ASAYİŞ - 25 Mart 2026 Çarşamba 16:33

Çanakkale’de kar vaadiyle vatandaşları dolandıran kuyumcunun işletmesinde yapılan incelemede sahte altınlar ortaya çıktı

A
A
A

Çanakkale’de müşterilerinden kâr vaadiyle aldığı altın-paraları geri ödeyemeyen kuyumcunun dolandırıcılık olayının ardından işletmede yapılan incelemede, sahte altınlar ortaya çıktı. Mağdurların vekili Avukat Alper Yavuz Ajlan, "En vahim olanı, dükkanda hatırı sayılır altın bulunmasıdır. Bu durum dürüst bir ticari faaliyeti değil, halkın güvenini suistimal ederek sahte ürünlerle kurulan sistematik bir dolandırıcılık düzeneğini açıkça ispatlamaktadır. Şu an itibarıyla dosyada şikayetçi olan mağdur sayısı 143’e ulaşmıştır" dedi.

Olay, 31 Aralık 2025 tarihinde Çanakkale Merkez Çarşı Caddesi’nde faaliyet yürüten Turan Kuyumculuk’ta meydana geldi. Turan Kuyumculuk sahibi Hasan Turan (56) ve oğlu M.T. (30), müşterilerinden kâr ya da olduğu haliyle daha sonra vermek üzere altın-para aldı. 31 Aralık günü kendisine emanet edilen altın veya parayı talep eden bir müşterisine geri ödeyememesi üzerine ortalık karıştı. Mağdur olan müşteri, kuyumcuya polis çağırarak durumu anlattı. Polisler Hasan Turan ve oğlu M.T.’yi ’nitelikli dolandırıcılık’ suçundan gözaltına aldı. Baba ve oğul çıkarıldığı mahkemece serbest bırakıldı. İddiaya göre, kuyumcu ve oğluna ulaşamayan mağdurlar 13 Ocak 2026 tarihinde savcılığa giderek kuyumcudan şikayetçi olmuştu. Olayla ilgili devam eden soruşturma kapsamında İl Emniyet Müdürlüğünde ifadesi alınan Hasan Turan ve oğlu M.T. işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılıktaki ifadeleri sonrasında Turan Kuyumculuk sahibi Hasan Turan çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, oğlu M.T. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Mağdurların avukatı Alper Yavuz Ajlan, Çanakkale Adalet Sarayı’nda yaptığı açıklamada "Soruşturma dosyasındaki somut veriler, karşı karşıya yürütülmekte olan nitelikli dolandırıcılık soruşturmasında gelinen aşama, adaletin tecellisi olduğumuz mağduriyetin boyutlarını tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir. Dosya kapsamında 1 şüphelinin tutuklu bulunması, suçun işlendiğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını teyit etse de sürece doğrudan iştirak eden diğer 2 şüphelinin hala serbest olması, mağdurlar ve kamuoyu vicdanı için kabul edilemez bir durumdur" dedi.

Çanakkale’de kar vaadiyle vatandaşları dolandıran kuyumcunun işletmesinde yapılan incelemede sahte altınlar ortaya çıktı

İşletmede polis ekipleri ve bilirkişiler eşliğinde yapılan incelemenin ardından sahte altın ortaya çıktığını belirten Alper Yavuz Ajlan, "Şüphelilere ait işletmelerde 13.01.2026 tarihinde yapılan aramalarda farklı özellik ve gramajlarda 112 adet altın, gümüş ve değerli taş, ayrıca 156 adet farklı marka ve modelde saat ele geçirilerek el konulmuştur. Ancak en vahim olanı, dükkanda hatırı sayılır altın bulunmasıdır. Bu durum dürüst bir ticari faaliyeti değil, halkın güvenini suistimal ederek sahte ürünlerle kurulan sistematik bir dolandırıcılık düzeneğini açıkça ispatlamaktadır. Şu an itibarıyla dosyada şikayetçi olan mağdur sayısı 143’e ulaşmıştır. Halihazırda maruz kaldığımız bu ağır durumdan ötürü utanma duygusuyla henüz adli makamlara başvurmamış çok sayıda mağdurun olduğu da bilinmektedir. Mevcut veriler ışığında, telafisi imkansız olan toplam zararın en az 200-250 milyon TL olduğu tarafımızca bilinmektedir. Bu rakam, sadece bireysel bir zarar değil, toplumsal güvene indirilmiş ağır bir darbedir. Elimizdeki veriler ve aldığımız ciddi duyumlar; serbest gezen şüphelilerin, mağdurların emeği olan varlıkları yurt dışına kaçırma ve kendilerinin de ülkeyi terk etme hazırlığı içerisinde olduklarını göstermektedir. Bu şahısların dışarıda geçirdiği her dakika, adaletin elinden kaçmaları için onlara tanınmış bir fırsat niteliğindedir. Kaçma şüphesi artık bir ihtimal değil, somut bir risk halini almıştır" ifadelerini kullandı.

Çanakkale’de kar vaadiyle vatandaşları dolandıran kuyumcunun işletmesinde yapılan incelemede sahte altınlar ortaya çıktı

Şüphelilerin serbest kalması durumunda soruşturmanın seyrinin değişeceğine dikkat çeken Avukat Ajlan, sözlerine şöyle devam etti: "Şüphelilerin serbest olması; dijital delillere müdahale etme, gizli tanıklar üzerinde baskı kurma ve soruşturmanın seyrini değiştirecek kritik verileri yok etme riskini en üst seviyeye çıkarmaktadır. Eksik bırakılan her tutuklama kararı, gerçeğin ortaya çıkmasını zorlaştırmaktadır. Suçun planlanması, icrası ve haksız menfaatin paylaştırılmasında aktif rol alan bu iki şüphelinin tutuksuz yargılanması, suç ortaklığı ve ’iştirak iradesi’ ilkeleriyle çelişmektedir. Bir şüphelinin dört duvar arasında, diğerlerinin ise sosyal hayatın içinde olması, hukuk önündeki eşitlik ilkesini zedelemektedir. Dosya kapsamında tutuklu bulunan tek şüphelinin mevcut mal varlığının, tespit edilen bu devasa zararı karşılamaya yetmediği açıkça görülmektedir. Suça iştirak eden ve şu an serbest olan diğer iki şüphelinin mal varlıklarına ivedilikle ihtiyati tedbir konulması hukuki bir zorunluluktur. Bugün itibarıyla bu konuyla ilgili dilekçemizi Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunacağız. Aksi takdirde, mağdurların yılların birikimi olan paraların, serbest gezen şüphelilerce elden çıkarılması veya yurt dışına transfer edilmesi işten bile değildir. Zararın giderilmesi için tüm sorumluların mal varlıkları üzerine derhal blokaj konulmalıdır. Dosyada bir şüphelinin tutuklu olması yeterli değildir. İştirak iradesiyle hareket eden, imitasyon ürünlerle halkı kandıran ve yüz milyonlarca liralık zararda payı olan diğer iki şüphelinin hala serbest olması kamuoyu vicdanını kanatmaktadır. Mağdurların zararlarının daha da büyümemesi ve faillerin adaletten kaçmasının önüne geçilmesi için yurt dışına çıkış hazırlıklarında olduğu yönünde kuvvetli emareler dikkate alınarak bu 2 şüphelinin hiç vakit kaybetmeksizin tutuklanmasını talep ediyoruz. Adalet faillerin tamamı için aynı kararlılıkla işletilmelidir. Müvekkillerimizin hakkını korumak ve tüm sorumluların yargı önünde hesap vermesi amacıyla tüm sürecin takipçisi olmaya devam edeceğimizi tüm kamuoyuna paylaşmak isterim."

Mustafa Suiçmez - Hatice Çekil

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Yenidoğan çetesi davasında yarın ara kararın açıklanması bekleniyor İstanbul’da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan ’yenidoğan çetesi’nin yöneticileri ve üyelerinin yargılandığı dava yarına ertelendi. İstanbul’da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan ’yenidoğan çetesi’ne yönelik düzenlenen 2’inci dalga operasyona ilişkin geçtiğimiz günlerde iddianame hazırlanmıştı. Çete lideri olduğu iddia edilen Fırat Sarı’yla birlikte hareket ettikleri belirlenen şüphelilere yönelik hazırlanan ve ana dava dosyası ile birleştirilen iddianame ile sanık sayısı 61’e yükselmişti. Adliyenin konferans salonunda Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen 8’inci duruşmada, aralarında Fırat Sarı’nın da bulunduğu 4 tutuklu sanık ile bir kısım tutuksuz sanık ile tarafların avukatları hazır bulundu. Bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar da duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Sanık avukatları savunmalarına devam edecek Bugün görülen duruşma, sanık avukatlarının savunmaları ile devam etti. Avukatlar, sanıkların bir suç işlemediğini belirterek, müvekkillerinin tahliyelerini talep etti. Savunmaların ardından mahkeme heyeti, duruşmayı yarın saat 10.00’a erteledi. Yarın görülecek olan oturumda, sanık avukatlarının savunmalarının ardından mahkeme heyetinin ara kararını açıklaması bekleniyor.
İstanbul Eyüpsultan’da parkta yan bakma kavgası cinayetle bitti İstanbul Eyüpsultan’da parkta alkol alan iki grup arasında yan bakma ve küfürleşme nedeniyle çıkan kavgada 34 yaşındaki adam, kırık cam şişenin böbreğine saplanması sonucu hayatını kaybetti. Olayla ilgili 5 kişi gözaltına alınırken, şüpheli olay sırasında alkollü olduğunu söyledi. Olay, 1 Mart akşamı Eyüpsultan Alibeyköy’de yaşandı. Edinilen bilgiye göre, Hüseyin Koç (34) ve arkadaşları Hüseyin Ö. ve Ahmet A. akşam saatlerinde bir parkta alkol almaya başladı. Arkadaş grubunun yakınına gelen başka bir grup da alkol almaya başladı. Ardından iki grup arasında yan bakma ve küfürleşme nedeniyle tartışma çıktı. Çıkan tartışmada Hüseyin Koç, karşı taraftan birisiyle kavga etmeye başladı. Muhammet K, elindeki cam alkol şişesini yere vurup kırdıktan sonra Koç’un karnına sapladı. Ağır yaralanan Hüseyin Koç kanlar içinde yere yığılırken, iki arkadaşı da yaralandı. Şüpheli ve yanındakiler ise olay yerinden kaçtı. Ambulansla hastaneye kaldırılan yaralılardan Hüseyin Koç, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Cinayetin ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı. Yapılan çalışmalarda şüpheli 5 kişinin kimliği tespit edildi. Yakalanarak gözaltına alınan 4 şüpheli, işlemlerinin ardından sevk edildikleri mahkemece adli kontrol şartıyla serbest kaldı. Polis, ifadeler doğrultusunda olayda cam şişeyi kullanan şahsın Muhammet K. olduğunu belirledi. Cinayet Büro Amirliği ekipleri, yaptığı çalışmada firari Muhammet K.’yı da Kağıthane’de saklandığı adreste yakalayarak gözaltına aldı. Şüpheli, Asayiş Şube’deki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüphelinin emniyette verdiği ilk beyanında alkollü olduğunu ve olayın nasıl olduğunu hatırlamadığını söylediği öğrenildi.