üretimi tehdit eden su sıkıntısı yaşanmıştı. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü verilerine göre, Tunca Nehri Suakacağı Ölçüm İstasyonu’nda 22 Ocak 2025 tarihinde saniyede 5 metreküp olarak ölçülen debi, kısa sürede 8 metreküp/saniyeye yükseldi. Yaklaşık bir ay önce yapılan ölçümlerde debinin 3 metreküp/saniye seviyesinde olduğu belirtilirken, bu artış özellikle sulama ihtiyacının yoğun olduğu tarım arazileri açısından kritik bir gelişme olarak değerlendirildi. Edirne’nin tarımsal üretiminde hayati öneme sahip Meriç Nehri’ndeki yükseliş, çiftçiyi sevindiren asıl gelişme oldu. Devlet Su İşleri Kirişhane Ölçüm İstasyonu verilerine göre, geçen yıl aynı dönemde 133 metreküp/saniye olan Meriç Nehri debisi, son ölçümlerde 260 metreküp/saniyeye çıktı. Bir ay önce ölçülen 147 metreküp/saniyelik değerle kıyaslandığında yaşanan artış, yazlık sulama sezonu öncesi barajlar ve sulama kanalları için önemli bir kazanım olarak görülüyor. Çiftçi yağışlardan umutlu Bölgede tarımla uğraşan vatandaşlardan Savaş Armutkıran, yağışların üretici açısından hayati önem taşıdığını belirterek, "Barajlarımız susuz kalmıştı, bu gelen sular çok verimli oldu. Barajların dolması için iyi geldi. Toprağa bereket oldu. Su berekettir. Çiftçiye, toprağa, ağaçlara ve doğaya faydalı olur. Daha çok yağış bekliyoruz" dedi. Yaşanan su artışının, özellikle çeltik, ayçiçeği ve buğday üretimiyle öne çıkan Edirne Ovası’nda ekim planlaması ve verim beklentilerini olumlu yönde etkilemesi bekleniyor.
Doğu Karadeniz’de çığ gerçeği
25 Ocak 2026 Pazar - 13:09 Doğu Karadeniz’de çığ gerçeği Doğu Karadeniz Bölgesi’nde 2004-2026 yılları arasında Trabzon, Artvin, Giresun ve Gümüşhane’de yaylalarda, yerleşim alanlarında, turizm faaliyetleri sırasında ve çalışma sahalarında yaşanan çığ facialarında toplam 30 kişi hayatını kaybetti. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde 2004-2026 yılları arasında meydana gelen çığ felaketleri, çok sayıda can kaybına yol açtı. Artvin’de farklı yıllarda meydana gelen dört ayrı çığ olayında 12 kişi yaşamını yitirdi. Şavşat ilçesine bağlı Köprüyaka Köyü’nde 2004 yılında evlerin üzerine düşen çığda 1’i çocuk 6 kişi hayatını kaybetti. Yusufeli ilçesi Olgunlar Mahallesi mevkisinde 2023 yılında tur kayağı yapan gruptan 2 kişi, Şavşat Karaköy’de 2024 yılında yol açma çalışması yapan İl Özel İdaresi personeli 1 operatör ile son olarak Ardanuç ilçesi Zekeriya köyü Aksu Yaylası’nda 31 Aralık 2025 günü hayvancılıkla uğraşan 3 çoban çığ altında kalarak yaşamını yitirdi. Çobanlardan ikisinin cansız bedenine ulaşılırken, 1 çoban ise hala karlar altında bulunuyor. Trabzon’da meydana gelen üç çığ olayında ise 7 kişi hayatını kaybetti. Sürmene ilçesinde 2005 yılında Birlik Köyü Muhtarı Muzaffer Küçük, Araklı Pınarbaşı Mahallesi’nde arıza giderirken çığ altında kaldı. Çaykara ilçesine bağlı Uzungöl’de 2009 yılında heliski faaliyeti sırasında Fransız uyruklu kayakçı Oliver Richard Romano yaşamını yitirdi. Çaykara Karaçam Mahallesi’ndeki Balkodu-2 HES inşaatında 2015 yılında meydana gelen çığda ise 5 işçi hayatını kaybetti. Gümüşhane’nin Torul ilçesi sınırlarındaki Zigana Dağı’nda ise bölgenin en büyük çığ felaketi yaşandı. 2009 yılında meydana gelen çığda, doğa yürüyüşüne çıkan 17 kişilik gruptan 10 kişi yaşamını yitirdi. Olay, Türkiye’nin en büyük çığ faciaları arasında yer aldı. Giresun’un Güce ilçesinde 19 Ocak 2026 yılında küçükbaş hayvancılıkla uğraşan Hacı Yiğit, arazide ilerlediği sırada meydana gelen çığda hayatını kaybetti. Karadeniz Bölgesi’nde 2004 ve 2026 yılları arasında yaşanan çığ felaketlerinde Artvin’de 12, Gümüşhane’de 10, Trabzon’da 7, Giresun’da 1 olmak üzere toplam 30 kişi yaşamını yitirdi. Prof. Dr. Coşkun Erüz: "Çığ doğal bir süreçtir" Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Erüz, 35-40 derece arasındaki eğimli alanlarda çığ riskinin her zaman olduğunu belirterek "Dağlık alanlar çığın oluştuğu coğrafik alanlardır. Doğu Karadeniz çığın en yoğun gerçekleştiği bölge oluyor. Doğu Karadeniz 3 bin metreyi bulan yüksek dağlarla birlikte yüksek eğimli yamaçlara sahip bir coğrafya. Bir önceki yağan kar çöktüğünde yüzeyde oluşan sert ve kristal tabakanın üzerine ikinci kar yağdığında üsteki karın oluşturduğu baskıyla kar birbirine iyi tutunamazsa kayam eğilimi vardır. Genelde 35-40 derece arasındaki eğimli alanlarda çığ riski her zaman vardır. Orman olmayan, üzerinde farklı çıkıntıların olmadığı düz yamaçlar ya da kayalık ve benzeri yüzeyin fazla tutunma özelliği olmayan yamaçlarda çığ sık sık görülür. Son dönemlerde açıklık olan vadi içlerinde çığlar gerçekleşiyor. Orman üstü alanlarda bu risk daha yüksektir. 2009 yılında Allah rahmet eylesin 10 tane dağcı arkadaşımızı kaybettiğimiz Zigana’da yamaç üzerindeki rüzgar birikintisi koparak dağcıların üzerine aktı. Vadi boyunca gelişerek alt kotta iyice büyük bir yığıntı halinde maalesef dağcı arkadaşlarımızın vefat etmesine sebep olmuştu. Her yağan karın üst üste 50-60 cm üst üste biriktiğinde havaların ısınması ya da ani rüzgar şiddetinin değişmesi gibi durumlarda ortamlardaki basınç değişimiyle çığ oluşma riski var. Yamaçtan geçerken insan faktörü ve aracın oluşturduğu titreşimde yine bir şekilde o yamaçta birikmiş kütleleri harekete geçirebilir. Çok dikkatli olmak gerekiyor. Çığ doğal bir süreçtir. Ama oluşturduğu etkinin insani boyutunu önlemek için tedbir almamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.