GÜNDEM - 26 Aralık 2025 Cuma 12:41

Nilüfer’de 2025’in birikimiyle 2026’ya: Ortak akıl, doğru yatırım

A
A
A
Nilüfer’de 2025’in birikimiyle 2026’ya: Ortak akıl, doğru yatırım

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, yılın son muhtarlar buluşmasında Nilüfer’de karar süreçlerinin mahalle öncelikleri ve ortak akıl temelinde şekillendiğini vurgulayarak, 2026’ya daha güçlü bir yönetim vizyonuyla ilerlediklerini söyledi.


Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, 2025 yılının son toplantısında ilçedeki 64 mahalle muhtarıyla Nilüfer Barış Meclisi’nde buluştu. Nilüfer Belediye Başkan Yardımcılarının da hazır bulunduğu toplantıda, yıl boyunca hayata geçirilen projeler değerlendirilirken, 2026 yılı yol haritası da masaya yatırıldı. Başkan Şadi Özdemir, 2025 yılında hayata geçirilen projeleri değerlendirirken, "Kaynağımızı, mahallelerimizin gerçek ihtiyaçlarına göre yatırıma dönüştürüyoruz. 2026 yılının Nilüfer Belediyesi için 2025’ten daha iyi olacağına inanıyorum" dedi.


Ortak akıl vurgusu


Göreve gelirken verdikleri "ortak akıl" sözü hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, yönetim anlayışlarının temelinde katılımcılığın yattığını vurguladı. Yatırımların masa başında değil, mahallenin dinamiklerine göre belirlendiğini ifade eden Başkan Şadi Özdemir, şunları söyledi:


"Biz ortak akılla yönetme vaadinde bulunduk. Nilüfer Kent Konseyi, akademik odalar, muhtarlarımız ve mahalle komitelerimiz ile iş birliği yaparak bir ortak akıl oluşturmaya çalışıyoruz. Mahallelerimizin öncelikleri farklı olabilir. Muhtarlarımız ve vatandaşlarımızın istemediği bir yatırımı o mahalleye yapmayız."


Belediye bütçesinin kullanımında şeffaflık ve titizlik vurgusu yapan Başkan Şadi Özdemir, kaynakların doğru yönetilmesi gerektiğinin altını çizdi. Başkan Şadi Özdemir, "Harcadığımız bütçe belediyenin değil, vatandaşın parasıdır. Biz vatandaşın verdiği parayı yatırıma dönüştürüyoruz. Bu yüzden dayanışmamız çok önemli. Hepimiz çok titiz olmalı ve bu kaynağı en doğru şekilde harcamalıyız" diye konuştu.


2025 yılında birçok projeyi hayata geçirdiklerini kaydeden Başkan Şadi Özdemir, söz konusu dönemde 7 park yaptıklarını ve ilçedeki park sayısını 426’ya çıkardıklarını söyledi. Eğitim ve sosyal desteğin en büyük önceliklerinden olduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, "Belediyemiz bünyesindeki kreşler Bursa’daki en iyi eğitimi veren kreşler arasında. Herkes çocuğunun buralarda eğitim görmesini istiyor. Bu yıl içinde Minareliçavuş ve İhsaniye mahallelerimizde kreşler açtık. Şu anda 428 öğrenciye eğitim veriyoruz. Dumlupınar, Çalı ve Balkan mahallelerimizde de yeni kreşler yapmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı.


Kırsal kalkınma ve turizm hedefleri


Nilüfer’in kırsal mahallelerindeki internet sorununu büyük ölçüde çizdiklerini ve 38 noktada ücretsiz internet hizmeti sağladıklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, tarım topraklarının korunması için kooperatifleşmenin önemine de değindi.


Tarım ve turizmi bütüncül bir yaklaşımla ele alarak, kırsal mahallelerdeki vatandaşların toprağından para kazanmasını sağlamalarını istediklerini kaydeden Başkan Şadi Özdemir, "Akçalar, Fadıllı, Ayvaköy ve Gölyazı bölgesini bir turizm platformu içinde düşünüyoruz. Amacımız sadece günübirlik ziyaretler değil, konaklamalı turizmi sağlamak. İnsanlar; inciriyle, doğasıyla, yamaç paraşütüyle o bölgede vakit geçirmeli. Tarımla turizmi birleştirerek çiftçimizin, köylümüzün para kazanmasını sağlamalıyız. Eğer topraktan para kazanılırsa, kimse toprağını satmak zorunda kalmaz."


Kooperatifler, örnek ürün denemeleri, Hasanağa Gıda Merkezi ile Nilüfer Tıbbi ve Aromatik Bitki İşleme Tesisi gibi yatırımlarla Nilüfer’de tarımı desteklediklerini dile getiren Başkan Şadi Özdemir, kooperatif modeliyle işletilecek bir zeytinyağı sıkma tesisi kuracaklarının da müjdesini verdi.


"Başarılar ortak çalışmanın sonucu"


Başarılı projeleriyle 2025 yılında ulusal ve uluslararası alanda 5 prestijli ödül kazandıklarını hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, bu başarıların ortak çalışmanın sonucu olduğunu söyledi. Nilüfer’in sosyoekonomik gelişmişlik açısından Türkiye’deki ilçeler arasında 8’inci sırada 5’inci sıraya yükselttiğini belirten Başkan Şadi Özdemir, "Hedefimiz önümüzdeki süreçte Türkiye’nin en üst noktasındaki ilçelerinden biri olmak" dedi.


Kreş sayılarının artırılması, kadın ve gençlere yönelik projeler ile dezavantajlı gruplara sağlanan istihdam desteklerinin artarak devam edeceğini belirten Başkan Şadi Özdemir, 2026 yılının Nilüfer için çok daha verimli geçeceğini sözlerine ekledi.


Nilüfer Muhtarlar Derneği Başkanı Recep Bayraktar da, 2025 yılı boyunca Nilüfer’de mahallelerin ihtiyaçlarını merkeze alan bir çalışma süreci yürütüldüğünü ifade etti. Muhtarlar olarak vatandaşlardan aldıkları bildirimleri belediye ile paylaşarak çözüm noktasında aktif rol oynadıklarını belirten Bayraktar, "Nilüfer Belediyesi ile muhtarlarımız arasında kurulan güçlü iletişim ve iş birliği hizmetlerin daha hızlı ve etkin şekilde mahallelerimize ulaşmasını sağladı" diye konuştu.


Yeni yılın pozitif çalışmaların arttığı bir yıl olması temennisinde bulunan Bursa Muhtarlar Derneği Başkanı Erol Yılmazer ise, "Hep birlikte Nilüfer’i gerçek anlamda gülümsetelim" dedi.


Toplantıda, muhtarlar mahallelerinin sorun ve taleplerini Başkan Şadi Özdemir’e ileterek, çözüm önerileri hakkında fikir alışverişinde bulundular.



Nilüfer’de 2025’in birikimiyle 2026’ya: Ortak akıl, doğru yatırım

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıldönümünde anma etkinliği Ankara’da, Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıl dönümünde anma etkinliği düzenlendi. Dönemin Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin’in kararıyla, 18 Mayıs 1944’te Kırım Tatar Türklerinin bir gece içinde insanlık dışı koşullarda kendi vatanlarından Orta Asya’ya sürgün edilişinin üzerinden 82 yıl geçti. Sürgünün yıl dönümünde Ulus Meydanı’nda düzenlenen anma töreninde bir araya gelen Kırım Türkleri, yaşadıkları durumu bir kez daha dile getirdi. "Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Tatar halkının tüm zorluklara rağmen hala var olduğunu söyleyerek, "Bugün, 18 Mayıs 1944’ü anma günü. Halkımızın yok edilmek için hayvan vagonlarına doldurulduğu, Sibirya ve Özbekistan çöllerine sürüldüğü günün yıl dönümü. Bugün halkımızın, nüfusunun yarısını bir yıl içerisinde kaybettiği günün yıl dönümü. Bugün bizim için bir son değil. Bize uygulanan asimile sürecinin bir sonucuydu. Biz bunu 1944’ten öce de görmüştük. Eli kalem tutan bütün halkımızın kurşuna dizilerek yok edildiklerini görmüştük. Bu süreç çok uzun bir süre devam etti. O gün halkımız için bir son değil, yaşama iradesi için bir başlangıç günüydü. O gün başlayan milli hareketimiz daha sonra dünyada sesini duyurmaya başladı. Kırım Tatarları tekrardan ayağa kalkmaya başladı Sovyet Birliğinin en tehlikeli dönemlerinde sesini bütün dünyaya duyurmaya başladı. Bütün dünyada itibar kazandık. Sovyetler yıkıldı. Stalin yok oldu gitti. Bizi sürenler gitti ama Kırım Tatar halkı yaşadı. Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" dedi. "Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek" Kırım Tatar Türklerinin, vatanlarına olan sıkı bağını dile getiren Şahin, "Bize 1944’ü layık gören Rusya tekrardan vatanımızı işgal etti. Milli hareketimiz yok edilmek, kurultayımız ve meclisimiz terörist olarak kabul edilmek istendi. Halkımızın üzerindeki baskı bugün de devam ediyor. Kırım Tatarları 20 ülkede yaşıyor. Oradakiler vatanları olan Kırım’a bağını hiçbir zaman koparmadı. Her geçen gün de bu bağı güçlendiriyorlar. Milli hareketleri devam ettiriyorlar. Bizler her 18 Mayıs’ta yeniden yaşama irademizi, inancımızı ve imanımızı pekiştiriyoruz. Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek. Bir gün mutlaka dünyanın dört bir yanında yaşayan Kırım Tatar’ı, Ukrayna ile toprak bütünlüğü içerisinde medeniyetlerini ve kültürlerini tekrar ayağa kaldıracaktır" ifadelerini kullandı. "Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Dzhelialov ise törende, "Kırım Tatar halkına karşı gerçekleştirilen bu durum sadece yerinden etmek eylemi değildi. Yerli halkı vatanından, tarihinden, kültüründen ve geleceğinden mahrum bırakma girişimiydi. Aradan 82 yıl geçti ancak bu acı yalnızca tarihi bir sayfa olarak kalmadı. Ne yazık ki Kırım Tatarları için hala yaşamının bir parçası durumunda. Kırım’ın 2014’te işgal edilmesinden sonra Rusya, yarım adaya yeni bir baskı dalgası getirdi. Zulüm, siyasi nedenlerle gerçekleştirilen tutuklamalar, ifade özgürlüğünün bastırılması, Kırım Tatar halkının ulusal kimliğinin çarpıltılmasına ve siyasi temsilinin yok edilmesine yönelik girişimler yapıldı. Ancak ne 1944’teki sürgün ne de 2014’te işgal bu halkı yok edebildi. Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" ifadelerine yer verdi.
Antalya Denizde can pazarı: Herkes seferber oldu ancak hastanede hayatını kaybetti Antalya’nın Alanya ilçesinde serinlemek için denize giren bir vatandaş, bir süre sonra gözden kayboldu. Cankurtaranların müdahale ettiği olayda denizden çıkartılan ve sağlık ekipleri tarafnıdan sahilde ilk tedavisi yapılan tatilci hastanede hayatını kaybetti. Boğulma tehlikesi geçiren tatilciye yardım etmek için denize giren bir vatandaş ta yine cankurtaranlar tarafından kurtarıldı. Olay, saat 11.00 sıralarında Alanya ilçesi İncekum Halk Plajı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yaklaşık 40 yaşlarında olduğu değerlendirilen ve kimliği henüz öğrenilemeyen bir vatandaş serinlemek için denize girdi. Bir süre sonra denizde açıldığı belirtilen vatandaş gözden kayboldu. Durumu fark eden çevredeki vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. İhbar üzerine harekete geçen bölgede görevli cankurtaranlar, vatandaşı sudan çıkararak kıyıya getirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından şahsa kalp masajı yapıldı. Daha sonra ambulansa alınan vatandaşa, hastaneye sevki sırasında da müdahalenin sürdüğü öğrenildi. Hastaneye kaldırılan şahıs, doktorların yaptığı tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Denizde boğulma tehllikesi geçin biri olduğunu duyup kurtarmak için denize giren bir vatanadaş ta yine cankurtaranlar tarafından sağ salim kıyıya çıkartıldı. "Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık" Vatandaşı denizden çıkaran cankurtaran Ahmet Payalıoğlu, "Burada vatandaşların bağırışlarını duyunca hepimiz yardıma koştuk ve vatandaşı denizden çıkardık. Aynı anda 3-5 kişi boğulma tehlikesi geçirdi. Daha sonra vatandaşa kıyıda solunum cihazı takılarak suni teneffüs yapıldı. Diğer boğulma tehlikesi geçiren vatandaşların durumu iyiydi ancak bir kişinin durumu ağırdı. Solunum cihazıyla hastaneye götürüldü, daha sonra da hayatını kaybettiğini öğrendik. Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık. ‘Tamam’ dediler ancak biz ayrıldıktan sonra tekrar denize girmişler ve akıntıya kapılmışlar. Biz vatandaşlara denize girmemeleri gerektiğini söylüyoruz ama bazen bizi dinlemiyor, hatta tepki gösteriyorlar" dedi.