GÜNDEM - 07 Nisan 2026 Salı 14:28

Yeşil vatan neferleri, bu sefer söndürmek için değil yarışmak için ter döktü

A
A
A
Yeşil vatan neferleri, bu sefer söndürmek için değil yarışmak için ter döktü

Orman Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen Türkiye Ormancılık Yarışmaları (TOY), çekişmeli anlara sahne oldu. Saniyelerle yarışan yeşil orman neferleri, çalışanların bilgi birikimini artırmak, kurum kültürünü ve dayanışmayı güçlendirmek, personelin teorik ve uygulamalı eğitimine katkı sağlamayı hedefliyor.


Ormancılık faaliyetlerine ilişkin eğitim ve yarışma unsurlarını bir araya getiren organizasyonla, personelin mesleki bilgi ve becerilerini sergilemesi, birimler arası dayanışmanın artırılması ve kurum kültürünün daha güçlü şekilde paylaşılması hedefleniyor. Yarışmalar aynı zamanda farklı coğrafyalarda görev yapan ve kendi alanlarında uzmanlaşan birimlerin bilgi ve deneyimlerini birbirlerine aktarmasına da imkân sağlayacak. Beden gücü, mesleki beceri ve zihinsel yetkinliğin birlikte kullanılacağı yarışmalarla, Yeşil Vatan’ın korunması ve savunulmasında birlik ve beraberlik içinde örnek bir şölen ortaya konulacak.


Yarışmalarda, orman oryantiring, genç meşcerelerde istikbal ağacı tespiti, mesaha ve kayıt, hedefe atış, fiziki dayanıklılık ve orman yangınlarına müdahale parkurlarıyla büyük çekişmelere sahne oldu. Yarışmalarda ilk etapta işletme müdürlükleri arasında müsabakalar gerçekleştirilecek. Ardından bölge milli takımları oluşturulacak. Dereceye giren işletme takımları doğrudan bölge takımı olabileceği gibi, bireysel yarışmacılar seçilerek de bölge milli takımı kurulabilecek. Oluşturulacak bölge takımları, 1 bölge müdürü, 1 bölge müdür yardımcısı, 3 orman işletme şefi, 4 orman muhafaza memuru, 1 arazöz operatörü ve 4 orman yangın işçisi olmak üzere toplam 14 kişiden oluşacak.


Bursa’daki TOY’a katılan Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, "Bu yıl inşallah ilkini gerçekleştireceğimiz Türkiye Ormancılık Yarışmalarının başlangıcını, startını Bursa’dan vermiş oluyoruz. Bu yıl ektiğimiz tohumların, diktiğimiz fidanların yüz yıl sonrasını hesap ederek yapılan bir faaliyet olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda, aslında ormancılığın neden diğer faaliyetlerden daha farklı olduğunu anlamamız daha kolay, daha anlaşılır hale gelecek. Ülkemizin orman varlığı, işte 1970’li yılların sonunda 20 milyon hektarlardayken bugün 23,4 milyon hektara ve ülkemizin karasal alanının yüzde otuzuna ulaşmış durumdadır. 2020 yılında dünyada altıncı sırada olduğumuz, dünya orman varlıkları sıralamasında, 2025 yılı sonu itibarıyla dünyada 4’üncü sıraya yükselmiş durumdayız. Yine dünyada en çok ağaçlandırma yapan ülkeler arasında baktığımız zaman dünyada dördüncülükten üçüncülüğe, Avrupa’daki ilk sıradaki yerimizi de korumaya devam ediyoruz" diye konuştu.


"Bu TOY, olimpiyatlara dönüşecek"


Türkiye Ormancılık Yarışmalarında bu yıl yaklaşık 50 bin personelin beş bininin katılacağını belirten Karacabey, "Her yıl düzenlemiş olduğumuz, vermiş olduğumuz yenileme eğitimlerini bir yarışma haline dönüştürerek, bir olimpiyat haline dönüştürerek bu yıl tekrarlamak istedik. Bu manada yaklaşık 5 bin arkadaşımızın katılacağı, 30 bölge müdürlüğümüzde 284 işletme müdürümüzün katılacağı bir yarışma haline dönüştürdük. Öncelikle bölge müdürlükleri içerisinde yarışmalar düzenlenecek. Her işletme müdürlüğümüz kendi ekibiyle bu yarışmalara katılacak. Daha sonra bölge birincilerini belirledikten sonra otuz bölge müdürlüğümüzü Türkiye genelindeki 5 ayrı noktada, beş ayrı bölgede tekrar kendi aralarında yarışacaklar ve neticede ortaya çıkacak beş takım da Türkiye finaline katılmış olacak" dedi.


"Hava ve kara gücümüzü arttırdık"


İklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin her geçen gün, her geçen yıl daha fazla hissedilmeye başladığı dönemlerden geçtiğimizi belirten Karacabey, "Bunun neticesinde de ülkemiz de dünyada olduğu gibi, diğer ülkelerde olduğu gibi maalesef büyük orman yangınlarına maruz kalıyor. Geçtiğimiz yıl Bursa’da Orhaneli ilçemiz başta olmak üzere büyük yangınlara maruz kaldı. Tabii bu iklim şartlarındaki değişiklik orman yangınlarının davranışlarını da etkiliyor. Yangınlar çok daha ufak sebeplerden başlarken çok daha hızlı bir şekilde yayılıyor, daha geniş alanlarda etkili oluyor. Bizler bu durumu göz önünde bulundurarak, elde ettiğimiz tecrübelerin üzerine teknolojiyi de ilave ederek, ayrıca kullandığımız imkanları da artırarak devam ediyoruz. 2026 yılında, 2025 yılındaki imkanlarımızın üzerine uçak sayımızı 27’den 28’e, helikopter sayımızı da 105’ten 119’a çıkararak hava gücümüzü artırdık. Aynı şekilde yine kara gücümüze de 165 yeni arazöz katarak bin 953 arazöz, 2 bin 766 ilk müdahale aracı, 878’de iş makinesiyle karadan olmak üzere, 25 bin personelimizi, 25 bin 894 personelimiz ve gönüllümüzle de karadan müdahale gücümüzü artırmış olduk" dedi.


"Orman derinliklerimizde su kaynakları oluşturduk"


Ormanlarda yapılan çalışmalardan da bahseden Karacabey, "Bu ana kadar 4 bin 907 adet orman içerisinde, ormanın derinliklerinde su kaynağı oluşturduk. Hava ve kara araçlarımızın muhtemel yangınlarda kullanacakları su kaynaklarını oluşturduk ve bu su kaynakları şu an itibarıyla kullanıma hazır. Aynı zamanda özellikle orman yollarının kenarlarında, orman içerisinden geçen yolların kenarlarında da bu yıl 15 bin kilometre yolu temizlik yaparak, çıkacak orman yangınlarına karşı müdahale etmiş olduk. Yine aynı şekilde bu yıl şu ana kadar 248 bin kilometre olan orman yolumuza bu yıl 5 bin kilometre daha yeni yol ekleyerek orman içerisindeki yol ağımızı geliştirip muhtemel yangınlarda ve diğer ormancılık çalışmalarında da bu yolları kullanmış olacağız" şeklinde konuştu.


"Yangınların yüzde 96’sı maalesef insan kaynaklı"


Yangınlarla mücadelede en büyük başarının, yangının çıkmasını engelleyebilmek olduğunu belirten Karacabey, "Bu da vatandaşlarımızın verecekleri destekle mümkündür. Orman yangınlarının yüzde 96’sı insan eliyle çıkmış olduğunu göz önünde bulunduracak olursak söylemek istediğimiz şeyin ne anlama geldiği daha net anlaşılacaktır. Evet, 2025 yılında çıkan yangınların yüzde 96’sı maalesef insan kaynaklı. Bunun da yüzde 88’i ihmal ve dikkatsizlik sonucu çıkan yangınlar. Dolayısıyla bu şu demek, eğer biz vatandaşlar olarak hep birlikte yangına sebep olacak bu davranışlardan uzak durursak, daha dikkatli olursak bu yangınlar yaşanmayacak" dedi.


"Yanan yerlerimizin bir karışını dahi başka maksatla kullanmadık"


Geçtiğimiz yıl Bursa Harmancık ve Kestel ilçelerindeki yangınlarla ilgili de açıklamalarda bulunan Karacabey, "Bu yangınlar sırasında da maalesef yaklaşık 5 bin hektarlık bir orman alanımız bu yangınlardan etkilendi. Biz yangınlardan hemen sonra da ifade etmiştik. Yanan ormanlarımızın tamamı anayasa gereği ve ülkemizin yasal mevzuatlarıyla birlikte Türkiye’nin ormancılık geleneği ve kültürü de bunun içerisine kattığımızda bugüne kadar yanan orman alanlarımızın tamamını tekrar ormanlaştırdık ve bir karış orman alanımız yangından sonra başka bir maksatla kullanılmadı. Bu çerçevede Bursa’da geçtiğimiz yıl zarar gören 5 bin 380 hektarlık orman alanımızda da yangınları söndürür söndürmez hemen tekrar ormanlaştırma çalışmalarına başladık" diye konuştu.


"Ormancılık sadece ağaç yetiştirmek değil, bir ekosistemi korumak, geleceğe nefes olmaktır"


Bursa Orman Bölge Müdürü Erdal Şahan ise, "Bu mesleği icra edenlerin ne denli güçlü, dayanıklı ve fedakar olması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Özellikle orman yangınlarıyla mücadele ormancılığın en kritik ve en zorlu alanlarından biridir. Bursa Orman Bölge Müdürlüğü, 771 bin hektar ormanlık alana sahip olup orman yangınlarıyla bin 454 personel, 4 hava aracı, 117 arazöz, iş ve hizmet vasıtasıyla mücadele etmektedir. İşte bugün başlattığımız bu yarışmalar tam da bu niteliklerin geliştirilmesine katkı sağlamak amacıyla düzenlenmektedir. Yarışmalar, katılımcıların mesleki bilgi ve becerilerini artırırken aynı zamanda dayanıklılıklarını test etmelerine, tecrübelerini paylaşmalarına ve ekip ruhunu güçlendirmelerine imkan tanıyacaktır. Unutulmamalıdır ki ormancılık sadece ağaç yetiştirmek değil, bir ekosistemi korumak, geleceğe nefes olmaktır" dedi.



Yeşil vatan neferleri, bu sefer söndürmek için değil yarışmak için ter döktü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri "Araçlarda ÖTV indirimi tüm engellileri kapsamalı" Kayseri’de avukatlık yapan ve yüzde 81 oranında bedensel engelli olan İsmail Arslan, ÖTV Kanunu’nda yapılan düzenleme ile ilgili yaptığı açıklamada, "Engel oranı ne olursa olsun tüm engelliler için araç alımında ÖTV ve MTV bağışıklığından yararlanma hakkı tanınmalıdır" dedi. Kayseri’de avukatlık yapan İsmail Arslan, Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nda yapılan düzenleme ile sadece ortopedik engellilere ÖTV ve MTV muafiyeti tanınması, zihinsel veya başka gerekçelerle araç süremeyeceklere hak tanınmaması konusunda açıklama yaptı. Araç ve toplu taşıma araçlarını kullanabilir durumda olmayan tüm engellilere ÖTV ve MTV bağışıklığından yararlanma hakkı tanınmasını gerektiğini söyleyen Arslan, "Engellilerin araç alımlarında ÖTV bağışıklığından yararlanma konusunda yeni bir gelişme oldu ve bu konuda çokça sorun doğdu. Yüzde 81 bedensel engelli, vergi hukuku alanında çalışan bir avukat olarak ülke idaresindeki insanların yanlış yapma, hatalı ve hukuka uygun olmayan kararlar verme hakları yoktur. Bu minvalde atılan her imzadan ciddi bicinde sorumludurlar ve alınan kararların arkası, önü iyi hesap edilmelidir. TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen 259 Sayılı Kanun Teklifi. verilen bir önergeyle aşağıdaki hüküm eklenerek kabul edildi. Özel Tüketim Vergisi Kanunu/nun 7. maddesinin birinci fıkrasının 2 numaralı bendinin c alt bendi yeniden düzenlenmiştir. Hesaplanması gereken Özel Tüketim Vergisi ve diğer her türlü vergiler dahil bedeli 2 milyon 873 bin 900 TL’yi aşanlar hariç, motor silindir hacmi 2 bin 800 santimetreküpü aşanlar hariç ve G.T.İ.P. numaralarında yer alanların, bizzat kullanma amacıyla engelliliğine uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malul ve engelliler ile engelli sağlık kurulu raporunda ortopedik engelliği yüzde 40 ve üzeri olup, bu engel durumu nedeniyle sürücü belgesi alamayan malul ve engelliler tarafından burada sadece ortopedik engellilere bu hakkın tanınması ve zihinsel veya başka gerekçelerle araç süremeyeceklere bu hakkın tanınmaması hakkaniyete ve hukuka uyar değildir" dedi. Arslan, "Cumhurbaşkanımızdan yasa önünüze geldiğinde bu yönde düzenleme yapılması için Meclis’te geri göndermesini talep ediyorum. Anayasa Mahkemesi’nin ÖTV Kanunu 7/2-c maddesindeki ‘Bizzat kullanma amacıyla engelliliğine uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malul ve engelliler tarafından’ bölümünü iptal eden kararı 26.06.2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmış, yürürlük tarihi 9 ay sonra olarak karar verilmişti. Söz konusu 9 ay 26.03.2026 tarihinde dolmuş olup, iptal kararı yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle bugün Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararındaki gerekçeleri karşılanarak yeni bir yasal düzenleme yapılmalıdır. Yasayı Meclis yapar, ancak hukuka uygun hazırlığı hükümete düşer. Bu başvuruyu CİMER üzerinden Strateji Başkanlığı’na kendi adıma iletmiştim. Meclis’e cevabı geldi. Anayasa Mahkemesi idarenin hakkı daralttığı ve araç kullanabilir durumda olmayan engelliler için bu hakkı vermediği için yasayı iptal etmişti. Oysa şu an ortada artık yasa da olmadığı için tüm yüzde 90 altında engelliler haktan mahrum kaldılar ki bu işin aslı 2013 yılından bu yana engellilere tanınan hakların suistimalinin bütçeye getirdiği yükler kökenlidir. Engel oranı ne olursa olsun araç kullanabilir durumda olmayan veya toplu taşıma araçlarını kullanabilir durumda olmayan tüm engelliler için araç alımında ÖTV ve MTV bağışıklığından yararlanma hakkı tanınmalıdır. Ayrıca engel durumu otomatik vites veya tertibatlı araç kullanmasını gerektiren engelliler de bu vergileri ödememelilerdir. Suistimal de engellenmelidir. Bir tarafta engelli çocuğu araç içinde tuvalet ihtiyacını ancak karşılayabildiği için araca ihtiyaç duyanlar, diğer tarafta torunlar gezme tozma için dedesinin üzerinden araç almak isteyenler. Bu konu çok hassas. Geçen sene araç alımlarının büyük bir kısmı engelli alımlarını oluşturdu ise bu husustaki suistimal daha da artacak demektir ki, bu da göz ardı edilmeden hukuka da uygun bir yasa çıkmalıdır. Devlet yasama-yargı-yürütme sacayakları üzerinde iş yapar ve tüm unsurlar uyumlu olmalıdır. Bu geçiş döneminde araç ihtiyacı olup bağışıklıktan faydalanamayan engellilere de önerim bir vergi hukuku avukatı olarak şu şekildedir: Aracın ÖTV’sini ihtirazi kayıtla ödetsinler veya bayi buna yanaşmazsa bizzat araç sahibinin adına aracın alındığı il defterdarlığına hitaben ödenen ÖTV ve ÖTV üzerinden hesap edilen KDV için ihtirazi kayıt ve ödemenin iadesi dilekçesi versinler. Ret halinde vergi mahkemesine dava etsinler. Yargı süreci uzasa da hakları olanı alacaklardır kanısındayım" ifadelerini kullandı.
Balıkesir "Ağrı Tedavisinde Bitkisel Yaklaşımlar" kitabı raflarda Kas-iskelet sistemi ağrılarının yönetiminde bitkisel yaklaşımları ele alan "Ağrı Tedavisinde Bitkisel Yaklaşımlar" adlı kitap yayımlandı. Eserde Balıkesir Tıp Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalından Prof. Dr.Nilay Şahin, Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Fatih Satıl ve Altınoluk MYO, Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölümü, Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Programı’ndan Prof. Dr. Selami Selvi yazar olarak yer aldı. Bilimsel literatür ışığında hazırlanan eser, ağrı mekanizmalarını ve bitkisel ajanların etki yollarını kapsamlı bir şekilde ele alarak hem sağlık profesyonellerine hem de konuya ilgi duyan geniş bir okuyucu kitlesine hitap ediyor. Kitabın yazarlarından Prof. Dr. Nilay Şahin, çalışmanın özellikle hastalar açısından önemli bir boşluğu dolduracağını vurgulayarak, "Ağrı, günlük yaşam kalitesini doğrudan etkileyen çok yaygın bir sorun. Bu kitapta, bitkisel yaklaşımların bilimsel temellerini ortaya koyarak hem hekimlere hem de hastalara yol gösterici olmayı amaçladık. Okuyucuların güvenilir ve anlaşılır bilgiye ulaşmasının, doğru tedavi yaklaşımlarına katkı sağlayacağını düşünüyoruz" dedi. Kitabı hazırlayanlardan Prof. Dr. Fatih Satıl’da "Kitap, Anadolu’nun derinliklerinden gelen geleneksel halk bilgilerini, süzgeçten geçirilmiş güvenilir tıp ve botanik kaynaklarıyla harmanlandı. "Kulaktan dolma" bilgilerin oluşturduğu bilgi kirliliğine son vererek; doğru bitkinin, doğru dozda ve doğru yöntemle kullanımını esas alıyor" dedi. Tabiat eczanesinden istifade edilerek bilinçli okurlar için bir başucu kaynağı niteliğindeki bu çalışma, bilimsel doğruluktan taviz vermeden herkesin anlayabileceği duru bir dille kaleme alındı. Sağlığınızı şansa değil, doğru kaynağa emanet edin. Kitapta bitkisel ürünlerin etki mekanizmaları, kullanım alanları ve güncel bilimsel veriler sistematik bir yaklaşımla sunuluyor. Günlük yaşamda sık karşılaşılan ağrı problemlerine farklı bir bakış açısı kazandırmayı hedefleyen kitap, yalnızca hekimler için değil; ağrı yönetimi ve bitkisel tedavilere ilgi duyan herkes için anlaşılır ve kapsamlı bir kaynak niteliği taşıyor. Bilimsel temele dayanan bu çalışma, tamamlayıcı tıp yaklaşımlarına ilgi duyan okuyucular için güvenilir bir başvuru eseri olarak öne çıkıyor.
Bursa Bursa’da isim benzerliği mağduriyeti Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde Yamanlı Mahalle Muhtarı Necati Eren, fotoğrafının başka bir soruşturma kapsamında adı geçen farklı bir kişiyle karıştırılarak ulusal basında kullanılması üzerine, hukuki süreç başlattı. Edinilen bilgiye göre, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde yürütülen ve aralarında Mustafa Bozbey’in de bulunduğu bir soruşturma kapsamında adı geçen başka bir "Necati Eren" ile isim benzerliği yaşayan muhtar Necati Eren’in fotoğrafı, söz konusu haberlerde kullanıldı. Olayın ardından kamuoyunda yanlış algı oluştuğu belirtildi. Soruşturmayla ilgisi bulunmadığını ifade eden Muhtar Necati Eren, avukatı Gökhan Eğribaş aracılığıyla Mustafakemalpaşa Adliyesi’ne giderek suç duyurusunda bulundu. Ayrıca ilgili yayın kuruluşu hakkında tekzip başvurusu yapıldığı öğrenildi. Adliye önünde açıklama yapan Avukat Gökhan Eğribaş, müvekkilinin söz konusu iddialarla herhangi bir bağlantısının bulunmadığını belirterek, "Ulusal bir gazetede yer alan haberde müvekkilimizin yaklaşık 60 dairenin sahibi olduğu ve bu kapsamda tutuklandığı yönünde ifadeler kullanılmıştır. Ancak müvekkilimizin bu soruşturmayla hiçbir ilgisi yoktur. Buna rağmen fotoğrafı kullanılarak kamuoyu yanıltılmıştır. Müvekkilin kişilik hakları ve manevi değerleri zedelenmiştir. Gerekli suç duyurusunda bulunduk, tekzip başvurusu yaptık" dedi. Muhtar Necati Eren ise haberin ardından çok sayıda telefon aldığını ifade ederek, olayla hiçbir ilgisinin bulunmadığını vurguladı. Yaşanan durumun isim benzerliğinden kaynaklandığını belirten Eren, kullanılan fotoğrafın kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığını kaydetti. Eren, hukuki haklarını sonuna kadar kullanacağını belirterek, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi.
Ankara Ticaret Bakanlığı: "Fırsatçılığa ve haksız fiyat artışlarına karşı mücadelemiz, tavizsiz devam edecektir" Ticaret Bakanlığı tarafından, "Fırsatçılığa ve haksız fiyat artışlarına karşı mücadelemiz, ülke genelinde tavizsiz şekilde devam edecektir" denildi. Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen piyasa gözetim ve denetim çalışmaları kapsamında, CİMER üzerinden iletilen şikayetler doğrultusunda İstanbul Ticaret İl Müdürlüğü ekiplerince, Sultanbeyli ilçesinde faaliyet gösteren bir zincir markete yönelik denetimler gerçekleştirildi; meyve ve sebze ürünlerine ilişkin olarak tedarik zinciri boyunca oluşan fiyat hareketleri Hal Kayıt Sistemi üzerinden detaylı şekilde incelendi. Yapılan incelemelerde; salkım domates, domates, portakal, çarliston biber, kapya biber, salçalık biber, dolmalık biber, sivri biber, köy biberi, çalı fasulyesi, maydanoz, dereotu, beyaz turp ve zencefil ürünlerinde yapılan alış ve satış fiyatları karşılaştırıldığında, ilgili ürünlerde fahiş fiyat artışı uygulandığına yönelik güçlü bulgulara ulaşıldığı tespit edildi. Ticaret Bakanlığı, yapılan değerlendirmeler sonucunda adı geçen işletmede satışa sunulan çok sayıda üründe fahiş fiyat artışı yapıldığı kanaatine varılmış olup, gerekli idari yaptırımların uygulanması amacıyla konu Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na iletildiğini açıkladı. Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Fırsatçılığa ve haksız fiyat artışlarına karşı mücadelemiz, ülke genelinde tavizsiz şekilde devam edecektir" ifadeleri kullanıldı.