SAĞLIK - 10 Ağustos 2025 Pazar 14:55

Yıldırım’da patili canlara mobil hizmet

A
A
A
Yıldırım’da patili canlara mobil hizmet

Yıldırım’ı geleceğe taşıyacak önemli hizmetleri bir bir hayata geçiren Yıldırım Belediyesi, ilçenin sessiz sakinleri olan sokak hayvanlarını da sahipsiz bırakmıyor.


Veteriner İşleri Müdürlüğü bünyesinde kurulan Sokak Hayvanları Tedavi Merkezi ve Doğal Yaşam Alanı’nda; sokak hayvanlarınının aşılama, tedavi, bakım ve rehabilitasyonlarını yapan Yıldırım Belediyesi, ayrıca patili canları sahiplendirerek sıcak yuvaya kavuşturuyor. Yıldırım Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü son bir yılda; 2 bin sokak hayvanına aşı yaparken, bin 500’üne de kısırlaştırma işlemi uyguladı. Bu süreçte hasta, yaralı ve bakıma muhtaç 12 bin hayvana da tedavi hizmeti verildi.


‘Haybulans’ hizmeti


Yıldırım Belediyesi Sokak Hayvanları Tedavi ve Doğal Yaşam Alanı haftanın 7 günü patili canlara hizmet verirken, teknolojik ekipmanlarla donatılmış hayvan ambulansı da (HAYBULANS) acil durumlara müdahale için her an hazır bekletiliyor. HAYBULANS, hizmete başladığı 29 Kasım 2024’ten bu yana binden fazla sokak hayvanına acil müdahale hizmeti verdi. Son bir yılda 750 sokak hayvanı da sahiplendirlerek sıcak yuvaya kavuşturuldu. Ayrıca Yıldırım Belediyesi hayvan sahiplenilmesini teşvik etmek ve sahiplenen vatandaşlara destek olmak için önemli bir hizmeti hayata geçirdi. Sokak Hayvanları Tedavi ve Doğal Yaşam Alanı’ndan sahiplenilen hayvanların aşılama, muayene ve tedavi hizmetlerini de 1 yıl boyunca Yıldırım Belediyesi üstleniyor.


‘Sahipsiz bırakmıyoruz’


Yıldırım Belediyesi, patili canlar için örnek olacak bir projeyi daha hayata geçirdi.Mahallelerde gezerek, yerinde teşhis ve tedavi uygulanmasını sağlayacak Gezici Mobil Sokak Aracı (PATİVET) hizmete alındı. Her hafta farklı bir mahalleyi ziyaret edecek olan PATİVET, vatandaşların bakımını üstlendiği sokak hayvanlarının tedavi ve aşılamalarını yapacak.Gezici Mobil Sokak Aracı’nın, hangi gün hangi mahallede hizmet vereceği ise hem SMS yoluyla hem de Yıldırım Belediyesi web sitesi üstünden duyuruluyor. Hizmete başlayan Gezici Mobil Sokak Aracı’nı ziyaret ederek inceleme yapan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; "Bugüne kadar patili canların bakım, tedavi, aşılama ve sıcak yuvaya kavuşmaları noktasında çok önemli işler yaptık. Geçtiğimiz yılın sonunda hayvan ambulansı hizmetimizi devreye almıştık. Şimdi de Gezici Mobil Sokak Aracımızı hizmete soktuk. Biz dağdaki kurdun kuşun sorumluluğunu dahi sırtlanmış bir medeniyetin temsilcileriyiz. Bu bilinç ve medeniyet çizgimizden aldığımız ilhamla, patili canları sahipsiz bırakmıyoruz" ifadelerini kullandı.



Yıldırım’da patili canlara mobil hizmet

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.