ÇEVRE
25 Nisan 2026 Cumartesi - 18:24 Başkan Çetinkaya’nın park gezisinde gördüğü manzara sonrası ilginç tepkisi Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, mahalle gezileri sırasında uğradığı parkta yere atılan çekirdek kabuklarını görünce tepki göstererek, "Bunları şehirden toplayacaksın, bunlar çok delikanlı olduğu için hepsini bir yere göndereceksin savaşa falan enerjilerini orada atsınlar" dedi. Mahalle ziyaretleri kapsamında Fevzi Çakmak Mahallesi’ni gezen Başkan Çetinkaya, park içerisindeki kamelya çevresinde yoğun şekilde bırakılan çekirdek kabuklarını görünce duruma tepki gösterdi. Kamusal alanların temiz kullanılmasının önemine dikkat çeken Çetinkaya, parkların herkesin ortak kullanım alanı olduğunu vurgulayarak, "Parkımızın hali, çokta diyecek bir şey yok, pislikten yıkılıyor. Buraları hergün temizliyoruz ama maalesef akşamdan sabaha hal bu. Allah akıl fikir versin ne diyelim. Bunları şehirden toplayacaksın, bunlar delikanlı olduğu için hepsini bir yere göndereceksin savaşa falan, enerjilerini orada atsınlar" diyerek tepkisini ortaya koydu. Bazı masaların ise devrilerek etrafa atıldığını gören Başkan Çetinkaya, etrafın güvenlik şeridi ile kapatılarak girişlerin yasaklanması talimatını da vererek, "Burayı ışıl ışıl yapacağız. Buradan söz veriyoruz. Bu yaz burası cıvıl cıvıl ailelerin geldiği bir yer olacak" dedi. Çevre temizliğinin belediye hizmetlerinin yanı sıra vatandaş sorumluluğu da olduğuna işaret eden Çetinkaya, bu tür görüntülerin şehre yakışmadığını ifade ederek, vatandaşlardan daha duyarlı olunmasını istedi. Mahalle sakinleriyle sohbet eden Çetinkaya, temiz ve yaşanabilir bir Karabük için ortak sorumluluk bilinciyle hareket edilmesi gerektiğini belirtti. Başkan Çetinkaya’nın parkta çekirdek kabuklarıyla ilgili yaptığı uyarı çevrede bulunan vatandaşlar tarafından da destek gördü.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 18:00 Tedavisi tamamlanan oklu kirpi doğaya salındı Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde yaralı halde bulunan Hint oklu kirpi, Van’daki tedavisinin tamamlanmasının ardından doğal yaşam alanına bırakıldı. Geçtiğimiz aylarda ilçenin İran sınırında yer alan Onbaşılar köyü Dereiçi mezrasında yaşayan Nedim Beşer, arazide hareket etmekte güçlük çeken bir Hint oklu kirpisi fark etti. Beşer’in durumu yetkililere bildirmesi üzerine bölgeye gelen Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Yüksekova Şubesi ekipleri, nesli tükenme tehlikesi altında olan ve bölgede nadir rastlanan hayvanı koruma altına aldı. İlk müdahalesi Hakkari’de yapılan kirpi, kapsamlı tedavi ve rehabilitasyon süreci için Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi’ne sevk edildi. "Ciddi yaraları vardı, sağlığına kavuştu" Merkez Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan ve uzman ekibi tarafından muayene edilen kirpinin vücudunda ciddi yaralar olduğu tespit edildi. Merkezde uygulanan yoğun tedavi ve bakım sürecinin ardından sağlığına kavuşan Hint oklu kirpisi, yeniden Yüksekova’ya getirildi. Kirpi, Nedim Beşer’in de katılımıyla bulunduğu bölgede doğal ortamına salındı. "Yeniden doğada görmek mutluluk verici" Kirpiyi yaralı halde bulan Nedim Beşer, "Bitkin halde bulup ekiplere teslim ettiğimiz kirpinin sağlığına kavuştuğunu görmek bizi çok mutlu etti. Tedavi sürecinin ardından yeniden köyümüze getirilerek doğaya bırakıldı. Kirpinin iyileşmesinde emeği geçen tüm hocalara ve ekiplere teşekkür ediyorum" dedi.
Pasinler Belediyesi’nden metruk bina yıkımı
13 Şubat 2026 Cuma - 09:00 Pasinler Belediyesi’nden metruk bina yıkımı Erzurum’un Pasinler ilçesinde belediye ekipleri, Yeni Mahalle semtinde çevre kirliliği ve güvenlik riski oluşturan metruk binalara yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Belediye Fen İşlerine bağlı ekiplerin yıkım çalışmasını yerinde takip eden Pasinler Belediye Başkanı Ünsal Sertoğlu, ’Pasinlerimizin her köşesine dokunuyoruz. İlçemizin gelişimine katkı sağlayacak, çehresini değiştirecek güzel çalışmalar yapıyoruz. ’’ dedi. Yıkım çalışmalarını yerinde takip etti Tahliye işlemlerinin ardından güvenlik riski oluşturan metruk binalar, Pasinler Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerince iş makineleriyle yıkıldı. Zabıta ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında yürütülen çalışmalarla bölgenin daha güvenli hale getirilmesi ve görüntü kirliliğinin ortadan kaldırılması hedefleniyor. Pasinler Belediye Başkanı Ünsal Sertoğlu, yaptığı açıklamada, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, ‘Gerçek Belediyecilik’ anlayışı doğrultusunda Pasinler Belediyesi olarak Kentsel Dönüşümün önemli yıkım projesini gerçekleştiriyoruz. Güvenlik açısından risk taşıyan metruk binalara yönelik temizlik ve yıkım çalışmalarımız planlı şekilde devam edecek. Bu sayede hem güvenli yerler ortaya çıkıyor hem de çevre kirliliği ortadan kalkmış oluyor. Eski bina tapu sahipleri anlaşarak metruk binaları yıkıyor yerine yol, park gibi hizmetler yapıyoruz. İlçe merkezleri bizim evimizdeki misafir odası gibi olmalı yani düzenli, tertemiz ve güzel olması lazım. Bizimde bu yönde çalışmalarımız devam ediyor. Pasinler’imizin her köşesine dokunuyoruz. Güzel işler yapmaya çalışıyoruz. Pasinlerin İlçemizin gelişimine katkı sağlayacak, çehresini değiştirecek tüm bu yatırımların ilçemize hayırlı olmasını temenni ediyorum’’ diye konuştu.
Bakan Kurum: "Türkiye’nin COP31 yaklaşımı nettir, tek ses değil diyalog, ayrılık değil uzlaşı, durağanlık değil aksiyon’’
12 Şubat 2026 Perşembe - 20:02 Bakan Kurum: "Türkiye’nin COP31 yaklaşımı nettir, tek ses değil diyalog, ayrılık değil uzlaşı, durağanlık değil aksiyon’’ Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Türkiye’nin COP31 yaklaşımı nettir, tek ses değil diyalog, ayrılık değil uzlaşı, durağanlık değil aksiyon. Bu ilkelerle hareket ederek Mart ayında güçlü ve sağlam yapılandırılmış eylem ajandamızı dünyaya ilan edeceğiz’’ dedi. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı (COP31) İstanbul Beşiktaş’ta düzenlendi. Beşiktaş’taki bir otelde gerçekleşen konferansa, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanı sıra COP30 Başkanı Andre Aranha Correa do Lago, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçevesi İcra Sekreteri Simon Stiell, yurt dışından temsilciler ve davetliler katıldı. Tanıtım filminin yayınlanmasının ardından temsilciler ortak basın toplantısı düzenledi. Konferansta söz alan Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP toplantılarının dünyanın en yüksek iklim toplantısı olduğuna ve dünya liderlerini de tek masa etrafında toplama gücüne sahip bir organizasyon olduğuna dikkat çekti. Bakan Kurum, "COP toplantıları çok kritik ve kıymetlidir, çünkü dünyamız, iklim krizinin yıkıcı etkilerini her gün daha sert şekilde yaşamaktadır. Dahası, iklim değişikliği, sadece bir çevre krizi değil; ticaretten ulaşıma, sanayiden gıdaya, enerjiden eğitime kadar insan yaşamına dair her alanı etkileyen bir varlık-yokluk meselesi haline gelmiştir. İşte dünyanın içinde bulunduğu bu kriz döneminde Türkiye, engin tarihi birikimi, iklim krizine dair attığı somut adımlar ve küresel adalete duyduğu inançla, COP31’e Antalya’mızda ev sahipliği yapacaktır. Hakikaten son 3 aydır; 9-20 Kasım tarihleri arasında gerçekleştireceğimiz COP31’in başarılı bir şekilde sonuçlanması için yoğun bir mücadele içerisindeyiz. Bu çerçevede dün ve bugün İstanbul’da; İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sekretaryası, Avustralya, Azerbaycan ve Brezilya’dan üst düzey katılımcılarla Birinci Stratejik Misyon çalışmamızı başarılı bir şekilde tamamladık’’ dedi. "Türkiye’nin COP31 yaklaşımı nettir" 9-20 Kasım 2026’da Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek olan COP31 toplantısına tüm detaylarıyla çalıştıklarının bilgisini veren Bakan Kurum, "COP31 Başkanlığı olarak, bu mirası sahipleniyor, COP31 sürecini sonuç odaklı bir anlayışla yürütmeyi hedefliyoruz. COP31’i başarılı kılmak amacıyla, Türkiye ve Avustralya olarak, istişare ve işbirliğine dayalı bir anlayışıyla çalışacağız. Dünyanın COP31’den beklentilerinin yüksek olduğunun farkındayız. Bizim sorumluluğumuz, bu beklentileri doğru okumak, taraflar arasında güven inşa etmek ve sonuç üretmektir. Hep söylediğimiz bir şey var. Biz, COP31’i yalnızca bir konferans olarak görmüyoruz, kimse de öyle görmemelidir. Türkiye’nin COP31 yaklaşımı nettir, tek ses değil diyalog, ayrılık değil uzlaşı, durağanlık değil aksiyon. Bu ilkelerle hareket ederek Mart ayında güçlü ve sağlam yapılandırılmış eylem ajandamızı dünyaya ilan edeceğiz. Kimseyi geride bırakmadan, tarafsız, adil bir başkanlık anlayışıyla herkesin sesini duyacak, duyuracak ve cesaretlendireceğiz. Küresel iklim eyleminde geriye gidiş kabul edilemez. Tüm ülkelere eşit biçimde tanınan uygulama esnekliğinin ve geçiş sürecine yönelik toleransın artık sıfır noktasında olduğunu herkese en açık ifadelerle anlatacağız. Bu yaklaşım, yalnızca teknik bir müzakere çerçevesini değil; insanlığın doğayla kurduğu kadim ilişkiyi yeniden hatırlatan, medeniyetlerin ortak hafızasından beslenen bir sorumluluk anlayışını temsil etmektedir" diye konuştu. "Göbeklitepe’yi geleceğin COP’u olarak tanımlıyoruz" Göbeklitepe’nin insanlık tarihinin başlangıç noktası olduğunu ve insanlığın bir araya gelerek ilk kez bir anlam oluşturduğuna vurgu yapan Bakan Kurum, "Bu yönüyle COP31’i insanlığın yeniden bir araya geldiği, ‘Geleceğin COP’u’ olarak tanımlıyoruz. Evet, Diyalog, COP31 sürecinin başlangıç noktasıdır. Bu çerçevede COP31; hükümetlerin, özel sektörün, şehirlerin, gençlerin ve sivil toplumun anlamlı biçimde dinlendiği, farklı sorumlulukların kabul edildiği kapsayıcı bir istişare zemini oluşturacaktır. Uzlaşı, bu diyalog zemininde inşa edilecek ikinci aşamadır. COP31; iddia ile uygulanabilirlik, hakkaniyet ile sorumluluk arasında denge kuran, ülkelerin kalkınma önceliklerini gözeten gerçekçi taahhütlere odaklanacaktır. Ve Aksiyon. Aksiyon, bu sürecin nihai hedefidir. COP31, taahhütleri sahaya indiren; yatırım, politika uyumu, kamu-özel sektör iş birlikleriyle desteklenen somut uygulamaları öncelikli kılacaktır. Bu üç ilke ile, COP31’i söylem ağırlıklı bir müzakere sürecinin ötesine taşıyacak; güven üreten, sonuç odaklı ve reel sektörlerde uygulama çalışmalarını önceleyen bir başkanlık anlayışını sürecin tüm aşamalarında sergileyeceğiz" ifadelerini kullandı. "Bu sürecin en önemli toplantısı, hiç şüphesiz Liderler Zirvesi olacak" Bu yılın Kasım ayında Antalya’da yapılacak olan COP31 konferansının en önemli kısmının 2 gün sürecek olan liderler zirvesi olacağına dikkat çeken Kurum, "Zirvenin ilk gününde devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla yüksek düzeyli genel oturumlar ve stratejik liderlik mesajları verilecek. İkinci gününde ise uygulama odaklı yuvarlak masa toplantılarıyla birlikte ortaklıklar geliştirilecek. Tabi burada şunun altını kalın şekilde çizmekte fayda var. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği, Türkiye’nin dış politikasında kökleşmiş olan; konuşabilen, dinleyebilen, denge kurabilen ve sonuç üretmeye odaklanan diplomasi anlayışını temsil etmektedir. Bu yaklaşım, iklim diplomasisinde de tarafları aynı masa etrafında buluşturabilen, güven inşa eden ve uzlaşıyı mümkün kılan güçlü bir siyasi rol üstlenecektir. Diğer taraftan, COP31’in özellikle aksiyon boyutu ‘Değer Temelli’bir anlayışla güç kazanmaktadır. Sayın Emine Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen Sıfır Atık Hareketi, iklim eyleminin yalnızca söylem düzeyinde kalmadığını sonuç odaklı bir dönüşüm çerçevesine taşınabileceğini tüm dünyaya göstermiştir" şeklinde konuştu. "Çok taraflılık, insanlığın ortak geleceğini koruyacak yegane meşru ve etkili zemindir" Dünyada yaşanan iklim krizinde tek çözümün çok taraflı düşünmek ve ortaklaşa hareket etmek olduğuna kaydede Bakan Kurum, "COP31 Başkanlığı olarak, sonuç üretmeye odaklanan güçlü bir vizyonla, çok taraflılığa olan güveni yeniden inşa etmeye kararlıyız. Çünkü biz biliyoruz ki, COP31’in yapılacağı ülke olan Türkiye; yüzyıllar boyunca kötülüğün karşısında iyiliğin, adaletsizliğin karşısında hukukun, çirkinin karşısında güzelin yanında saf tutmuştur. İklim değişikliğinin tüm dünyayı kasıp kavurduğu bu dönemde de insanlığın yanında durmaktadır. Şunu unutmayalım, kadim dünyadan bugüne ulaşan tek bir reçete vardır. Doğayla uyumlu yaşamak! Çünkü Dünya ortak evimiz ve bizim gideceğimiz başka bir yer, başka bir ev, başka bir sığınak yok. İşte bu şuurla diyoruz ki, Türkiye küresel iklim krizine karşı verilecek mücadelenin doğal merkezidir" diye belirtti.