ÇEVRE
Balıkesir’de suyun geleceği masaya yatırıldı 30 Mart 2026 Pazartesi - 22:24:26 İklim değişikliği ve su verimliliği konularının masaya yatırıldığı "Balıkesir’in Su Varlığı Çalıştayı"nda konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, suyun sadece doğal bir kaynak değil, aynı zamanda şehrin temel güvencesi olduğunu belirterek, "Güçlü şehirler, geleceğini koruyabilen şehirlerdir. Bu anlayışla hareket etmeye, birlikte üretmeye ve Balıkesir’in yarınını hep birlikte güvence altına almaya devam edeceğiz" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ve Balıkesir Kent Konseyi iş birliğinde su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımını teşvik etmek amacıyla düzenlenen "Balıkesir’in Su Varlığı Çalıştayı"nda uzman akademisyenler ve paydaşlar bir araya geldi. Avlu Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşen çalıştayda Balıkesir’in su kaynaklarını korumak, verimli ve sürdürülebilir şekilde yönetmek adına üç başlık altında oturum yapıldı. "Su Yönetimi ve Verimliliği", "Su ve İklim Değişikliği" ve "Su Varsa Hayat Var" başlıklı oturumlarda uzman isimler suyun bugünü ve yarınını konuştu. Çalıştayın kapanışına katılan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "Güçlü şehirler, yalnızca bugünü iyi yöneten şehirler değildir. Güçlü şehirler, geleceğini koruyabilen şehirlerdir. Bu anlayışla hareket etmeye, birlikte üretmeye ve Balıkesir’in yarınını hep birlikte güvence altına almaya devam edeceğiz" dedi. "Su, geleceğin temel güvencesidir" Suya sadece bugünün ihtiyacı olarak bakılmaması gerektiğini belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Akın, suyun aynı zamanda bir şehrin yarını olduğunu söyledi. Suyun hayatın temel akışını belirlediğine dikkat çeken Akın, "Üretimin devamlılığını, toprağın bereketini, şehirdeki düzeni, yaşam kalitesini belirler. Aynı zamanda bir kentin dayanıklılığında, kırılganlıklarla mücadelesinde ve geleceğe ne kadar hazır olduğunda çok önemli bir rol oynar. Bu yüzden su, bir doğal kaynak olmanın ötesinde, bir şehrin geleceğini taşıyan temel güvencedir. Balıkesir’imiz, bu gerçeği en derinden hisseden şehirlerden biri. Geniş tarım alanlarıyla, güçlü üretim kapasitesiyle, kırsal yaşamın canlılığıyla ve doğal zenginlikleriyle bu şehir için su adeta bir can damarı diyebiliriz. Balıkesir suyun ritmiyle üretim yapan, suyun dengesiyle büyüyen bir şehir. İşte bu yüzden şehrimizde su ile olan ilişkimiz, yalnızca bugünü etkilemiyor. Üreticinin yarınını, kırsal hayatın sürekliliğini, şehir ekonomisinin dengesini de etkiliyor. Ve en önemlisi de, çocuklarımıza nasıl bir Balıkesir bırakacağımızı doğrudan etkiliyor. Bu yüzden su meselesini, belediyecilik anlayışımızın en temel sorumluluk alanlarından biri olarak görüyorum. Bu benim için doğrudan geleceği koruma meselesidir" diye konuştu. "Çalıştay, büyük anlam taşıyor" "Bizler yerel yöneticiler olarak yalnızca bugünü yönetmekle yetinemeyiz. Aynı zamanda yarını korumak, kaynakları doğru kullanmak ve bu şehrin doğal varlıklarını bir emanet hassasiyetiyle sahiplenmek zorundayız" diyen Akın, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Çalıştayın üst başlığında da yer alan ’sürdürülebilirlik’ kavramı bugün artık kağıtta yazan bir kelimeden çok daha fazlası. Biz, bunu her gün her an yeniden idrak ederek çalışıyoruz. Suyun verimli kullanımı, su kaynaklarının korunması, iklim değişikliğinin etkilerine karşı hazırlıklı olmak, tarımda sürdürülebilirliği sağlamak ve su yönetimini bilimsel bir zemine oturtmak Tüm bu başlıklar birbirinden bağımsız konular değildir. Hepsi aynı sorumluluğun farklı yüzleridir. O sorumluluk da çok nettir: Bu şehirde hayatın kesintisiz devam edebilmesini sağlamak. ’Su Kaynaklarının Sürdürülebilir Kullanımı’ temasıyla gerçekleştirdiğimiz Balıkesir Su Varlığı Çalıştayı, bu açıdan çok büyük anlam taşıyor. Bilimin, saha deneyiminin ve kurumsal birikimin bir araya geldiği bu zemine eskisinden çok daha fazla ihtiyacımız var." "Güçlü şehirler, geleceğini koruyabilen şehirlerdir" Su meselesini tüm yönleriyle entegre bir biçimde ele almak gerektiğinin altını çizen Akın, "Bir kurumun tek başına çözebileceği bir mesele değildir. Bu, birlikte düşünmeyi ve birlikte hareket etmeyi gerektirir. Akademinin bilgisi, kamu kurumlarının tecrübesi, merkezi yönetimin kaynak ve kapasitesi, yerel yönetimlerin sahadaki gücü ve kurumdan bireye tüm paydaşların katkısı bir araya geldiğinde, ortaya çok daha güçlü bir yol haritası çıkar. Suyu koruyan, verimli kullanan, geleceği gözeten ve sürdürülebilirliği hayatın her alanında öne çıkaran bir anlayışla yürüyoruz. Çünkü biliyoruz ki su varsa hayat var. Su varsa gelecek var. Şehrin geleceğini şansa bırakmadan, bilinçli ve planlı bir şekilde inşa etme imkânı verir. Bu çalıştaydan çıkacak her fikir, her öneri ve her katkı bu açıdan büyük değer taşıyor. Burada kurulacak ortak aklın, Balıkesir’in su politikalarına yön vereceğine ve uzun vadeli güçlü adımların temelini oluşturacağına yürekten inanıyorum. Çünkü güçlü şehirler, yalnızca bugünü iyi yöneten şehirler değildir. Güçlü şehirler, geleceğini koruyabilen şehirlerdir. Bu anlayışla hareket etmeye, birlikte üretmeye ve Balıkesir’in yarınını hep birlikte güvence altına almaya devam edeceğiz" diye konuştu. "Suyun her damlası kıymetli" "Su yoksa hayat da yok" diyerek konuşmasına başlayan Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi (BASKİ) Genel Müdürü Erdoğan Öztürk ise, "Suyumuzun her bir damlasına sahip çıkmamız gerekiyor. Suyun her bir damlası artık çok kıymetli. Suyumuzu korumak adına gösterilecek çaba insanlığa duyduğumuz saygının ifadesi olacak. Unutmayalım ki ‘Su yönetimle korunur, tasarrufla çoğalır.’ Ben bu çalıştayda emeği olan herkese teşekkür ediyorum" dedi.
30 Mart 2026 Pazartesi - 22:01 Kozan’daki kavşak düzenlemesine vatandaşlardan tepki Adana’nın Kozan ilçesinde Karayolları 5. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan kavşak düzenlemesiyle iki kavşağın kapatılmasına muhtarlar, mahalle sakinleri ve esnaf tepki gösterdi. Kısa süreliğine trafiğe kapatılan yol polisin iknasıyla yeniden ulaşıma açılırken, mahalle temsilcileri Kozan Kaymakamı ile görüşerek taleplerini iletti. Adana’nın Kozan ilçesinde Karayolları Genel Müdürlüğü’nün mevzuatı kapsamında çevre yolunda başlatılan düzenleme çalışmaları çerçevesinde Üniversite Kavşağı ile Çanaklı Kavşağı kapatıldı. Kavşaklar arasındaki mesafenin kısa olması nedeniyle alınan karar, bölgede yaşayan vatandaşlar ve esnafın tepkisine neden oldu. Çanaklı Mahallesi Muhtarı Burak Çürümez, Şevkiye Mahallesi Muhtarı Bilal Özdemir ve çok sayıda vatandaş, Üniversite Kavşağı’nda bir araya gelerek duruma tepki gösterdi. Vatandaşlar kısa süreliğine yolu trafiğe kapattı. Bölge halkı, daha önce söz verilen trafik ışığı uygulamasının hayata geçirilmesini ve kavşağın kontrollü şekilde yeniden açılmasını istedi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, vatandaşları ikna ederek, yolun yeniden ulaşıma açılmasını sağladı. Kozan İlçe Emniyet Müdürü Fatih Alptekin de vatandaşları dinleyerek, Kozan Kaymakamı Bahattin Alparslanköylü ile bir araya getirdi. "Büyük mağduriyet oluşturuyor" Mahalle muhtarlarından Burak Çürümez, yapılan düzenlemeye tepki göstererek, "Burada üniversite var, üniversite yolu kapanamaz. Yapılan uygulama vatandaş için büyük mağduriyet oluşturuyor" dedi. Şevkiye Mahallesi Muhtarı Bilal Özdemir ise daha önce yapılan görüşmelerde kavşağa trafik ışığı konulmasının gündeme geldiğini belirterek, "Servisçilerden ve vatandaşlardan yoğun şikayet var. Bu şekilde çözüm olmaz" ifadelerini kullandı. Bazı vatandaşlar, alternatif güzergahların uzaması nedeniyle özellikle yaşlı ve hastaların hastaneye ulaşımında zorluk yaşandığını, ulaşım maliyetlerinin arttığını dile getirdi. Yaşanan gerginliğin ardından mahalleden seçilen temsilciler, Kozan Kaymakamı Bahattin Alp Arslanköylü ile görüşerek taleplerini iletti. Kaymakam Arslanköylü, vatandaşların taleplerinin değerlendirileceğini ve gerekli incelemelerin ardından kamuoyuna bilgi verileceğini belirtti.
30 Mart 2026 Pazartesi - 21:23 Sivas’a mart ayında kar yağdı Sivas’ta akşam saatlerinde aniden düşen hava sıcaklıklarıyla birlikte Gürün-Ulaş kara yolunda kar yağışı etkili oldu. Mart ayında yağan kar sürücülere zor anlar yaşatırken, ‘Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır’ atasözü yeniden akıllara geldi. Sivas’ta akşam saatlerinde hava sıcaklıklarının aniden düşmesi ile kent merkezinde yağmur şeklinde görülen yağış, yüksek kesimlerde yerini kar yağışına bıraktı. Özellikle Gürün ile Ulaş arasındaki kara yolunda etkili olan kar yağışı sürücülere zor anlar yaşattı. Aniden bastıran kar nedeniyle görüş mesafesi yer yer düşerken, sürücüler araçlarıyla kontrollü şekilde ilerlemek zorunda kaldı. Mart ayında etkili olan kar yağışı vatandaşlar arasında şaşkınlığa neden olurken, yaşanan durum ‘Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır’ atasözünü bir kez daha akıllara getirdi. "Çok şaşırtıcı oldu" Yolda seyahat eden Bayram Kale, kar yağışını kayıt altına aldığını söyleyerek, "Tokat Erbaa’dan Sivas Gürün Gökpınar Gölü’nü ziyarete gitmiştik. Yolda giderken hava şartları o kadar güzeldi ki ilkbaharın özelliklerini taşıyordu. Fakat dönüşte akşam saatlerine kaldık. Kangal ile Ulaş arasında yoğun bir kar yağışı başladı. Mart ayından nisan ayına geçtiğimiz bu günlerde bu hava şartını görmek çok şaşırtıcı oldu. Ben de o anı ölümsüzleştirmek için telefonum ile o anları kayıt altına aldım" dedi.
Van YYÜ Danışma Kurulu ‘Sürdürülebilir Su Yönetimi’ gündemiyle toplandı
12 Şubat 2026 Perşembe - 10:42 Van YYÜ Danışma Kurulu ‘Sürdürülebilir Su Yönetimi’ gündemiyle toplandı Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Danışma Kurulu Toplantısı, "Van Gölü Havzası Su Kaynakları ve Sürdürülebilir Su Yönetimi" başlığıyla yapılarak, Van Gölü Havzası’ndaki su kaynaklarının mevcut durumu ve geleceğe yönelik yönetim stratejileri ele alındı. Van YYÜ Danışma Kurulu, Rektör Prof. Dr. Hamdullah Şevli ile Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Şenay Baydaş, Prof. Dr. Cemil Göya ve Prof. Dr. Aydın Görmez’in yanı sıra alanında uzman akademisyenler ile ilgili kurumların yetkililerinin katılımıyla Üniversite Senato Salonu’nda gerçekleştirildi. Akademik birikim ile kamu yönetimi deneyiminin aynı zeminde buluşturulduğu toplantıda, Van Gölü Havzası’ndaki su kaynaklarının mevcut durumu, karşılaşılan çevresel baskılar ve sürdürülebilir yönetim yaklaşımları bütüncül bir bakış açısıyla ele alındı. Rektör Prof. Dr. Hamdullah Şevli’nin açılış konuşmasıyla başlayan toplantıda; havza ölçekli su yönetimi, yeraltı ve yüzey sularının korunması, iklim değişikliğinin bölgesel etkileri, tarımsal ve kentsel su kullanımı, ekosistem temelli yaklaşımlar ile kurumlar arası veri paylaşımı ve koordinasyon mekanizmaları üzerinde duruldu. Van’ın içme suyu ihtiyacında büyük paya sahip olan Bejingir kaynağı başta olmak üzere havzadaki su kaynakları üzerinde katılımcıların görüş belirttiği toplantıda, büyükşehir belediyesini temsilen toplantıya katılan Prof. Dr. Ali Özvan, Devlet Su İşleri 17. Bölge Müdürü Cihan Aksoy ve Van Su ve Kanalizasyon İdaresi (VASKİ) Genel Müdürü Emre Eşme, kurum olarak yaptıkları çalışmalar hakkında detaylı bilgi sundu. Toplantı sonunda, Van Gölü Havzası’nda sürdürülebilir su yönetimine yönelik kurumlar arası işbirliğinin güçlendirilmesi, ortak veri altyapısının geliştirilmesi ve bilimsel temelli politika önerilerinin somut eylem planlarına dönüştürülmesi konusunda görüş birliğine varıldı. İlgili başlıklara ilişkin değerlendirme ve önerilerin Van YYÜ Sürdürülebilirlik Ofisi tarafından raporlanarak paydaş kurumlarla paylaşılması ve konu ile ilgili kısa süre içerisinde bir çalıştay yapılması kararlaştırıldı. Ayrıca Danışma Kurulu Toplantısı’nda, Van YYÜ Senatosuna Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi (BAP) tarafından bu konuda proje çağrısına çıkılması önerisinin sunulması kararı alındı. Toplantıya; mimarlık ve tasarım, mühendislik, ziraat, edebiyat ve su ürünleri fakültelerinden öğretim üyelerinin yanı sıra Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, Doğa Koruma ve Millî Parklar, Maden Tetkik ve Arama (MTA) ile İller Bankası yetkilileri katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı ödeme kolaylığı, köy evlerine taşınan depremzedeleri de sevindirdi
12 Şubat 2026 Perşembe - 10:42 Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı ödeme kolaylığı, köy evlerine taşınan depremzedeleri de sevindirdi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı ödeme kolaylığı Kahramanmaraş’ta köy evlerine yerleşen aileleri de sevindirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın deprem konutlarına yönelik açıkladığı, 2 yıl ödemesiz aylık 8 bin 100 TL (köyevleri) ile 8 bin 750 TL’lik (daireler) faizsiz taksit imkânı ile peşin ödemede yüzde 74 indirim sağlayan yeni ödeme modeli, Kahramanmaraş’ta afetzedeleri sevindirdi. Depremin merkezinde TOKİ’den konutlarını teslim alanların yanı sıra köy evlerine yerleşen depremzedeler, açıklanan ödeme planın kendilerine büyük moral verdiğini söyledi. Depremde evleri ağır hasar gören ve yakınlarını kaybeden Adem ile eşi Meryem Ekiz çifti devlet tarafından Dulkadiroğlu ilçesi Güzelyurt köyündeki teslim edilen konutlara taşınmanın mutluluğunu dile getirdi. "Sıcak bir yuvaya kavuştuk, Allah kimseyi evsiz bırakmasın" 50 yıllık şoförlük mesleğinin ardından emekli olduğunu belirten Adem Ekiz, "Depremde evimiz hasar gördü, biladerlerimiz rahmetli oldu. Devletimiz bize ev yaptı, Allah razı olsun. Evler çok güzel, suyumuz geldi, elektriğimiz geldi, iç bakımları da tamamlandı. Sıcak bir yuvaya kavuştuk. Allah kimseyi evsiz bırakmasın" dedi. "2 yıl ödeme olmaması ve peşin ödeme daha da avantajlı" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı faizsiz taksitli ve peşinde yüzde 74 indirimli ödeme modeline de değinen Ekiz," İki yıl ödeme olmaması çok büyük kolaylık. İmkânı olanlar için peşin ödeme daha da avantajlı. Cumhurbaşkanımızdan Allah razı olsun. Artık emekliyim, evimde huzurla oturuyorum" dedi. Eşi Meryem Ekiz ise yaşadıkları zor günleri hatırlatarak, "Çok perişandık. Evimiz yapıldı, şimdi kendi yuvamıza geçtik. Çok mutluyuz. Cumhurbaşkanımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ederiz" diye konuştu.
İzmir’de sağanak etkili oldu: Yollar göle döndü, trafik kilitlendi
12 Şubat 2026 Perşembe - 10:32 İzmir’de sağanak etkili oldu: Yollar göle döndü, trafik kilitlendi İzmir’de sabah saatlerinde etkili olan sağanak yağış, hayatı olumsuz etkiledi. Ana arterlerde trafik kilitlenirken, Narlıdere ve Gaziemir ilçelerinde bazı cadde ve sokakları su bastı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün İzmir için yaptığı "sarı kodlu" kuvvetli yağış uyarısının ardından, beklenen sağanak sabah saatlerinden itibaren kenti etkisi altına aldı. Aniden bastıran ve şiddetini artıran yağış nedeniyle İzmir’in birçok noktasında caddeler ve sokaklar adeta göle döndü. Akçay Caddesi’nde trafik durdu Yağışın en çok hissedildiği noktalardan biri, kentin ana arterlerinden olan Gaziemir Akçay Caddesi oldu. Normal şartlarda da yoğun trafiğin yaşandığı Optimum AVM bölgesinde, su birikintileri ve görüş mesafesinin düşmesiyle birlikte trafik tamamen kilitlendi. Sürücüler, yavaşlayan trafik akışı nedeniyle dakikalarca direksiyon başında beklemek zorunda kaldı. Hem sürücüler hem de karşıdan karşıya geçmeye çalışan yayalar zor anlar yaşadı. Sarnıç’ta sokaklar su altında Gaziemir ilçesi Sarnıç Mahallesi’nde ise bir süredir devam eden ancak henüz tamamlanamayan altyapı çalışmaları, sağanak yağışla birleşince sokaklar suyla doldu. Narlıdere ilçesinde de yine benzer görüntüler yer aldı ve su birikintilerinin bulunduğu caddelerde araçlar trafikte güçlükle ilerledi. Yağışın etkisini sürdürdüğü kentte, belediye ekipleri tıkanan rögarları açmak ve su tahliyesi yapmak için çalışma başlattı. Trafik polisleri ise ana yollarda aksamaların önüne geçmek için yoğun mesai harcıyor. Meteoroloji yetkilileri, yağışın gün boyu aralıklarla devam edeceğini bildirerek vatandaşları ani sel ve su baskınlarına karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı.
Güvenli gıdanın dijital reçetesi Denizli’de yazıldı
12 Şubat 2026 Perşembe - 10:15 Güvenli gıdanın dijital reçetesi Denizli’de yazıldı Denizli, tarımda dijitalleşme ve gıda güvenliği konusunda tarihi bir toplantıya ev sahipliği yaptı. Sektör paydaşlarının yoğun katılımıyla gerçekleşen toplantıda, tarladan sofraya izlenebilirliği sağlayacak olan B-Reçete sistemi tüm yönleriyle ele alındı. Denizli’de Nihat Zeybekçi Kongre ve Kültür Merkezi toplantı salonunda düzenlenen "Bitki Koruma Ürünleri Takip ve B-Reçete sistemi tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda; sürdürülebilir üretim, gıda güvenliği ve dijital takip sistemlerinin tarımdaki geleceği masaya yatırıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Denizli İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Nevzat Zayim, İlin 2025 yılındaki başarılı tarımsal verilerini paylaşarak dijitalleşmenin önemine değindi. Denizli’de ÇKS kayıtlılık oranının %70’e ulaştığını ve 27 erken uyarı sistemiyle çiftçilere 1,3 milyondan fazla bilgilendirme SMS’i ulaştırıldığını belirten İl Müdürü, "Amacımız sadece üretimi artırmak değil; toprak, su ve insan sağlığını koruyarak güvenli bir tarımsal değer oluşturmaktır" dedi. Düzenlenen programa; Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Yunus Bayram, AK Parti Denizli İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Nevzat Zayim, Bakanlığa bağlı kurum ve kuruluş yöneticileri, Oda ve Birlik Başkanları, ziraî ilaç bayileri, reçete yazma yetkilileri, sektör paydaşları ve üreticilerin katılımı ile gerçekleştirildi. Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Yunus Bayram, Türkiye’nin 137 milyon tonluk üretim kapasitesiyle Avrupa Birliği’nde birinci sırada olduğunu vurgulayarak Bitkisel üretimde zirai mücadelenin kaçınılmaz olduğunu ve bu sürecin doğru yönetilmemesi durumunda hem ciddi ürün kayıplarının yaşanacağını hem de insan, çevre ve hayvan sağlığına yönelik risklerin artacağını belirtti. B-Reçete sistemini bir "devrim" olarak nitelendiren Bayram, "Bu sistemle ilacın sadece kime satıldığını değil, son kullanıcının gerçekten üretim yapıp yapmadığını da takip edeceğiz. ’İhtiyaç kadar ilaç’ mottosuyla hareket ediyoruz" ifadelerini kullandı. Sistemin hali hazırda 4 pilot ilde 5 etken madde ile uygulanmaya başladığını belirten Bayram, takvimi şu şekilde detaylandırdı. "Sistem 1 Temmuz 2026 itibariyle tüm illerde devreye girecektir. Bu sayede zirai ilaçların hatalı ve gereğinden fazla kullanımının önüne geçilecek, pestisit kalıntısı sorunuyla mücadelede çok önemli bir adım atılmış olacaktır" dedi. Sistemin halen geliştirme aşamasında olduğunu, ÇKS ve TÜKAS gibi mevcut gibi mevcut veri tabanlarıyla tam entegre bir şekilde çalışacağını, kullanıcılardan gelen geri bildirim ve öneriler doğrultusunda sistem zamanla daha işlevsel ve güçlü bir yapıya kavuşacağını ifade etti. Bayram, temel amacın üreticiye zorluk çıkarmak değil, tarımsal üretimde doğru dozda ve doğru zamanda ilaç kullanımını sağlamak olduğunu vurguladı. Bu kontrollü kullanım sayesinde gıdalardaki pestisit kalıntılarının önlenmesine çok ciddi bir katkı sunulması hedefleniyor" dedi. "Gelecek nesillere zehirlenmemiş topraklar bırakmak zorundayız" Kapanış konuşmasını gerçekleştiren Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, sistemin toplum sağlığı üzerindeki kritik rolüne dikkat çekti. Vali Köşger, "B-reçete sistemiyle her bir gram ilacın nereye atıldığını bilmek, vatandaşımıza sunduğumuz gıdanın güvenliğini garanti altına almaktır. Gelecek nesillere zehirlenmemiş topraklar bırakmak zorundayız" diyerek projenin Denizli için taşıdığı önemi vurguladı. Protokol konuşmalarının ardından Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Yunus Bayram, B-Reçete sisteminin teknik işleyişi, karekod entegrasyonu ve denetim mekanizmalarına dair kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Sunumun ardından geçilen soru-cevap kısmında Bayram; üreticilerin, bayilerin ve ziraat mühendislerinin sisteme ilişkin merak ettiği soruları tek tek yanıtlayarak uygulama sürecindeki yol haritasını netleştirdi. Büyük ilgi gören etkinlik, protokol üyeleri ve katılımcıların günün anısına çektirdiği toplu fotoğraf ile sona erdi.
Adana’da belediyenin kapatmadığı çukurları vatandaş kapattı
12 Şubat 2026 Perşembe - 10:06 Adana’da belediyenin kapatmadığı çukurları vatandaş kapattı Adana’da vatandaşın başvurusuna rağmen hem büyükşehir hem de ilçe belediyesi bozuk yolu yapmayınca, mahalle sakinleri araçlarının daha fazla zarar görmemesi için kürek ve el arabasıyla çukurları kendileri doldurdu. Merkez Sarıçam ilçesine bağlı Gültepe Mahallesi Gelincik Caddesi ve ara sokaklarda uzun süredir bozuk olan yollar mahalle sakinlerini isyan ettirdi. İlçe ve büyükşehir belediyesine yapılan başvurulara rağmen herhangi bir çalışma yapılmayınca vatandaşlar çareyi çukurları kendi imkânlarıyla kapatmakta buldu. Ellerine kürek ve el arabası alan mahalle sakinleri, yoldaki çukurları toprakla doldurarak geçici çözüm üretmeye çalıştı. Mahallede birçok araç çukur nedeniyle hasar gördü, sürücüler maddi zarara uğradı. . Özellikle yağışlı havalarda çukurlar daha da tehlikeli hale gelirken, vatandaş yetkililerden kalıcı asfalt çalışması yapılmasını istedi. Mahalle sakini Zihni Kaynarpınar, "Yolları demeye gerek yok, sizde bizim kadar görüyorsunuz. Buraya yağmur yağdıktan sonra yaya olarak girmemiz imkansız. Belediye buraya bir asfalt döktü, meyil veremediği için bütün su burada birikiyor" diye konuştu. "Dağ yolu daha iyi" Aracının alt takımının zarar gördüğünü ve 22 bin TL masraf yaptığını anlatan Eyüp Erdoğan ise, "Dağ yolu buradan daha iyi. Aracımın alt takımı zarar gördü ve 22 bin TL masraf yaptım. Sarıçam ve büyükşehir belediyesine başvurduk ama kimse gelmedi. Kendi imkanlarımızla çukurları dolduruyoruz ama onlarda çöküyor" dedi. Vatandaşlardan Aydın Akkaş’ta, "Yollarımızın durumu berbat. Her gelen araba zarar görüyor. 2 defa kartel patlattım, 3 bin 500 TL masraf yaptık. Kendi imkanlarımızla çukurları dolduruyoruz. Belediyeye kaç kere müracaat ettik ama gelen, giden yok" ifadelerini kullandı.
Tarihi taş köprü temizlendi, doğaseverler "yüzer bariyer" istedi
12 Şubat 2026 Perşembe - 10:06 Tarihi taş köprü temizlendi, doğaseverler "yüzer bariyer" istedi Aydın’ın Söke ilçesi Sarıkemer bölgesinde bulunan tarihi taş köprüde biriken çöpler temizlendi. Temizlemenin yeterli olmadığına dikkat çeken EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü ise tarihi köprünün korunması için yüzer bariyer sisteminin devreye alınması gerektiğini ifade etti. Bir zamanlar deve kervanlarının geçtiği, 1988 yılında da Kemal Sunal’ın başrolünü oynadığı İnatçı filminin birçok sahnesinin çekildiği tarihi taş köprünün, geçtiğimiz günlerde meydana gelen yağmurlar ile birlikte gelen çöp ve atıklarla menfezleri tıkanmıştı. Tarihi köprünün yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu ifade eden Ekosistemi Koruma ve Doğa Severler Derneği (EKODOSD) Bahattin Sürücü, menfezlere baskı yapan ve oradan Ege Denizi’ne giden atıkların toplanmasını istemişti. Son günlerde etkili olan yağmurların arından saha çalışması gerçekleştiren ekipler, tarihi köprüde de temizlik çalışması gerçekleştirdi. Tarihi köprünün temizlenmesinin ardından açıklama yapan EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, ekiplere teşekkür ederek aynı sorunun tekrar yaşanmaması ve tarihi köprünün korunması adına yüzer bariyer sisteminin devreye alınarak kalıcı çözümün getirilmesi gerektiğini söyledi. Büyük Menderes’in kirletilmemesi ve çöp atılmaması konusunda duyarlı olunması gerektiğini de vurgulayan Sürücü; "Son günlerde meydana gelen aşırı yağışlarla birlikte, Büyük Menderes’e dökülen tüm dere ve çaylardan sadece su değil, doğaya kontrolsüz şekilde atılan çöpler de nehre taşınmaktadır. Ağaç dalları, kütükler, çalı çırpı gibi organik materyallerin yanı sıra, özellikle plastik atıkların yoğunlukta olduğu çöpler Büyük Menderes Nehri’ne ulaşmakta, bu atıklar başta Söke ve Kovanburnu regülatörleri ile Sarıkemer’de bulunan tarihi Taşköprü’nün arkasında birikmektedir. Bu kapsamda, aşırı yağışların ardından regülatörlerin zarar görmesini önlemek ve sulama kanallarına çöp geçişini engellemek amacıyla iş makineleriyle temizlik çalışması yapılmıştır. Aynı şekilde, tarihi Taşköprü’nün arkasında biriken çöplerin de kepçeyle alınması hedeflenmiş, ancak köprünün kemerlerinin büyük ölçüde tıkalı olması nedeniyle yalnızca büyük ağaç kütükleri ve çalı çırpılar kıyıya çıkarılabilmiştir. Küçük ve hafif atıklar ise suyla birlikte köprünün üzerinden geçerek denize ulaşmıştır. Oysa DSİ 21. Bölge Müdürlüğü’nün 2016 yılında geliştirdiği ve Türkiye’de yeni sayılabilecek çok önemli bir uygulama bulunmaktadır. Bu kapsamda, üç adet yüzer bariyer sistemi Büyük Menderes üzerindeki önemli regülatörlerin önüne yerleştirilmiştir. Sulama sezonunda kapakların kapalı olduğu dönemlerde yüzer atıkların regülatör önlerindeki bariyerlerde birikmesi sağlanarak hem tesislerin zarar görmesi engellenmiş hem de atıkların denize ulaşmasının önüne geçilmiştir. İlk yıllarda oldukça başarılı olan bu uygulama, ne yazık ki son 3-4 yıldır kullanılmamakta, yüzer bariyerler işlevsiz halde kıyıda beklemektedir. Bu yüzer bariyer sistemi yeniden devreye alınsa ve ayrıca Taşköprü’nün arkasına da bir bariyer yerleştirilse, Büyük Menderes Nehri’nin katı atık yükü büyük ölçüde azaltılabilecek, çöplerin nehir içindeki sazlıklara ve denize ulaşması engellenebilecek ve Taşköprü’nün yıkılma tehdidi ortadan kalkacaktır. Bu nedenle tüm ilgili kurumları sorumluluklarını yerine getirmeye davet ediyoruz" dedi.