ÇEVRE
01 Nisan 2026 Çarşamba - 10:39 Araban TOKİ konutlarında yabani otlar ve haşerelerle ilaçlı mücadele başlatıldı Gaziantep’in Araban ilçesi TOKİ Sosyal ve Deprem Konutları Emlak Yönetim Müdürlüğü tarafından, TOKİ Konut alanında bulunan parklar ve binaların çevresinde oluşan yabani otlar ve haşereyle ilaçlı mücadele çalışmalarına başlandı. Araban ilçesi TOKİ Konutları Emlak Yönetim Müdürlüğü’nde görevli temizlik görevlileri tarafından Araban ilçesinde havaların ani ısınmasıyla birlikte TOKİ Konutları içerisindeki park ve konutların çevresinde yabani otlar ve artan sinek, böcek karınca ve haşerelerle ilaçlı mücadele başlatıldığı bildirildi. Araban TOKİ Sosyal ve Deprem Konutları Emlak Yönetim Müdürü Sedat Altıntaş, yapılan çalışmalarla ilgili olarak yaptığı açıklamada, ’’Araban TOKİ Konutları Emlak Yönetim Müdürlüğü olarak, TOKİ Konutlarında ikamet eden vatandaşların talebi üzerine halk sağlığını her zaman öncelikli kılmak amacıyla hareket ederek, vatandaşlarımızdan gelen talepleri dikkate alarak, bahar mevsiminin ilk günlerinde artan hava sıcaklığı nedeniyle konutlar bölgesindeki parklar ve binaların çevresinde oluşan yabani otlarla ot kurutan, haşereyle ise de ilaçlı mücadele çalışmalarımıza başladık. Çalışmalarımızı yıl içerisinde her ihtiyaç duyulduğunda zaman zaman sürdüreceğiz. Amacımız, Araban TOKİ Konutlarında ikamet eden sakinlerimizin daha sağlıklı ve huzurlu bir yaşam alanına kavuşmasını sağlamaktır’’ diye konuştu.
Tarihi taş köprü temizlendi, doğaseverler "yüzer bariyer" istedi
12 Şubat 2026 Perşembe - 10:06 Tarihi taş köprü temizlendi, doğaseverler "yüzer bariyer" istedi Aydın’ın Söke ilçesi Sarıkemer bölgesinde bulunan tarihi taş köprüde biriken çöpler temizlendi. Temizlemenin yeterli olmadığına dikkat çeken EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü ise tarihi köprünün korunması için yüzer bariyer sisteminin devreye alınması gerektiğini ifade etti. Bir zamanlar deve kervanlarının geçtiği, 1988 yılında da Kemal Sunal’ın başrolünü oynadığı İnatçı filminin birçok sahnesinin çekildiği tarihi taş köprünün, geçtiğimiz günlerde meydana gelen yağmurlar ile birlikte gelen çöp ve atıklarla menfezleri tıkanmıştı. Tarihi köprünün yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu ifade eden Ekosistemi Koruma ve Doğa Severler Derneği (EKODOSD) Bahattin Sürücü, menfezlere baskı yapan ve oradan Ege Denizi’ne giden atıkların toplanmasını istemişti. Son günlerde etkili olan yağmurların arından saha çalışması gerçekleştiren ekipler, tarihi köprüde de temizlik çalışması gerçekleştirdi. Tarihi köprünün temizlenmesinin ardından açıklama yapan EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, ekiplere teşekkür ederek aynı sorunun tekrar yaşanmaması ve tarihi köprünün korunması adına yüzer bariyer sisteminin devreye alınarak kalıcı çözümün getirilmesi gerektiğini söyledi. Büyük Menderes’in kirletilmemesi ve çöp atılmaması konusunda duyarlı olunması gerektiğini de vurgulayan Sürücü; "Son günlerde meydana gelen aşırı yağışlarla birlikte, Büyük Menderes’e dökülen tüm dere ve çaylardan sadece su değil, doğaya kontrolsüz şekilde atılan çöpler de nehre taşınmaktadır. Ağaç dalları, kütükler, çalı çırpı gibi organik materyallerin yanı sıra, özellikle plastik atıkların yoğunlukta olduğu çöpler Büyük Menderes Nehri’ne ulaşmakta, bu atıklar başta Söke ve Kovanburnu regülatörleri ile Sarıkemer’de bulunan tarihi Taşköprü’nün arkasında birikmektedir. Bu kapsamda, aşırı yağışların ardından regülatörlerin zarar görmesini önlemek ve sulama kanallarına çöp geçişini engellemek amacıyla iş makineleriyle temizlik çalışması yapılmıştır. Aynı şekilde, tarihi Taşköprü’nün arkasında biriken çöplerin de kepçeyle alınması hedeflenmiş, ancak köprünün kemerlerinin büyük ölçüde tıkalı olması nedeniyle yalnızca büyük ağaç kütükleri ve çalı çırpılar kıyıya çıkarılabilmiştir. Küçük ve hafif atıklar ise suyla birlikte köprünün üzerinden geçerek denize ulaşmıştır. Oysa DSİ 21. Bölge Müdürlüğü’nün 2016 yılında geliştirdiği ve Türkiye’de yeni sayılabilecek çok önemli bir uygulama bulunmaktadır. Bu kapsamda, üç adet yüzer bariyer sistemi Büyük Menderes üzerindeki önemli regülatörlerin önüne yerleştirilmiştir. Sulama sezonunda kapakların kapalı olduğu dönemlerde yüzer atıkların regülatör önlerindeki bariyerlerde birikmesi sağlanarak hem tesislerin zarar görmesi engellenmiş hem de atıkların denize ulaşmasının önüne geçilmiştir. İlk yıllarda oldukça başarılı olan bu uygulama, ne yazık ki son 3-4 yıldır kullanılmamakta, yüzer bariyerler işlevsiz halde kıyıda beklemektedir. Bu yüzer bariyer sistemi yeniden devreye alınsa ve ayrıca Taşköprü’nün arkasına da bir bariyer yerleştirilse, Büyük Menderes Nehri’nin katı atık yükü büyük ölçüde azaltılabilecek, çöplerin nehir içindeki sazlıklara ve denize ulaşması engellenebilecek ve Taşköprü’nün yıkılma tehdidi ortadan kalkacaktır. Bu nedenle tüm ilgili kurumları sorumluluklarını yerine getirmeye davet ediyoruz" dedi.
Bitlis’te ölü doğan kuzu, panda yavrusuna benzerliğiyle şaşırttı
12 Şubat 2026 Perşembe - 09:19 Bitlis’te ölü doğan kuzu, panda yavrusuna benzerliğiyle şaşırttı Bitlis’in Adilcevaz ilçesinde ölü doğan, renkleri ve yüz yapısıyla panda yavrusunu andıran kuzu şaşkınlık yaşattı. Olay, önceki gün Adilcevaz ilçesi Akçıra köyü Gölbaşı mezrasında yaşandı. Mezrada hayvancılıkla uğraşan Çavuş Aşa’ya ait gebe koyunlardan biri, ailenin de yardımıyla zorlu bir doğum yaptı. Ancak doğum, beklenen sevincin yerine üzüntüye neden oldu. Ölü doğan yavrunun panda yavrusuna benzediği, arka ayaklarının bulunmadığı ve vücudunun tam gelişmediği görüldü. Doğuma yardımcı olan koyun sahibi Çavuş Aşa’nın komşusu Necdet Kırık, böyle bir durumla ilk kez karşılaştıklarını belirtti. Uzun yıllardır küçükbaş hayvan doğumlarına yardımcı olduğunu aktaran Kırık, bu şekilde bir vakaya bugüne kadar hiç rastlamadığını söyledi. Kırık, doğumun oldukça zor gerçekleştiğini ifade ederek, "Yavru ölü doğdu. Arka ayakları yoktu, vücudu tam gelişmemişti. Renkleri ve yüz yapısı nedeniyle panda yavrusunu andırıyordu. Hayatım boyunca birçok doğuma girdim ama böylesini ilk defa gördüm" dedi. Görüntüleri inceleyerek konuyu değerlendiren Veteriner Hekim Rehber Altıntaş ise olayın çoklu doğumsal anomali vakası olduğunu belirtti. Altıntaş, bu tür anomalilerin genetik faktörler, gebelik döneminde geçirilen enfeksiyonlar, annenin yetersiz beslenmesi, toksik maddelere maruz kalma veya bazı viral hastalıklar nedeniyle ortaya çıkabileceğini söyledi. Bu tarz vakaların bölgede nadir de olsa görüldüğünü vurgulayan Altıntaş, sürü sağlığının korunması için yetiştiricilerin düzenli veteriner kontrolü yaptırmasının, aşılama programlarına uymasının ve gebelik döneminde hayvanların bakım ve beslenmesine özellikle dikkat etmesinin büyük önem taşıdığını kaydetti. Yaşanan doğum köy sakinleri arasında merak uyandırırken, uzmanlar benzer durumlarla karşılaşılması halinde vakit kaybetmeden veteriner hekime başvurulması gerektiğini hatırlattı.
Diyarbakır’ın ekolojik dengesi Çevre ve Doğal Hayatı Koruma Kısmı tarafından korunuyor
12 Şubat 2026 Perşembe - 09:14 Diyarbakır’ın ekolojik dengesi Çevre ve Doğal Hayatı Koruma Kısmı tarafından korunuyor Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı Çevre ve Doğal Hayatı Koruma Kısmı sorumluluk sahsında yapılan faaliyetlerle ekolojik denge korunup maden ocaklarından, su havzalarına kadar birçok alanda çalışmalar yürütülüyor. Çevre ve Doğal Hayatı Koruma Kısmı, sorumluluk sahasındaki bölgelerde faaliyette bulunarak kenttin ekolojik dengesini koruyor. 2025 yılında 20 ihbar alınırken, 485 bin lira idari para cezası uygulandı. Kentte en fazla meydana gelen çevre olayının anız yangınları olup, komutanlığın ilgili kurumlarla yaptığı faaliyetler sonucunda yüzde 50 düşüşü sağlandı. Göletlerde 15 bin kaçak ve hayalet ağ toplanmasının yanı sıra 5,5 milyon yavru sazan balığın iç sulara salımı sağlandı. Jandarma Başçavuş Demet Erdoğan Ballı, Çermik ilçesindeki Yaban Ardıl Şeyhandede Tabiat Parkında olduklarını belirterek, tabiat parkların doğal ve kültürel zenginlikleri korunarak gelecek nesillere aktarılması ve koruma kullanılması dengesi gözetilerek ziyaretçilerin sportif ve kültürel ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Diyarbakır ve çevre illerden gelen vatandaşların piknik, dağcılık, doğa dernekleri, tırmanma yürüyüş etkinlikleri gerçekleştirmiş oldukları doğal alanlar olduğunu söyledi. "485 bin lira idari para cezası uygulandı" Başçavuş Ballı, bölgenin flora ve fauna varlığının korunması ve canlı popülasyonunun artırması ile birlikte ziyaretçilere doğa sevgisi ve doğa bilincini kazandırılması amacıyla koruma altına alınan kültürel miras alanlar olduğunu kaydederek, "Bu zamana kadar 20 tane ihbar geldi. 2025 yılı içerisinde 485 bin lira idari para cezası uygulandı. 2025 yılı içerisinde Diyarbakır’da en fazla meydana gelen çevre olayı anız yangınıydı. Anız yangını ile ilgili olarak İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Doğa Koruma Milli Parklar, itfaiye müdürlüğü ve Büyükşehir Belediyesi ile birlikte il genelinde eğitim faaliyeti gerçekleştirdik. Bu faaliyet neticesinde anız yangınlarında 2025 yılı içerisinde yüzde 50 oranında bir düşüş meydana geldi" dedi. 3213 Sayılı Maden Kanunu kapsamında sorumluluk bölgelerindeki tüm maden ocaklarının ruhsatları kontrol edilerek yasa dışı faaliyet gösteren maden ocaklarına gerekli yasal işlemler yapıldığı bilgisini paylaşan Ballı, "Su Ürünleri Şube Müdürlüğü ile koordine kurularak Diyarbakır genelindeki göletlerde sahipsiz olarak yaklaşık 15 bin metre kaçak ve hayalet ağ ele geçilerek imha edilmiştir. Şap hastalığı döneminde dört farklı araçta toplam 49 adet büyükbaş hayvan, 335 adet küçükbaş hayvanın veteriner sağlık raporu, araç dezenfeksiyon belgesi ve nakil belgelerinin olmadığı tarafımızca tespit edilmiştir. Bahse konu araçlar ve hayvanlar gerekli işlemlerin yapılması için tanzim edilen tutanak ile birlikte ilçe tarım müdürlüğü yetkililerine teslim edilmiştir. 2025 yılı içerisinde ekolojik denge ve hayvan popülasyona katkı sağlamak amacıyla Diyarbakır Su Ürünleri Şube Müdürlüğüyle kurulan koordine neticesinde Şanlıurfa ilinden gelen yaklaşık 5,5 milyon adet yavru sazan balığının il genelindeki iç sulara salımı gerçekleştirerek üremeleri için ekosisteme gerekli katkı sağlanmıştır’’ diye konuştu.
Öldürülen köpeğine otopsi yaptırdı, sorumluların bulunmasını istiyor
12 Şubat 2026 Perşembe - 09:06 Öldürülen köpeğine otopsi yaptırdı, sorumluların bulunmasını istiyor Yozgat’ın Akdağmadeni ilçesinde yaşayan Erkan Taştan, köpeğini öldürenlerin bulunmasını istiyor. Akdağmadeni ilçesine bağlı Şahnederesi Köyünde hayvancılıkla uğraşan Erkan Taştan, yaklaşık 20 gün önce köpeğinin kasten öldürüldüğünü iddia etti. Köpeğinin kendisine yol arkadaşlığı yaptığını söyleyen Taştan, köpeğini vuranların bulunmasını istiyor. "Silah sesi duyduğumuz yere gidince köpeğimizi vurulmuş halde bulduk" Taştan, hayvanlarını otlatmak için öğle saatlerinde ormana çıktığında 500 metre kadar ileride silah sesi duyduğunu söyledi. Erkan Taştan, "Akşam eve geldim, köpek yok. Bu köpeğim sürüyü uzaktan takip ederdi. Köpeğimi büyüten biraderime köpeği sordum. Görmediğini söyledi. Ağıla gidip hayvanlarımızı saydık. Çevredeki avcılara sorduk, köpeğimizi ne gören vardı ne duyan. Ertesi gün hayvanları otlatmaya kardeşim gitti, köpeğimiz hâlâ yoktu. Silah sesini duyduğumuz yere gidince köpeği orada karların içinde bulduk" dedi. "Köpeğime otopsi yaptırdım, yarım metre kar içinde boş kovan arayıp buldum" Köpeği bulduklarında evlerinden adeta cenaze çıkmışçasına üzüldüklerini söyleyen Taştan, "Savcı benden boş kovanı bulmamı istedi. Yarım metre kar içinden boş kovanı buldum. İşlem yaptırdığımı duyan arkadaş, karakola giderek silahını 1 ay önce kaybettiğini söylüyor. Bunun peşini burada bırakmayacağım. Onun sadece adı köpekti. Bu dağlarda benim gözüm kulağımdı. İnşallah adalet gereğini yapar" cümlelerini kullandı.