GÜNDEM - 13 Şubat 2026 Cuma 10:24

Seray Şahiner, son romanını doğduğu şehir Bursa’da anlattı

A
A
A
Seray Şahiner, son romanını doğduğu şehir Bursa’da anlattı

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği Koza Buluşmaları’nın konuğu olan ödüllü yazar Seray Şahiner, son romanı "Vatan Millet Samatya"nın arka planını okurlarıyla paylaştı. Göç, medya ve aile kavramlarının ele alındığı söyleşide Şahiner, mizahın hem bir silah hem de ateşkes olduğunu söyledi.


Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen Koza Buluşmaları, edebiyat dünyasının önemli isimlerini okurlarla buluşturmaya devam ediyor. Koza Kütüphane’de gerçekleşen ve Hakan Akdoğan’ın moderatörlüğünü üstlendiği söyleşinin bu ayki konuğu çağdaş Türk edebiyatının sevilen kalemlerinden Seray Şahiner oldu. "Suskunluğun Aile Albümü: Vatan Millet Samatya" başlıklı etkinlikte Şahiner, edebiyata bakış açısını, yazarlık serüvenini ve son romanının ortaya çıkış hikayesini anlattı. Söyleşiyi, Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Furkan Yavuz ve çok sayıda edebiyatsever ilgiyle takip etti.


"Karakterin yolculuğu başladığı yere döner"


Konuşmasına Bursa ile olan kişisel bağına değinerek başlayan Seray Şahiner, 41 yıl önce Zübeyde Hanım Doğumevi’nde dünyaya geldiğini hatırlattı. Doğduğu kente bir yazar olarak gelmekten mutluluk duyduğunu belirten Şahiner, çocukluğuna dair bir anısını şu sözlerle paylaştı:


"Karakterin yolculuğu hep başladığı yere döner. Dönerken de bir şeyler öğrenmiş oluyor. Annem yıllarca bana doğduğum hastanenin ilk çocuğu olduğumu, ayak izimin alınıp duvara asıldığını anlattı. Hatta ‘Bu insanlık için küçük, dünya için büyük bir adım’ denildiğine inandırdı. 13 yaşında bunun, çocuğun kendini önemsemesi için yapılmış bir şaka olduğunu öğrendim. Ancak o yaşa kadar bu his bana iyi gelmişti."


Son kitabı Vatan Millet Samatya üzerinden Türkiye’nin yakın tarihine, göç olgusuna ve değişen toplumsal yapıya değinen Şahiner, romanın 1970’lerden 1993’e uzanan bir İstanbul anlatısı olduğunu ifade etti. Şahiner, kitaptaki karakterlerin geliştirme sürecinde dönemin siyasi atmosferinden ve medyasından beslendiğini vurguladı.


"Mizah hem silah hem ateşkes"


Yazım dilindeki mizah unsurlarına da değinen Şahiner, mizahı zorluklarla baş etmede bir savunma mekanizması olarak gördüğünü belirtti. Mutsuzluk propagandasının çok hızlı yayıldığına dikkat çeken Şahiner, "Mizah hem silah hem ateşkes. Kriz anlarında gülmek zorunda kalıyoruz. Çok neşeli olduğumuz için değil, bazen öfkeli olduğumuz için bunu yapıyoruz. O biat edilmiş kasvet hali insanı içten içe örseliyor" değerlendirmesinde bulundu.


Gazetecilik geçmişinin romanlarındaki diyalog yapısını güçlendirdiğini belirten Şahiner, insanların doğal konuşma ritmini yakalamak için yaptığı gözlemleri aktardı. Röportajlarında insanların nerede duraksadığını, nerede kullandığını analiz ettiğini söyleyen yazar, "Karakter benden ne kadar uzaksa, o kadar iyi bir yazara dönüşüyorum. Onları konuştururken bildiklerimi sadece benim bilmem, karakterlere büyük laflar ettirmemem gerekiyor" ifadelerini kullandı.


Söyleşinin sonunda katılımcıların sorularını da yanıtlayan Seray Şahiner’e, Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Furkan Yavuz günün anısına hediye verdi. Yazar Şahiner, okurları için kitaplarını da imzaladı.



Seray Şahiner, son romanını doğduğu şehir Bursa’da anlattı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Muğlaspor Başkanı Kıyanç’tan taraftara "küfürsüz tribün" çağrısı Muğlaspor Kulübü Başkanı Menaf Kıyanç, Kızılkaya Tarım Şanlıurfaspor maçı öncesi yaptığı açıklamada taraftarı sağduyuya davet etti. TFF 2. Lig’de oynayan Muğlaspor, yarın kendi sahasında Kızılkaya Tarım Şanlıurfaspor ile play-off rövanş mücadelesine çıkacak. Kritik karşılaşma öncesi yeşil-beyazlı kulübün başkanı Menaf Kıyanç, resmi hesaplardan yayımladığı mesajla taraftarlara önemli uyarılarda bulundu. Kıyanç, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Geçtiğimiz hafta Şanlıurfa’da oynanan Kızılkaya Tarım Şanlıurfaspor karşılaşmasında, ne yazık ki Türk futboluna yakışmayan bazı olumsuzluklarla karşı karşıya kaldık. Ancak tüm bu yaşananlara rağmen, Muğlaspor Kulübü Başkanı olarak siz değerli taraftarlarımızı bir kez daha sağduyuya davet ediyorum. Yarın oynayacağımız kritik karşılaşmada; rakip takıma ve yöneticilerine yönelik hakaret, küfür ve sportmenlik dışı söylemlerden kesinlikle kaçınılmasını önemle rica ediyorum. Kulübümüzün benimsediği ahlaklı ve ilkeli duruşun, tribünlerimize de yansıması en büyük beklentimizdir. Bilinmesini isterim ki yapılacak her olumsuz tezahürat ve küfürlü söylemi şahsıma yapılmış sayacak, bunu kulübümüzün değerlerine aykırı bir davranış olarak değerlendireceğim. Bu önemli mücadelede en büyük isteğimiz; tribünlerde yalnızca takımımıza coşkulu ve güçlü bir destek verilmesidir. Çevrenizde oluşabilecek olumsuzlukları engellemeniz, ortamı gerecek tutumlardan uzak durmanız büyük önem taşımaktadır. Muğlaspor Kulübü olarak hedefimiz; küfürden uzak, saygılı ve rakibine değer veren bir tribün kültürünü hep birlikte oluşturmaktır. Yarın oynanacak Muğlaspor - Kızılkaya Tarım Şanlıurfaspor karşılaşmasının, küfürsüz futbol adına bir dönüm noktası olmasını temenni ediyorum. İnanıyorum ki Muğlaspor taraftarı olarak tüm Türkiye’ye örnek olabilir; coşkumuzdan ödün vermeden, saygı çerçevesinde takımımızı nasıl desteklediğimizi gösterebiliriz. Sporun birleştirici gücünü ve Muğla’nın hoşgörüsünü en güzel şekilde yansıtabiliriz. Yarın tüm Muğla’yı; bayrakları, atkıları ve formalarıyla, birlik ve beraberlik içerisinde tribünlerde yer almaya ve takımımızı en iyi şekilde desteklemeye davet ediyorum."