ÇEVRE
Üniversite öğrencilerinden çevre temizliği 06 Mayıs 2026 Çarşamba - 17:29:30 MSKÜ Ula Ali Koçman Meslek Yüksekokulu öğrencileri, "Görünmeyen Eller Büyük İşler" sosyal sorumluluk projesi kapsamında Ula Göleti çevresinde temizlik çalışması yaptı. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Ula Ali Koçman Meslek Yüksekokulu Halkla İlişkiler ve Tanıtım Programı öğrencileri, 2026 Muğla Gençlik Yılı kapsamında anlamlı bir projeye imza attı. Öğretim Görevlisi Dr. Nedim Yıldız koordinatörlüğünde "Görünmeyen Eller Büyük İşler" sosyal sorumluluk projesiyle Ula Göleti çevresinde temizlik çalışması yapan öğrenciler, çevre bilincine farkındalık oluşturdu. Etkinlik kapsamında öğrenciler iki gruba ayrılarak sahada görev aldı. Gruplardan biri Ula Göleti çevresinde temizlik çalışması yaparken, diğer grup ilçe merkezindeki sokak ve parklarda çevre temizliği gerçekleştirdi. Çalışmanın amacı, yalnızca çevreyi temizlemek değil, aynı zamanda bu işi her gün yapan temizlik görevlilerinin emeğine dikkat çekmek ve bu konuda farkındalık oluşturmak oldu. Etkinlik sırasında temizlik görevlileriyle yapılan kısa görüşmelerde, sahada yaşanan bazı zorluklar da paylaşıldı. Görevliler, zaman zaman vatandaşları uyarmalarına rağmen olumsuz tepkilerle karşılaştıklarını ve özellikle yanlış park edilen araçlar nedeniyle işlerini yapmakta zorlandıklarını dile getirdi. Bu projeyle; çevre temizliğinin sadece görevlilere ait bir sorumluluk olmadığı, herkesin bu konuda daha dikkatli olması gerektiği ve özellikle çöplerin konteynerlere atılması ve çevreye karşı daha duyarlı davranılması gerektiği vurgulandı.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 17:00 En Güzel Bahçe Yarışması’na başvurular başladı SAMSUN (İHA) – Samsun’un Atakum Belediyesi’nin bu yıl ikinci kez düzenleyeceği En Güzel Bahçe Yarışması’na başvurular başladı. Atakum Belediyesinin düzenlediği 2. En Güzel Bahçe Yarışması’na başvurular başladı. En güzel villa/konut/hobi bahçesi, en güzel site/apartman bahçesi, en güzel ofis/iş yeri bahçesi, en güzel balkon/teras bahçesi kategorilerinde düzenlenen yarışmaya katılmak isteyen vatandaşlar 31 Mayıs Cuma gününe kadar belediyenin internet adresine e-posta yoluyla başvuru yapabilecek. Kentte çevre farkındalığı oluşturmak ve yeşille bütünleşmiş kentsel mekanların artırılması amacıyla düzenlenen yarışmaya, bahçe dekorasyonu ile amatörce uğraşan vatandaşlar katılabilecek. Yarışmaya katılmak isteyenlerin bahçe, balkon veya teraslarındaki peyzaj çalışmalarını 1024-768 piksel çözünürlükte ve JPEG formatında fotoğraflarla belgelemesi gerekiyor. Yarışma kriterleri arasında katılımcıların, son başvuru tarihine kadar 18 yaşını doldurmuş olması da yer alıyor. Bahçe düzenlemesine ilgi duyan vatandaşlar, 31 Mayıs Pazar gününe kadar internet adresindeki forma ad-soyad, TC kimlik numarası, telefon, adres bilgilerini yazarak ve ilgili mekanlardan farklı açılardan çektikleri fotoğrafları (en az 5-en fazla 15) ekleyerek başvuru yapabiliyor. Akademisyenler ve uzman isimlerden oluşan seçici kurul dört ayrı kategoride finalistleri belirleyecek. Mekânın genel tasarımı, bitki kompozisyonu, kullanılan yapı ve dekorasyon elemanlarının uygunluğu gibi kriterlerin değerlendirileceği yarışmada ilk üçe giren yarışmacılara çeşitli ödüller verilecek. Seçici kurulun yapacağı değerlendirme sonuçları, 1 Temmuz Çarşamba günü Atakum Belediyesinin sosyal medya hesaplarından web sitesinden kamuoyu ile paylaşılacak. Organizasyon hakkında yapılan açıklamada, "Yarışmamızı bu yıl ikinci kez, halkımızla buluşturmanın gururunu taşıyoruz. Organizasyonumuzun kentimizde çevre ve yeşil alanlar konusunda farkındalık oluşturacağına, halkımızın çiçek ve süs bitkilerine olan ilgisini artıracağına inanıyoruz. Geçen yıl düzenlediğimiz yarışmamız halkımızdan yoğun ilgi görmüştü. Bu yıl katılımın, daha da fazla olacağını düşünüyoruz. Tüm Atakumluları peyzaj yeteneklerini sergilemeye, yarışmamıza davet ediyoruz" ifadeleri kullanıldı.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:40 Muş Ovası’nda yağış sonrası menderesler güzel manzaralar sundu Muş Ovası’nda etkili olan yağışların ardından su seviyesi yükselen menderesler, doğada eşsiz görüntüler oluştururken koyun ve mandaların su kenarında otlanması görsel şölen sundu. Muş’ta son günlerde etkili olan yağışlar, Muş Ovası’nda doğayı adeta yeniden canlandırdı. Yağışların ardından su seviyesi yükselen menderesler, kıvrılarak uzanan yapısıyla dikkat çekerken ortaya güzel manzaralar çıktı. Ovada oluşan su birikintileri ve dolup taşan menderesler, bölgeye ayrı bir güzellik kattı. Muş Ovası, yağış sonrası sunduğu bu eşsiz görüntülerle göz kamaştırdı. Hayvanlarını merada otlatan Mesut Güler, Muş Ovası’nda mendereslerin kıvrım kıvrım aktığını söyleyerek, "Ben Muş’un Karağaç beldesinde çobanlık yapıyorum. Bu yıl çok fazla kar ve yağmur yağdı. Her yerde su birikintileri oluştu. Muş Ovası’nda menderesler kıvrım kıvrım akıyor. İnsanlar gelip bu menderesleri izliyor. Gerçekten çok güzel görüntüler ortaya çıkıyor" dedi. Merada hayvan otlatan amcası Mesut Gülen’e çay getiren Cennet Gülen ise "Bizim buralar çok güzel, menderesler çok güzel. Bugün hava da çok güzel. Her gün yağan yağmur Allah’ın bereketi. Menderesler kıvrıla kıvrıla akıyor, gidip geri geliyor. Aslında anlatmaya gerek yok; gözlerinizle görüyorsunuz. Biz de görüyor, şahit oluyor ve mutlu oluyoruz. Allah’ın bereketine ve yağan her yağmura şükürler olsun" ifadelerini kullandı.
İstanbul için korkutan uyarı: "7’ye yakın büyüklükte bir depremi İstanbul maalesef yaşayacak"
07 Şubat 2026 Cumartesi - 15:18 İstanbul için korkutan uyarı: "7’ye yakın büyüklükte bir depremi İstanbul maalesef yaşayacak" Marmara depremine ilişkin önemli uyarılarda bulunan Prof. Dr. Süleyman Pampal, "7’ye yakın büyüklükte bir depremi İstanbul maalesef yaşayacak. Bu fay kırılacak ve süreç tamamlanmış olacak. İstanbul’un deprem tehlikesi oldukça yüksek ve yakın. Çünkü tekrarlanma süresi dolmuş görünüyor" dedi. Adana’nın Kozan ilçesinde "Deprem Gerçeğiyle Yaşamak" paneli düzenlendi. Panelde Prof. Dr. Abdulazim Yıldız, Prof. Dr. Ahmet Beycioğlu, Prof. Dr. Barış Binici, Prof. Dr. Mustafa Laman ve Prof. Dr. Ulvi Can Ünlügenç de deprem riskleri, Adana’nın yapı stoku ve aktif faylar üzerine sunum yaptı. Depremle ilgili yaptıkları çalışmalarla bilinen Prof. Dr. Süleyman Pampal da panelde yaşanabilecek afetlerle ilgili bilgi verdi. İHA muhabirine deprem beklenen bölgeler üzerine önemli açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Süleyman Pampal, 6 Şubat depremlerinin Adana ve Kozan’daki etkilerine değindi. Adana 6 Şubat’ta 500’e yakın kayıp verildiğini hatırlatan Prof. Dr. Pampal, "Adana’nın depremi değildi. Bu deprem, Kahramanmaraş merkezliydi. Birinci depremde Doğu Anadolu Fayı’nın, ikinci depremde ise Çardak Fayı’nın kırılmasıyla oluşan biri 04.17’de, ikincisi 13.24’te meydana gelen 7,8 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerde can kaybı ortaya çıktı. Hem Adana hem Kozan için bu kayıpları konuştuk, büyük acılar yaşadık" diye konuştu. "Tehlike oldukça yüksek" Bölgedeki aktif fay hatlarına dikkat çeken Prof. Dr. Pampal, "Bu bölgenin yakın tehlike kaynakları var. Adana’nın ilçeleriyle özellikle kuzeydoğu kesiminde yer alan Kozan, Feke, Saimbeyli, Aladağ. Biraz daha doğuda Kadirli, Sumbas, Ceyhan ve Osmaniye, aktif faylara daha yakın yerleşim alanlarıdır. Bu fayların pek çoğu 7’ye kadar deprem üretme potansiyeline sahip. Kozan’a özelde gelecek olursak, Kozan’ın kuzeyinde ve kuzeydoğusunda Akçaluşağı Fayı, Bozdoğanuşağı Fayı, yaz çalışmalarımda belirlediğim Gezitdağ Fayı ve Yardibi Fayı gibi aktif faylar var. Bu faylar 6 ve üzeri büyüklükte deprem üretme potansiyeline sahip. Tarihi geçmişe bakınca 1269’da bu bölgede yıkıcı bir deprem yaşandığını görüyoruz. Adana’nın kuzeydoğu kesimindeki yerleşim alanlarında, Kozan dâhil, tehlike maalesef söz konusu ve oldukça yüksek" ifadelerini kullandı. "Kırılmamış fay parçası var" İstanbul için en büyük riskin Marmara Denizi içindeki kırılmamış segment olduğuna dikkat çeken Pampal, "İstanbul’la ilgili baştan itibaren benim görüşüm şu. Kuzey Anadolu Fayı’nın kuzey kolu, İstanbul’un Avrupa yakasının güneyinden, kıyıya paralel şekilde Silivri açıklarından Tekirdağ ve Ganos’a kadar uzanır. 1912’de Ganos Fayı kırıldı ve 7,3’lük deprem üretti. Sonra doğuya doğru kırılmalar devam etti. 2009 ve 2011’de 5,5 ve 5,9’luk depremler oldu. 23 Nisan 2024’te 6,2’lik deprem İstanbul’a iyice yaklaştı. 1766’da İstanbul’u yıkan iki deprem de bu fay üzerinde gerçekleşti. Bu fayın doğuya doğru, Büyükçekmece açıklarından Eminönü’ne kadar olan kesiminde kırılmamış bir parça var. Bu yaklaşık 30–35 kilometre civarında. Deniz altında olduğu için net konuşamıyoruz ama bu parça kırılmadı ve kırılacak" şeklinde konuştu. "7’ye yakın büyüklükte deprem" İstanbul’da deprem beklediğini 1 yıl önce açıkladığını aktaran Pampal, "Ben 23 Nisan’dan sonra 6,5–7,0 arasında bir deprem daha olacak demiştim. Aynı fikirdeyim. 7’ye yakın büyüklükte bir depremi İstanbul maalesef yaşayacak. Bu fay kırılacak ve süreç tamamlanmış olacak. Son yıllarda Amerika’da, New York Times’a kadar konu oldu. Nature dergisinde bilimsel makaleler yayımlandı. İstanbul’un deprem tehlikesi oldukça yüksek ve yakın. Çünkü tekrarlanma süresi dolmuş görünüyor" diyerek sözlerini sürdürdü. Güney kol için de uyarı Sadece kuzey kolun değil, güney kolun da risk taşıdığının altını çizen Pampal; "Kuzey Anadolu Fayı’nın güney kolu üzerinde de yıkıcı deprem beklentisi var. İznik–Gemlik–Pamukova arasında uzanan fay, 1065’ten sonra kırılmamış. 1065’te 7 büyüklüğünde deprem üretmiş ve İznik’in bir kısmını sular altına gömmüş. Bu fayın 7–7,5 arası deprem üretme potansiyeli var. Kırılması hâlinde İstanbul’u, Bursa’yı, İznik’i ve Orhangazi’yi etkileyecektir. Marmara depremleri maalesef bekleniyor, tehlike yüksek. Riskleri azaltmaktan başka çare yok" diyerek sözlerini tamamladı.