EKONOMİ - 08 Şubat 2026 Pazar 10:13

Sultan Dağları’ndaki kar Eber Gölü ve kiraza umut oldu

A
A
A
Sultan Dağları’ndaki kar Eber Gölü ve kiraza umut oldu

Afyonkarahisar’ın Çay ilçesinden Konya’nın Akşehir ilçesine ve Isparta’ya kadar uzanan Sultan Dağları’ndaki beyaz örtü, kuraklık nedeniyle kuruma riski bulunan Eber Gölü ve bölgedeki kiraz üreticilerine umut oldu.


Efsanelere de konu olan, Yeşilçiftlik beldesi ya da Doğancık köyünden bir gelinin dağa kaçmasından ve orada ölmesinden sonra efsaneleşen 100 kilometre uzunluğundaki Sultan Dağları’nın en yüksek zirvesi 2610 rakımlı olan Gelincik Kaya Tepesi... Bunu 2519 metre rakımlı Toprak Tepe ve 2063 rakımlı Kırkkaya Tepe izliyor.


Çay, Sultandağı ve Akşehir ilçeleri boyunca uzanan Sultan Dağları, bu yıl ülkenin birçok bölümünde etkili olan yağıştan nasibini aldı.


Son yıllarda rastlanmayan ölçüde karla kaplanan ve beyaz örtüsüyle büyüleyen Sultan Dağları’ndaki yüklü kar, kuraklık nedeniye kuruma riski bulunan Eber Gölü ve bölgedeki kiraz, vişne, elma ve diğer tarım ürünlerini üreten çiftçilere umut oldu.


Halen devam eden yağmurların etkisiyle canlanma görülen Eber Gölü’ndeki su miktarının, karların erimesiyle ilkbaharda göle gelecek suyla birlikte daha da artması bekleniyor.


Son yıllarda kuraklık nedeniyle kuruma riski taşıyan ve alınan birçok önleme rağmen ciddi bir iyileşme görülmeyen göldeki bu durum, meyve üretimi açısından önem taşıyor.


Akşehir ve Eber Gölü havzasında yetiştirilen, onlarca ülkeye ihraç edilen dünyanın en kaliteli kiraz ve vişnesi, bölge tarımı ve ülke ekonomisine büyük katkı sağlıyor.


Göllerin yok olması, bölge iklimini bozacağından ve ürün kalitesini etkiyeceğinden özellikle Eber Gölü’nün korunması ve kurtarılması, hem kırsal yaşam, hem çiftçi refahı hem de milyonlarca dolar döviz girdisi sağladığı için ülke ekonomosi açısından büyük önem taşıyor.


Bu çerçevede, Eber Gölü’ne gelecek her damlanın büyük önemi varken Sultan Dağları’ndaki kar yükü yüzleri güldürüyor.


Bölgede dron çekimleri yapan Ali Çetinkaya da Sultan Dağları’nın zirvesini, karla beyaza bürünen ormanlık alanlarını havadan görüntüledi.



Sultan Dağları’ndaki kar Eber Gölü ve kiraza umut oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Edremit’te Hıdırellez coşkusu Balıkesir’in Edremit ilçesinde baharın müjdecisi Hıdırellez, düzenlenen şenliklerle kutlandı. Turhanbey ve Gaziilyas Mahalle muhtarlıklarının organizasyonunda bir araya gelen vatandaşlar, geleneksel Hıdırellez ateşinden atladı. Edremit’te baharın, umudun ve bereketin simgesi Hıdırellez, mahalle kültürünün en güzel örneklerinden biriyle kutlandı. Edremit Belediyesi’nin katkılarıyla Turhanbey ve Gaziilyas Mahalle Muhtarlıkları tarafından düzenlenen şenliğe; Edremit Kaymakamı Ahmet Odabaş, Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, Belediye Başkan Yardımcısı Coşkun Taşkın, mahalle muhtarları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Geleneksel ritüellerin renkli görüntülere sahne olduğu şenlikte, katılımcılar davul zurna eşliğinde göbek atarak baharın gelişini kutladı. Hıdırellez geleneğinin en önemli parçalarından biri olan dev ateşin yakılmasıyla heyecan doruğa ulaştı. Protokol üyeleri ve vatandaşlar, dileklerinin kabul olması temennisiyle ateşin üzerinden atladı. Şenlikte hemşehrileriyle bir araya gelerek coşkuya ortak olan Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, birlik ve beraberlik mesajı verdi. Ertaş, "Baharın ve bereketin müjdecisi Hıdırellez ruhunu hemşehrilerimizle birlikte yaşadık. Oyunlar oynadı, dileklerimizi bıraktık ve geleneksel ateşimizi yaktık. Bu anlamlı geleneğin bereketi ve bolluğu hepimizle olsun. Şenliğe emek veren ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Edremit halkının yoğun ilgi gösterdiği şenlik, mahalle sakinleri arasındaki dayanışmayı güçlendirirken; Hıdırellez’in getirdiği umut dolu atmosfer tüm ilçeye yayıldı.
Düzce Rektör Sözbir Bilim Kafede uydu teknolojilerindeki milli vizyonu anlattı Düzce Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi ve Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü iş birliğiyle düzenlenen ve bilimi toplumla buluşturan Bilim Kafe etkinliğinde, Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, "Uzaya İmza Atmak: Uydu Teknolojilerinde Milli Vizyon ve Gelecek" başlıklı sunumuyla halka bir araya geldi. 4 Mayıs Dünya Uzay Günü kapsamında, Düzce Bilim Merkezi’nde düzenlenen etkinliğe; Rektör Prof. Dr. Nedim Sözbir, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ali Öztürk ve Prof. Dr. Mustafa Koç, Düzce Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısı ve Kurumsal İletişim Koordinatörü Öğr. Gör. Duygu Özdemir Cömert ile öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Etkinliğin açılış konuşmasının gerçekleştiren Duygu Özdemir Cömert, Düzce Üniversitesi olarak, bilimi toplumla buluşturmaya devam ettiklerini belirterek, "Bilim Kafe etkinliklerimizle amacımız; bilimi, akademik sınırların dışına taşıyarak toplumun her kesimiyle buluşturmak, merak duygusunu canlı tutmak ve bilginin paylaşımını artırmaktır. Çünkü inanıyoruz ki bilim, paylaşıldıkça anlam kazanır. Bugün ülkemizin uzay ve uydu teknolojileri alanındaki vizyonunu, hedeflerini ve geleceğe yönelik adımlarını ele alacağız. Bizlerle değerli bilgi ve birikimlerini paylaşacak olan Rektör Nedim Sözbir’e teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Yerli teknoloji uydu üretimi Rektör Nedim Sözbir, konuşmasında; uzayın tanımı, uydu çeşitleri, ülkemizin uydu serüveni, sistem güvenliği ve termal kontrol, uzay çöplüğü, uyduların yörüngede tutulması, ülkemizin ay misyonu ve aya uydu gönderme çalışmaları, uydu güvenliği ile uydu teknolojisindeki son gelişmeler hakkında önemli bilgiler paylaştı. Uydu çalışmalarının maliyetli olduğu için son derece iyi planlanması gerektiğine dikkat çeken Nedim Sözbir, çalışmalarda asla hataya yer olmadığını dile getirdi. 1993 yılında Cumhurbaşkanı Turgut Özal tarafından başlatılan uydu çalışmalarının, 2025 yılında yerli teknoloji uydu üretimi ile devam ettiğini ifade eden Sözbir, Tusaş’taki merkezde tüm uydu testlerinin yapılabildiğini sözlerine ekledi. Uydular için geliştirilen teknolojilerin şimdi insanlık için kullanıldığına işaret eden Nedim Sözbir, 16 yıl çalışacak olan uyduların yedek sistemlerinin bulunduğunu ve arıza durumunda yedek sistemin devreye girdiğini söyledi. İmece uydumuzu beş yılda üreterek Türk mühendisliğinin geldiği ileri teknolojiyi tüm dünyaya gösterdiklerinin altını çizen Sözbir; haberleşme uyduları TÜRKSAT 3A, 4A, 4B, 5A ve 5B, yer gözlem uyduları Göktürk-1, Göktürk-2 ve İmece hakkında bilgiler aktardı. TÜRKSAT 6A’nın Türkiye’nin ilk yerli ve millî haberleşme uydusu olduğunu belirten Rektör Sözbir, ülkemizin Endonezya’dan İngiltere’nin batısına kadar büyük bir alanı artık görebildiğini ve veri paylaşımını sağladığını dillendirdi. Öğrencilere de seslenen Sözbir, "Gençler olarak sizler çok çalışacak ve bizim bıraktığımız yerden bilimi ve teknolojiyi daha ileri seviyelere götüreceksiniz. Sanayi ürünleri ve uzay teknoloji ürünleri üreteceksiniz. Zeki olmak tek başına yetmez. Planlı ve çok çalışmalısınız" diyerek sözlerini sonlandırdı.