ÇEVRE - 04 Nisan 2026 Cumartesi 10:33

"Velhasıl sudan ibaret Bursa"nın dağı ovası suyla doldu

A
A
A
"Velhasıl sudan ibaret Bursa"nın dağı ovası suyla doldu

Evliya Çelebi’nin "Velhasıl sudan ibarettir" diye bahsettiği, geçen yıl susuzluktan su kesintilerinin uygulandığı Bursa’da barajlar ve göller doldu, dereler coşkulu akıyor, Uludağ’da nisana rağmen 1,5 metre kar bulunuyor.


Uludağ’dan akan pınarlarıyla ünlü Bursa’nın son birkaç yıldır kuraklık nedeniyle yaşadığı sorunlar 2026’nın kış yağışlarıyla yerini berekete bıraktı.


Şubat ve mart yağışları iyi oldu


Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, şubat ayı uzun yıllar yağış ortalaması 75 kilogram olan Bursa’ya bu yılın aynı ayında 129 kilogram yağış düştü. Tarımsal üretimin önde gelen ilçelerinden Karacabey’de metrekareye 95,3 kilogram, Mustafakemalpaşa’da 105,8, İznik’te 90,8, Gürsu’da 100,7 Kestel’de 116,8 ve Yenişehir’de ise 65,2 kilogram yağış oldu.


Uzun yıllar ortalaması metrekareye 70 kilogram olan mart ayında ise 92,8 kilogram yağış gerçekleşen Bursa’da, Yenişehir 62,7 kilogram, Gürsu 61,6, İznik 64,6, Karacabey 127, Kestel 71,9, Mustafakemalpaşa ise 106,2 kilogram yağış aldı.


Barajları yüzde 93 doldu; Uludağ son 5 yılın en iyi yağışını aldı


Kar yağışı ve sağanak derken adı suyla özdeşleşen Bursa’da geçen yıl sonbahar aylarında yüzde 0’a kadar düşen barajlardaki su seviyesi yüzde 93’ün üzerine çıktı. 6 ay öce su kesintilerinin yaşandığı Bursa’da şimdi bolluk hakim.


Uludağ’da 30 Mart’ta 181 santimetre ile son yılların en yüksek kar kalınlığına ulaşıldı. En son 2021’de 200 santimetre ölçülmüştü. Uludağ’da nisan ayının ilk haftasında halen 1,5 metre kar bulunuyor.


Yağışların etkisiyle su seviyesini yükselen Uluabat Gölü’nde, en derin yeri 10 metreyi geçerken, 15 yıldır görülmeyen oldu ve Gölyazı Mahallesi’nin çevresindeki yollar göl sularıyla kaplanınca kapandı.


Uluabat’ın Akçalar Mahallesi tarafında göl sularının genişlemesi nedeniyle yazlık ve bungalov evler haftalardır su altında bulunuyor.


Göl sularının ulaştığı Karacabey’de hububat ekili araziler ile domates ve biber gibi sebzelerin ekileceği tarım alanları su altında kaldı. Binlerce dönüm alanın suyla kaplı olduğu ilçede çiftçiler ekim yapmak için dört gözle suların çekilmesini bekliyor.


Gürsu ve Kestel’de sağanak yağışların etkisi ve kanalların taşmasıyla yüzlerce dönüm şeftali ve armut bahçesi, sebze ekili alanlar su içinde kaldı. Üreticiler, ilaç ve gübre zamanı olduğu için bahçe bakımlarını güçlükle yürütüyor.


Baraj kapakları açılabilir


Bu iki ilçedeki tarımın sigortası konumunda olan ve geçen yaz ciddi oranda su çekilmesinin yaşandığı Gölbaşı Göleti de yağışlardan nasibini aldı ve su miktarında önemli artış gözlendi.


Evliya Çelebi’nin "Velhasıl Bursa sudan ibarettir" dediği gibi Bursa’nın dağı, ovası suyla doldu, dereleri coşkulu akıyor ve halen yağışlar sürüyor.


Uludağ’daki kar yükü de hesap edildiğinde, yağışların sürmesi durumunda önümüzdeki günlerde Bursa’nın içme suyu ihtiyacının sağlandığı barajların kapakları açılabilir.



"Velhasıl sudan ibaret Bursa"nın dağı ovası suyla doldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Minikleri tehdit eden virüs Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Mukaddes Kılıç Sağlam, bebekler ve küçük çocuklarda sıklıkla görülen rota virüsü hakkında bilgilendirmede bulundu. Rota virüsü enfeksiyonlarının genellikle sonbahar ve kış aylarında daha sık görüldüğünü ancak yılın her döneminde ortaya çıkabileceğini ifade ederek konuşmasına başlayan Dr. Mukaddes Kılıç Sağlam, "Şu anda hastanemizde rota virüsüne bağlı yatışlar sık görülüyor olsa da bu sayıların önceki yıllarla benzer düzeyde olduğunu söyleyebiliriz. Bu nedenle mevcut durumu bir salgın olarak değerlendirmek doğru olmaz" dedi. "En riskli grup 2 yaş altı çocuklar" Rota virüsünün en sık, bağışıklık sisteminin henüz tam gelişmediği 2 yaş altı bebeklerde görüldüğüne işaret eden Dr. Sağlam, "Ancak genel olarak 5 yaşın altındaki tüm çocuklar risk altındadır. Özellikle kreş ve anaokulu gibi toplu yaşam alanlarında virüs kolay yayıldığı için bu yaş grubunda enfeksiyon daha sık karşımıza çıkar" şeklinde konuştu. Rota virüsünün en yaygın belirtilerinin ishal, kusma, ateş ve karın ağrısı olduğunu ifade eden Sağlam, bu tabloya zaman zaman dışkıda kan görülmesi, ağız ve boğazda kuruluk, uyku hali, iştahsızlık, yorgunluk, halsizlik ve baş dönmesinin de eşlik edebildiğini kaydetti. "Sıvı kaybı hayati risk oluşturabilir" Ailelerin özellikle sıvı kaybı belirtilerine dikkat etmesi gerektiğinin altını çizen Öğr. Üyesi Dr. Sağlam, "Ağız kuruluğu, gözyaşında azalma, idrar miktarında belirgin düşüş, dalgınlık ve genel durum bozukluğu varsa vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Özellikle küçük çocuklarda sıvı kaybı hızlı gelişebileceği için bu belirtiler önem taşır" dedi. Rota virüsü enfeksiyonunun genellikle 3 ila 7 gün içinde kendiliğinden düzeldiğini belirten Sağlam, bu süreçte özellikle kusma ve ishale bağlı sıvı kaybı riskine dikkat çekerek "Hastalığın ağır seyretme riski; özellikle 2 yaş altındaki bebeklerde, bağışıklık sistemi zayıf olan çocuklarda ve yeterli sıvı alamayanlarda daha yüksektir. Ayrıca prematüre doğan bebekler ve kronik hastalığı olan çocuklar da riskli grupta yer alır. Bu nedenle bu çocukların daha yakından izlenmesi önemlidir" ifadelerini kullandı. Bulaşma yolları ve korunma Rota virüsünün öncelikle dışkı yoluyla bulaştığını belirten Sağlam, "Kontamine yiyecek ve içeceklerin tüketilmesi, el-ağız teması, kişisel eşyaların ortak kullanımı ve ellerin yeterince sık ve doğru yıkanmaması bulaşmayı kolaylaştırır. Ayrıca virüs; kapı kolları, oyuncaklar ve diğer sert yüzeyler üzerinde uzun süre canlı kalabildiği için bu yüzeyler aracılığıyla da yayılabilir" dedi. Ev içinde bulaşmayı önlemek için el hijyenine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Sağlam açıklamasında, "Çocuğun altı değiştirildikten sonra eller mutlaka sabun ve suyla yıkanmalı, sık temas edilen yüzeyler ve oyuncaklar düzenli olarak temizlenmelidir. Kişisel eşyaların ortak kullanılmaması ve hasta çocuğun mümkünse bir süre diğer çocuklardan ayrı tutulması bulaş riskini azaltacaktır" ifadelerine yer verdi. "Tedavide en önemli nokta sıvı desteği" Rota virüsü tedavisinde en önemli yaklaşımın kaybedilen sıvının yerine konması olduğunu belirten Sağlam, "Hastalığın en önemli riski sıvı kaybıdır. Bu nedenle çocuklara bol sıvı verilmesi, mümkünse oral rehidratasyon solüsyonlarının kullanılması büyük önem taşır. Antibiyotiklerin tedavide yeri yoktur" dedi. Hafif ve orta şiddetteki vakalarda evde bakımın yeterli olabileceğini belirten Öğr. Üyesi Sağlam "Ancak ağızdan sıvı alamama, sürekli kusma, idrar miktarında belirgin azalma, ağız kuruluğu, gözyaşında azalma, dalgınlık, yüksek ateş veya genel durum bozukluğu varsa vakit kaybetmeden hastaneye başvurulmalıdır" uyarılarında bulundu. "Aşı ciddi vakaları büyük oranda önler" Rota virüsü aşısının özellikle 2 yaş altındaki bebekleri ciddi hastalıktan korumada etkili olduğunu ifade eden Sağlam, "Ağız yoluyla uygulanır ve genellikle 2–3 doz olarak programlanır. Aşının en önemli faydası, ağır seyreden ishal ve kusma nedeniyle hastaneye yatış gerektiren vakaları büyük ölçüde önlemesidir. Aşı, hastalığı tamamen engellemese de ciddi vakaları yüzde 85–95 oranında önleyerek önemli bir koruyucu etki sağlar. Aşılı çocuklarda hastalık genellikle daha hafif geçer ve komplikasyon riski düşüktür" ifadelerini kullandı. "Aşısız çocuklar büyük risk altında" Aşı yaptırılmayan çocukların özellikle 2 yaş altında ciddi risk altında olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Sağlam, "Bu durum hızlı sıvı kaybına, hastaneye yatışa ve nadiren de olsa hayati komplikasyonlara yol açabilir. Servisimizde yatış yaparak izlediğimiz rota virüs vakalarının tamamı aşısız çocuklardan oluşmaktadır" dedi. Aşılanmamış çocuklarda hastalığın daha ağır seyredebildiğini ve bulaş riskinin yüksek olduğu uyarısında bulunan Öğretim Üyesi Dr. Sağlam, "Ayrıca küçük kardeşler ve okul/kreş ortamındaki diğer çocuklar için de yayılma riski artar. Bu nedenle aşı hem bireysel hem de toplumsal koruma açısından kritik öneme sahiptir" şeklinde açıklamasını tamamladı.
Kayseri UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Oğuz’dan ORAN Kalkınma Ajansı’na ziyaret Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz, Orta Anadolu (ORAN) Kalkınma Ajansı Yozgat Yatırım Destek Ofisi’ni ziyaret ederek ajans tarafından yürütülen kültürel çalışmalar ve potansiyel iş birliği alanları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Ziyaret kapsamında gerçekleştirilen görüşmede; bölgesel kalkınmada kültürün rolü, hayat boyu öğrenme yaklaşımının yerel düzeyde güçlendirilmesi ve UNESCO Türkiye Milli Komisyonu ile Ajans arasında geliştirilebilecek ortak projeler ele alındı. Özellikle Orta Anadolu Kalkınma Ajansı tarafından yürütülen çalışmaların uluslararası ağlarla entegrasyonu ve iyi uygulama örneklerinin yaygınlaştırılması konularında görüş alışverişinde bulunuldu. Programın devamında heyet, Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan’ı makamında ziyaret etti. Görüşmede Yozgat’ın UNESCO Öğrenen Şehirler Küresel Ağı üyeliği çerçevesinde yürütülen faaliyetler ve Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen UNESCO Öğrenen Şehirler Zirvesi - Yozgat 2026 hakkında değerlendirmelerde bulunuldu. Ziyaret programı kapsamında ayrıca zirveye destek veren kurumlar olan Yozgat Belediyesi ve Yozgat Bozok Üniversitesi ziyaret edilerek iş birliği imkanları yerinde ele alındı. Gerçekleştirilen ziyaretlerin, bölgesel kalkınmada kültür temelli yaklaşımların güçlendirilmesine ve Yozgat’ın öğrenen şehir vizyonunun ulusal ve uluslararası düzeyde daha görünür hale gelmesine katkı sağlaması bekleniyor.