ÇEVRE
15 Mart 2026 Pazar - 01:06 Hatay Büyükşehir Belediyesi, Payas’ta içme suyu şebeke hattını yeniliyor Hatay Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (HATSU) tarafından Payas ilçesinde yürütülen 396 milyon 849 bin TL sözleşme bedeline sahip içme suyu şebeke inşaatı projesinde çalışmalar sürüyor. Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB), il genelinde sağlıklı ve kesintisiz içme suyu temin etmek amacıyla yürüttüğü altyapı yatırımlarına aralıksız devam ediyor. HBB Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (HATSU) tarafından Payas ilçesinde hayata geçirilen Payas İçme Suyu Şebeke İnşaatı Projesi’nde çalışmalar hızla ilerliyor. Payas’ın içme suyu şebekesini yenileyecek 396 milyon 849 bin TL’lik sözleşme bedeline sahip proje ile ilçenin içme suyu altyapısı modern ve sağlıklı bir yapıya kavuşturuluyor. Proje kapsamında toplam 180 kilometre içme suyu hattı inşa edilmesi planlanırken bugüne kadar 125 kilometrelik hattın döşemesi tamamlandı. Ayrıca planlanan 7 bin 500 abone bağlantısının 3 bin 800’ü tamamlanarak hizmete alındı. Cumhuriyet, Fatih, Kürtül, Yıldırım Beyazıt, İstiklal, Karaçam, Yenişehir, Karbeyaz, Çağlalık, Kozludere, Sincan ve Bayraktepe mahallelerinde yürütülen çalışmalar kapsamında ekonomik ömrünü tamamlayan eski ve sağlıksız borular modern ve dayanıklı altyapı malzemeleriyle yenileniyor. HATSU yetkilileri, Cumhuriyet, Yıldırım Beyazıt, Fatih, İstiklal ve Kürtül mahallelerinde çalışmaların tamamlandığını belirterek, yatırımla Payas’ta içme suyu iletiminde yaşanan sorunların kalıcı olarak giderilmesinin ve vatandaşlara daha sağlıklı, güvenli ve kesintisiz içme suyu sağlanmasının amaçlandığını kaydetti.
Bursa trafiğine 40 kilometrelik nefes: Bursa’dan geçiş süresi 30 dakika kısalacak
22 Şubat 2026 Pazar - 10:24 Bursa trafiğine 40 kilometrelik nefes: Bursa’dan geçiş süresi 30 dakika kısalacak İstanbul ile İzmir arasındaki otoyol geçişinin şehir içinden sağlanması nedeniyle son dönemde günlük 120 bin araca ulaşan Bursa trafiği için yeni proje hayata geçiriliyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından hazırlıkları sürdürülen proje ile ilgili açıklamalarda bulunan AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, "Öncelikle Bursa’nın trafiği son zamanlarda ciddi manada yoğun hale gelmeye başlamıştı. Biliyorsunuz İstanbul’dan İzmir’e doğru giden otoban Bursa’nın şehir içerisine girip devam ediyor. Ardından da aynı şekliyle Ankara’dan gelen otoyolumuz Bursa istikametine girip İstanbul’la beraber birleşip oradan İzmir yoluna doğru devam ediyordu. Son dönemde artık trafiğin iyice artıyor olması, özellikle yoğun trafik dönemlerinde günlük geçişlerin 120 bin civarına ulaşması sebebiyle şehir içerisindeki trafiğimiz bile sıkışmaya başlamıştı. Bunun üzerine Ulaştırma Bakanlığımız bir çalışma başlatmıştı. Geçtiğimiz yıl proje ihalesi yapıldı ve bununla ilgili olarak da çalışmalar başladıktan sonra 2026 Nisan’ında da proje çalışmaları nihai noktaya gelmek üzere. İnşallah 2026 Nisan’ından sonra proje biraz daha açık hale gelmiş olacak. Yeni planlanan projede ise yaklaşık bunun 34 kilometresi bölünmüş otoban özelliğinde olacak. Ardından da 6 kilometrelik, 6 kavşakla beraber 40 kilometreye ulaşan bir otoyol bağlantısı olacak. Bursa ile ilgili tarafı ise bundan sonraki süreçte İstanbul istikametinden İzmir istikametine giden araçlar Bursa’ya uğramadan Gemlik’ten geçtikten sonra gişelerin bitiminden itibaren ayrılacak ve Bursa’nın en batı kısmında TEKNOSAB’ın biraz daha berisinde, Görükle Kavşağı’ndan sonra ayrılarak Bursa’dan ayrılmış olacaklar. Bunun tabii ki ileriki süreçte İzmir ve İstanbul otobanını kullanan vatandaşlarımızın en azından trafikteki araç kullanım süresi yaklaşık 30 dakika kısalacağı söyleniyor. Bunun tabii sadece İzmir otobanını kullanan vatandaşlarımızın değil, Bursa için de ciddi bir rahatlık sağlamış olacak. Bu aksta boşalmış olan otomobil sayısı Bursa’nın kullandığı şu anki kuzey otobanına yakın olan otobanımız boşa çıkacak ve 120 bin sayısının en azından yarıdan da daha aşağı bir sayı oranını düşüreceğini tahmin ediyoruz" dedi. Otobanın geçeceği köylerden beklenti ve talepler alındı Otobanın geçeceği güzergah için köylülerle istişare yapıldığını belirten Gürkan, "Geçtiğimiz günlerde valimizin başkanlığında bir heyetle bir araya gelindi. Bunun sebebi de şuydu, zaman zaman kamuoyunda kuzey otobanının geçiş yapacağı noktalarla ilgili bazı algılar yürütülmeye çalışılıyordu. Bunları rahatlatmak için bununla ilgili olarak özellikle kuzey otobanı hattından geçecek olan köylerimizin muhtarları ile birlikte valimizin başkanlığında kendileriyle istişare toplantısı yapıldı. Bu istişare toplantısında da Kuzey otobanın etkileyecek olduğu yaklaştığı köylerle ilgili beklentileri ve talepleri alındı. Valimiz ve milletvekillerimizle beraber bunları değerlendirip o köylerdeki vatandaşlarımızın, muhtarlar vasıtasıyla talepleri alınarak önümüzdeki otoban projesinin daha nitelikli, daha kullanışlı ve hemşerilerimizi daha mutlu edecek bir projeksiyona çevrilmesi sağlanmış oldu. İnşallah hayırlısıyla Ulaştırma Bakanımız da bu konuda ciddi manada hassasiyet gösteriyor. Yaklaşık 40 kilometrelik kuzey otobanı dediğimiz otobanın sadece Bursa’ya değil, İzmir ve Ankara istikameti, İstanbul ve Ankara istikametinden gelen araçların da ulaşım süresini en az yarım saat azaltacak olan bir otoban projesi. İnşallah hayırlısıyla en kısa zamanda büyük ihtimalle yap işlet devret modeliyle olacaktır. Bursa’mıza ve Türkiye’mize kazandırmış oluruz diyorum. Öncelikle Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Abdülkadir Uraloğlu ve Bursa milletvekilimiz ile birlikte bu projeyi bizatihi talimatlandıran sayın Cumhurbaşkanımız’a çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Kozan Barajı’nda doluluk oranı yüzde 28’e yükseldi
22 Şubat 2026 Pazar - 10:04 Kozan Barajı’nda doluluk oranı yüzde 28’e yükseldi ADANA (İHA) – Adana’nın Kozan ilçesinde bulunan Kozan Barajı’nda doluluk oranı, yüzde 7’den yüzde 28’e yükseldi. Son iki yıldır kuraklıkla gündeme gelen barajda su seviyesindeki artış, bölge halkı ve üreticilerin yüzünü güldürdü. Yağışlarla birlikte sel sularının baraja sürüklediği ağaç kütükleri vatandaşlar tarafından traktörlerle toplanırken, kuraklık döneminde piknik alanlarında bırakılan plastik atıkların su yüzeyine çıkması çevre kirliliğini gözler önüne serdi. Hafta sonunda hava sıcaklığının 20 dereceye ulaşmasıyla birlikte baraj çevresi vatandaşların uğrak noktası haline geldi. Ramazan ayı dolayısıyla aileleriyle vakit geçirmek için baraj kenarına gelen ilçe sakinleri, su seviyesindeki yükselişin en son pandemi döneminde görüldüğünü ifade etti. Vatandaşlar, barajın özellikle çiftçiler için hayati önem taşıdığını vurguladı. Baraj çevresinde dinlenen bazı vatandaşlar, selin getirdiği kütükleri traktörlerine yükleyerek topladı. Kuruyan su yatakları ve şelalelerin yeniden akmaya başlaması ise barajı besleyen kaynakların tekrar suyla dolduğunu gösterdi. Bölgede yaşayan Vahit Gök, çocukluğunun bu bölgede geçtiğini belirterek, "Son iki yıldır çok kuraktı. En son pandemi döneminde tam doluluk oranına ulaşmıştı. Narenciye bahçeleri büyük sıkıntı yaşamıştı. Bu yıl yağışlarla birlikte biraz olsun doldu. Ağaçlar doğadan geliyor ama plastikler insanlık ayıbı" dedi. Su seviyesindeki artış üreticiler için umut olurken, ortaya çıkan atık manzarası çevre bilincinin önemini bir kez daha hatırlattı.
İlkokul öğrencileri elektronik atıklardan tablo yaptı
22 Şubat 2026 Pazar - 10:01 İlkokul öğrencileri elektronik atıklardan tablo yaptı Kocaeli’de ilkokul öğrencileri, sıfır atık bilincini yaygınlaştırmak amacıyla düzenlenen atölye çalışmasında, elektronik ve metal atıkları kullanarak çeşitli tablolar hazırladı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı, atıkların kaynağında ayrıştırılması ve geri dönüşüm süreçlerinin desteklenmesi hedefiyle okullardaki eğitim faaliyetlerini sürdürüyor. Bu kapsamda, şubat ayının teması olan "Elektrik, Elektronik ve Metal Atık" çerçevesinde İzmit Fevzi Çakmak İlkokulu 4. sınıf öğrencilerine yönelik etkinlik düzenlendi. Elektronik atıkların geri dönüşümü anlatıldı Alev Alatlı Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen programda, öğrencilere çevre bilinci ve döngüsel ekonomi hakkında bilgi verildi. Eğitimde, elektronik atıkların tehlikeli maddeler içerdiği ve çevreye zarar vermeden yönetilmesi gerektiği vurgulandı. Kullanım ömrünü tamamlamayan cihazların mümkünse tamir edilerek yeniden kullanılması, hurdaya ayrılanların ise sıfır atık noktalarına ve geri dönüşüm tesislerine gönderilmesinin önemi anlatıldı. Hurda kablo, pil ve klavye parçalarından sanat eserine Teorik bilgilendirmenin ve konuyla ilgili kitap okuma etkinliğinin ardından "Atıktan Sanata" atölyesine geçildi. Öğrenciler; bilgisayar devreleri, klavye parçaları, hurda kablolar ve atık pilleri bir araya getirerek çeşitli tablolar tasarladı. Uygulamalı atölye çalışmasıyla öğrenciler, en ufak bir atığın bile geri kazanılabileceğini ve değerlendirilebileceğini yaşayarak öğrenme fırsatı buldu.
Yurtta hava durumu
22 Şubat 2026 Pazar - 10:00 Yurtta hava durumu Yapılan değerlendirmelere göre, Marmara, Ege (Manisa hariç), Akdeniz, İç Anadolu, Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzeybatısı ile Ardahan, Ağrı, Bitlis, Şırnak, Hakkâri, Muş, Gaziantep, Siirt çevreleri ve Van’ın kuzey ilçelerinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bursa, Yalova, Balıkesir’in kuzeyi, Hatay, Adana, Osmaniye ile Kahramanmaraş’ın batısında kuvvetli olması beklenen yağışların; genellikle yağmur ve sağanak, İç Anadolu’nun kuzeydoğusunun yüksekleri, Batı ve Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusunun yükseklerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması bekleniyor. Rüzgarın Marmara, Ege, Batı ve Orta Karadeniz’de kuzeyli yönlerden kuvvetli (40-60 km/sa) ve yer yer fırtına şeklinde esmesi bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde doğu bölgelerde buzlanma ve don olayı bekleniyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunda yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi ile kar erimesi tehlikesi bulunmakta. Doğu Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu’da toz taşınımı bekleniyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre, hava sıcaklıkları kuzey ve iç kesimlerde 6 ila 9 derece azalacak, diğer yerlerde önemli bir değişiklik beklenmiyor. Rüzgarın genellikle güney ve doğulu, zamanla kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara, Ege, Batı ve Orta Karadeniz’de kuvvetli (40-60 km/sa) ve yer yer fırtına şeklinde esmesi bekleniyor. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle: Ankara: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı, kuzey çevrelerinin yüksekleri karla karışık yağmurlu 6 İstanbul: Çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı 7 İzmir: Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı 15 Adana: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı. Yağışların, doğusunda yerel kuvvetli olması bekleniyor. 19 Antalya: Çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı 18 Samsun: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı 13 Trabzon: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı 14 Erzurum: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı karla karışık yağmur ve kar yağışlı 7 Diyarbakır: Parçalı ve çok bulutlu 17
Marmara’nın denizkestanesi avcılığına açılmasına tepki
21 Şubat 2026 Cumartesi - 22:27 Marmara’nın denizkestanesi avcılığına açılmasına tepki Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi, Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, Marmara Denizi’nin denizkestanesi avcılığına açılmasına tepki göstererek, Marmara’da denizkestanesi avcılığının küçük balıkçıyı değil birkaç ihracatçıyı ihya edeceğini vurguladı. Sarı, Marmara Denizi’nde 13 Şubat 2026-15 Nisan 2026 arasında denizkestanesi avcılığının serbest bırakılmasının yanlış olduğunu belirterek, bu karardan vazgeçilmesi gerektiğini aktardı. Marmara’da denizkestanesi avcılığının küçük ölçekli balıkçıyı değil, denizkestanesini taze ve havyarlı olarak satan birkaç ihracatçıyı ihya edeceğine dikkati çeken Sarı, şunları kaydetti: "Marmara Denizi’nde 2021 yılında yaşanan müsilaj felaketi sonrasında yanlış bir kararla tam üreme zamanında, yani denizkestanesi yumurtaları olgunlaşmışken denizkestanesi avcılığı serbest bırakılmıştı. Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulu’nun hazırladığı rapor ve kamuoyunda yükselen tepkiler sonrasında üreme dönemi biterken, yani ihracatçılar gerekli ürünü Marmara’dan topladıktan sonra durdurulmuştu. Anlaşılan aynı lobi işbaşında. Marmara Denizi, 15 Nisan 2026’ya kadar denizkestanesi avcılığına açıldı. Tarihe dikkat edilirse avcılığın tam da denizkestanelerinin havyarının olgunlaştığı döneme denk geldiği görülecektir." "Çare aşırı avcılığı azaltmaktır" Marmara Denizi kıyılarında aşırı denizkestanesi artışına ilişkin bilimsel bir bulgu olmadığını vurgulayan Sarı, "Tam tersine 2022 yılında Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulu tarafından hazırlanarak ilgili birimlerle paylaşılan bilimsel raporda kıyısal alanda müsilaj sonrası artış gösteren makro alg artışının kontrolü için denizkestanelerinin hayati önemde olduğu ve avlanmaması gerektiği belirtilmektedir." ifadesini kullandı. Denizkestanesi popülasyonunun deniz ekosisteminin bütünsel bir yaklaşımla yönetilip yönetilmediğinin en net göstergelerinden biri olduğunu belirten Sarı, şöyle devam etti: "Eğer ortamda kirlilik varsa algler artarak ortamdaki azot ve fosforu tüketmeye çalışır. Alg artışı, onların üzerinden beslenen denizkestanesi gibi türlerin çoğalmasına neden olur. Denizkestanesinin popülasyonunu kontrol eden mırmır, karagöz, çipura gibi türler aşırı avlanıyorsa bu sefer denizkestaneleri artış göstererek ortamda baskın olur ve bütün makro algleri tüketerek kıyısal alanı çöle döndürür. Bu durumda çare denizkestanesi avcılığını artırmak değil, aşırı avcılığı azaltmak, denizi ekosistem esaslı olarak yönetmektir." "Denizkestanesi birkaç kişiyi ihya edecektir" Prof. Dr. Sarı,  Marmara Denizi’nde neredeyse bütün balık türleri üzerinde aşırı avcılık yapıldığını vurgulayarak, şunları kaydetti: "Müsilaj ve aşırı avcılık yüzünden küçük ölçekli balıkçılık can çekişmektedir. Yoğun müsilaj yaşanan 2021-2022 ve 2024-2025 avcılık sezonlarında Marmara Denizi’ndeki küçük ölçekli balıkçıların av kaybı yüzde 90’ları bulmuştur. Eğer gerekçe bu kayıpların telafisi ise denizkestanesi avcılığının serbest bırakılması küçük ölçekli balıkçıyı değil, denizkestanesini taze ve havyarlı olarak çoğunlukla Japonya, Fransa gibi ülkelere ihraç eden birkaç kişiyi ihya edecektir. Balıkçılık yönetimi bir bilim dalıdır. Günübirlik talepler, siyasi baskılar veya çıkarlar düşünülerek alınacak her karar deniz ekosisteminde geri dönüşü zor sonuçlar doğurur." "Deniz deneme-yanılma veya oyun alanı değildir" Denizkestanesi avcılığını Marmara’da serbest bırakan karar alınırken yıllardır bu alanda çalışan bilim insanlarına sorulmadığını, görüş alınmadığını aktaran Sarı, şöyle devam etti: "Bilim araç değil, yol göstericidir. İşinize geldiğinde bilime başvururken, işinize gelmediğinde bilim yokmuş gibi davranmak ancak günü kurtarmaya yarar. Deniz, birilerinin deneme-yanılma veya oyun alanı, çıkar gruplarının sömürü odağı, balıkçıların malı-mülkü değildir. Deniz, insanın da içinde bulunduğu biyosferin kalbidir. Ona uygun, bütünsel olarak yönetilmelidir. Marmara’da denizkestanesi avcılığının serbest bırakılması yanlıştır ve derhal bu karar geri alınmalıdır. Deniz ekosisteminin sağlıklı işlemesi isteniyorsa çare ekosistem esaslı, bilim temelli balıkçılık yönetimidir. Marmara’nın şırı avcılığın önlenmesine, endüstriyel balıkçılığın sınırlandırılmasına ve acilen kritik bölgelerde deniz koruma alanları oluşturulmasına ihtiyacı vardır."