ÇEVRE
MARSU, Mardin’in en büyük grup içme suyu hattında yenileme çalışması başlattı
15 Şubat 2026 Pazar - 11:27 MARSU, Mardin’in en büyük grup içme suyu hattında yenileme çalışması başlattı Mardin Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü, Derik ilçesinde yer alan ve ilin en büyük grup içme suyu projesi olan Hanok grup içme suyu isale hattının ekonomik kullanım ömrünü tamamlayan yaklaşık 28 bin metre uzunluğundaki kısmında yenileme çalışması başlattı. Mardin Büyükşehir Belediyesi MARSU Genel Müdürlüğü, Mardin’in en ücra noktalarına kadar kesintisiz ve sağlıklı içme suyu ulaştırma hedefi doğrultusunda yeni yatırımlarla altyapıyı güçlendirirken, mevcut altyapıda yürütülen iyileştirme çalışmalarıyla su temininde yaşanan sorunlara kalıcı çözümler üretmeye devam ediyor. Bu doğrultuda, Derik ilçesini besleyen Çukursu Mahallesi sınırları içerisinde yer alan Hanok su kaynağından beslenen Alagöz, Ballı, Dumanlı, Kayacık, Doğancı, Yıldız ve Karataş mahallelerini kapsayan, fiziki olarak ömrünü tamamlamış, sık arızalara yol açan ve tarım arazilerinden geçmesi sebebiyle özellikle yaz aylarında müdahalesi sorunlu olan 28 bin metrelik bölümünde yenileme ve deplase çalışmaları başlatıldı. Yapılan yatırımla, uzun süredir altyapı sorunları yaşayan mahallelerde fiziki su kayıplarının azaltılması ve işletme sorunlarının en aza indirgenmesi hedefleniyor. Yenileme çalışmasının tamamlanmasıyla arızaların tespit ve onarım süresi kısalacak, kayıt dışı kullanımın önüne geçilerek işletme sorunları azaltılacak Hanok grup içme suyu hattından su alan mahallelere daha sağlıklı bir içme suyu altyapısı kazandırılacak.
Karın başkenti Bitlis’te şubat sürprizi: Çiçekler karlar arasında açtı
15 Şubat 2026 Pazar - 11:09 Karın başkenti Bitlis’te şubat sürprizi: Çiçekler karlar arasında açtı Bitlis, uzun ve sert kış mevsimiyle "karın başkenti" olarak anılırken, şubat ayında hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıkmasıyla birlikte doğa erken uyanmaya başladı. Bitlis’in en çok kar alan ilçelerinden Tatvan’da kar örtüsünün hemen yanı başında açan turuncu renkli aynısefa (calendula) çiçekleri, kışın ortasında adeta baharı müjdeledi. Çevresinde hâlâ kar yığınlarının bulunduğu toprakta filizlenen çiçekler, kış ile baharın aynı karede buluştuğu dikkat çekici manzaralar oluşturdu. Özellikle beyaz kar örtüsü arasından yükselen canlı renkler, doğanın tüm zorluklara rağmen yeniden canlandığını gözler önüne serdi. Çiçeklerin açtığı alanın bahçe sahibi Mehmet Okay, bu yıl kış mevsiminin Bitlis’te oldukça sert ve çetin geçtiğini belirterek, "Normal şartlarda bu çiçekler mart ayının sonu ya da nisan ayının başı gibi açar. Ancak bu yıl havaların erken ısınmasıyla birlikte beklenenden önce açtılar. Bu durum baharın yaklaştığını gösteriyor" dedi. Uzmanlar ise kısa süreli ılıman havanın bitkileri erken filizlenmeye teşvik edebileceğini, ancak yaşanabilecek ani sıcaklık düşüşlerinin çiçeklere zarar verebileceğini ifade ediyor. Buna rağmen karların arasından yükselen çiçekler, Bitlis’te doğanın uyanışının habercisi olarak yorumlanıyor.
Yeşiltepe Muhtarı’ndan tepkiler hakkında açıklama
15 Şubat 2026 Pazar - 11:04 Yeşiltepe Muhtarı’ndan tepkiler hakkında açıklama Eskişehir’in Yeşiltepe Mahallesi için hazırlanan imar değişikliği planına muhtarlık önünde gösteren tepki vatandaşlar hakkında konuşan Muhtar Meryem Kuş Açıkgöz, "Ben bu projenin yanındayım ama benim imza yetkim yok. Protestodaki 120 kişinin en az 50’si benim mahallemden değildi, dışarıdan taşımalı olarak getirilmişlerdi" dedi. Geçtiğimiz hafta pazar günü Yeşiltepe Mahallesi Muhtarlığı önünde toplanan bir grup vatandaş, Tepebaşı Belediyesi’nce hazırlanıp Büyükşehir Belediye Meclisi’ne sunulan imar değişikliği planına tepki gösterdi. Slogan atan grup, ada bazlı plana karşı Muhtar Meryem Kuş Açıkgöz’e tepki gösterdiler. Yapılan protestolar hakkında konuşan Yeşiltepe Mahallesi Muhtarı Açıkgöz, durumla alakalı kendisinin bir yetkisinin olmadığına dikkat çekti. "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı da projeyi onayladı" Konuyla alakalı konuşan Muhtar Meryem Kuş Açıkgöz, "Pazar günü muhtarlığın önünde eylem yapmak istemişler. Muhalif bile demek istemiyorum, utanıyorum; aynı mahallede muhaliflik olmaz. Mahalle sakinlerinin bir kısmı telefon ederek, ‘Muhtarım, toplantı yapıyormuşsunuz, konunun aslı nedir’ diye sordu. Benim böyle bir etkinliğim veya toplantım olmadığını, ancak benim de geleceğimi söyledim. Olaya bu şekilde dâhil oldum ve durumdan bu şekilde haberim oldu. Oraya gittiğimde gördüm ki; vatandaşın kanuni hakkıdır, özgürlük ve demokrasi vardır. Elbette isteklerini ve dileklerini dile getirecekler ancak o toplantının yeri burası değildi. Ben bu mahallede 62-63 yıldır yaşıyorum ve mahallenin yenilenmeye ihtiyacı var. 12 yıldır da muhtarlık görevindeyim; imar için verdiğim mücadeleye herkes şahittir. Malum, zor bir dönemden geçiyoruz ve deprem riskini her gün hissediyoruz. Balıkesir’de meydana gelen bir deprem bile Eskişehir’i etkiliyorsa şapkayı önümüze koyup düşünmemiz gerekiyor. Cumhurbaşkanımızın talimatıyla yatay mimari ve ayrık nizam vurgusu yapıldı. Belediye de mahalle adına bu doğrultuda çok güzel bir çalışma yaptı. Bu çalışma, meclis üyelerinin oy birliğiyle kabul edildi. Eskişehir Büyükşehir Belediye Meclisi’nden de oy birliğiyle geçti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı da projeyi onayladı" dedi. "Peki, benim imza yetkim mi var?" Projede imza yetkisi olmadığını belirten Açıkgöz, "Ben bu projenin yanında mıyım? Evet, yanındayım. Peki, benim imza yetkim mi var? Benim talimat verme veya ‘hayır, şöyle olsun’ deme yetkim mi var? Yapılan proje kesinlikle mahallemin geleceği için çok uygun bir projedir. Aldığım tepkiler de herhalde bu desteğimden kaynaklanıyor ancak bu tepkiler benim için değil, mahallemiz için bir önem arz etmeli. Gelecek nesil için tarih yazacak bir mahalle olacağını düşünüyorum, bu anlamda projenin arkasındayım. Elbette muhalefet olacak, muhalefet olmazsa güzellikler, iyilikler ve yapılan hizmetler anlaşılmaz. Onlar da kendi şartlarında muhalefet yapıyorlar. Tek üzüldüğüm nokta, mahalle üzerinden siyaset yapılmasıdır. Çünkü bu mahallede hep birlikte yaşayacağız. Siyaseti karıştırmadan oturup karşılıklı bilgi alışverişinde bulunsaydık, eminim ki çok daha uygun ve düzgün projelere de imza atabilirdik. Kendi çıkarını ve menfaatini düşünerek mahalleyi yok sayanların karşısındayım. Pazar günü ben kişi saymadım ancak bir basın mensubu arkadaşımız, 120 kişinin olduğunu ve kendisinin saydığını belirtti. Buna kesinlikle saygı duyuyorum ama herkes şundan adı gibi emin olsun, artık duruma çok daha objektif bakıyorum" ifadelerini kullandı. "O 120 kişinin en az 50’si benim mahallemden değildi" Eylem yapanlardan önemli bir kısmının mahalleden olmadığına değinen Muhtar Açıkgöz, "O 120 kişinin en az 50’si benim mahallemden değildi, dışarıdan taşımalı olarak getirilmişlerdi. Sosyal medyada, ‘herkes gelirken yanında 10 kişi getirsin, nereden geldiği önemli değil’ şeklinde paylaşımlar yapılmış. Burada yaşamayan insanların mahallem üzerinde söz hakkı yoktur. Kimse sırf gruplaşmak uğruna mahallemin ve çocuklarımın geleceğiyle oynamasın. Aslında onlara teşekkür ediyorum; böyle bir durum yaşanmasaydı bu mahallenin kıymeti ve değeri bu kadar artmazdı. Yüreklerine sağlık. Yeşiltepe’nin adını sadece Eskişehir’de değil, tüm Türkiye’de duyurmama vesile oldular. Kendi çaplarında istemeseler de Yeşiltepe için bir hizmet yapmış oldular ve güzellikler ortaya çıktı. Belediyelere, meclis üyelerine, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yürekten teşekkür ediyorum. Yeşiltepe, Eskişehir’de tarih yazacak. ‘Bu planı muhtar yaptı’ diyerek ‘Muhtar istifa’ diye bağırdılar ve beni hedef gösterdiler. Bende imza yetkisi ne gezer? Benim çok büyük hayallerim var. Bir dönem, ‘kanalı temizleyin, buradan gondollar geçsin’ demiştim. Madem her dediğim yapılıyor, bu neden yapılmadı? Eğer bu imar planını ben istediğim için, benim hatırıma yaptılarsa buradan sesleniyorum, 12 yıldır yalvarıyorum; bu kanal adeta bir ölüm kanalıdır. Kapatamıyorsak bile lütfen temizleyelim. Benim çocuklarım deniz görmüyor, 12 yıldır oradan gondollar geçsin diye yalvarıyorum. Onu yapmadılar da imarı mı yaptılar? Üstelik bu plan, ben istediğim için değil, Cumhurbaşkanımızın talimatıyla, depremde can kaybı yaşanmasın diye yatay mimari esasına göre yapıldı. Keşke böyle bir yetkim olsaydı, bunu ben de isterdim" diye konuştu.
Feke’de sel ve heyelan sonrası kapanan yollar ulaşıma açılıyor
15 Şubat 2026 Pazar - 10:59 Feke’de sel ve heyelan sonrası kapanan yollar ulaşıma açılıyor Adana’da etkili olan sağanak yağışın ardından meydana gelen sel, heyelan ve kaya düşmeleri nedeniyle kapanan yollarda ekiplerin yoğun mesaisi sürüyor. İlçede belediye ekipleri ile kamu kurumları iş birliğinde yürütülen çalışmalarda, yollara düşen kayalar iş makineleriyle kaldırılıyor, selin taşıdığı toprak temizlenerek ulaşım yeniden sağlanıyor. Devrilen ağaçlar da ekipler tarafından kaldırılırken heyelan nedeniyle kapanan yolların açılması için çalışmalar aralıksız devam ediyor. Feke Belediye Başkanı Cömert Özen, iki gün boyunca etkili olan sağanak yağışın ilçede ciddi hasara yol açtığını belirterek, "Heyelan ve sel taşkınlarına karşı sahadayız. Mansurlu, Ormancık, Çandırlar, Belenköy, Musalar, Şahmuratlı ve Çondu mahallelerimizde iş makinelerimiz gece gündüz demeden yol açma çalışmalarını sürdürüyor. Vatandaşlarımızın mağdur olmaması için tüm kurumlarla iş birliği içinde yaralarımızı sarıyoruz" dedi. Bölgede ulaşımın tamamen normale dönmesi için ekiplerin sahadaki çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Korku dolu anlar cep telefonu kamerasında Bu arada Feke Belediyesi ekiplerinin 13 Şubat’ta sel suları arasında yol açma çalışmalarına gittiği sırada bir iş makinesi operatörünün yaşadığı korku dolu anlar ise cep telefonu kamerasına yansıdı.
Kelaynaklar doğaya salındı
15 Şubat 2026 Pazar - 10:59 Kelaynaklar doğaya salındı Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde nesli tükenme tehlikesi altında olduğu için koruma altına alınan kelaynak kuşlarından 277 tanesi baharın yaklaşmasıyla birlikte doğaya salındı. 1977 yılında kurularak hizmete başlayan ve nesli tükenme tehlikesi altında bulunan kelaynakların üretim ve korunma çalışmalarının yürütüldüğü istasyonda konuşan Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, her yıl 14 Şubat’ta geleneksel olarak gerçekleştirilen doğaya bırakma programının önemine dikkat çekti. Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü uhdesinde faaliyet gösteren, Bölge Müdürlüğü bünyesinde şeflik olarak yapılandırılan istasyonda 8 personelin görev yaptığını belirten Şıldak, bugün 277 kelaynağın kafes bölümünden alınarak doğal yaşam alanlarına, kayalıklardaki yuvalarına nakledileceğini ifade etti. Kelaynakların yılda iki kez kontrollü olarak doğal ortama bırakıldığını kaydeden Şıldak, haziran ayı sonunda ise göç döneminde kuşların yeniden uğurlandığını, geçtiğimiz yıl göçe uğurlanan 45 kuştan 17’sinin göç ettiğini, diğerlerinin ise bölgede kalmayı tercih ettiğini söyledi. Dünyada kelaynakların iki ana bölgede bulunduğunu belirten Şıldak, göç edebilen türün Türkiye’de, yalnızca Birecik’te yaşadığını kaydederek Birecik’in simgesi haline gelen kelaynakların korunmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Programda, kelaynakların üreme dönemine doğru yeni bir sürece girdiğini belirten Vali Şıldak, bu sürecin Birecik ve Şanlıurfa için önemli bir doğal değer olduğunu söyledi. Şıldak, ayrıca Doğa Koruma ve Milli Parklar teşkilatına, görevli personele ve emeği geçen tüm kurumlara teşekkür ederek, kelaynakların yanı sıra Şanlıurfa’nın bir diğer önemli değeri olan Urfa ceylanlarının da aynı hassasiyetle korunduğunu dile getirdi. Programa Kaymakam Mustafa Gürbüz, Belediye Başkanı Mehmet Begit, ilçe protokolü ve kurum temsilcileri de katıldı.
Yeşiltepe muhtarından tepkiler hakkında açıklama
15 Şubat 2026 Pazar - 10:54 Yeşiltepe muhtarından tepkiler hakkında açıklama Eskişehir’in Yeşiltepe Mahallesi için hazırlanan imar değişikliği planına muhtarlık önünde gösteren tepki vatandaşlar hakkında konuşan Muhtar Meryem Kuş Açıkgöz, "Ben bu projenin yanındayım ama benim imza yetkim yok. Protestodaki 120 kişinin en az 50’si benim mahallemden değildi, dışarıdan taşımalı olarak getirilmişlerdi" dedi. Geçtiğimiz hafta Pazar günü Yeşiltepe Mahallesi Muhtarlığı önünde toplanan bir grup vatandaş, Tepebaşı Belediyesi’nce hazırlayıp Büyükşehir Belediye Meclisi’ne sunulan imar değişikliği planına tepki gösterdi. Slogan atan grup, ada bazlı plana karşı Muhtar Meryem Kuş ’a tepki gösterdiler. Yapılan protestolar hakkında konuşan Yeşiltepe Mahallesi Muhtarı Meryem Kuş Açıkgöz, durumla alakalı kendisinin bir yetkisinin olmadığına dikkat çekti. "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı da projeyi onayladı" Konuyla alakalı konuşan Muhtar Meryem Kuş Açıkgöz, "Pazar günü muhtarlığın önünde eylem yapmak istemişler. Muhalif bile demek istemiyorum, utanıyorum; aynı mahallede muhaliflik olmaz. Mahalle sakinlerinin bir kısmı telefon ederek, ‘Muhtarım, toplantı yapıyormuşsunuz, konunun aslı nedir?’ diye sordu. Benim böyle bir etkinliğim veya toplantım olmadığını, ancak benim de geleceğimi söyledim. Olaya bu şekilde dâhil oldum ve durumdan bu şekilde haberim oldu. Oraya gittiğimde gördüm ki; vatandaşın kanuni hakkıdır, özgürlük ve demokrasi vardır. Elbette isteklerini ve dileklerini dile getirecekler ancak o toplantının yeri burası değildi. Ben bu mahallede 62-63 yıldır yaşıyorum ve mahallenin yenilenmeye ihtiyacı var. 12 yıldır da muhtarlık görevindeyim; imar için verdiğim mücadeleye herkes şahittir. Malum, zor bir dönemden geçiyoruz ve deprem riskini her gün hissediyoruz. Balıkesir’de meydana gelen bir deprem bile Eskişehir’i etkiliyorsa şapkayı önümüze koyup düşünmemiz gerekiyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla yatay mimari ve ayrık nizam vurgusu yapıldı. Belediye de mahalle adına bu doğrultuda çok güzel bir çalışma yaptı. Bu çalışma, meclis üyelerinin oy birliğiyle kabul edildi. Eskişehir Büyükşehir Belediye Meclisi’nden de oy birliğiyle geçti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı da projeyi onayladı" dedi. "Peki, Benim imza yetkim mi var?" Projede imza yetkisi olmadığını belirten Yeşiltepe Mahallesi Muhtarı Meryem Kuş Açıkgöz; "Ben bu projenin yanında mıyım? Evet, yanındayım. Peki, benim imza yetkim mi var? Benim talimat verme veya ‘Hayır, şöyle olsun’ deme yetkim mi var? Yapılan proje kesinlikle mahallemin geleceği için çok uygun bir projedir. Aldığım tepkiler de herhalde bu desteğimden kaynaklanıyor ancak bu tepkiler benim için değil, mahallemiz için bir önem arz etmeli. Gelecek nesil için tarih yazacak bir mahalle olacağını düşünüyorum, bu anlamda projenin arkasındayım. Elbette muhalefet olacak, muhalefet olmazsa güzellikler, iyilikler ve yapılan hizmetler anlaşılmaz. Onlar da kendi şartlarında muhalefet yapıyorlar. Tek üzüldüğüm nokta, mahalle üzerinden siyaset yapılmasıdır. Çünkü bu mahallede hep birlikte yaşayacağız. Siyaseti karıştırmadan oturup karşılıklı bilgi alışverişinde bulunsaydık, eminim ki çok daha uygun ve düzgün projelere de imza atabilirdik. Kendi çıkarını ve menfaatini düşünerek mahalleyi yok sayanların karşısındayım. Pazar günü ben kişi saymadım ancak bir basın mensubu arkadaşımız, 120 kişinin olduğunu ve kendisinin saydığını belirtti. Buna kesinlikle saygı duyuyorum ama herkes şundan adı gibi emin olsun, artık duruma çok daha objektif bakıyorum." "O 120 kişinin en az 50’si benim mahallemden değildi" Eylem yapanlardan önemli bir kısmının mahalleden olmadığına değinen Muhtar Açıkgöz, "O 120 kişinin en az 50’si benim mahallemden değildi, dışarıdan taşımalı olarak getirilmişlerdi. Sosyal medyada, ‘Herkes gelirken yanında 10 kişi getirsin, nereden geldiği önemli değil’ şeklinde paylaşımlar yapılmış. Burada yaşamayan insanların mahallem üzerinde söz hakkı yoktur. Kimse sırf gruplaşmak uğruna mahallemin ve çocuklarımın geleceğiyle oynamasın. Aslında onlara teşekkür ediyorum; böyle bir durum yaşanmasaydı bu mahallenin kıymeti ve değeri bu kadar artmazdı. Yüreklerine sağlık. Yeşiltepe’nin adını sadece Eskişehir’de değil, tüm Türkiye’de duyurmama vesile oldular. Kendi çaplarında istemeseler de Yeşiltepe için bir hizmet yapmış oldular ve güzellikler ortaya çıktı. Belediyelere, meclis üyelerine, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yürekten teşekkür ediyorum. Yeşiltepe, Eskişehir’de tarih yazacak. ‘Bu planı muhtar yaptı’ diyerek ‘Muhtar istifa!’ diye bağırdılar ve beni hedef gösterdiler. Bende imza yetkisi ne gezer? Benim çok büyük hayallerim var. Bir dönem, ‘Kanalı temizleyin, buradan gondollar geçsin’ demiştim. Madem her dediğim yapılıyor, bu neden yapılmadı? Eğer bu imar planını ben istediğim için, benim hatırıma yaptılarsa buradan sesleniyorum, 12 yıldır yalvarıyorum; bu kanal adeta bir ölüm kanalıdır. Kapatamıyorsak bile lütfen temizleyelim. Benim çocuklarım deniz görmüyor, 12 yıldır oradan gondollar geçsin diye yalvarıyorum. Onu yapmadılar da imarı mı yaptılar? Üstelik bu plan, ben istediğim için değil, Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla, depremde can kaybı yaşanmasın diye yatay mimari esasına göre yapıldı. Keşke böyle bir yetkim olsaydı, bunu ben de isterdim" diye konuştu.
Karlar altındaki doğal yaşam Maden köyünde sanatla buluştu
15 Şubat 2026 Pazar - 10:42 Karlar altındaki doğal yaşam Maden köyünde sanatla buluştu Artvin’de geleneksel doğal yaşamın sürdüğü, adına belgeseller çekilip kitaplar yazılan Maden köyü, fotoğraf sanatçılarını ağırladı. Artvin Belediyesi’nin katkılarıyla, "sakin şehir" unvanlı Şavşat ilçesinde yer alan Maden köyünde (Bazgiret) düzenlenen foto safari etkinliğine yaklaşık 40 fotoğraf sanatçısı katıldı. Yaklaşık 2 bin metre rakımda, etrafı dağlarla çevrili ormanlık alanda bulunan köy; bozulmamış doğası, geleneksel mimarisi ve özgün kültürel yapısıyla fotoğraf tutkunlarının ilgisini çekiyor. Akordeon eşliğinde yöresel kıyafetlerle gerçekleştirilen çekimlerde köyün tarihi ahşap evleri objektiflere yansıdı. Etkinlik kapsamında yalnızca manzaralar değil, köy yaşamının günlük ritmi de görüntülendi. Köy sakinlerinin hayvanlarına ot taşırken kullandıkları geleneksel sepetler, yerel taşıma araçları ve el emeğine dayalı yaşam biçimleri objektiflere yansıdı. Yoğun kış şartlarında köylülerin zorlu doğa koşullarına rağmen günlük hayatlarını nasıl sürdürdükleri de fotoğraf kareleriyle kayıt altına alındı. Karla kaplı evleri ve dağ manzarasıyla dikkat çeken köy, yıl boyunca yerli ve yabancı turistler tarafından ziyaret ediliyor. Etkinlik kapsamında geleneksel kıyafetlerini giyen bölge halkı, yöreye özgü enstrümanlar eşliğinde kar üzerinde dans etti. Öte yandan köyde ahşap evler arasında uzanan yolda kızak kayan katılımcılar renkli görüntüler oluşturdu. Etkinliğe katılan fotoğraf sanatçısı ve belgeselci Faruk Akbaş, "Bugün Artvin Belediyesinin katkılarıyla ülkemizin çeşitli yerlerinden gelen fotoğrafçı dostlarımızla burayı fotoğraflamaya çalışıyoruz. 80’lerin sonundan itibaren burayı fotoğraflıyorum. Belgesel filmler yaptık, kitap çıkarttık. Burasını farklı ele almak lazım; birincisi dağlar, köyün etrafı tamamen dağlarla çevrili. Fotoğraf çekmek için Kuzey Pakistan’a gidiyoruz, Nepal’e gidiyoruz. İnanın buranın hiçbir farkı yok. Doğa muhteşem, yüzlerce çeşit çiçeğe ev sahipliği yapıyor. Yaban hayatı olarak ise ayı, tilki, vaşak ne isterseniz var. Onları uzaktan görüp heyecanlanıyoruz. Yaşayan ve kültürüne sahip çıkan ender yerlerden biri Maden köyü. 2 bin metrenin üzerinde, ülkemizin en yüksek köyleri arasında. Böyle kapalı bir yapı olduğu için kültürü de muhafaza etmiş. Ahşap evleri görüyorsunuz, nerede var. Burası ekolojik turizm ya da kırsal turizm anlamında yükselmesi lazım. Bu köylerin de buna ihtiyacı var. Enstrümanları, doğal yerel giysileri var" dedi.
Dondurucu soğuğa meydan okudu: Van Gölü’nde şifa kulaçları
15 Şubat 2026 Pazar - 10:17 Dondurucu soğuğa meydan okudu: Van Gölü’nde şifa kulaçları Van’da bir öğretmen, hem sağlıklı yaşama hem de kış turizmine dikkat çekmek amacıyla Van Gölü’nün dondurucu sularında yüzdü. Doğu Anadolu’nun sert kış şartlarının yaşandığı Van’da, örnek bir farkındalık etkinliğine imza atıldı. Van’da özel eğitim öğretmenliği yapan bir Muhammed Türken, hem sağlıklı yaşama teşvik etmek hem de kış turizminin potansiyelini vurgulamak amacıyla Van Gölü’nün dondurucu ve dalgalı sularına girdi. Hava sıcaklığının sıfırın altında seyrettiği kentte, sabah saatlerinde göl kıyısına gelen Türken, kısa bir hazırlığın ardından dalgalı sulara girerek yüzmeye başladı. Yüzme sonrası açıklamalarda bulunan Türken, düzenli sporun ve soğuk suya kontrollü şekilde girmenin bağışıklık sistemini güçlendirdiğini belirterek, "Yaklaşık 9 yıldır gerek Van Gölü olsun, gerek akan su olsun yılda kışın 4-5 kere suya girip yüzüyorum. Bunun sağlıklı yaşama etkisini bildiğim için ve kendi vücudumda da etkilerini bildiğimden dolayı bunu artık rutin haline getirdim. Bu sayede 12 yıldır kış hastalıklarının hiçbirine yakalanmadım. 12 yıldır aynı okulda görev yaptığım halde benim kış hastalıklarından dolayı hastaneye gittiğimi gören olmadı. Güzel bir şey. Tavsiye ediyorum. Herkesin gelip yapmasını da temenni ediyorum" dedi. Van Gölü’nün dalgalı olduğunu ifade eden Türken, "Bugün Van Gölü hem dalgalı hem soğuk. Su dalgalı olduğu için özellikle yüzme açısından biraz zor görünüyor. Daha önce hiç dalgalı suda kışın yüzmedim. Bugün benim için de bir ilk oldu. Güzel de oldu. Keyifli bir anlar yaşıyoruz" diye konuştu. Soğuk ve dalgalı havaya rağmen yüzme etkinliğini sürdüren Türken, Van’ın doğal güzelliklerinin her mevsim keşfedilmeyi beklediğini ifade etti.