ÇEVRE
04 Mart 2026 Çarşamba - 13:57 AOSB yönetimi, ulaşım sorununu Ankara’ya taşıdı Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB), Bölgenin ulaşım altyapısında yaşanan yoğunluk ve erişim sorunlarını Ankara gündemine taşıdı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu; AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü ile beraberindekileri makamında kabul etti. AOSB’nin 20. Olağan Genel Kurulu’nda yeniden Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilen Bekir Sütcü ve yönetim kurulunu tebrik eden Uraloğlu ile yapılan görüşmede; bölgenin mevcut ulaşım altyapısında yaşanan trafik yoğunluğu, ağır vasıta hareketliliği ve bağlantı yollarındaki kapasite ihtiyacı kapsamlı şekilde ele alındı. Görüşmede, bağlantı yollarının iyileştirilmesi, alternatif güzergahların planlanması, ağır tonajlı araç trafiğini rahatlatacak düzenlemeler ve uzun vadeli ulaşım master planı çerçevesinde hayata geçirilebilecek projeler hakkında değerlendirmelerde bulunuldu. Pozantı-Ceyhan otoyolu masada Görüşmenin ana başlıklarından birini Pozantı-Ceyhan Otoyol Projesi oluşturdu. Projenin; sanayi üretim merkezleri ile liman, enerji ve lojistik hatları arasında kesintisiz ve yüksek kapasiteli bir ulaşım koridoru oluşturacağı vurgulandı. Pozantı’dan Ceyhan’a uzanacak yeni otoyol hattının, özellikle ağır vasıta trafiğini şehir içi yükünden arındırarak sanayi bölgelerine doğrudan ve hızlı erişim sağlayacağı ifade edildi. Projenin hayata geçirilmesiyle birlikte üretimden limana erişim süresinin kısalması, taşıma maliyetlerinin düşmesi, ihracat süreçlerinin hızlanması ve Adana’nın bölgesel lojistik üs konumunun güçlenmesi yönünde önemli kazanımlar sağlanacağı değerlendirildi. Ayrıca söz konusu aksın yalnızca Adana için değil, Çukurova havzası ve çevre iller açısından da stratejik bir ulaştırma omurgası niteliği taşıdığı belirtildi.
04 Mart 2026 Çarşamba - 13:37 Elazığ’da şehitler anıtı restore edildi Elazığ Belediyesi tarafından Kültür Park bünyesinde yer alan Cumhuriyet Dönemi Elazığ Şehitleri Anıtı’nda restorasyon çalışması gerçekleştirildi. Elazığ Belediyesi tarafından şehrin yaşam merkezi Kültür Park yerleşkesinde yer alan ve 358 kahraman şehidin isminin yer aldığı anıtta çevresel faktörler ve zamanın getirdiği yıpranma nedeniyle bir yenileme çalışması gerçekleştirildi. Vatan uğruna canlarını feda eden asker, polis, güvenlik ve kamu görevlilerinin isimlerinin yer aldığı Cumhuriyet Dönemi Elazığ Şehitleri Anıtı’nda, titizlikle gerçekleştirilen çalışmalar doğrultusunda yapı restore edilerek isimlikler yenilendi. Elazığ Belediyesi Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, "Vatan ve millet uğruna can veren aziz şehitlerimizin hatırasını yaşatmak vatan borcumuzdur. Bizim medeniyetimizde şehadet makamı peygamberlik makamından sonra gelen en yüce makamdır. Kahraman şehitlerimizin aziz hatıralarını yaşattığımız Kültür Park yerleşkesinde yer alan Cumhuriyet Dönemi Elazığ Şehitleri Anıtı’nda çevresel faktörlerden dolayı zamanla oluşan yıpranmaları gidermek adına başlattığımız yenileme çalışmalarımızı tamamladık. En büyük kutsallarımız arasında yer alan, vatan ve millet uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizin isimleri, sonsuz minnetimizle, şanlı bayrağımızın altında yaşatılmaya devam edecektir. Aziz şehitlerimizi rahmet ve şükranla anıyoruz" denildi.
Garanti BBVA ve TURMEPA, deniz çayırlarının korunmasına yönelik çalışmalarını kamuoyuyla paylaştı
02 Mart 2026 Pazartesi - 10:45 Garanti BBVA ve TURMEPA, deniz çayırlarının korunmasına yönelik çalışmalarını kamuoyuyla paylaştı 1 Mart Dünya Deniz Çayırları Günü’nde Garanti BBVA ve TURMEPA, Mavi Nefes Projesi kapsamında deniz çayırlarının korunmasına yönelik çalışmalarını kamuoyuyla paylaştı. Göcek’te yürütülen çalışmalarla ekilen deniz çayırı sayısı 14 bine ulaşırken, alanlar "oksijen üretim noktası" olarak işaret şamandıralarıyla koruma altına alındı. Proje ile deniz çayırı restorasyonundan atık temizliğine, mercan ekosistemlerinin korunmasından farkındalık eğitimlerine uzanan bilim temelli ve ölçülebilir çalışmalarla deniz ekosistemlerinde kalıcı etki oluşturuluyor. Garanti BBVA, DenizTemiz Derneği/ TURMEPA iş birliğiyle 2021 yılından bu yana sürdürdüğü Mavi Nefes Projesi ile deniz çayırlarının korunmasına yönelik çalışmaları ve ulaşılan somut sonuçları 1 Mart Dünya Deniz Çayırları Günü vesilesiyle kamuoyuyla paylaştı. Denizlerin oksijen üretiminde, karbon tutumunda ve biyolojik çeşitliliğin devamlılığında kritik rol üstlenen deniz çayırları, Mavi Nefes Projesi’nin ana odak alanlarından birini oluşturuyor. Halen bu bitki odağında Fethiye-Göcek, Marmara Denizi Prens Adaları ve Saros’ta çalışmalara devam ediliyor. Proje kapsamında Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde yürütülen çalışmalarla bugüne kadar ekilen deniz çayırı fidesi sayısı 14 bine ulaştı. Ekilen alanlarda canlılık oranı yüzde 70’in üzerinde seyrediyor. 2025 yılında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında Göcek’te gerçekleştirilen 14 bin deniz çayırı ekimi, işaret şamandıralarıyla "oksijen üretim noktası" olarak koruma altına alındı. Bu alanlar, denizlerin doğal karbon yutakları ve oksijen kaynakları olarak kritik bir işlev üstleniyor. Mavi Nefes Marmara Denizi İyileştirme Projesi kapsamında, Marmara Denizi’nin ekolojik açıdan en hassas bölgelerinden biri olan Prens Adaları çevresinde de müsilajın deniz altı habitatları üzerindeki etkilerini azaltmaya yönelik saha çalışmaları başlatıldı. Proje ile geliştirilen yenilikçi temizleme tekniğinin sahada test edilmesiyle Marmara Denizi’nin ekolojik dayanıklılığını artırmaya yönelik bilim temelli çözümler üretilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda geliştirilen ve Venturi sistemiyle çalışan yenilikçi temizleme cihazı da sahada test ediliyor; hava basıncı kullanılarak müsilajın mercanlar, algler ve deniz çayırları gibi hassas canlıların üzerinden zarar vermeden uzaklaştırılması sağlanıyor. Deniz çayırları yalnızca oksijen üretmekle kalmıyor; atmosferdeki karbonu tutarak iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir rol oynuyor. Bir kilometrekare deniz çayırı, ortalama 1.000 insanın yıllık oksijen ihtiyacını karşılıyor. Aynı zamanda balıklar ve pek çok deniz canlısı için yaşam ve üreme alanı oluşturuyor; dalga enerjisini azaltarak kıyı erozyonunu önlüyor. Ayrıca, sediment tabakalarında geçmiş yüzyılların izlerini saklayarak ekosistemin hafızasını oluşturuyor. Göcek’te 2.000 yaşında deniz çayırı keşfedildi Mavi Nefes Projesi kapsamında Göcek’te gerçekleştirilen bilimsel çalışmalar, Türkiye deniz araştırmaları açısından da önemli bir kilometre taşı oldu. Geçtiğimiz yıl Kızılada açıklarında tespit edilen bir deniz çayırının yaklaşık 2.000 yaşında olduğunun belirlenmesinin, Türkiye’de bu alanda gerçekleştirilen ilk yaş tayini çalışması olarak kayda geçtiği aktarıldı. Mahmut Akten: "Deniz çayırları, denizlerin ve gezegenimizin geleceği için kritik önemde" Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, 1 Mart Dünya Deniz Çayırları Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Deniz çayırları, denizlerin ve gezegenimizin geleceği için kritik öneme sahip doğal varlıklar. Oksijen üretiminden karbon tutumuna, biyolojik çeşitliliğin korunmasından kıyıların güvenliğine kadar çok boyutlu bir ekosistem hizmeti sunuyorlar. Mavi Nefes Projesi ile 2021’den bu yana bilimin rehberliğinde attığımız adımlarla denizlerimizin yalnızca yüzeyini değil, deniz altı yaşamını da korumayı hedefliyoruz. Göcek’te 14 bine ulaşan deniz çayırı ekimi ve bu alanların ‘oksijen üretim noktası’ olarak koruma altına alınması, uzun vadeli ve kalıcı etki oluşturma kararlılığımızın yansıması. Şimdi önümüze yeni bir hedef daha koyduk ve 20 bin deniz çayırına ulaşmak istiyoruz. Garanti BBVA olarak sürdürülebilirliği iş stratejimizin merkezinde konumlandırırken, denizlerimizin nefes alması için bilimi, sivil toplumu ve gönüllüleri bir araya getirmeye devam edeceğiz." Şadan Kaptanoğlu: "Deniz çayırlarını korumak, denizlerin geleceğini korumaktır" TURMEPA Yönetim Kurulu Başkanı Şadan Kaptanoğlu, "Deniz çayırları, deniz ekosisteminin temelini oluşturan ve iklim krizine karşı en güçlü doğal müttefiklerimizden biri olan hassas habitatlardır. Mavi Nefes Projesi ile bilimsel veriler ışığında yürüttüğümüz koruma ve restorasyon çalışmaları sayesinde yalnızca bugünü korumayı değil, gelecek nesillere sağlıklı ve dirençli denizler bırakmayı amaçlıyoruz. Bölge halkının bilgi ve deneyimini sürece dahil ederek, bakanlıklar, kamu kurumları ve tüm paydaşlarımızla katılımcı bir anlayışla sahada birlikte çalışıyor, yerel sahiplenmeyi güçlendirerek kalıcı çözümler üretmeye devam ediyoruz" diye konuştu. Mavi Nefes’in çok boyutlu etkisi 2021 yılında Marmara Denizi’ndeki müsilaj krizine yanıt olarak doğan Mavi Nefes Projesi ile yalnızca temizlik değil, deniz altı yaşamını onaran bilim temelli ve uzun vadeli çözümler üretmek hedefleniyor. Bugüne kadar Marmara’dan Göcek’e, Saros Körfezi’nden Van Gölü’ne uzanan proje, denizlerde atıkların toplanmasından bilimsel araştırmalara, eğitim programlarından biyoçeşitlilik haritalamasına kadar uzanan kapsamlı çalışmalarıyla deniz ekosistemine kalıcı fayda sağlamayı hedefliyor.
İşte çığdan korunma yöntemleri
02 Mart 2026 Pazartesi - 10:13 İşte çığdan korunma yöntemleri Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğü, son günlerde kuvvetli kar yağışı ile birlikte bölgede potansiyel tehlike olan çığa dikkat çekti. Çığın genellikle bitki örtüsünden yoksun engebeli, dağlık ve eğimli arazilerde, vadi yamaçlarında tabakalar halinde birikmiş olan kar kütlesinin iç ve/veya dış kuvvetlerinin etkisi ile başlayan bir ilk hareket sonucu, yamaçtan aşağıya doğru hızla kayması olarak tanımlandığı vurgulanan paylaşımda, çığdan korunma yöntemleri madde madde anlatıldı. Paylaşımda, "Ilık bir günün ardından ani sıcaklık düşüşünün meydana gelmesi rüzgarın 24 saatten uzun bir süre 7 m/sn den daha hızlı esmesi durumlarında çığ oluşumu için daha elverişli ortamı oluştururlar. Diğer taraftan, uzun süreli kar yağışlarından sonraki ilk güneşli gün, eğer kar yüzeyi donmuş ise açık ve bulutsuz bir geceden sonraki ilk gün çığ oluşumuna oldukça uygundur" denildi. İşte çığdan korunma yöntemleri Uzmanlar çığın genellikle çok hızlı geliştiğini ve hareket ettiğini hatırlatarak, "Bu nedenle, çığın oluşması farkedildikten sonra mümkün olduğunca hızlı ve soğukkanlı olunmalıdır. Çığın başlangıç anından sonra, bina içinde değil dışarıda bulunuyorsanız, çığ başladığında, çığın büyüklüğüne, hızına, patikanın genişliğine, etrafta var olan araçlara ve var olan daha güvenli yerlere bağlı olarak, o alandan çok hızlı bir şekilde ayrılmaya karar verin. Çığın daha yavaş ve yüksekliğinin az olduğu kenar kısımlarına ulaşmaya çalışın. Bağırarak veya başka ses kaynaklarını kullanarak diğer insanları uyarın. Eğer çığa yakalanmanız kesin ise veya o anda kayak yapıyorsanız, kayak batonlarını ve kayaklarınızı çıkarıp atın,sabit bir ağaç,kaya veya başka bir cisme tutunmaya çalışın. Kırılmış ağaç ve kaya parçalarından uzak kalmaya veya korunmaya çalışın" dediler.