ÇEVRE
Tomarza’da çiftçiler taşkın riskine karşı uyarıldı 26 Nisan 2026 Pazar - 23:58:17 Kayseri Devlet Su İşleri (DSİ) 12. Bölge Müdürlüğü, Tomarza ilçesinde karların erimesiyle Zamantı Irmağı’nda suların yükseldiğini belirterek, çiftçileri taşkın riskine karşı uyardı. Kış mevsimi boyunca etkisini gösteren yoğun kar yağışının ardından Tomarza ilçesindeki Zamantı Irmağı’nda debi yükseldi. Kayseri DSİ 12. Bölge Müdürlüğü, suların yükselmesiyle medyana gelebilecek olumsuzluklara karşı vatandaşları uyardı. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Son günlerde etkili olan yoğun yağışlar ve kar erimeleri sonrasında Zamantı Nehri üzerindeki Pınarbaşı ilçesi sınırları içinde yer alan Bahçelik Barajı ile Develi ilçesi sınırları içerisinde yer alan Gümüşören Barajı’na gelen su akımlarında artış meydana gelmiş olup, doluluk oranları kritik değerlere ulaşmıştır. Bahçelik Barajı ve Gümüşören Barajı’nın doluluk oranları yüksek seviyelere ulaşmıştır. Barajlarımızda enerji üretimine tam kapasite ile devam edilirken, ilave olarak kontrollü şekilde dere yatağına su bırakılmasının yanında sulama kanallarına da su alınarak, baraja gelen suyun tahliye edilmesi sağlanmaktadır. Suyun tahliyesinden sonra dahi Bahçelik Barajı’ndaki seviye artışı günlük 10 santimetre, Gümüşüören Barajı’nda ise 15 santimetre civarındandır. Mevcut durumun böyle devam etmesi halinde iki tesisimizin de 10 gün içinde maksimum seviyeye çıkacağı tahmin edilmektedir. Bütün bunlarla birlikte önümüzdeki günlerin yağışlı geçeceği ve giriş akımlarının geçmiş dönemlerde olduğu gibi mayıs ayında artacağı tahmin edilmektedir. Bu öngörü neticesinde Zamantı Irmağı’nda olası taşkınlar için yöre halkının bilgilendirilmesi amacıyla duyuru yapılması, mal ve can kayıplarının önlenmesi için özellikle Bahçelik Barajı’ndan itibaren Gümüşören Barajı’na kadar ve Gümüşören Barajı ile Zamantı Regülatörü arasında kalan kısımda ırmak kıyısına yakın olan tarlalarda ekim-dikim yapacak çiftçilerin üretim alanlarının ırmak ekseninden sağlı sollu 100 metre geride olacak şekilde sınırlandırılması, ırmak çevresinde turistik geziler ve sportif faaliyetlere ara verilmesinin sağlanması, dere yatağına müdahalelerin engellenmesi konusunda kolluk kuvvetlerince ilgili birimlerimize yardımcı olunması hususları bildirilmiştir."
Kuruyan Marmara Gölü’ne yeniden su girişi başladı
11 Şubat 2026 Çarşamba - 11:02 Kuruyan Marmara Gölü’ne yeniden su girişi başladı Son yağışlarla birlikte Kayacık Çayı’ndan Marmara Gölü’ne su ulaşmaya başladı. Uzun süredir kuraklık tehdidi altında olan göl için umutlar yeniden yeşerdi. Ulusal öneme sahip sulak alanlardan Marmara Gölü’ne, son günlerde etkili olan yağışlar sayesinde yeniden su girişi başladı. Gördes Çayı’nın bir kolu olan Kayacık Çayı üzerinden göle ulaşan sular, uzun süredir kuraklık nedeniyle zor günler geçiren Marmara Gölü için umut oldu. Bölge biyoçeşitliliği açısından büyük öneme sahip olan Marmara Gölü’nün, yağışların devam etmesiyle birlikte kademeli olarak yeniden canlanması bekleniyor. Uzmanlar, göle ulaşan su miktarının artmasının, hem ekosistemin toparlanması hem de kuş popülasyonları ve çevre tarımı açısından olumlu sonuçlar doğuracağını belirtti. Vatandaşlar ve çevre gönüllüleri ise gölde yeniden su görülmesinin sevindirici olduğunu ifade ederek, kalıcı çözümlerle gölün tamamen eski canlılığına kavuşturulması gerektiğini dile getirdi. Yetkililer, önümüzdeki günlerde yağışların devam etmesi halinde göldeki su seviyesinin daha da artmasının beklendiğini, sürecin yakından takip edildiğini bildirdi. ’Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan’ ilan edilmişti Manisa’nın Gölmarmara ilçesinin güneyindeki bir alüvyal set gölü olan Marmara Gölü 44,5 kilometrekarelik bir yüzölçümüne sahip. 12 Haziran 2017’de "Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan" ilan edilen Marmara Gölü yıllardır yaşanan kuraklık sonucu geçtiğimiz yıl tamamen kuruma noktasına gelmişti.
Osmangazi’de kültürel miras için küresel dayanışma
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:53 Osmangazi’de kültürel miras için küresel dayanışma Osmangazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde, AFAD iş birliği ve Avrupa Birliği destekli PROCULTHER-NET 2 Projesi kapsamında 30 ülkeden uzmanlar, Bursa’da buluşarak kültürel mirasın afetlere karşı korunmasına yönelik uluslararası tatbikat gerçekleştirdi. Afetlere karşı dirençli bir kent hedefiyle pek çok projeyi hayata geçiren Osmangazi Belediyesi, İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) iş birliğiyle kültürel mirasın afetlere karşı korunmasına yönelik uluslararası nitelik taşıyan önemli bir projeye ev sahipliği yaptı. Avrupa Komisyonu tarafından fonlanan ve İtalya koordinatörlüğünde yürütülen PROCULTHER-NET 2 (Kültürel Mirası Afetin Sonuçlarından Koruma Projesi) kapsamında, Romangal Turgut Yılmazipek Fabrikası’nda geniş katılımlı bir saha tatbikatı gerçekleştirildi. 30 farklı ülkeden sivil savunma ve arama kurtarma uzmanlarının katıldığı tatbikatta afet öncesi, anı ve sonrası senaryolar üzerinden endüstriyel mirasın nasıl korunabileceği uygulamalı olarak test edildi. Tatbikatın Romangal Turgut Yılmazipek Fabrikası’nın 12 dönümlük alanında yer alan ve 18. yüzyıldan günümüze ulaşan yaklaşık 30 tarihi yapı üzerinde gerçekleştirildiğini belirten Osmangazi Belediyesi Araştırma ve Geliştirme Müdürü Serkan Cebeci, sözlerinde şu ifadelere yer verdi; "İtalya’nın koordinatörlüğünü yaptığı 30 farklı ülkeden 53 tane sivil savunma ve arama kurtarma uzmanın, aynı zamanda restoratörler, inşaat mühendisleri ve mimarların da olduğu uzman bir ekibi ağırlıyoruz. Somut ve somut olmayan kültürel mirasın afetten kurtarılmasına yönelik tatbikat gerçekleştiriliyor. 6 Şubat depremlerinde de gördüğümüz üzere kültürel miraslarımızın yok olması sebebiyle tarihimiz de yok oluyor. Endüstriyel miras olan bu alan içerisinde, bu mirasların nasıl korunabileceğine yönelik senaryolar geliştirilerek tatbikatlar yapılıyor." PROCULTHER-NET 2 Proje Müdürü Tiziana Vicario da, Avrupa genelinde afetlere karşı dayanıklı bir iş birliği ağı kurmayı hedeflediklerini söyleyerek, "Bugün Bursa’dayız, Bundan önce Almanya, Fransa, Portekiz, İspanya ve İtalya’da da yer aldı. Romangal İpek Fabrikası ve Muradiye Külliyesi’nde hem somut hem somut olmayan varlıkların afetlere karşı korunmasına yönelik saha çalışmaları yürütüyoruz. Biz burada bir şablon oluşturuyoruz, hepimiz afet kuşağında yaşıyoruz. Avrupa’da afetlere dirençli bir birlik oluşturabilmek için, burada yaptığımız çalışmalarla bu şablonu kullanarak, proje kapsamındaki bütün ülkelere yardımcı olmayı amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı. Aynı zamanda Tiziana Vicario, projeye destekleriyle kendilerine yardımcı olan Osmangazi Belediyesi’ne ve İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’na teşekkürlerini sundu. AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürlüğü’nde görev yapan Jeoloji Mühendisi Fatih Aydın ise İtalyan yetkililerle yürütülen ortak proje kapsamında detaylı bir tatbikat gerçekleştirildiğinin altını çizerek, AFAD Bursa ve Osmangazi Belediyesi koordinasyonuyla gerekli tüm desteklerin sunulduğunu belirtti. Romangal Turgut Yılmazipek Fabrikası’nda ve Muradiye Külliyesi’nde tatbikatların yapıldığını kaydeden Aydın, kültürel mirasın korunması noktasında geliştirilen formların oluşturularak, tatbikat çerçevesinde dikkate alındığını da sözlerine ekledi. Tatbikatta senaryo gereği afetten zarar görmüş yer sahibi rolündeki belediye yetkililerinden bilgiler alan uzmanlar, standart formlar ve risk analizleriyle yapıları değerlendirdi. Afet senaryolarına karşı müdahale yöntemlerine ilişkin notlar tutan ekipler, özellikle kültürel mirasın korunmasına yönelik titiz bir çalışma yürüttü. PROCULTHER-NET 2 Projesi ile afet risklerinin yoğun olduğu bölgelerde kültürel mirasın korunmasına yönelik ortak standartlar geliştirilmesi ve kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi hedefleniyor.
MARSU 37 yıllık ayaklı su deposunun yerine yenisini inşa etti
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:36 MARSU 37 yıllık ayaklı su deposunun yerine yenisini inşa etti Mardin Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MARSU) Genel Müdürlüğü, Artuklu ilçesine bağlı Kumlu Mahallesi’nde ekonomik ömrünü tamamlayan ayaklı içme suyu deposunu yıkarak, yerine 150 ton kapasiteli yeni depo inşa etti. MARSU Genel Müdürlüğü, artan nüfus ve yeni yapılaşmalar doğrultusunda kent genelinde içme suyu alt yapısını güçlendirmek için çalışmalarını sürdürüyor. Kumlu Mahallesi’nde 37 yıldır kullanılan ve ekonomik ömrünü tamamladığı için risk oluşturan ayaklı su deposu, çevreye tehdit oluşturmaması amacıyla kontrollü şekilde yıkıldı. Yaklaşık 3 bin nüfusa sahip mahallede su temininde herhangi bir aksama yaşanmaması için yıkımı yapılan deponun yerine kısa sürede 150 ton kapasiteli yeni içme suyu deposu inşa edildi. Deponun mekanik ve boru bağlantılarının tamamlanmasının ardından mevcut şebeke hattına bağlanarak hizmete alınacağı bildirildi. Mahalle muhtarı Abdulkerim Sezgin, Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun’un mahalle muhtarlarıyla gerçekleştirdiği toplantıda ilettikleri talebin karşılanmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Sezgin, "Eski su deposu 37 yıllıktı ve artık yukarıdan dökülmeye başlamıştı. Toplantıda valimize durumu ilettik. Ekipler gelip inceleme yaptı ve uygun görüldü. Yeni yapılan depo çok güzel oldu. İçme suyu hayati bir hizmettir. Valimize, MARSU Genel Müdürümüze ve emeği geçen herkese mahallem adına teşekkür ediyorum" dedi.
MARSU, 37 yıllık ayaklı su deposunun yerine yenisini inşa etti
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:34 MARSU, 37 yıllık ayaklı su deposunun yerine yenisini inşa etti Mardin Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MARSU) Genel Müdürlüğü, Artuklu ilçesine bağlı Kumlu Mahallesi’nde ekonomik ömrünü tamamlayan ayaklı içme suyu deposunu yıkarak yerine 150 ton kapasiteli yeni depo inşa etti. MARSU Genel Müdürlüğü, artan nüfus ve yeni yapılaşmalar doğrultusunda kent genelinde içme suyu altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda, Kumlu Mahallesi’nde 37 yıldır kullanılan ve ekonomik ömrünü tamamladığı için risk oluşturan ayaklı su deposu, çevreye tehdit oluşturmaması amacıyla kontrollü şekilde yıkıldı. Yaklaşık 3 bin nüfusa sahip mahallede su temininde herhangi bir aksama yaşanmaması için yıkımı yapılan deponun yerine kısa sürede 150 ton kapasiteli yeni içme suyu deposu inşa edildi. Deponun mekanik ve boru bağlantılarının tamamlanmasının ardından mevcut şebeke hattına bağlanarak hizmete alınacağı bildirildi. Mahalle muhtarı Abdulkerim Sezgin, Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun’un mahalle muhtarlarıyla gerçekleştirdiği toplantıda ilettikleri talebin karşılanmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Sezgin, "Eski su deposu 37 yıllıktı ve artık yukarıdan dökülmeye başlamıştı. Toplantıda Valimize durumu ilettik. Ekipler gelip inceleme yaptı ve uygun görüldü. Yeni yapılan depo çok güzel oldu. İçme suyu hayati bir hizmettir. Valimize, MARSU Genel Müdürümüze ve emeği geçen herkese mahallem adına teşekkür ediyorum" dedi. (SA-RK-Y)
Yağışlar çiftçiyi umutlandırdı
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:31 Yağışlar çiftçiyi umutlandırdı Manisa’da etkili olan yağışların ardından konuşan Şehzadeler Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Altındağ, barajlar ve yeraltı sularının kritik seviyeden döndüğünü belirterek, taşkınlara rağmen yağışların tarım için hayati olduğunu söyledi. Şehzadeler Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Altındağ, Manisa’da son günlerde etkili olan yağışların tarımsal üretim açısından büyük önem taşıdığını belirterek, her ne kadar bazı çiftçilerin su baskınlarından zarar görmüş olsa da, genel anlamda yağmurların kuraklık riskini ortadan kaldırarak bölge tarımı için hayati bir kazanç sağladığını söyledi. Yağmur ve su baskınlarından zarar gören çiftçilere geçmiş olsun dileklerini ileten Altındağ, uzun süredir beklenen yağışların bereket getirdiğini vurguladı. Altındağ, "Yaklaşık 4-5 yıldır beklediğimiz bir yağmurdu bu. Eğer bu yağışlar olmasaydı, bu sene ciddi bir kuraklıkla karşı karşıya kalacaktık. Barajlarımız, yeraltı sularımız neredeyse tamamen boştu. Çok şükür bu yağışlar geldi ve hepimiz için büyük bir umut oldu" dedi. "Gediz taşkınları yeraltı suyuna can veriyor" Gediz Nehri’nde yaşanan taşkınların yeraltı su kaynaklarını beslemesi açısından önemli olduğunu ifade eden Altındağ, bu durumun uzun vadede tarımsal verimliliğe olumlu yansıyacağını belirtti. Altındağ, "Bugün gördüğümüz Gediz Nehri taşkınları, yeraltı sularını beslemek için birebir. Bu suların tarlalara girmesi, yeraltı su seviyelerinin yükselmesine katkı sağlıyor ve bu da üretim açısından son derece değerli" diye konuştu. "Sular boşa akmamalı, kalıcı önlemler alınmalı" Suların denize ya da boşa akıp gitmemesi gerektiğine dikkat çeken Altındağ, Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından kalıcı yatırımlar yapılması çağrısında bulundu. Altındağ, "Bu sular Gediz Nehri’nden akıp gidiyor. Devletimiz ve DSİ tarafından göletler mi yapılacak, yeni barajlar mı inşa edilecek, mutlaka bu konuda önlemler alınmalı. Bu suları tutacak yapılar yapılmalı ki, böyle dönemlerde gelen suyu depolayabilelim. Çünkü bugün akan suyu, yarın bulamıyorsunuz" ifadelerini kullandı. Hasar gören çiftçilere destek çağrısı Bazı üreticilerin su baskınlarından zarar gördüğünü hatırlatan Altındağ, özellikle buğday, arpa ve diğer kışlık ürün eken çiftçiler için destek talebinde bulundu. Altındağ, "Hasar gören çiftçilerimizin, Sayın Cumhurbaşkanımız ve Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından desteklenmesini talep ediyoruz. Buğday, arpa ve diğer kışlık ürün eken üreticilerimizin zararlarının karşılanması büyük önem taşıyor" dedi. "Ekili olmayan arazilere giren su fayda sağlıyor" Altındağ, ekili olmayan arazilere giren suların tarım açısından zarar değil, fayda sağladığını da vurgulayarak, "Şu anda ekili olmayan hiçbir araziye giren suyun zararı yok, aksine faydası var. Bu sular yeraltı su kaynaklarını daha fazla besliyor. Taşkın sularının tarlalara girmesi, yeraltı suları açısından daha da verimli bir süreci beraberinde getiriyor" şeklinde konuştu.
Denizli’de "B-Reçete Sistemi" tanıtıldı
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:23 Denizli’de "B-Reçete Sistemi" tanıtıldı Denizli’de düzenlenen toplantıda, zirai ilaç ve bitki koruma ürünlerinin kontrollü ve bilinçli kullanımını hedefleyen B-Reçete (Bitkisel Reçete) Sistemi tanıtıldı. Tanıtım toplantısına katılan Vali Köşger, ""Bu sistem hem üreticimizin hem de vatandaşlarımızın sağlığını koruma açısından son derece önemli ve sektörde önemli bir boşluğu dolduracak" dedi. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen "B-Reçete (Bitkisel Reçete) Sistemi" Tanıtım Toplantısı Nihat Zeybekci Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programda, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından zirai ilaç ve bitki koruma ürünlerinin kontrollü ve bilinçli kullanımını sağlamak amacıyla hayata geçirilen sistem tanıtıldı. Tarımsal uygulamalarda birlikteliği sağlamak ve sahada karşılaşılabilecek hususlara açıklık getirmek amacıyla geliştirilen B-Reçete Sistemi’nin tanıtımında konuşan Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Türkiye’nin tarımsal üretim potansiyeline dikkat çekerek Denizli’nin hem bitkisel üretim hem de hayvancılıkta güçlü bir konumda olduğunu belirtti. Ege ve Akdeniz iklimine ait birçok ürünün Denizli’de yetiştirildiğini ifade eden Vali Köşger, "Zeytinden tütüne, üzümden sert çekirdekli meyvelere kadar pek çok alanda iddialı bir üretim gerçekleştiriyoruz. Hayvancılıkta da önemli bir potansiyele sahibiz. Denizli’nin başarısının temelinde bilinçli ve vizyoner çiftçilerimiz var. Tarım ve Orman Bakanlığımızın ‘Topraktan Çatala’ sloganıyla yürüttüğü bu sistemle, kimyasal ve biyolojik mücadele yöntemleri ziraat mühendisleri ve yetkili bayiler aracılığıyla takip edilecek. Bu uygulama hem üreticimizin hem de vatandaşlarımızın sağlığını koruma açısından büyük önem taşıyor ve sektörde önemli bir boşluğu dolduracak" dedi. Hâlihazırda dört ilde pilot uygulaması süren ve temmuz ayı itibarıyla ülke genelinde hayata geçirilmesi planlanan sistemle, bitki koruma ürünlerinin daha kontrollü şekilde kullanılması hedefleniyor. Program, protokol konuşmalarının ardından Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Vekili Doç. Dr. Yunus Bayram’ın sunumuyla devam etti. Toplantı soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
Kars’ta kar ve tipi geçit vermiyor: 52 köy yolu ulaşıma kapandı
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:16 Kars’ta kar ve tipi geçit vermiyor: 52 köy yolu ulaşıma kapandı Kars genelinde etkili olan yoğun kar yağışı ve tipi, ulaşımda aksamalara neden oldu. Olumsuz hava şartları nedeniyle kent genelinde 52 köy yolu ulaşıma kapandı. Kars’ta dün akşam saatlerinde başlayan ve gece boyunca şiddetini artıran kar yağışı, özellikle yüksek kesimlerde yerini tipiye bıraktı. Görüş mesafesinin yer yer sıfıra düştüğü bölgede, sürücüler zor anlar yaşarken, birçok yerleşim yeriyle irtibat kesildi. Kars merkez ve ilçelerde etkili olan tipi nedeniyle toplam 52 köy yolu ulaşıma kapalı bulunuyor. Kapalı köy yollarının yeniden ulaşıma açılması için İl Özel İdaresi ekipleri yoğun bir mesai harcıyor. Ekiplerin öncelikli olarak hasta ve acil durumu olan köylere yönlendirildiği, ancak devam eden şiddetli rüzgarın açılan yolları tekrar kapattığı öğrenildi. Kars genelinde merkezde 1, Akyaka’da 2, Digor’da 16, Kağızman’da 27, Sarıkamış’ta 2 ve Susuz’da 4 olmak üzere toplam 52 köy yolu ulaşıma kapalı bulunuyor. Kars’ta bu yıl çok kar yağdığını ifade eden Metin Özeroğlu, "Şehrimiz bu sene tam kara kışı yaşamakta, bereket yılıdır bu sene inşallah, biraz daha kışımız var" dedi. Kars’a son yıllardan bu kadar fazla kar yağmadığını belirten Turan Sürmeli, "Bu sene biz kara doyduk. çocukluğumdaki kış günlerini yaşıyoruz. Kars’ta da kar ayrıca güzel, kar ’k’ ile yazılır. Kars’ta ’g’ ile okunur. Gar çok güzel bir mevsim yaşadık. inşallah devam eder" diye konuştu. Yaklaşık 20 dakika süren yoğun kar yağışı sonrasında Özel İdare, belediye ve karayolları ekipleri seferber oldu. Kent merkezinde ekipleri yolların karını, vatandaşlar ise işyerlerinin önün karını temizledi. Özel İdare ekipleri de köy yollarında karla mücadele çalışması yapıyor. Meteoroloji verilerine göre kar yağışının bölgede aralıklarla devam etmesi beklenirken, buzlanma ve don olayına karşı dikkatli olunması istendi.