KÜLTÜR SANAT - 18 Mayıs 2026 Pazartesi 15:41

Nilüfer Kent Tiyatrosu’nun Afife gururu

A
A
A
Nilüfer Kent Tiyatrosu’nun Afife gururu

Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu ödülüne layık görülen Nilüfer Belediyesi Kent Tiyatrosu’nun yapımı "İlk Bakışta Prima Facie"nin başrol oyuncusu Rabia Zehra Şafak ve yönetmeni Barış Ayas, üretim süreçlerini anlattı. İkili, Nilüfer’de sağlanan özgür sanat ortamının ve kurumsal desteğin bu başarıdaki en büyük etken olduğunu vurguladı.


Nilüfer Belediyesi Nilüfer Kent Tiyatrosu (NKT), 28. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nden "Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu" ödülüyle döndü. Ödülü "İlk Bakışta Prima Facie" oyunundaki performansıyla alan Rabia Zehra Şafak ile oyunun yönetmeni Barış Ayas, prodüksiyon sürecini ve NKT’nin yıllar içinde oluşturduğu üretim anlayışını anlattı. Nilüfer Kent Tiyatrosu’nun yıllara yayılan kolektif vizyonuna dikkat çeken ikili, Nilüfer Belediyesi’nin tiyatroya sunduğu katkıların Türkiye için taşıdığı önemi anlattı.


"Hayallerimi süsleyen bir ödüldü"


Afife Tiyatro Ödülleri’nin alanında Türkiye’nin en önemli törenlerinden biri olduğunu söyleyen Rabia Zehra Şafak, ödül anını şu sözlerle anlattı: "Benim için yeri çok ayrı olan, hayallerimi süsleyen, ‘bir gün olur mu acaba’ dediğim bir şeydi. ‘İşte oldu, başardım’ duygusundan ziyade bir patlama, rüya gibi bir andı. Sadece bir başarı değil, insana bir sorumluluk, bir taşıyabilme güdüsü de hissettiriyor."


Mesleğinin zirvesindeki rasyonel avukat Tessa’nın, hayatın beklemediği bir yüzüyle karşılaşmasını sahneye taşıyan Şafak, tek kişilik bir oyunun zorluklarına da değindi. Süreci, "Kaçacak hiçbir yerinizin olmadığı bir er meydanı" sözleriyle özetleyen oyuncu, "Nefesinizin, bedeninizin, ritminizin bir arada çalıştığı bu süreçte işimi en çok yönetmenimiz Barış kolaylaştırdı. Birbirimize tutunduk. Karakterin kendi içinde yaşadığı kırılmada dürüst kalmaya çalışarak ben de pek çok dönüşüme uğradım, yüzleşmeler yaşadık. Kısa sürede, kan, ter ve gözyaşıyla tamamladığımız, öğretici bir süreçti" ifadelerini kullandı.


"Ödüller yeni bir eşik"


Kazanılan ödülün mutluluk verici olmasının yanı sıra büyük bir sorumluluk da getirdiğini belirten oyunun yönetmeni Barış Ayas ise, bu başarıyı Nilüfer Kent Tiyatrosu’nun uzun yıllara dayanan birikiminin yansıması olarak değerlendirdi. Seyirciyi sadece izleyen değil, deneyimleyen ve motive eden bir tarafa taşımak istediklerini belirten Ayas, "Nilüferli olmanın, Nilüfer’de uzun yıllardır üretim yapan, entelektüel birikimini katan herkesle beraber oluşturduğumuz bir vizyon var. Alınan adaylıklar ve ödüller bizim için sonuçtan ziyade bundan sonra ne yapacağımıza dair heyecan veren birer eşik" diye konuştu.


Yönetmenliğin yanı sıra kendisinin aynı zamanda oyuncu olmasının da çalışma sürecini kolaylaştırtığını belirten Ayas, "Düzenli olarak oyunlar oynayan, oyuncular yetiştiren bir tiyatronun giderek kendi yazar ve yönetmenlerini de çıkarması çok kıymetli. Bizim asıl amacımız yenilikçi repertuvarımızla yapılmamış olanı denemek" dedi.


Nilüfer belediyesinden örnek tiyatro modeli


Başarının temelinde Nilüfer Belediyesi’nin sunduğu destek ve özgürlük alanı olduğunu belirten Rabia Zehra Şafak, "Bir belediye tiyatrosunun otosansür kullanmadan, risk alarak böyle güçlü bir kadın metnine alan açması bence çok büyük bir şey. Seyircilerin gelip ‘Ne kadar cesur bir iş ortaya koymuşsunuz’ demeleri bizi ekstra onurlandırıyor" diye konuştu.


Nilüfer Belediyesi’nin Türkiye tiyatro literatüründe ilçeler için örnek bir yapılanma kurduğunu belirten Barış Ayas da şöyle konuştu: "Nilüfer Belediyesi ve NKT olarak kentteki sanat anlayışını besleyen, diğer ilçelere örnek olan bir yapı kurduk. Meslektaşlarımız burada sadece üretmeye odaklanabiliyor. Nilüfer Belediyesi’nin sunduğu bu vizyon sayesinde herhangi bir sansürle karşılaşmadık; herkes bu işin arkasında durdu."


İkili konuşmalarında oyunun sahnelenmesinde ve hazırlanmasında sağladıkları destekler ve katkılar için Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Başkan Yardımcıları ile Adem Mülazim, Burak Etöz, Okan Temizarabacı, Deniz Göl ve Cem Yılmazer başta olmak üzere tüm ekip arkadaşlarına teşekkür ettiler. "İlk Bakışta Prima Facie" oyununu ve oyunun ele aldığı konuları farklı şehirlere taşımayı hedeflediklerini belirten ekip, hayallerinin kapsamlı bir Anadolu turnesi olduğunu ifade edere, "Kadın haklarını, adaleti ve sistemleri açıkları tartışmaya ve konuşturmaya devam edeceğiz" mesajını verdiler.



Nilüfer Kent Tiyatrosu’nun Afife gururu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Vali Aydoğdu’dan gençlere umut dolu mesaj Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, 19 Mayıs’ın milletin yeniden dirilişinin ve bağımsızlık mücadelesinin simgesi olduğunu belirtti. Aydoğdu, mesajında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’da attığı ilk adımın, kurtuluş mücadelesinin başlangıcı olmasının yanı sıra gençlere emanet edilen büyük bir medeniyet tasavvurunun da ilanı olduğunu ifade etti. Türk milletinin tarih boyunca gösterdiği cesaret ve fedakârlığın Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında da Türkiye’ye güçlü bir istikamet kazandırdığını vurgulayan Aydoğdu, bu mirasın ilim, teknoloji, üretim ve yüksek ahlak anlayışıyla geleceğe taşınması gerektiğini kaydetti. Gençlere seslenen Aydoğdu, Erzincan’ın her köşesinde çalışan, üreten ve hayal kuran gençleri gördükçe geleceğe dair umutlarının arttığını belirtti. Aydoğdu, Erzincan gençliğinin köklerinden aldığı güçle Türkiye Yüzyılı’nın inşasında önemli rol üstleneceğini ifade ederek, Erzincan’ın vatan sevgisi ve kardeşlik iklimiyle önemli bir şehir olduğunu dile getirdi. Mesajında Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere istiklal mücadelesinin tüm kahramanlarını rahmet ve minnetle andığını belirten Vali Aydoğdu, vatandaşların 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutladı.
Muğla Başkan Mandalinci’den 19 Mayıs mesajı Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Mandalinci, mesajında şu ifadelere yer verdi: "19 Mayıs 1919 bu ülkenin hafızasında bir duruştur. Bir halkın boyun eğmemeye karar verdiği, geleceğini başkalarının yazmasına izin vermediği gündür. 1919’un o karanlık günlerinde, Anadolu’nun dört bir yanında umutsuzluk hakimken, Samsun’dan yükselen irade bu toprakların insanına yeniden kendine güvenmeyi hatırlatan bir kırılma anıydı. Çünkü o adım, "artık yeter" diyen bir milletin ayağa kalkma kararlılığıydı. 15 Mayıs’ta İzmir işgal edildiğinde yaşanan acı, bu ülkenin hafızasına silinmez bir iz bıraktı. O acı, teslimiyet üretmedi. Tam tersine, direnci büyüttü. 19 Mayıs’ta atılan adım, işte o direncin örgütlenmiş halidir. Bir şehrin yaşadığı yıkım, bir milletin yeniden doğuşuna dönüşmüştür. Bu nedenle 19 Mayıs, bugün neyi savunduğumuzu, yarın nasıl bir ülke kurmak istediğimizi sorguladığımız bir eşiktir. Cumhuriyet, tesadüflerle değil, bu bilinçle kurulmuştur. Gençlere armağan edilmiş olması ise ayrı bir anlam taşır. Çünkü bu ülkenin geleceği, her zaman en zor zamanlarda sorumluluk alabilenlerin omuzlarında yükselmiştir. Gençlik bir cesaret halidir. Soru sorabilme gücüdür. Haksızlığa itiraz edebilme iradesidir. Doğru bildiğinden geri adım atmama kararlılığıdır. Bugün de bu ülkenin ihtiyacı olan tam olarak budur. Kendi aklıyla düşünen, kendi vicdanıyla karar veren, geleceği başkalarının çizmesine izin vermeyen bir gençliktir. 19 Mayıs’ın bize bıraktığı en büyük miras, bağımsızlık fikridir. Bu fikir sınırları korumak kadar; düşüncede, üretimde, bilimde, sanatta özgür olabilme iradesidir. Kendi kentini, kendi yaşamını, kendi geleceğini sahiplenebilme bilincidir. Yerel yönetimlerden toplumsal hayata kadar her alanda bu anlayışı büyütmek zorundayız. Çünkü güçlü bir ülke, güçlü kentlerle; güçlü kentler ise sorumluluk alan yurttaşlarla kurulur. Dayanışma olmadan kalkınma olmaz. Katılım olmadan demokrasi güçlenmez. Ortak akıl olmadan geleceği inşa etmek mümkün değildir. Bugün, 19 Mayıs’ın anlamını konuşurken aslında şunu hatırlıyoruz. Bu ülke, en zor şartlarda bile ayağa kalkmayı başarmış bir ülkenin adıdır. Ve o irade hala bu toprakların insanında yaşamaktadır. Bize düşen görev, o iradeyi canlı tutmaktır. Geçmişten güç alarak bugünü doğru kurmak, bugünden güç alarak yarını daha sağlam inşa etmektir. Cumhuriyet, bize bırakılmış bir emanettir. Aynı zamanda her gün yeniden kurulması gereken bir değerdir. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı bu bilinçle kutluyor; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bağımsızlık mücadelesinin tüm kahramanlarını saygı ve minnetle anıyorum. Bu ülkenin yarınları, umudunu kaybetmeyenlerin, sorumluluktan kaçmayanların ve gerektiğinde ilk adımı atmaktan çekinmeyenlerin olacaktır."
Ankara Bakan Ersoy’dan 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı mesajı Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Bakan Ersoy yayımladığı mesajda, "Cumhuriyetimizin kuruluş meşalesinin yakıldığı 19 Mayıs 1919 tarihi milletimizin bağımsızlık iradesinin yeniden ayağa kalktığı, umutların yeniden filizlendiği bir dönüm noktasıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak ilk adımı attığı bugün tarihimize altın harflerle yazılmıştır. Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü gençlerimize armağan etmesi, geleceğe duyduğu güvenin ve milletimizin yarınlarına olan sarsılmaz inancının en güçlü göstergesidir. Çünkü gençlik bir ülkenin enerjisi, umudu, değişim gücü ve en kıymetli hazinesidir" dedi. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlayan Ersoy, "19 Mayıs 1919 tarihinin 107’inci yıl dönümünde Cumhuriyetimiz, köklerini milletimizin azim ve fedakarlığından alan, gölgesi geleceğe uzanan güçlü bir çınara dönüşme yolunda kararlılıkla ilerlemektedir. Bu anlamlı günde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere istiklal mücadelemizin tüm kahramanlarını rahmet, minnet ve şükranla anıyor, milletimizin ve geleceğimizin teminatı sevgili gençlerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum" ifadelerini kullandı.
Amasya Amasya’da taşkın alarmı: Okullar tatil edildi Tokat’taki Almus Barajı’nın yüzde 100 doluluk oranına ulaşmasının beklenmesi, komşu il Amasya’da da alarma neden oldu. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı tatili dolayısıyla yarın kapalı olacak okullar, Amasya merkez ve Taşova ilçesinde taşkın önlemleri kapsamında çarşamba günü de tatil edildi. Köprü kıyıları ve kritik noktalara ise yığınak yapılarak önlem alınmaya başlandı. Tokat’taki Almus Barajı’nın yüzde 100 doluluk oranına ulaşmasının beklenmesi nedeniyle Amasya’da da taşkına karşı tedbirler alındı. Taşkın önlemleri kapsamında Amasya merkez ve Taşova ilçesinde 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı tatili dolayısıyla yarın kapalı olacak okullar, 20 Mayıs Çarşamba günü de tatil edildi. Konuyla ilgili Amasya Valiliği’nden yapılan açıklamada, "Son günlerde bölgemiz genelinde etkili olan yoğun yağışlar nedeniyle Yeşilırmak ve ırmağı besleyen derelerin bazı noktalarında taşkınlar meydana gelmiştir. Meteorolojiden alınan veriler doğrultusunda bölgemizdeki yağışların devam etmesi ve 19 Mayıs Salı günü de (yarın) Tokat Almus Barajı’nın tam doluluğa ulaşarak barajdan su tahliyesi gerçekleşmesi beklendiğinden Yeşilırmak’taki su seviyesinin ciddi oranda artacağı ve taşkınlar oluşabileceği öngörülmektedir. Tüm bu ihtimaller değerlendirilerek, herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması adına Amasya Merkez ilçemiz ile Taşova ilçemizdeki (köyleri dahil) tüm resmi-özel kreşler, anaokulları, ilkokullar, ortaokullar, liseler, mesleki eğitim merkezleri, yaygın eğitim kurumları, olgunlaşma enstitüsü, özel öğretim kursları ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde 20 Mayıs 2026 Çarşamba günü 1 gün süreyle eğitim-öğretime ara verilmiştir" ifadelerine yer verildi. "Zarar tespit çalışmaları da devam etmekte" Amasya Valisi Önder Bakan ise, bölge genelinde etkili olan yoğun yağışlar nedeniyle Yeşilırmak Nehri ve ırmağı besleyen derelerin bazı noktalarında taşkınlar meydana gelmesiyle tarım arazileri ve seraların su altında kaldığını hatırlatarak, "Ayrıca kırsal altyapıda da çeşitli hasarlar oluşmuştur. Yaşanan olumsuzlukların giderilmesi amacıyla devletimizin tüm kurumları sahada çalışmalarını aralıksız olarak sürdürmektedir. Zarar tespit çalışmaları da devam etmekte olup, oluşan mağduriyetlerin giderilmesi adına gerekli süreçler titizlikle yürütülmektedir" dedi. Komşu il Tokat’taki Almus Barajı’nın 19 Mayıs Salı günü itibarıyla tam doluluğa ulaşmasının beklendiğine işaret eden Vali Bakan, "Bu durum sonucu Yeşilırmak’taki su seviyesinin ciddi seviyede artacağı ve taşkınlar oluşabileceği öngörülmektedir. Bu nedenle Amasya ve Taşova şehir merkezlerimizde vatandaşlarımızın Yeşilırmak ile dere yataklarından uzak durması büyük önem taşımaktadır" diye konuştu. 3 metreye ulaşan nehir sularını kaygıyla takip eden vatandaşlardan Üzeyir Taşdemir, "Evleri ırmak kenarında olan arkadaşlarımızın Allah yardımcıları olsun. Umarım korkulan olmaz. Hep birlikte güneşli günlerin gelmesini bekliyoruz. Yağmurlar fazla oldu" şeklinde konuştu.
Erzincan Tercan’da sel suları tarım arazilerini vurdu Erzincan’ın Tercan ilçesinde etkili olan aşırı yağışların ardından Tercan Barajında doluluk oranı yüzde yüze ulaştı. İlçede meydana gelen sel ve su baskınları tarım arazilerinde zarara yol açtı. Son 3 gündür etkisini sürdüren yağışlar ve dağlardaki kar sularının erimesiyle Karasu Nehri’nin debisi yükseldi. Özellikle Kargın beldesi ile Büklümdere, Edebük ve Bağpınar köylerinde nehir kenarındaki çok sayıda tarım arazisi sular altında kaldı. Bölgede ekili bulunan hububat, şeker pancarı ve yonca tarlaları zarar gördü. Taşkınların ardından Devlet Su İşleri (DSİ) ekipleri bölgede su tahliye çalışmalarına başladı. Suların çekilmesinin ardından Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekiplerince hasar tespit çalışması yapılacağı bildirildi. Tercan Ziraat Odası Başkanı Hacı Yılmaz, yaptığı açıklamada, Tercan Baraj Gölü’nün doluluk oranının artması ve Karasu Nehri’nin debisinin yükselmesi nedeniyle Kargın beldesi ile Yollarüstü Mahallesi ve Büyükdere mevkisindeki tarım arazilerinin zarar gördüğünü söyledi. Yaklaşık 2 bin dekarlık alanda şeker pancarı, patates, arpa, buğday, yonca ve yem bitkilerinin etkilendiğini belirten Yılmaz, bölgedeki taşkınların her yıl tekrarlandığını ifade etti. Yılmaz, dere yatağının ıslah edilmesi ve taş tahkimatı yapılması gerektiğini belirterek, tarım arazilerinin korunması için kalıcı çözüm talebinde bulundu.