ÇEVRE
16 Mart 2026 Pazartesi - 18:35 Muğla’ya Bayramda yağış bekleniyor Meteoroloji Genel Müdürlüğü 4. Bölge Müdürlüğü Bölge Tahmin ve Uyarı Merkezi tarafından yapılan değerlendirmede Muğla bölgesi Ramazan Bayramı süresince gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor. Yapılan açıklamada, "Bölgemizin 18 Mart 2026 Çarşamba gününden itibaren, batı kesimlerden başlayarak yağışlı ve soğuk havanın etkisi altına gireceği tahmin ediliyor. Bölgemizin 19 Mart Arife Günü ve 20-22 Mart Bayram Günlerinde yağışlı ve soğuk havanın etkisi altında kalması bekleniyor. Yağışların genellikle yağmur ve sağanak, iç kesimlerinin yükseklerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görüleceği tahmin ediliyor. Mevsim normalleri civarında ve yer yer üstünde seyreden hava sıcaklıklarının, bayram süresince mevsim normallerinin birkaç derece altında seyredeceği tahmin ediliyor. Arife Günü (19.03.2026 Perşembe): Bölgemiz genelinin çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı, sahil kesiminin yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı olması bekleniyor. İç ve yüksek kesimlerde yağışların yer yer karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması tahmin ediliyor. Bayramın 1. günü (20.03.2026 Cuma): Bölgemiz genelinin çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı, sahil kesiminin yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı olması bekleniyor. İç ve yüksek kesimlerde yağışların yer yer karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması tahmin ediliyor. Bayramın 2. günü (21.03.2026 Cumartesi): Bölgemiz genelinin çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı, sahil kesiminin yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı olması bekleniyor. İç ve yüksek kesimlerde yağışların yer yer karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması tahmin ediliyor. Bayramın 3. günü (22.03.2026 Pazar): Bölgemiz genelinin çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı olması bekleniyor. İç ve yüksek kesimlerde yağışların yer yer karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması tahmin ediliyor. Arife günü ve Bayram Süresince Muğla’da Çarşamba günü Muğla 17/5, Perşembe günü 13/4, Cuma günü 14/3, Cumartesi günü 13/2 derece olması bekleniyor" denildi.
16 Mart 2026 Pazartesi - 18:16 Muş’ta yeni doğan oğlaklara özenli bakım Muş’un Karabey köyünde keçilerin doğum sezonu devam ederken, dünyaya gelen oğlaklar üreticilerin yüzünü güldürüyor. Besici Abuzer Güngör, annesinden süt ememeyen bir oğlağa ise adeta bebek gibi bakıyor. Muş’ta keçilerin doğum sezonunun başlamasıyla birlikte dünyaya gelen oğlaklar besicilerin umutlarını artırdı. Karabey köyünde yaşayan besici Abuzer Güngör, erken doğduğu için annesinden süt ememeyen oğlağa özel bakım uyguluyor. Annesinden süt ememediği için güçsüz kalan oğlağı soğuktan korumak amacıyla evine alan Güngör, sobanın arkasında sıcak bir ortam oluşturduğu oğlağı biberonla besliyor. Abuzer Güngör, "Erken doğum olduğu için bazen sakat doğan oğlaklar oluyor. Bu nedenle diğer oğlaklara göre daha zayıf ve güçsüz kalıyorlar. Biz de bu durumdaki oğlağı evin içinde besliyoruz. Biberonla ve şırıngayla süt içiriyoruz. Evde bakmamızın sebebi ise diğer oğlaklara göre zayıf olduğu için sürü içinde ezilme ihtimali olmasıdır. Birkaç gün boyunca içeride besleyerek gelişimini sağlamaya çalışıyoruz. Gelişimini tamamlayıp durumu iyi olduğunda tekrar ağıla götürüyoruz. Daha sonra annesinin yanına bırakıp diğer oğlaklarla birlikte büyümesini sağlıyoruz" dedi. Amcası ile birlikte oğlağın bakımını üstlenen 5 yaşındaki Eliz Serra Güngör, "Bu benim keçim, buna çok iyi bakıyorum. Keçim hastalandı diye evde bakıyorum. Süt veriyorum ve saçını tarıyorum" diye konuştu.
Seza Çimento, yeni elektrikli araç filosuyla çevreci vizyonunu güçlendirdi
19 Şubat 2026 Perşembe - 10:21 Seza Çimento, yeni elektrikli araç filosuyla çevreci vizyonunu güçlendirdi Seza Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, "Sıfır emisyonla çalışacak bu araçlarımızla çevresel sorumluluğumuzu yerine getirmeye devam ederken operasyonel verimliliğimizi de artıracağız" dedi. Doğu Anadolu Bölgesi’nin en teknolojik ve çevreci fabrikalarından biri olan Seza Çimento, karbon ayak izini azaltmak amacıyla filosuna 16 adet tamamen elektrikli iş makinesi dahil etti. Bu araçlardan 3,7 metreküp yük taşıma kapasitesine sahip 4 adet elektrikli yükleyici ve 70 ton yük taşıma kapasitesine sahip 4 adet elektrikli kamyon operasyonel süreçlerde kullanılmaya başlandı. Filonun geri kalan kısmını oluşturan 4,7 metreküp yük taşıma kapasitesine sahip 2 adet elektrikli yükleyici ile 70 ton yük taşıma kapasitesine sahip 6 adet elektrikli kamyonun ise mart ayı sonuna kadar teslim alınması planlanıyor. Yeni yatırımı değerlendiren Seza Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, çevreye duyarlı bir çimento fabrikası kurmanın ve işletmenin büyük bir yatırım gerektirdiğini ancak bu adımların uzun vadede hem verimlilik hem de çevresel ve toplumsal fayda sağladığını ifade etti. 10 yıl önce yola çıkarken hedeflerinin bölgeye sadece sanayi yatırımı yapmak değil, aynı zamanda en çevreci tesislerden birini kazandırmak olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Açık, "Yeni elektrikli iş makinelerimiz, kurulduğumuz günden bu yana kararlılıkla sürdürdüğümüz yeşil dönüşüm yolculuğumuzun önemli bir halkasıdır. Sıfır emisyonla çalışacak bu araçlarımızla da çevresel sorumluluğumuzu yerine getirmeye devam ederken operasyonel verimliliğimizi de artıracağız" diye konuştu.
Kuşadası Belediyesi depreme karşı aldığı önlemleri İzmir’de anlattı
19 Şubat 2026 Perşembe - 10:13 Kuşadası Belediyesi depreme karşı aldığı önlemleri İzmir’de anlattı Kuşadası Belediyesi tarafından personel arasından gönüllülük esasına göre seçilerek oluşturulan hafif düzey arama kurtarma ekibi (KUBAK), Kıyı Ege Belediyeler Birliği’nin (KEBB) düzenlediği ‘İzmir’de Afet’ adlı panele katıldı. Ekip panelden önce kurulan stantlarda, Kuşadası Belediyesi’nin kenti muhtemel deprem ve afetlere karşı hazırlıklı hale getirmek için yaptığı çalışmaları etkin bir şekilde anlattı. Kıyı Ege Belediyeler Birliği Kent Söyleşileri programı, İzmir Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programa İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ile farklı il ve ilçelerin belediye başkanları katıldı. Kuşadası Belediyesi’nin Afet İşleri Müdürlüğü bünyesinde oluşturduğu hafif düzey arama kurtarma ekibi olan KUBAK da programdaki yerini aldı. KUBAK ekibi, kurdukları stantta broşürler ve çeşitli materyallerle Kuşadası Belediyesi’nin kenti muhtemel deprem ve afetlere karşı hazırlıklı hale getirmek için yaptığı çalışmaları etkin bir şekilde anlattı. Yoğun ilgi gören KUBAK ekibinin standını, il ve ilçelerin belediye başkanları ile AKUT kurucusu Nasuh Mahruki de ziyaret etti. KUBAK ekibi daha sonra ‘İzmir’de Afet’ adlı panele katıldı. Kuşadası Belediyesi’nin, aktif fay hatları üzerinde yer alan kenti muhtemel deprem ve diğer doğal afetlere karşı daha güvenli hale getirmek için çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Afet İşleri Müdürü Jeoloji Mühendisi Edip Adanalı, "Toplanma ve barınma alanları ile ilgili çalışmalarımız çok önceden tamamlandı. Ayrıca riskli yapılarda denetim sağlamaya ve önlem almaya yönelik çalışmalarımızı da titizlikle sürdürmekteyiz. Bunun yanında eğitimi devam eden hafif düzey arama kurtarma ekibi ile de çalışmalarımızı farklı bir boyuta taşıdık" diye konuştu.
Tohma Çayı’nın ekolojik sağlığı bilimsel olarak ortaya kondu
19 Şubat 2026 Perşembe - 10:01 Tohma Çayı’nın ekolojik sağlığı bilimsel olarak ortaya kondu Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ), bölgenin en önemli su kaynaklarından biri olan Tohma Çayı’nın ekolojik durumunu ortaya koyan uluslararası düzeyde iki önemli bilimsel çalışmayı kamuoyuyla paylaştı. MTÜ Ziraat Fakültesi Su Ürünleri Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Memet Varol tarafından yürütülen araştırmalar, alanında en saygın uluslararası bilimsel dergilerden Environmental Research ve Journal of Environmental Chemical Engineering’de yayımlanarak dünya bilim literatürüne girdi. Rektör Prof. Dr. Recep Bentli, çalışmaların hem bölgesel çevre yönetimi hem de sürdürülebilir doğal kaynak kullanımı açısından önemli bilimsel veriler sunduğunu belirtti. Sivas’ta doğan ve Malatya’dan geçerek Karakaya Barajı’na ulaşan, aynı zamanda Fırat Nehri’nin önemli kollarından biri olan Tohma Çayı; tarımsal sulama, balıkçılık ve ekosistem sürdürülebilirliği açısından kritik öneme sahiptir. 2023-2024 yılları arasında nehrin 13 farklı noktasından alınan su ve sediman örnekleri üzerinde yapılan analizler sonucunda su içerisindeki ağır metal seviyelerinin, Dünya Sağlık Örgütü ve Avrupa Birliği limit değerlerinin altında olduğu, mevcut şartlarda insan sağlığı açısından kanserojen risk bulunmadığı ve suyun tarımsal sulama ve sucul yaşam açısından uygun olduğu belirlenmiştir. Nehir yatağındaki birikimler gelecek için uyarı niteliğinde Araştırma kapsamında nehir tabanındaki sediman örneklerinde ise özellikle Nikel, Kadmiyum ve Krom metallerinin birikim gösterdiği tespit edilmiştir. Bu birikimlerin özellikle nehrin yukarı havzasında dip canlıları için potansiyel risk oluşturabileceği değerlendirilmiştir. Kirlilik kaynaklarına ilişkin yapılan bilimsel değerlendirmelerde, nehirdeki metal birikiminin farklı kaynaklarla ilişkili olduğu belirlenmiştir. Bu kapsamda, Kangal bölgesindeki termik santral faaliyetleri ile Kuluncak çevresindeki madencilik çalışmalarının, nehrin yukarı havzasında metal birikimine neden olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca evsel atıklar ile Organize Sanayi Bölgesi’nin atıklarını taşıyan Şahnahan Çayı’nın Tohma Çayı ile birleştiği noktalarda metal konsantrasyonlarında artış gözlemlenmiştir. Rektör Bentli: "Bilimsel veriler, doğal kaynaklarımızın korunmasında yol göstericidir" Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, "Bilimsel çalışmalarımız, Tohma Çayı’nın su kalitesinin mevcut durumda güvenli olduğunu göstermektedir. Ancak nehir tabanında tespit edilen birikimler, sanayi ve madencilik faaliyetlerinin daha yakından izlenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Üniversite olarak, doğal kaynaklarımızın korunmasına katkı sunan ve karar vericilere bilimsel veri sağlayan araştırmalar yürütmeye devam edeceğiz" dedi.
Bursa Ovası’nı sulayan Gölbaşı göletinde sevindirici gelişme
19 Şubat 2026 Perşembe - 09:59 Bursa Ovası’nı sulayan Gölbaşı göletinde sevindirici gelişme Bursa’nın dünyaca ünlü simge tarım ürünlerinden şeftali, armut ve siyah incir ile birçok meyve ve sebzenin üretiminde önemli görev üstlenen Gölbaşı göletindeki doluluk oranı yüzde 50’ye yaklaştı. 1938’den bu yana Bursa Ovası’nın verimli topraklarını suyla buluşturan tarihi Gölbaşı Göleti, yaz aylarında belki de tarihinin en zor günlerini yaşadı. Ciddi oranda çekilme yaşanan ve küçülen göletteki bu durum özellikle çiftçileri endişeye sürükledi. Göletin kurumasının armut, şeftali, incir ve kiraz gibi meyveler ile çeşitli sebzelerin üretimini sıkıntıya sokacak olması korkuttu. Kestel ilçesi sınırlarında bulunan ve Bursa’nın simge tarım ürünlerinin adeta sigortası konumunda bulunan Gölbaşı göleti de ocak ve şubat aylarındaki yağışlardan nasibini aldı. Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünden alınan bilgilere göre, maksimum hacmi 14,24 milyon metreküp olan gölün aktif hacmi 16 Şubat’ta 6,4 milyon metreküp olarak ölçüldü. Göldeki doluluk oranı yüzde 46,3’e ulaşırken, yağışların sürmesiyle bu oranın önümüzdeki günlerde daha da yükselmesi bekleniyor. Gölle ilgili iddialar "Göletin tabanında rüsubat yoğunluğuna ilişkin şikayetler var ve yıllardır temizlenmediği belirtiliyor. Bununla ilgili bir çalışma olacak mı?" şeklindeki soruya ise DSİ yetkilileri şu cevabı verdi: "Mevcut işletmede olan Gölbaşı barajının rezervuar kısmında suyun getirdiği (kum, mil) malzeme Gölbaşı Barajı’nın minimum su seviyesinin altında bulunan ve ölü hacim denilen bir alanda biriken bir malzemedir. Barajın ölü hacmi, minimum işletme kotunun altında kalan ve katı madde birikimi için ayrılmış ve faydalanılmayan hacimdir. Baraj işletmesinde; rezervuarın en düşük kotu, ölü hacmin üst kotu yani minimum su seviyesi kotudur. Barajın yardımcı yapılarından biri olan ve rezervuarda biriken suyu alıp baraj mansabına aktaran dipsavak yapısı da rezervuardaki suyu ölü hacmin üst kotundan yani minimum su seviyesi kotundan alır. Ölü hacmin temizlenmesi durumunda su seviyesi dipsavak su alma seviyesinin altına düşecek ve dipsavak yapısı rezervuardaki suyu cazibeli bir şekilde alamayacaktır." Ciddi bir maliyet doğuracak ve suyu artırmayacak Ölü hacim bölgesinde birikecek suyun temin edilebilmesi için gerek o bölgede biriken kum, mil v.b. nin makineli çalışma ile temizlenmesinin ciddi bir ekonomik maliyet doğuracağı vurgulanan DSİ açıklamasında, şunlar kaydedildi: "Diğer taraftan baraj işletme çalışması ve sulama sahalarının belirlenmesi minimum su seviyesi üzerindeki hacme göre belirlendiği için ölü hacim bölgesinin temizlenmesi sulama sahalarında da herhangi bir artışa neden olmayacaktır. Bu nedenle ölü hacimdeki malzemenin temizlenmesi barajda sulamada kullanılan su miktarında bir artış sağlamayacaktır. Şu anki durumda ölü hacim dolu olduğundan baraja yağışlardan gelen tüm suyun dipsavaktan alınması mümkündür. Bu nedenle ölü hacimdeki yani minimum su seviyesinin altındaki malzemenin alınmasının teknik olarak sulama suyu açısından herhangi bir faydası olmayacaktır."
Prof. Dr. Elmastaş: "Kuraklık riski azaldı ama tasarruf şart"
19 Şubat 2026 Perşembe - 09:44 Prof. Dr. Elmastaş: "Kuraklık riski azaldı ama tasarruf şart" Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Rektörü Necmettin Elmastaş, bu yıl kış mevsiminde alınan yağış miktarının geçen yıla oranla daha iyi seviyede olduğunu belirterek, "Kuraklık riski azaldı ama tasarruf şart" dedi. Prof. Dr. Elmastaş, 2025-2026 kış sezonunda bölgede etkili olan yağışlara ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Elmastaş, bu yıl kış mevsiminde alınan yağış miktarının geçen yıla oranla daha iyi seviyede olduğunu belirterek, özellikle kar yağışının bölge açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Bölgedeki ölçümlere göre kar kalınlığının yer yer 5 metreyi aştığını dile getiren Elmastaş, bunun hem su kaynakları hem de tarımsal faaliyetler açısından sevindirici bir gelişme olduğunu söyledi. Yağışların büyük oranda kar şeklinde gerçekleştiğini vurgulayan Elmastaş, "Kış sezonunda alınan kar yağışları, barajlar ve yer altı su kaynakları açısından ciddi bir katkı sağlıyor. Önümüzdeki aylarda da yağışların devam edeceği tahmin ediliyor. Bu durum özellikle yaz aylarında yaşanabilecek kuraklık riskini azaltacaktır" dedi. Elmastaş, mevcut tabloya rağmen temkinli olunması gerektiğine dikkat çekerek, "Yağışların büyük kısmı kar şeklinde olduğu için şu an itibarıyla gölleri ve göl ekosistemlerini doğrudan besleyen bir akış henüz oluşmadı. Ancak önümüzdeki aylarda yağışların bir miktar daha devam edeceği öngörülüyor. Bu durum, kuraklığın şiddetini geçmiş yıllara göre bir nebze azaltabilir" dedi. Son yıllarda kuraklığın etkilerinin özellikle göl seviyelerindeki düşüşten net şekilde gözlemlendiğini vurgulayan Elmastaş, bu düşüşün tek nedeninin yağış azlığı olmadığını ifade etti. Yeraltı su kaynaklarının özellikle tarımsal sulamada yoğun ve kontrolsüz kullanılmasının, gölleri besleyen kaynakların zayıflamasına yol açtığını belirten Elmastaş, "Akiferlerde ve yeraltı su tavlalarında seviyelerin aşağı doğru indiğini gözlemliyoruz. Bu kullanım şekli devam ederse, yağış artsa bile kuraklık tehdidi sürecektir" diye konuştu. Tarımda su kullanımına da özel bir parantez açan Elmastaş, çiftçilere önemli uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Elmastaş, "Ne kadar çok su verirsem o kadar çok verim alırım anlayışından vazgeçmemiz gerekiyor. Hâlâ vahşi sulama yapan üreticilerimiz var. Bu yöntem hem bitkinin köküne zarar veriyor hem de toprağın içindeki faydalı minerallerin yıkanmasına neden oluyor" dedi. Çözümün modern sulama tekniklerinden geçtiğini vurgulayan Elmastaş, özellikle damlama sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini ifade ederek, "Daha kontrollü ve iktisatlı su kullanımı hem tarımsal verimi artırır hem de toprak-su dengesini korur. Aksi halde ilerleyen yıllarda tarım ve su kaynakları açısından daha büyük sorunlarla karşılaşabiliriz" şeklinde konuştu.