ÇEVRE
31 Mart 2026 Salı - 18:23 Iğdır’da kayısı ağaçları çiçek açtı, ova beyaza büründü Havaların ısınmasıyla birlikte "Doğu’nun Çukurovası" olarak bilinen Iğdır’da kayısı ağaçları çiçek açtı. Mart ayında yaşanan bu görsel şölen, hem üreticilerde bereket umudunu artırdı hem de fotoğrafçılar ile doğaseverlerin ilgisini çekti. Doğu Anadolu’nun önemli tarım merkezlerinden biri olan Iğdır’da baharın gelmesiyle birlikte kayısı bahçeleri çiçek açtı. Havaların ısınmasıyla ovaya yayılan yaklaşık 350 bin kayısı ağacı, bölgeyi adeta beyaz bir örtüyle kapladı. Her yıl ortalama 40 bin ton kayısı rekoltesinin elde edildiği kentte, ağaçların çiçek açması üreticiler için bereketli bir sezon beklentisini de beraberinde getirdi. Mart ayında gerçekleşen çiçeklenme dönemi, hem çiftçiler hem de doğa tutkunları için önemli bir zaman dilimi olarak görülüyor. Baharın gelişiyle birlikte yeşil ve beyazın buluştuğu kayısı bahçeleri, adeta doğal bir stüdyoya dönüştü. Kartpostallık manzaralar sunan bahçeler, fotoğrafçılar ve doğaseverlerin ilgisini çekerken, yöre halkı da bu eşsiz görüntüleri görmek için bölgeye akın ediyor. "Doğu’nun Çukurovası" olarak anılan Iğdır Ovası’nda çiçek açan kayısı ağaçları, hem bölgenin tarımsal zenginliğini hem de baharın gelişini gözler önüne seriyor. Üreticiler ise bu yıl hava şartlarının uygun gitmesi halinde verimli bir sezon geçirmeyi umut ediyor. Bisikletiyle kayısı bahçelerini gezen Harun Cengiz, her yıl mart ve nisan ayında doğal bir tablonun içinde olduklarını söyleyerek, "Şu anda Iğdır’da kayısı bahçelerindeyiz. Muhteşem bir görüntü var. Ağaçlar adeta gelinlik giymiş gibi çiçek açmış. Bugün buraya fotoğraf ve video çekmek için geldim. Tüm doğaseverleri bu muhteşem görüntüyü gelip çekmeye ve görmeye davet ediyorum" dedi.
31 Mart 2026 Salı - 17:53 Sürdürülebilir gelecek için sıfır atık adımı Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ), Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında yürüttüğü çevre odaklı çalışmaları kamuoyuyla paylaştı. Üniversitede organik atıklardan kompost üretiminden kâğıt, cam, plastik ve metal atıkların geri dönüşümüne kadar birçok uygulama sürdürülebilir kampüs hedefi doğrultusunda hayata geçiriliyor. Üniversitenin Sıfır Atık Koordinatörlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında organik, plastik, cam, metal, elektronik ve kâğıt atıklar ayrı ayrı toplanarak geri dönüşüm süreçlerine dahil ediliyor. Bu uygulamalarla hem çevrenin korunmasına katkı sağlanması hem de kampüs genelinde sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaştırılması amaçlanıyor. Kampüste yürütülen çalışmalar çerçevesinde, sebze ve meyve atıkları, yemek artıkları, çimenler, budanmış ağaç dalları ve yapraklar toplanarak kompost üretiminde değerlendiriliyor. Parçalama işleminin ardından kompost makinelerine aktarılan atıklar, 24 ila 48 saat içinde gübreye dönüştürülüyor. Elde edilen kompost, kampüs içindeki yeşil alanların bakımında kullanılıyor. Öte yandan, son dört yılda yaklaşık 72 ton kâğıt ve karton atığın geri dönüşüme kazandırıldığı üniversitede, bu sayede 1.224 ağacın kesilmesinin önüne geçildiği, 1,9 milyon litre su tasarrufu sağlandığı, 72 ton karbon salımının engellendiği ve 295 bin 200 kilovatsaat enerji tasarrufu elde edildiği bildirildi. Metal atıkların değerlendirilmesi kapsamında ise yaklaşık 52 ton hurdanın Makine ve Kimya Endüstrisi AŞ’ye teslim edildiği, ayrıca son üç yılda 6 ton plastik ve 5 ton cam atığın da geri dönüşüm süreçlerine dahil edildiği belirtildi. Elektronik atıklar, piller, lastikler ve tekstil ürünlerinin de ayrı toplanarak doğaya karışmasının önüne geçildiği kaydedildi.
İzmir’de sağanak etkili oldu: Yollar göle döndü, trafik kilitlendi
12 Şubat 2026 Perşembe - 10:32 İzmir’de sağanak etkili oldu: Yollar göle döndü, trafik kilitlendi İzmir’de sabah saatlerinde etkili olan sağanak yağış, hayatı olumsuz etkiledi. Ana arterlerde trafik kilitlenirken, Narlıdere ve Gaziemir ilçelerinde bazı cadde ve sokakları su bastı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün İzmir için yaptığı "sarı kodlu" kuvvetli yağış uyarısının ardından, beklenen sağanak sabah saatlerinden itibaren kenti etkisi altına aldı. Aniden bastıran ve şiddetini artıran yağış nedeniyle İzmir’in birçok noktasında caddeler ve sokaklar adeta göle döndü. Akçay Caddesi’nde trafik durdu Yağışın en çok hissedildiği noktalardan biri, kentin ana arterlerinden olan Gaziemir Akçay Caddesi oldu. Normal şartlarda da yoğun trafiğin yaşandığı Optimum AVM bölgesinde, su birikintileri ve görüş mesafesinin düşmesiyle birlikte trafik tamamen kilitlendi. Sürücüler, yavaşlayan trafik akışı nedeniyle dakikalarca direksiyon başında beklemek zorunda kaldı. Hem sürücüler hem de karşıdan karşıya geçmeye çalışan yayalar zor anlar yaşadı. Sarnıç’ta sokaklar su altında Gaziemir ilçesi Sarnıç Mahallesi’nde ise bir süredir devam eden ancak henüz tamamlanamayan altyapı çalışmaları, sağanak yağışla birleşince sokaklar suyla doldu. Narlıdere ilçesinde de yine benzer görüntüler yer aldı ve su birikintilerinin bulunduğu caddelerde araçlar trafikte güçlükle ilerledi. Yağışın etkisini sürdürdüğü kentte, belediye ekipleri tıkanan rögarları açmak ve su tahliyesi yapmak için çalışma başlattı. Trafik polisleri ise ana yollarda aksamaların önüne geçmek için yoğun mesai harcıyor. Meteoroloji yetkilileri, yağışın gün boyu aralıklarla devam edeceğini bildirerek vatandaşları ani sel ve su baskınlarına karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı.
Güvenli gıdanın dijital reçetesi Denizli’de yazıldı
12 Şubat 2026 Perşembe - 10:15 Güvenli gıdanın dijital reçetesi Denizli’de yazıldı Denizli, tarımda dijitalleşme ve gıda güvenliği konusunda tarihi bir toplantıya ev sahipliği yaptı. Sektör paydaşlarının yoğun katılımıyla gerçekleşen toplantıda, tarladan sofraya izlenebilirliği sağlayacak olan B-Reçete sistemi tüm yönleriyle ele alındı. Denizli’de Nihat Zeybekçi Kongre ve Kültür Merkezi toplantı salonunda düzenlenen "Bitki Koruma Ürünleri Takip ve B-Reçete sistemi tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda; sürdürülebilir üretim, gıda güvenliği ve dijital takip sistemlerinin tarımdaki geleceği masaya yatırıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Denizli İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Nevzat Zayim, İlin 2025 yılındaki başarılı tarımsal verilerini paylaşarak dijitalleşmenin önemine değindi. Denizli’de ÇKS kayıtlılık oranının %70’e ulaştığını ve 27 erken uyarı sistemiyle çiftçilere 1,3 milyondan fazla bilgilendirme SMS’i ulaştırıldığını belirten İl Müdürü, "Amacımız sadece üretimi artırmak değil; toprak, su ve insan sağlığını koruyarak güvenli bir tarımsal değer oluşturmaktır" dedi. Düzenlenen programa; Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Yunus Bayram, AK Parti Denizli İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Nevzat Zayim, Bakanlığa bağlı kurum ve kuruluş yöneticileri, Oda ve Birlik Başkanları, ziraî ilaç bayileri, reçete yazma yetkilileri, sektör paydaşları ve üreticilerin katılımı ile gerçekleştirildi. Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Yunus Bayram, Türkiye’nin 137 milyon tonluk üretim kapasitesiyle Avrupa Birliği’nde birinci sırada olduğunu vurgulayarak Bitkisel üretimde zirai mücadelenin kaçınılmaz olduğunu ve bu sürecin doğru yönetilmemesi durumunda hem ciddi ürün kayıplarının yaşanacağını hem de insan, çevre ve hayvan sağlığına yönelik risklerin artacağını belirtti. B-Reçete sistemini bir "devrim" olarak nitelendiren Bayram, "Bu sistemle ilacın sadece kime satıldığını değil, son kullanıcının gerçekten üretim yapıp yapmadığını da takip edeceğiz. ’İhtiyaç kadar ilaç’ mottosuyla hareket ediyoruz" ifadelerini kullandı. Sistemin hali hazırda 4 pilot ilde 5 etken madde ile uygulanmaya başladığını belirten Bayram, takvimi şu şekilde detaylandırdı. "Sistem 1 Temmuz 2026 itibariyle tüm illerde devreye girecektir. Bu sayede zirai ilaçların hatalı ve gereğinden fazla kullanımının önüne geçilecek, pestisit kalıntısı sorunuyla mücadelede çok önemli bir adım atılmış olacaktır" dedi. Sistemin halen geliştirme aşamasında olduğunu, ÇKS ve TÜKAS gibi mevcut gibi mevcut veri tabanlarıyla tam entegre bir şekilde çalışacağını, kullanıcılardan gelen geri bildirim ve öneriler doğrultusunda sistem zamanla daha işlevsel ve güçlü bir yapıya kavuşacağını ifade etti. Bayram, temel amacın üreticiye zorluk çıkarmak değil, tarımsal üretimde doğru dozda ve doğru zamanda ilaç kullanımını sağlamak olduğunu vurguladı. Bu kontrollü kullanım sayesinde gıdalardaki pestisit kalıntılarının önlenmesine çok ciddi bir katkı sunulması hedefleniyor" dedi. "Gelecek nesillere zehirlenmemiş topraklar bırakmak zorundayız" Kapanış konuşmasını gerçekleştiren Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, sistemin toplum sağlığı üzerindeki kritik rolüne dikkat çekti. Vali Köşger, "B-reçete sistemiyle her bir gram ilacın nereye atıldığını bilmek, vatandaşımıza sunduğumuz gıdanın güvenliğini garanti altına almaktır. Gelecek nesillere zehirlenmemiş topraklar bırakmak zorundayız" diyerek projenin Denizli için taşıdığı önemi vurguladı. Protokol konuşmalarının ardından Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Yunus Bayram, B-Reçete sisteminin teknik işleyişi, karekod entegrasyonu ve denetim mekanizmalarına dair kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Sunumun ardından geçilen soru-cevap kısmında Bayram; üreticilerin, bayilerin ve ziraat mühendislerinin sisteme ilişkin merak ettiği soruları tek tek yanıtlayarak uygulama sürecindeki yol haritasını netleştirdi. Büyük ilgi gören etkinlik, protokol üyeleri ve katılımcıların günün anısına çektirdiği toplu fotoğraf ile sona erdi.
Adana’da belediyenin kapatmadığı çukurları vatandaş kapattı
12 Şubat 2026 Perşembe - 10:06 Adana’da belediyenin kapatmadığı çukurları vatandaş kapattı Adana’da vatandaşın başvurusuna rağmen hem büyükşehir hem de ilçe belediyesi bozuk yolu yapmayınca, mahalle sakinleri araçlarının daha fazla zarar görmemesi için kürek ve el arabasıyla çukurları kendileri doldurdu. Merkez Sarıçam ilçesine bağlı Gültepe Mahallesi Gelincik Caddesi ve ara sokaklarda uzun süredir bozuk olan yollar mahalle sakinlerini isyan ettirdi. İlçe ve büyükşehir belediyesine yapılan başvurulara rağmen herhangi bir çalışma yapılmayınca vatandaşlar çareyi çukurları kendi imkânlarıyla kapatmakta buldu. Ellerine kürek ve el arabası alan mahalle sakinleri, yoldaki çukurları toprakla doldurarak geçici çözüm üretmeye çalıştı. Mahallede birçok araç çukur nedeniyle hasar gördü, sürücüler maddi zarara uğradı. . Özellikle yağışlı havalarda çukurlar daha da tehlikeli hale gelirken, vatandaş yetkililerden kalıcı asfalt çalışması yapılmasını istedi. Mahalle sakini Zihni Kaynarpınar, "Yolları demeye gerek yok, sizde bizim kadar görüyorsunuz. Buraya yağmur yağdıktan sonra yaya olarak girmemiz imkansız. Belediye buraya bir asfalt döktü, meyil veremediği için bütün su burada birikiyor" diye konuştu. "Dağ yolu daha iyi" Aracının alt takımının zarar gördüğünü ve 22 bin TL masraf yaptığını anlatan Eyüp Erdoğan ise, "Dağ yolu buradan daha iyi. Aracımın alt takımı zarar gördü ve 22 bin TL masraf yaptım. Sarıçam ve büyükşehir belediyesine başvurduk ama kimse gelmedi. Kendi imkanlarımızla çukurları dolduruyoruz ama onlarda çöküyor" dedi. Vatandaşlardan Aydın Akkaş’ta, "Yollarımızın durumu berbat. Her gelen araba zarar görüyor. 2 defa kartel patlattım, 3 bin 500 TL masraf yaptık. Kendi imkanlarımızla çukurları dolduruyoruz. Belediyeye kaç kere müracaat ettik ama gelen, giden yok" ifadelerini kullandı.
Tarihi taş köprü temizlendi, doğaseverler "yüzer bariyer" istedi
12 Şubat 2026 Perşembe - 10:06 Tarihi taş köprü temizlendi, doğaseverler "yüzer bariyer" istedi Aydın’ın Söke ilçesi Sarıkemer bölgesinde bulunan tarihi taş köprüde biriken çöpler temizlendi. Temizlemenin yeterli olmadığına dikkat çeken EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü ise tarihi köprünün korunması için yüzer bariyer sisteminin devreye alınması gerektiğini ifade etti. Bir zamanlar deve kervanlarının geçtiği, 1988 yılında da Kemal Sunal’ın başrolünü oynadığı İnatçı filminin birçok sahnesinin çekildiği tarihi taş köprünün, geçtiğimiz günlerde meydana gelen yağmurlar ile birlikte gelen çöp ve atıklarla menfezleri tıkanmıştı. Tarihi köprünün yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu ifade eden Ekosistemi Koruma ve Doğa Severler Derneği (EKODOSD) Bahattin Sürücü, menfezlere baskı yapan ve oradan Ege Denizi’ne giden atıkların toplanmasını istemişti. Son günlerde etkili olan yağmurların arından saha çalışması gerçekleştiren ekipler, tarihi köprüde de temizlik çalışması gerçekleştirdi. Tarihi köprünün temizlenmesinin ardından açıklama yapan EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, ekiplere teşekkür ederek aynı sorunun tekrar yaşanmaması ve tarihi köprünün korunması adına yüzer bariyer sisteminin devreye alınarak kalıcı çözümün getirilmesi gerektiğini söyledi. Büyük Menderes’in kirletilmemesi ve çöp atılmaması konusunda duyarlı olunması gerektiğini de vurgulayan Sürücü; "Son günlerde meydana gelen aşırı yağışlarla birlikte, Büyük Menderes’e dökülen tüm dere ve çaylardan sadece su değil, doğaya kontrolsüz şekilde atılan çöpler de nehre taşınmaktadır. Ağaç dalları, kütükler, çalı çırpı gibi organik materyallerin yanı sıra, özellikle plastik atıkların yoğunlukta olduğu çöpler Büyük Menderes Nehri’ne ulaşmakta, bu atıklar başta Söke ve Kovanburnu regülatörleri ile Sarıkemer’de bulunan tarihi Taşköprü’nün arkasında birikmektedir. Bu kapsamda, aşırı yağışların ardından regülatörlerin zarar görmesini önlemek ve sulama kanallarına çöp geçişini engellemek amacıyla iş makineleriyle temizlik çalışması yapılmıştır. Aynı şekilde, tarihi Taşköprü’nün arkasında biriken çöplerin de kepçeyle alınması hedeflenmiş, ancak köprünün kemerlerinin büyük ölçüde tıkalı olması nedeniyle yalnızca büyük ağaç kütükleri ve çalı çırpılar kıyıya çıkarılabilmiştir. Küçük ve hafif atıklar ise suyla birlikte köprünün üzerinden geçerek denize ulaşmıştır. Oysa DSİ 21. Bölge Müdürlüğü’nün 2016 yılında geliştirdiği ve Türkiye’de yeni sayılabilecek çok önemli bir uygulama bulunmaktadır. Bu kapsamda, üç adet yüzer bariyer sistemi Büyük Menderes üzerindeki önemli regülatörlerin önüne yerleştirilmiştir. Sulama sezonunda kapakların kapalı olduğu dönemlerde yüzer atıkların regülatör önlerindeki bariyerlerde birikmesi sağlanarak hem tesislerin zarar görmesi engellenmiş hem de atıkların denize ulaşmasının önüne geçilmiştir. İlk yıllarda oldukça başarılı olan bu uygulama, ne yazık ki son 3-4 yıldır kullanılmamakta, yüzer bariyerler işlevsiz halde kıyıda beklemektedir. Bu yüzer bariyer sistemi yeniden devreye alınsa ve ayrıca Taşköprü’nün arkasına da bir bariyer yerleştirilse, Büyük Menderes Nehri’nin katı atık yükü büyük ölçüde azaltılabilecek, çöplerin nehir içindeki sazlıklara ve denize ulaşması engellenebilecek ve Taşköprü’nün yıkılma tehdidi ortadan kalkacaktır. Bu nedenle tüm ilgili kurumları sorumluluklarını yerine getirmeye davet ediyoruz" dedi.