ÇEVRE
Yüksekova’da depreme dayanıksız olduğu için yıkılan okul "Jet Grout" sistemiyle yeniden yükseliyor 06 Mayıs 2026 Çarşamba - 14:47:56 Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde deprem riski nedeniyle 3 yıl önce boşaltılarak yıkılan Atatürk İlkokulu ve Ortaokulu’nun yapım süreci, zemin iyileştirme çalışmalarıyla başladı. İlçe genelinde yürütülen deprem analizleri sonucunda dayanıksız olduğu tespit edilen ve yıkımı gerçekleştirilen eğitim kurumları arasında yer alan Atatürk İlkokulu ve Ortaokulu için hazırlanan modern proje hayata geçiriliyor. Yeşildere Mahallesi’nde yer alan okulun inşaatında, güvenlik standartlarını en üst seviyeye çıkarmak amacıyla 300 adet "Jet Grout" (yüksek basınçlı enjeksiyon) zemin iyileştirme sistemi uygulanıyor. "Zemin güvenliği ön planda" Proje kapsamında 750 metrekarelik alan üzerine inşa edilecek olan 16 derslikli okul, modern mühendislik teknikleriyle depreme karşı tam dayanıklı hale getiriliyor. Çalışmalar hakkında bilgi veren İnşaat Mühendisi Osman Furat, İl Özel İdaresi koordinesinde yürütülen projede zemin sağlamlığının öncelikleri olduğunu ifade ederek, "Daha önce depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılan okulumuzun yerinde, Jet Grout sistemiyle bölgenin en güvenli yapılarından birini inşa ediyoruz. Yeşildere mahallemize deprem yönetmeliğine uygun, modern bir eğitim yuvası kazandıracağız" dedi. Muhtar Dereli: "Girişimlerimiz sonuç verdi" Okulun yeniden inşası için yoğun girişimlerde bulunan Yeşildere Mahalle Muhtarı Lokman Dereli ise inşaatın başlamasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Dereli, sürecin mahalle halkı için büyük önem taşıdığını belirterek, "3 yıldır beklediğimiz okulumuz için nihayet ilk kazma vuruldu. Desteklerinden dolayı Hakkari Valiliği, Yüksekova Kaymakamlığı ve emeği geçen tüm kurumlara mahallem adına teşekkür ediyorum" dedi. 16 derslikten oluşacak yeni okulun, tamamlanmasının ardından bölgedeki eğitim yükünü önemli ölçüde hafifletmesi ve öğrencilere güvenli bir ortamda eğitim imkanı sunması hedefleniyor.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 14:33 Dalların altın sarısında umut çiçekleri açtı Sakarya’da yetiştirilerek Türkiye’nin yanı sıra dünyanın birçok ülkesine gönderilen ve adına şarkılar yazılan dalların "altın sarısı" ayvanın ağaçları çiçek açtı. Geçen sezon zirai dondan etkilenen ve rekoltesi yok denecek kadar az olan ayvanın beyaz çiçekleri yeni sezonda çiftçinin umudu oldu. Gül çiçeği ailesi içerisinde yer alan ve dalların "altın sarısı" olarak tabir edilen ayva ağaçları çiçek açtı. Sulu olması ve lezzetiyle ünlenen Sakarya ayvası, iç piyasanın ihtiyacının önemli kısmını karşılamasının yanı sıra birçok ülkeye de ihraç ediliyor. Pekmezi, kurutması, reçeli ile kompostosu yapılan ve daha olgunlaşmadan dalında alıcı bulan coğrafi işaretli Geyve ve Pamukova ayvası zorlu şartlar altında yetiştirilerek, Türkiye’nin yanı sıra dünyanın diğer ucuna kadar gönderiliyor. Geçen sezon zirai dondan etkilenen ve rekoltesi yok denecek kadar az olan ayvanın beyaz çiçekleri yeni sezonda çiftçinin umudu oldu. "Tahmin ediyorum bu sene bolluk yılı olacak" Pamukova Ziraat Odası Başkanı Yaşar Ulukaya, "Adına şarkılar yazılan, bütün dertlere devam olan ayvamız bu sene gerçekten mükemmel. Herhangi bir don hasarımızda yok ve geçen seneki kaybettiğimiz rekolteyi tahmin ediyorum bu sene yakaladık. Geçen sene gerçekten doğal bir afet yaşadık ülke olarak. Bu sene rekoltemiz iyi, hava şartları da güzel gidiyor. Şu anda dördüncü ilaçlamayı yapıyorum ve ayvalarımızda herhangi bir hasar yok. Tahmin ediyorum bu sene bolluk yılı olacak. Pamukova ve Geyve yöresinde çıkarttığımız ayvalar ülkenin yüzde 52’sini karşılıyor. Burada kalite olarak toprak yapısı ve iklim şartları bakımından güzel ayvamız var. Dünya ülkelerine bunu ihraç edebiliyoruz, geçen sene mağduriyet yaşadık ve misafirimize ikram edecek ayvamız olmadı. Bu sene çok çok iyi. Ayvaları hem üreticiyi hem de tüketiciyi mağdur etmeden satabilirsek ne mutlu bize" dedi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 14:28 Tekirdağ’da çevre ve iklim zirvesi: Sıfır atık için ortak çağrı Tekirdağ’da düzenlenen Sıfır Atık Çalıştayı’nda çevre sorunları, su kaynaklarının korunması ve israfla mücadele konularına dikkat çekildi. Sıfır Atık Vakfı tarafından "Yerelden Ulusala İsraf ve Atık" temasıyla organize edilen "COP31 Sürecinde Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları" çerçevesinde Tekirdağ’da gerçekleştirilen program, Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi’nde yoğun katılımla yapıldı. Çalıştayda çevre bilincinin artırılması, su kaynaklarının verimli kullanılması ve sürdürülebilir yaşam politikalarının güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Çalıştay sonunda hazırlanan sonuç bildirgesinde, çevre ve iklim değişikliğiyle mücadelede yerelden ulusala uzanan politikaların önemine dikkat çekildi. "İnşallah bu sene ciddi su sorunu yaşamayız" Tekirdağ’da artık Ergene Nehrine sanayi atıklarının salınmadığının altını çizen Vali Recep Soytürk, "Geçen sene su konusunda tüm Türkiye’de olduğu gibi ciddi sıkıntılar oldu. Naip Barajı’nda su çok azaldı ve ölü hacim denilen eksi bölümünden su çekmeye başladık ve tarımsal sulamada kullanılan göletlerden su almaya başladık. Bu sene çok şükür, çok güzel yağmurlar yağdı, yağmaya devam ediyor. Geçen sene yüzde 11 olan Naip Barajı bu sene yüzde 22’de. Devlet Su İşleri Müdürümüz her hafta doluluk oranını bize bildiriyor, yüzde 22’nin üzerine çıkamadık çünkü bir taraftan şehre su veriyoruz. Bir taraftan yağmur yağıyor, inşallah bu sene ciddi su sorunu yaşamayız. TESKİ bununla ilgili çalışmalar yapıyor, inşallah zamanında bitirir ve yine bu sene su sıkıntısı çekmeyiz" dedi. "İlimizin en önemli konularından biri arıtmalar" Arıtma tesislerinin önemine dikkat çeken Vali Soytürk, "İlimizin en önemli konularından bir tanesi de arıtmalar. Arıtmaların doğru yapılması ve bu arıtma çamuru ile ilgili yapılan çalışmalar var. Ergene Derin Deşarj projesi önemli bir proje. Belki de dünyada böyle büyük bir proje yoktur. OSB’lerin atıkları büyük bir projeyle arıtılıyor. Arıtma tesisi kuruldu ve derin deşarjla Marmara Denizi’ne veriliyor. Marmara Denizi’ne verilirken de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bu değerleri takip ediyor, bir sorun görüldüğü zaman hemen müdahale ediliyor. Çok şükür bu saate kadar bir sıkıntımız olmadı. Bu ne anlama geliyor Ergene Nehri’ne Organize Sanayi Bölgelerinden artık herhangi bir atık gitmiyor ya da kirletici bir unsur gitmiyor. Bu çok önemli bir şey’’ diye konuştu. "Allah korusun 2 sene üst üste yağmur yağmazsa ne yazık ki muhtemelen barajımızda su kalmayacak" Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş ise yaptığı açıklamada, ‘’Biz Sıfır Atık Vakfı olarak Sayın Erdoğan hanımefendinin liderliğinde küresel sorunlara yerelde çözüm arıyoruz. Biz bu çalıştayları neden yapıyoruz sorusunu kendimize sorduğumuzda illerimizde, ilçelerimizde, köylerimizde, yaşam alanlarımızda çevreye dair, iklime dair büyük problemler var. İsrafa dair büyük problemler var. Ve biz bu problemleri çözmezsek, bu problemlere çözüm üretmezsek yarın bizden sonra gelecek neslin geleceği tehlike altında. Bugün geldiğimiz noktada dünyada tarım alanlarımız artık tükenme noktasına geldi. Her geçen gün tarım alanlarımızı erezyona ve iklim değişikliğine bağlı sebeplerden dolayı kaydediyoruz. Ne yazık ki Valimiz de ifade etti. Tekirdağ’ımızın barajının doluluk oranı yüzde 22. Allah korusun 2 sene üst üste yağmur yağmazsa ne yazık ki muhtemelen barajımızda su kalmayacak" ifadelerini kullandı. "Su kaynaklarımızı doğru kullanmak zorundayız" Su kayraklarına dikkat çeken Ağırbaş, "Biz Türkiye olarak su sitesi altında olan bir ülkeyiz. Ne yazık ki bizim su kaynaklarımız bolca değil ve su kaynaklarımızı doğru kullanmak zorundayız ve bu doğru kullanımının başında ise israfı önlemek geliyor. Ne yazık ki 2026 yılında yaşıyoruz. Dünya nüfusu 8 milyar. Dünyanın bir tarafındaki topluluklar obezite ilaçlarının fiyatının düşürülmesiyle alakalı lobi çalışması yaparken dünyanın diğer tarafında ise insanlar bir bardak suya muhtaç olarak hayatlarını kaybediyorlar. Birkaç hafta önce Kenya’nın Nairobi şehrindeydim. 1 milyondan fazla insanın yaşadığı bir gecekondu mahallesine ziyarette bulundum. Ne yazık ki 5-6 metrekare teneke evlerde 6-7 kişi yaşıyorlar. O insanların evlerinde alt yapı yok, bırakın alt yapıyı o gün yiyecek içecek sularının, gıdalarının olmadığı günler oluyor. Evlerinde tuvalet yok ve bir tuvalet ihtiyaçları için yarım saat yürümek zorundalar. Yılda 8 milyondan fazla insanın hayatını kaybettiği bir dünyada bir şeyleri değiştirmek zorundayız. Bir şeyler ile alakalı farkındalık oluşturmak zorundayız. Bugün dünyadaki sera gazı emisyonlarının yüzde 8 ile 10’u gıda israfı kaynaklı oluyor" dedi. "86 milyon insanımıza sahip çıkmalıyız" Ağırbaş, "Bizler sıfır atık vakfı olarak bu işin farkındalık tarafındayız. MEB ile okullarımızdaki müfredatlara sıfır atık bilincini ekledik, bugün 1. sınıftan, 12. sınıfa kadar tüm yaş gruplarında sıfır atık konusu işleniyor. Biz bu sıfır atık konusunu neden önemsiyoruz konusuna geldiğimiz zaman ve neden konuyu 86 milyonla beraber başaracağımıza inanıyoruz sorusuna geldiğimiz zaman çünkü bu problem hepimizi ilgilendiriyor. Hava kirliliği, çevre felaketler, su problemleri ve israf siyasi parti ve siyasi ideoloji gözetmez. O şehirde ve o ülkede yaşayan bütün insanları etkiler ve biz Türkiye’de yaşayan 86 milyon olarak, dünyadaki 8 milyar insan olarak geleceğimize sahip çıkmak zorundayız" diyerek sözlerini noktaladı. Konuşmaların ardından çalıştaya katkı sunan kurum müdürlerine teşekkür sertifikaları takdim edildi. Programa Tekirdağ Valisi Recep Soytürk’ün yanı sıra Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Tekirdağ İl Müdürü Ali Kemal Atlı, İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Aksoy, İl Emniyet Müdürü Ahmet Metin Turanlı, İl Jandarma Komutanı Albay Ali Güngör, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Arzu Çebi Topçu ile kurum müdürleri ve öğrenciler katıldı.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 14:25 Sahili temizlemeye indiler, gördükleri manzara acı tabloyu özetledi Kocaeli’nin Darıca ilçesinde müsilaj tehlikesi ve deniz kirliliğine dikkati çekmek amacıyla "Marmara’ya Nefes" etkinliği düzenlendi. Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık ve öğrenciler sahil şeridinde temizlik yaparken, dalgıçlar da deniz dibindeki atıkları topladı. Özellikle sahil çevresinde yapılan temizlikte toplanan balıkçı ağları ve çok sayıda plastik ambalaj atığı dikkati çekti. Darıca Belediyesi ve bir üniversitenin su altı sporları topluluğu işbirliğiyle düzenlenen programa, Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, üniversite ve ilkokul öğrencileri ile dalgıçlar katıldı. Etkinlik kapsamında öğrenciler sahil şeridinde temizlik yaparken, dalgıçlar da Marmara Denizi’ne dalarak su altında biriken atıkları topladı. Sahil bandında yapılan temizlikte en çok dikkati çeken atıklar ise balıkçı ağları, cam ve pet şişeler ile plastik ambalajlar oldu. "Doğa alarm veriyor, denizlerimiz SOS veriyor" Programda yaptığı konuşmada, müsilaj tehlikesini hatırlatan Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, "Müsilaj tehlikesiyle karşı karşıya kaldık. Doğa alarm veriyor, denizlerimiz SOS veriyor. Bizim de tedbir almamız gerekiyor. Öncelikle herkes denizi ve doğayı kendi evi, kendi odası gibi görmeli. Bunu yapmadan bu işin içinden çıkamayız, başarılı olma şansımız da yok. Bu tarz etkinliklerin ana amacı farkındalık oluşturmak. Buradaki topluluk, birilerinin attığı çöpleri toplamakla mükellef insanlar değil. Biz aslında yere çöp atmamanın doğru olduğunu anlatmak için buradayız. Bizim amacımız bu. Çocukluğumuz buralarda geçti. Marmara Körfezi’nde denize girmeyi bırakın, sabahları lağım kokusundan yanından geçilmezdi. Buralar bu haldeydi" dedi. "Milyonlarca ton pislik denizin altından alınıp başka bir yere deşarj ediliyor" Bıyık, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ortaklığıyla yürütülen dip çamuru temizleme çalışmalarına dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Allah’a çok şükür Kocaeli Büyükşehir Belediyemizle birlikte yapılan arıtma tesisleriyle İzmit Körfezi’nde canlı türü sayısı da arttı. Yunus balıklarının dolaştığı, temiz bir iç deniz haline geldi. İleri derecede biyolojik arıtma tesislerinin yanı sıra Karamürsel’den Darıca’ya kadar her noktada denize arıtılmadan bir deşarj yapılmayan bir sistemi kurduk. Şu anda burada denizsever kardeşlerimiz, su sporlarını seven gençlerimiz ve su altında farkındalık oluşturmak için program yapan arkadaşlarımız var. Belki onların bile haberi yoktur. Şu anda İzmit Körfezi’nde Kocaeli Büyükşehir Belediyemiz ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızla birlikte dip çamuru temizleme çalışması yapılıyor. Milyonlarca ton pislik denizin altından alınıp başka bir yere deşarj ediliyor. Denizin altındaki oksijen oranını ve canlı sayısını artırmak gibi bir hedefimiz var." "150 milyon dolar çevre için harcanıyor" Dip çamuru temizliği projesinin büyüklüğüne değinen Bıyık, "Buraya harcanan para çok kıymetli. Avrupa Birliği projesi olan bu çalışma 150 milyon dolar değerinde dev bir proje. Herhalde bir siyasetçi ve belediye için 150 milyon dolarla çok daha farklı işler yapılabilir. Ama çevreci, doğaya saygılı, İzmit Körfezi’ne ve Marmara Denizi’ne kıymet veren bir anlayışla bakarsak bu proje doğru bir proje. Çünkü gençlerimize yapabileceğimiz en kıymetli iş, temiz çevre ve deniz bırakmak, aynı zamanda temiz çevre bilincini oluşturmak. Sıfır Atık Müdürlüğümüzle birlikte aynı anlayışla çalışıyoruz. İnsanların kafasına şunu kazımamız lazım; deniz çöplük değil, sokaklar çöphane değil. Doğa bize ait değil, biz doğaya aitiz. Biz doğanın bir parçasıyız. Bunu iyi algılamak, iyi anlatmak ve her yerde konuşmak lazım. Maalesef bu konuda çok gerideyiz, daha çok yol almamız gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Herkesin bu işin içinde olması ve bize omuz vermesi" Çevre mücadelesinin kurumların tek başına başarabileceği bir iş olmadığını belirten Bıyık, sözlerini şöyle noktaladı: "Herkesin bu işin içinde olması, bize omuz vermesi gerekiyor çünkü bu doğa hepimizin. Bu deniz benim ya da rektörümüzün tapulu malı değil; bu milletin malı, herkesin ortak malı. Herkesin kullanacağı bir alana hep birlikte sahip çıkmamız lazım. Bu konuları her gün daha çok konuşmamız lazım. Gençlerin kendi aralarındaki sohbetlerde sadece futbol değil, çevreyle alakalı neler yapılabileceğini de konuşması lazım. Bana göre her sohbetimizin arasında mutlaka çevre temizliği, geri dönüşüm ve sıfır atık olmalı çünkü bu gezegenden başka, oksijeni olan başka bir yaşam alanı yok. Dünyadan başka yaşam alanımız yok. Evlatlarımıza verebileceğimiz en kıymetli miras da bu dünyayı temiz bir şekilde bırakmaktır. Bunun için hep birlikte daha çok çalışmamız, daha çok gayret etmemiz ve daha çok emek sarf etmemiz lazım."
Isparta Belediyesi, pazar alanı çatılarına GES kuruyor
08 Şubat 2026 Pazar - 10:19 Isparta Belediyesi, pazar alanı çatılarına GES kuruyor Isparta Belediyesi tarafından Davraz Mahallesi Kapalı Pazar Alanının çatısına 1.2 MW’lik güneş enerjisi santrali (GES) kuruluyor. Çalışmaları yerinde inceleyen Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, belediyenin güneş enerji santrallerinden yıllık 250 milyon lira gelir elde ettiğini, bunun da şehrin geleceğine önemli bir yatırım olduğunu vurguladı. Isparta Belediyesi, yenilebilir enerji alanında geleceğin yatırımı olarak görülen Güneş Enerjisi Santrallerine (GES) büyük yatırımlar yapmaya devam ediyor. Senirce ovasının tepelerindeki atıl arazilere güneş enerjisi santrallerinin kurulmasının ardından belediyenin hizmet binaları, tesisleri ve mahallelere kazandırdığı kapalı pazar alanlarının çatılarına da güneş enerjisi santralleri kuruluyor. Böylelikle güneşten elektrik üretilerek, önemli bir gelir elde ediliyor. Isparta Belediyesi, Senirce ovalarının tepelerinin yanı sıra ISBAŞ Bimsblok Fabrikası, Mehmet Tönge Kapalı Pazar Alanı, Akkent Kapalı Pazar Alanı, Binbirevler Kapalı Pazar Alanı, Bezirgan Sufrası, Emre Spor Kompleksi, Kirazlıtepe, Kirazlıdere Sosyal Tesisleri ve Park ve Bahçeler Müdürlüğü hizmet binasının çatısına güneş enerjisi santralleri kurulmuştu. Şimdi de Davraz Mahallesi Kapalı Pazar Alanının çatısına 1.2 MW’lik GES kuruluyor. Böylelikle Isparta Belediyesi’nin güneşten elektrik üretimi 20 MW’ye çıkıyor. Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Davraz Kapalı Pazar Alanının çatısında devam eden GES çalışmalarını yerinde inceledi, yüklenici firma yetkililerinden bilgi aldı. Başkan Başdeğirmen: "20 MW gücüne ulaşıyoruz" İncelemelerinin ardından açıklamalarda bulunan Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, 2022 yılının şubat ayında yoğun kar yağışında Davraz Kapalı Pazar Alanının çöktüğünü ve pazar alanını yeniden yaptıklarını dile getirdi. Kapalı Pazar Alanının çatısını GES için uygun yaptıklarını belirten Başkan Başdeğirmen, "Isparta Belediyemizin önemli yatırımlarından birisi olan güneş enerjisi santrallerinde artışlar devam ediyor. Geçtiğimiz yıla kadar 16 MW GES’i tamamlamıştık. Daha sonra Kirazlıdere Sosyal Tesislerinde, Mehmet Tönge, Akkent ve Binbirevler Kapalı Pazar Alanlarında, Bezirgan Sufrası çatısında kurduğumuz GES’i şimdi de Davraz Kapalı Pazar Alanı üzerinde 1.2 MW olarak yapıyoruz. Böylelikle 20 MW gücüne ulaşmaktayız. Isparta’mıza önemli kazançlar sağlamaya çalışıyoruz. Bu yatırımın sadece maliyeti var. Bunun parasını amorti ettikten sonra en az 45 yıl sadece bakımları yapılarak, Rabbimiz güneşi verdiği sürece belediyemize gelir getirecektir. Yıllık 250 milyon lira civarında güneş enerjisi santrallerinden karşılıksız, masrafsız gelirimiz var. Otogar çatısına da 1.3 MW GES kuracağız. Orası da bittikten sonra 21 MW GES’i olan bir belediye olacağız. Bu bizim için çok değerli. İl belediyeleri arasında baktığınızda böyle bir gücü bulmak mümkün değil. Çok şükür ki bu bize nasip oldu ve şehrimize güneş enerjisi santrallerini kazandırdık. Isparta, Türkiye’de güneşi en dik konumdan alan illerden bir tanesi ve en verimli şekle sahip. Bunun da istifadesini belediye olarak Isparta’mıza kazandırıyoruz. Buradan gelen gelirler de çocuklarımıza ve geleceğimize çok güzel yatırım olarak geri dönüyor. Davraz ve otogarın çatısı için ihaleyi alan firma yetkilileriyle beraberiz. Kendilerine emeklerinden dolayı teşekkür ederim. Çok hızlı ve son teknolojik ürünlerle çalışıyorlar. Emeği geçenlere ve firma yetkililerimize çok teşekkür ediyorum" ifadelerinde bulundu.
Toroslar’da kar güzelliği: Çocuğu da yaşlısı da doyasıya eğlendi
08 Şubat 2026 Pazar - 10:14 Toroslar’da kar güzelliği: Çocuğu da yaşlısı da doyasıya eğlendi Yurt genelinde olduğu gibi Mersin’de de son haftalarda yağan kar Toroslar başta olmak üzere yüksek rakımlı bir çok bölgeyi beyaza bürüdü. Toroslardaki kar güzelliği dron ile görüntülenirken, bölgeye çıkan aileler doyasıya eğlendi. Ülke genelinde olduğu gibi Mersin’de de bu yıl kış mevsimi yağışlı geçiyor. Özellikle Aralık ayının son haftasından bu hafta sonuna kadar bir çok ilde olduğu gibi Mersin’de yüksek rakımlar da kar, düşük rakımlar da ise yağmur etkili oldu. Mersin ve ilçe merkezlerine kar yağmaması nedeniyle ise aileler her fırsatta kar keyfi için Toroslar’ ın eteğindeki yaylaların olduğu bölgelere çıktı. Özellikle sıfır rakımdaki Erdemli ilçesine bağlı bin 500’lü rakımlarda yer alan karla kaplı bölgelere giden aileler doğanın keyfini çıkardı. Çocukların yanı sıra yetişkinler ve yaş almışlarda kar da naylon ve kızaklarla kayarak keyif yaptı. Öteyandan tamamen karla kaplı olan Toroslar’ da dron ile görüntülendi. Dağ ve ormanların beyaza bürünmesi izlemesi keyif veren görüntüler ortaya çıkardı. Karda kayarak eğlenen çocuklar, bütün yıl karla oynamanın hayalini kurduklarını ve ailece çok güzel vakit geçirdiklerini söyledi. Vatandaşlardan Celal Döner," Bu kış mevsimi yağışlı geçiyor. Güzel kar yağdı. Erdemli ilçesi de güzel bir yer, kısa sürede kar yağan bölgeye gidebiliyorsunuz. Bizim gibi ailecek gelerek karda eğlenip piknik yapabiliyorsunuz" dedi.
Toroslar’da kar güzelliği: Çocuğu da yaşlısı da doyasıya eğlendi
08 Şubat 2026 Pazar - 10:07 Toroslar’da kar güzelliği: Çocuğu da yaşlısı da doyasıya eğlendi Yurt genelinde olduğu gibi Mersin’de de son haftalarda yağan kar Toroslar başta olmak üzere yüksek rakımlı bir çok bölgeyi beyaza bürüdü. Toroslardaki kar güzelliği dron ile görüntülenirken, bölgeye çıkan aileler doyasıya eğlendi. Ülke genelinde olduğu gibi Mersin’de de bu yıl kış mevsimi yağışlı geçiyor. Özellikle Aralık ayının son haftasından bu hafta sonuna kadar bir çok ilde olduğu gibi Mersin’de yüksek rakımlar da kar, düşük rakımlar da ise yağmur etkili oldu. Mersin ve ilçe merkezlerine kar yağmaması nedeniyle ise aileler her fırsatta kar keyfi için Toroslar’ ın eteğindeki yaylaların olduğu bölgelere çıktı. Özellikle sıfır rakımdaki Erdemli ilçesine bağlı bin 500’lü rakımlarda yer alan karla kaplı bölgelere giden aileler doğanın keyfini çıkardı. Çocukların yanı sıra yetişkinler ve yaş almışlarda kar da naylon ve kızaklarla kayarak keyif yaptı. Öteyandan tamamen karla kaplı olan Toroslar’ da dron ile görüntülendi. Dağ ve ormanların beyaza bürünmesi izlemesi keyif veren görüntüler ortaya çıkardı. Karda kayarak eğlenen çocuklar, bütün yıl karla oynamanın hayalini kurduklarını ve ailece çok güzel vakit geçirdiklerini söyledi. Vatandaşlardan Celal Döner," Bu kış mevsimi yağışlı geçiyor. Güzel kar yağdı. Erdemli ilçesi de güzel bir yer, kısa sürede kar yağan bölgeye gidebiliyorsunuz. Bizim gibi ailecek gelerek karda eğlenip piknik yapabiliyorsunuz" dedi.
Çatalca’da dere taşkını vatandaşları yıllardır mağdur ediyor
08 Şubat 2026 Pazar - 10:04 Çatalca’da dere taşkını vatandaşları yıllardır mağdur ediyor Çatalca’da kış aylarında taşan ve üzerinde o bölgede köprü bulunmayan dere nedeniyle mahalle sakinleri evlerine ulaşmakta zorlanıyor. Büyük risk alarak derenin üstündeki taşlara basarak karşıya geçmeye çalışan vatandaşlar, soruna çözüm bulunmasını istiyor. Çatalca Karamandere Mahallesi’nde, yağmur ve kar sularıyla seviyesi yükselen dere, mahalle sakinlerinin yaşamını olumsuz etkiliyor. Bölgede araç ve yaya geçişi için bir köprü bulunmaması, vatandaşların özellikle kış aylarında, derenin diğer tarafındaki evlerine geçişini zorlaştırıyor. Bölge sakinleri, daha önce derenin ortasına konulan büyük taşların üzerine basarak karşıya geçmeye çalışıyor, su seviyesinin yükseldiği dönemlerde evlerinin bulunduğu alanda mahsur kalıyor. Geçtiğimiz günlerde yaşanan kar yağışı sonrası dere yeniden taşarken, bazı vatandaşlar 5 gün boyunca karşıya geçemediğini söyledi. Mahallede yaşayan öğrenciler okula gitmekte güçlük çekerken, çocuklarını sırtında ya da kucağında taşıyarak karşıya geçirmeye çalışan vatandaşlar, yaşanan tehlike nedeniyle endişe duyuyor. Karamandere Mahallesi sakinleri, can güvenliklerinin tehlikede olduğunu belirterek, yetkililerden kalıcı bir çözüm ve köprü yapılmasını istiyor. "Araçların zaten geçmesi mümkün değil, biz çocukları genelde sırtımıza alıyoruz" Mahalle sakinlerinden Yavuz Eren, "19 yıldır mahalle sakini olduğunu ve sonbaharda su seviyesinin yükseldiğini belirterek, "Çocukların da okula başlama zamanları o zamanlara denk geldiği için burada çocuklar geçemiyorlar. Okula gitmek için de bu dereyi kullanmak zorunda kalıyoruz. Bazen çok büyük tehlikeler de atlatıyoruz. Maalesef çocukları kucağımıza götürdüğümüz için çocuklar da biz de düşebiliyoruz. Market alışverişlerimizi karşı tarafta komşularımız var, onların yardımlarıyla ip atarak temel gıdaları alabildik. Beş gün boyunca mahsur kaldık. Çocuklar okula da gidemediler. Biz de maalesef işe gidemedik. Araçların zaten geçmesi mümkün değil. Biz çocukları genelde sırtımıza alıyoruz. Tek tek geçirmeye çalışıyoruz. Okula gidebilmeleri için de buradan dereden geçmeleri yeterli değil. Bir de burada ormanın içerisinden yaklaşık bir kilometre ana asfalta yürümek zorunda kalıyorlar. Çünkü servis buraya kadar gelmiyor. Bakın mesela şu anda karşıdan geçmeye çalışan biri var. Çocukları kucağında. Nasıl geçeceğini düşünüyor şu anda. Gerçekten mağduruz. Basit bir köprü bile yapılabilse en azından, çok büyük bir köprüye de ihtiyacımız yok. Ufak bir köprü bile yapılsa en azından arabalarla geçemesek bile yürüyerek geçip temel ihtiyaçlarımızı karşılayabileceğiz" şeklinde konuştu. "Bir komşumuzun ayağı kırıldı" Merve Eren isimli vatandaş, "Bu böyle şu an su seviyesi inmiş hali. Hastaneye gidemiyoruz zaten. Ayrıyeten üç gündür de çocuğumu okula gönderemedim ben. Bugün daha yeni böyle bu şekilde su seviyesi indiği için okula gidebildi, o da zor şartlar altında. Geçenlerde bir komşumuzun ayağı kırıldı geçerken taştan kaydı düştü. O yüzden mağduriyetimiz var. Giderilmesini talep ediyoruz. Yani en azından bir köprü, araç geçişi olmasa bile yaya geçişi olan bir köprü bizi kurtarabilir" dedi. Mahalleli Veysel Özcan, "Buradaki mağduriyetimiz bu dereden dolayı, yağmur, yağış olduğu zaman bu dereden karşı tarafa geçemiyoruz. Ben emekliyim. Benim çocuğumun bir tanesi okula gidiyor. Okula gittiğinden dolayı çocuğumu buraya getiremiyorum. Dolayısıyla benim ailem de yanında kalmak zorunda kalıyor. O yüzden ben burada tek başıma kalıyorum, bir de kira veriyorum. Kendi evim var burada ama kira vermek zorunda kalıyorum, o da bizim her türlü mağduriyetimiz oluyor. Yol yok, köprü yok. Çocukları mecburiyetten göndermek zorunda kalıyoruz. Burada çok sıkıntılar yaşadık. Geçen sene ben bu suda az kalsın boğuluyordum. Şişme botlarla karşıya geçmeye çalıştık ekmeğimizi almak için su yükseldi ve şişme bot devrildi. Az kalsın boğuluyordum. En azından burada bir köprü yapılmasını istiyoruz" dedi. Ali Akyüz ise "Market alışverişinden geliyorum. Bu dereden biraz sonra geçmeye çalışacağım. Benim hastalarım var, bir türlü bu dereden karşıdan karşıya gelip geçemiyoruz. Yani Allah aşkına buraya bir köprü yapalım. Kaçıncı asırda yaşıyoruz? Bu bir rezillik. Dereden geçsem aracım gider. Geçen arkadaşımızın aracı uçtu buraya, dört gün suyun altında kaldı orada. Kendisini jandarma geldi kurtardı. Araç geçmez. Şimdi aldım üç günlük ihtiyacımı gidiyorum. Üç gün sonra tekrar getireceğim. Bu havaya bak. Belki üç gün sonra daha büyük yağmurlar yağacak" diye konuştu.
Yurtta hava durumu
08 Şubat 2026 Pazar - 09:13 Yurtta hava durumu Ülke genelinin parçalı ve çok bulutlu, Mersin ve Karaman hariç yurt genelinin aralıklı yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların genellikle yağmur ve sağanak, Doğu Anadolu’nun doğusu, Sivas, Bayburt, Bingöl ve Tunceli çevreleri ile Doğu Karadeniz’in yüksek kesimlerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması bekleniyor. Yağışların, Doğu Karadeniz kıyıları, Güneydoğu Anadolu’nun doğusu, İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Yalova, Bursa, Çanakkale, Aksaray, Niğde, Ordu, Hakkari, Bitlis, Bingöl, Muş ve Şırnak çevreleri ile Balıkesir’in kuzey kesimlerinde yer yer kuvvetli olacağı tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde doğu bölgelerde buzlanma ve don olayı bekleniyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunda yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi bulunmakta. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden alınan tahminlere göre, hava sıcaklıkları kuzey ve iç kesimlerde biraz azalacak, ülke genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyredecek. Rüzgarın ise genellikle güney, Marmara ve Batı Karadeniz’de kuzey yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle: Ankara: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı 12 İstanbul: Çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı (Yağışların, öğle saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.) 12 İzmir: Parçalı ve çok bulutlu, sabah ve öğle saatlerinde sağanak yağışlı 18 Adana: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak yağışlı 18 Antalya: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı 18 Samsun: Çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı 12 Trabzon: Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı (Yağışların, öğle saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.) 12 Erzurum: Parçalı ve çok bulutlu, yarın (Pazartesi) gece saatlerinde kar yağışlı 4 Diyarbakır: Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren yağmur ve sağanak yağışlı (Yağışların, yarın gece saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.) 14
Kars’ta kayağını kapan Sarıkamış’a koştu
08 Şubat 2026 Pazar - 08:26 Kars’ta kayağını kapan Sarıkamış’a koştu Kars’ta kayağını kapan Sarıkamış’a koştu. Sarıkamış Kayak Merkezi’ndeki yoğunluk böyle görüntülendi. Doğu Anadolu’nun en önemli kış turizm merkezlerinden birisi olan Sarıkamış’ta, hafta sonu tatilini fırsat bilen vatandaşlar pistlere akın etti. Dünyada sadece Alpler ile Sarıkamış’ta bulunan "kristal kar" yapısı ve Sarıçam ormanları arasındaki eşsiz doğasıyla bilinen Sarıkamış Kayak Merkezi, Türkiye’nin dört bir yanından ve çevre illerden gelen kayak severleri ağırlıyor. Hava sıcaklığının kayak için uygun seviyelerde seyrettiği merkezde, yerli ve yabancı turistler karın tadını doyasıya çıkardı. Sarıkamış’ta otellerinin doluluk oranının yüzde 80’in üzerinde olduğun olduğunu belirten bir otelin Genel Müdürü Mehmet Saraçoğlu, "Evet Sarıkamış Kayak Merkezi bu sezon gerçekten hak ettiği güzelliği, hak ettiği doluluğu yaşıyor. Otellerimizin tamamına yakını yüzde 80’in üzerinde doluluk oranına ulaştı. Her zaman söylüyoruz. Bizim kristal karımız var, Sarıçam ormanımız var. Bu sene misafirlerimizi yurt dışını tercih etmeyip, sadece Sarıkamış’ı tercih ettiler" dedi. "Pistlerde renkli görüntüler" Sabahın erken saatlerinden itibaren kayak takımlarını ve kızaklarını alan vatandaşlar, telesiyejlerin yolunu tuttu. Telesiyejlerle zirveye çıkan vatandaşlar, sarıçam ağaçlarının arasından aşağı süzüldü. Profesyonel kayakçıların yanı sıra çocukların ve acemi kayakçıların heyecanı ise renkli görüntülere sahne oldu. Bazı vatandaşlar kayak yapmayı tercih ederken, bazıları ise kızakla kayarak eğlenceli anlar yaşadı. "Doluluk oranı memnun ediyor" Oteller bölgesindeki doluluk oranlarının yüzde 80’in üzerine çıktığı öğrenilirken, 2026 sezonunun oldukça verimli geçiyor. Modern telesiyej sistemleri ve her seviyeye uygun 9 farklı pistiyle hizmet veren merkezde, güvenli kayak için Jandarma Arama Kurtarma (JAK) timleri de hazır bulunuyor.