ÇEVRE
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:32 Van Gölü havzasının zarif misafirleri: Allı turnalar Erçek Gölü’ne gelmeye başladı Van Gölü havzası, baharın gelişiyle birlikte bir kez daha doğanın en zarif konuklarını ağırlamaya başladı. Halk arasında "allı turna" olarak bilinen bir grup flamingo, Erçek Gölü’ne gelmeye başladı. Doğunun saklı cenneti Erçek Gölü, bu yıl da gökyüzüne pembe dokunuşlar katan zarif misafirleri olan flamingoları ağırlamaya devam ediyor. Göçmen kuşların Kuzey Afrika’dan İran’a uzanan yolculuğunda en önemli konaklama merkezlerinden Van Gölü havzası, sulak alanlarıyla çok sayıda türden binlerce kuşu bünyesinde barındırıyor. Van’ın doğusunda yer alan, eşsiz doğal güzelliği ve biyolojik çeşitliliğiyle dikkat çeken Erçek Gölü, her yıl olduğu gibi bu yıl da flamingoların göç yolculuğunda uğrak noktası oldu. Pembe tüyleri, uzun zarif boyunları ve estetik duruşlarıyla doğa tutkunlarının gözdesi olan flamingolar, ilkbaharın gelişiyle birlikte gölde renkli ve huzur dolu bir tablo oluşturdu. Allı turnalar, yalnızca görsel bir şölen sunmakla kalmıyor, aynı zamanda göl ekosisteminin sağlıklı işlediğinin de bir göstergesi. Zengin plankton ve omurgasız canlı popülasyonu sayesinde besin bulmakta zorlanmayan bu narin kuşlar, gölde konaklayarak enerji topluyor ve göç yollarına devam ediyor. Ancak bu zarif misafirlerin huzur içinde varlıklarını sürdürebilmesi için doğal yaşam alanlarının korunması büyük önem taşıyor. Erçek Gölü çevresinde yapılacak her türlü yapılaşma, kirlilik ve insan kaynaklı müdahale, yalnızca flamingoları değil, gölde yaşayan pek çok canlıyı tehdit ediyor. Bu nedenle hem yerel halkın hem de ziyaretçilerin doğaya saygılı, bilinçli bir şekilde hareket etmesi gerekiyor. Van Gölü havzası Türkiye’nin beşte bir sulak alanlarını oluşturduğu için sulak alan yönünde çok zengin olduğunu ifade eden Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, merkez olarak Van Gölü havzasındaki bütün yaban hayvanlarının sorunlarıyla ilgilenip çözüm yolları üreterek ekolojik denge için yaban hayat için çalışan kurumlarla beraber doğal hayatın devam etmesi için çalışmalar yaptıklarını söyledi. Van Gölü havzasının sulak alan yönünden zengin olması ve tarım baskısı, sanayi baskısı olmaması nedeniyle bu sulak alanlarda habitat da tabiatın rahimi olan sulak alanlarda üretkenliğinin arttığını ifade eden Prof. Dr. Aslan, "Son iki senedir baharda gelen yağmurlar sulak alanların canlanmasına, bitkilerin, böceklerin, ekolojik dengenin tekrar yeşermesine neden oldu. Buna bağlı olarak da sulak alanlarımızdaki hem hayvansal, hem karasal hem de sucul türler arttı. Bayrak tür olarak gelen meteoroloji uzmanı da olan allı turnalar yine yerlerini aldı. İklime göre baharın soğuk olmasına bağlı olarak biraz popülasyonun az olması son günlerde artık kafileler halinde Van Gölü havzasındaki sulak alanlarda görünmeye başladı. Vatandaşlarımızın en çok bildiği Erçek Gölü Karagündüz Mahallesi mevkiinde artık görülebilecek kadar görsel sunacak kadar allı turna geldi. Sulak alanların her tarafında gıda bulabildikleri için allı turnalar Van Gölü havzasının etrafında, Van Gölü’nü çepeçevre sardığımız zaman sulak alanlarda allı turnaları görebiliriz" dedi.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:28 Cam atıklar değerleniyor, kavanozlar mum oluyor Samsun İlkadım Belediyesi, 2026 yılı Sıfır Atık Eğitimi ve Farkındalık faaliyetleri kapsamında, ‘Cam Atıklar Değerleniyor, Kavanozlar Mum Oluyor’ atölye çalışması düzenledi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 2026 yılı Sıfır Atık Eğitim ve Farkındalık faaliyetleri kapsamında belirlenen temalarla, İlkadım Belediyesi tarafından etkinlikler düzenlenmeye devam ediyor. 2026 yılı Nisan ayının, ‘Cam Atık Değerlendirme Ayı’ olarak belirlenmesinin ardından, İlkadım Belediyesi, ‘Cam Atıklar Değerleniyor, Kavanozlar Mum Oluyor’ isimli atölye çalışması düzenlendi. Etkinlikte, belediye personelleri, kullanılmayan cam kavanozlardan dekoratif mumlar yaptı. "Atölye ve eğitimler devam edecek" İlkadım Belediyesi’nin ‘Atığını Azalt, Doğayı Yaşat’ temasıyla düzenlediği çalışmalarından olan ‘Cam Atıklar Değerleniyor, Kavanozlar Mum Oluyor’ atölye çalışması, yoğun katılımla gerçekleşti. İlkadım Belediye Başkan Yardımcıları İbrahim Güven, Mustafa Karaduman, İlkaıdm Belediye Meclis Üyesi Davut Yolaydın, birim müdürleri ve belediye personellerinin yoğun katılım sağladığı atölye çalışmasında, 350 cc’lik kavanozlar farklı desen ve renklerde boyandı. İlkadım Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü personellerince yapılan bilgilendirmeler ve yönlendirmelerle mumlar, kavanozlardaki yerlerini aldı. İlkadım Belediyesi’nin atölye ve eğitim çalışmaları, bakanlık tarafından belirlenen farklı temalarla devam edecek.
Bakan Kurum: "Türkiye’nin COP31 yaklaşımı nettir, tek ses değil diyalog, ayrılık değil uzlaşı, durağanlık değil aksiyon’’
12 Şubat 2026 Perşembe - 20:02 Bakan Kurum: "Türkiye’nin COP31 yaklaşımı nettir, tek ses değil diyalog, ayrılık değil uzlaşı, durağanlık değil aksiyon’’ Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Türkiye’nin COP31 yaklaşımı nettir, tek ses değil diyalog, ayrılık değil uzlaşı, durağanlık değil aksiyon. Bu ilkelerle hareket ederek Mart ayında güçlü ve sağlam yapılandırılmış eylem ajandamızı dünyaya ilan edeceğiz’’ dedi. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı (COP31) İstanbul Beşiktaş’ta düzenlendi. Beşiktaş’taki bir otelde gerçekleşen konferansa, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanı sıra COP30 Başkanı Andre Aranha Correa do Lago, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçevesi İcra Sekreteri Simon Stiell, yurt dışından temsilciler ve davetliler katıldı. Tanıtım filminin yayınlanmasının ardından temsilciler ortak basın toplantısı düzenledi. Konferansta söz alan Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP toplantılarının dünyanın en yüksek iklim toplantısı olduğuna ve dünya liderlerini de tek masa etrafında toplama gücüne sahip bir organizasyon olduğuna dikkat çekti. Bakan Kurum, "COP toplantıları çok kritik ve kıymetlidir, çünkü dünyamız, iklim krizinin yıkıcı etkilerini her gün daha sert şekilde yaşamaktadır. Dahası, iklim değişikliği, sadece bir çevre krizi değil; ticaretten ulaşıma, sanayiden gıdaya, enerjiden eğitime kadar insan yaşamına dair her alanı etkileyen bir varlık-yokluk meselesi haline gelmiştir. İşte dünyanın içinde bulunduğu bu kriz döneminde Türkiye, engin tarihi birikimi, iklim krizine dair attığı somut adımlar ve küresel adalete duyduğu inançla, COP31’e Antalya’mızda ev sahipliği yapacaktır. Hakikaten son 3 aydır; 9-20 Kasım tarihleri arasında gerçekleştireceğimiz COP31’in başarılı bir şekilde sonuçlanması için yoğun bir mücadele içerisindeyiz. Bu çerçevede dün ve bugün İstanbul’da; İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sekretaryası, Avustralya, Azerbaycan ve Brezilya’dan üst düzey katılımcılarla Birinci Stratejik Misyon çalışmamızı başarılı bir şekilde tamamladık’’ dedi. "Türkiye’nin COP31 yaklaşımı nettir" 9-20 Kasım 2026’da Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek olan COP31 toplantısına tüm detaylarıyla çalıştıklarının bilgisini veren Bakan Kurum, "COP31 Başkanlığı olarak, bu mirası sahipleniyor, COP31 sürecini sonuç odaklı bir anlayışla yürütmeyi hedefliyoruz. COP31’i başarılı kılmak amacıyla, Türkiye ve Avustralya olarak, istişare ve işbirliğine dayalı bir anlayışıyla çalışacağız. Dünyanın COP31’den beklentilerinin yüksek olduğunun farkındayız. Bizim sorumluluğumuz, bu beklentileri doğru okumak, taraflar arasında güven inşa etmek ve sonuç üretmektir. Hep söylediğimiz bir şey var. Biz, COP31’i yalnızca bir konferans olarak görmüyoruz, kimse de öyle görmemelidir. Türkiye’nin COP31 yaklaşımı nettir, tek ses değil diyalog, ayrılık değil uzlaşı, durağanlık değil aksiyon. Bu ilkelerle hareket ederek Mart ayında güçlü ve sağlam yapılandırılmış eylem ajandamızı dünyaya ilan edeceğiz. Kimseyi geride bırakmadan, tarafsız, adil bir başkanlık anlayışıyla herkesin sesini duyacak, duyuracak ve cesaretlendireceğiz. Küresel iklim eyleminde geriye gidiş kabul edilemez. Tüm ülkelere eşit biçimde tanınan uygulama esnekliğinin ve geçiş sürecine yönelik toleransın artık sıfır noktasında olduğunu herkese en açık ifadelerle anlatacağız. Bu yaklaşım, yalnızca teknik bir müzakere çerçevesini değil; insanlığın doğayla kurduğu kadim ilişkiyi yeniden hatırlatan, medeniyetlerin ortak hafızasından beslenen bir sorumluluk anlayışını temsil etmektedir" diye konuştu. "Göbeklitepe’yi geleceğin COP’u olarak tanımlıyoruz" Göbeklitepe’nin insanlık tarihinin başlangıç noktası olduğunu ve insanlığın bir araya gelerek ilk kez bir anlam oluşturduğuna vurgu yapan Bakan Kurum, "Bu yönüyle COP31’i insanlığın yeniden bir araya geldiği, ‘Geleceğin COP’u’ olarak tanımlıyoruz. Evet, Diyalog, COP31 sürecinin başlangıç noktasıdır. Bu çerçevede COP31; hükümetlerin, özel sektörün, şehirlerin, gençlerin ve sivil toplumun anlamlı biçimde dinlendiği, farklı sorumlulukların kabul edildiği kapsayıcı bir istişare zemini oluşturacaktır. Uzlaşı, bu diyalog zemininde inşa edilecek ikinci aşamadır. COP31; iddia ile uygulanabilirlik, hakkaniyet ile sorumluluk arasında denge kuran, ülkelerin kalkınma önceliklerini gözeten gerçekçi taahhütlere odaklanacaktır. Ve Aksiyon. Aksiyon, bu sürecin nihai hedefidir. COP31, taahhütleri sahaya indiren; yatırım, politika uyumu, kamu-özel sektör iş birlikleriyle desteklenen somut uygulamaları öncelikli kılacaktır. Bu üç ilke ile, COP31’i söylem ağırlıklı bir müzakere sürecinin ötesine taşıyacak; güven üreten, sonuç odaklı ve reel sektörlerde uygulama çalışmalarını önceleyen bir başkanlık anlayışını sürecin tüm aşamalarında sergileyeceğiz" ifadelerini kullandı. "Bu sürecin en önemli toplantısı, hiç şüphesiz Liderler Zirvesi olacak" Bu yılın Kasım ayında Antalya’da yapılacak olan COP31 konferansının en önemli kısmının 2 gün sürecek olan liderler zirvesi olacağına dikkat çeken Kurum, "Zirvenin ilk gününde devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla yüksek düzeyli genel oturumlar ve stratejik liderlik mesajları verilecek. İkinci gününde ise uygulama odaklı yuvarlak masa toplantılarıyla birlikte ortaklıklar geliştirilecek. Tabi burada şunun altını kalın şekilde çizmekte fayda var. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği, Türkiye’nin dış politikasında kökleşmiş olan; konuşabilen, dinleyebilen, denge kurabilen ve sonuç üretmeye odaklanan diplomasi anlayışını temsil etmektedir. Bu yaklaşım, iklim diplomasisinde de tarafları aynı masa etrafında buluşturabilen, güven inşa eden ve uzlaşıyı mümkün kılan güçlü bir siyasi rol üstlenecektir. Diğer taraftan, COP31’in özellikle aksiyon boyutu ‘Değer Temelli’bir anlayışla güç kazanmaktadır. Sayın Emine Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen Sıfır Atık Hareketi, iklim eyleminin yalnızca söylem düzeyinde kalmadığını sonuç odaklı bir dönüşüm çerçevesine taşınabileceğini tüm dünyaya göstermiştir" şeklinde konuştu. "Çok taraflılık, insanlığın ortak geleceğini koruyacak yegane meşru ve etkili zemindir" Dünyada yaşanan iklim krizinde tek çözümün çok taraflı düşünmek ve ortaklaşa hareket etmek olduğuna kaydede Bakan Kurum, "COP31 Başkanlığı olarak, sonuç üretmeye odaklanan güçlü bir vizyonla, çok taraflılığa olan güveni yeniden inşa etmeye kararlıyız. Çünkü biz biliyoruz ki, COP31’in yapılacağı ülke olan Türkiye; yüzyıllar boyunca kötülüğün karşısında iyiliğin, adaletsizliğin karşısında hukukun, çirkinin karşısında güzelin yanında saf tutmuştur. İklim değişikliğinin tüm dünyayı kasıp kavurduğu bu dönemde de insanlığın yanında durmaktadır. Şunu unutmayalım, kadim dünyadan bugüne ulaşan tek bir reçete vardır. Doğayla uyumlu yaşamak! Çünkü Dünya ortak evimiz ve bizim gideceğimiz başka bir yer, başka bir ev, başka bir sığınak yok. İşte bu şuurla diyoruz ki, Türkiye küresel iklim krizine karşı verilecek mücadelenin doğal merkezidir" diye belirtti.
Atakum Belediyesi "Katık Otobüsü" sıfır atıkla doğayı korumaya devam ediyor
12 Şubat 2026 Perşembe - 18:02 Atakum Belediyesi "Katık Otobüsü" sıfır atıkla doğayı korumaya devam ediyor Samsun Atakum Belediyesi’nin "Bütçeye Katkı Olsun, Çevreye Katkı Olsun" sloganıyla hayata geçirdiği Katık Otobüsü, haftanın 5 günü ilçenin farklı noktalarında evsel atıkları geri dönüşüme kazandırırken vatandaşlara da ekonomik destek sağlıyor. ‘Bütçeye Katkı Olsun, Çevreye Katkı Olsun’ sloganıyla, haftanın beş günü faaliyet gösteren Atakum Belediyesi Katık Otobüsü ile Atakumluların evsel atıklarını geri dönüşüme kazandırılıyor. Vatandaşlar kağıt, plastik, metal, camdan oluşan ambalaj atıklarını ve bitkisel atık yağları belirlenen ücret karşılığında katık otobüsündeki yetkililere teslim ederek hem atıkları geri dönüşüme kazandırıyor hem de aile bütçelerine katkı sağlıyor. Doğa dostu uygulamayla insan ve çevre sağlığını tehdit eden elektronik, pil atıklar da yeniden kullanıma kazandırılırken geri dönüştürülemeyen ilaç atıkları bertaraf ediliyor. Belediyenin İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü ekiplerinin hafta içi her gün kentin farklı noktalarında konuşlandırdığı otobüs, vatandaşlardan büyük ilgi görüyor. Atakum dört bir yanında hizmet sunuluyor Atakum Belediyesi Katık Otobüsü pazartesi günü Banda Aceh Parkı Cumhuriyet Mahallesi 44. Sokak’ta, salı günü Atakum Engelsiz Yaşam Merkezi Mimarsinan Mahallesi 193. Sokak’ta, çarşamba günü İstiklal Mahallesi Muhtarlık önünde, perşembe günü Yenimahalle Mahallesi İstiklal Caddesi Atakent perşembe pazar yerinde, cuma günü de Emek Park arkası Mimarsinan Mahallesi 168. Sokak’ta hizmet sunuyor. Sıfır atıkla aile bütçesine katkı Atakum Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından, hizmetle ilgili yapılan açıklamada "Başkanımız Serhat Türkel’in öncülüğünde, sıfır atık çalışmalarımıza son hız devam ediyoruz. Atakum Belediyesi Katık Otobüsü projesi ile hem kentimizde çevre kirliliğinin önüne geçmeyi, hem de doğayı koruyarak ülke ekonomisine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Vatandaşlarımız evlerinde bulunan kağıt, plastik, metal, cam, bitkisel yağ atıklarını katık otobüsüne getirerek sıfır atık çalışmalarına katkı sağlarken, atıkları da ekonomik değere dönüştürebilirler. Ayrıca elektronik ve pil atıklarını da geri dönüşüme kazandırarak, çevreye verdiği zararların önüne geçebilirler. İnsan ve doğa için tehdit oluşturan ilaç atıkları, bilindiği gibi bertaraf ediliyor. Belediyemizin doğa dostu Katık Otobüsüne, tüm vatandaşlarımızı bekliyoruz" ifadeleri kullanıldı.