GÜNDEM - 10 Nisan 2026 Cuma 15:32

Kestel Belediyesi’nden kırsala yeni hizmet

A
A
A
Kestel Belediyesi’nden kırsala yeni hizmet

Kestel Belediyesi, Serme Mahallesi’nde hayata geçirilen çalışma ile mahalle kültürünün önemli bir parçası olan köy kahvesinde oturma alanları düzenlenirken, mekân daha ferah ve kullanışlı bir yapıya kavuşturuldu.


Kestel Belediyesi, kırsal mahallelerde yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda Serme Mahallesi’nde köy kahvesi, modern ve kullanışlı bir yapıyla vatandaşların hizmetine sunuldu. Yapılan düzenlemelerle birlikte köy kahvesi, mahalle sakinlerinin daha konforlu bir ortamda bir araya gelmesine imkân sağladı. Serme Mahallesi’ne kazandırılan bu hizmetle birlikte köy kahvesi, vatandaşların gün içerisinde sıklıkla vakit geçirdiği, bir araya gelerek sohbet ettiği ve sosyal hayatın canlı tutulduğu önemli bir buluşma noktası haline geldi.


Mahalle sakinleri, Kestel Belediyesi tarafından daha düzenli ve konforlu hale getirilen köy kahvesinde vakit geçirmekten duydukları memnuniyeti dile getirirken, yapılan hizmetin mahalle yaşamına olumlu katkı sağladığını ifade etti.


Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, kırsal mahallelere yönelik hizmetlerin aralıksız sürdüğünü belirterek, "Kestel Belediyesi olarak ilçemizin her noktasında vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmalarımıza devam ediyoruz. Serme Mahallemizde köy kahvemizi hemşehrilerimizin hizmetine sunduk. Vatandaşlarımızın bir araya geldiği bu tür sosyal alanları önemsiyor, mahalle kültürünü yaşatan projeleri hayata geçirmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.



Kestel Belediyesi’nden kırsala yeni hizmet

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mardin Mardin’de kavga ihbarına giden polislere sürpriz kutlama Mardian Mall Alışveriş Merkezi, 10 Nisan Polis Haftası kapsamında görev başındaki polis memurlarına sürpriz bir kutlama gerçekleştirdi. Alışveriş merkezine "kavga ihbarı" olduğu yönünde yapılan bildirim üzerine olay yerine intikal eden polis ekipleri, beklemedikleri bir organizasyonla karşılaştı. Hazırlanan sürpriz etkinlikte polisler için pasta kesilerek Polis Haftası kutlandı. Toplumun huzur ve güvenliği için görev yapan Türk Polis Teşkilatı mensuplarına teşekkür amacıyla düzenlenen etkinliğe, alışveriş merkezi ziyaretçileri ve çalışanları da katıldı. Mardian Mall Kıdemli Pazarlama ve Halkla İlişkiler Müdürü Dilber Ecevit, etkinlikte yaptığı açıklamada, polislerin toplum için üstlendiği görevin önemine dikkati çekerek, " Toplumumuzun huzuru ve güvenliği için büyük bir fedakârlıkla görev yapan polislerimiz, her zaman takdiri hak ediyor. Biz de Mardian Mall olarak Polis Haftası vesilesiyle görev başındaki ekiplerimize küçük ama anlamlı bir teşekkür etmek istedik. Polislerimizin her zaman yanlarında olduğumuzu hissettirmek bizim için çok kıymetli. Bu vesileyle tüm polislerimizin Polis Haftası’nı kutluyor, görevlerinde başarılar diliyoruz" ifadelerini kullandı. Mardian Mall yönetimi, güvenlik güçlerine destek vermeye ve özel günlerde sosyal sorumluluk etkinlikleri düzenlemeye devam edeceklerini bildirdi.
Antalya Bakan Uraloğlu: "10 gün içerisinde yaklaşık 8 milyon yeni 5G abonesi daha bu teknoloji ile tanışarak 29 milyonu aştı" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "10 gün içerisinde yaklaşık 8 milyon yeni 5G abonesi daha bu teknoloji ile tanışarak 29 milyonu aştı" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Antalya’da düzenlenen Türk Telekom 2026 İş Ortakları Toplantısı’nda konuştu. Bakan Uraloğlu, 205 iş ortağı ve bin 600’ü aşkın katılımcıyla gerçekleştirilen bu buluşmanın hayırlara vesile olması temennisinde bulundu. Bilişim ve haberleşme sektörünün, bugünün dünyasının en stratejik ve vazgeçilmez alanlarından biri olduğunu dile getiren Bakan Uraloğlu, "Ekonomik büyümeden istihdama, küresel rekabet gücünden milli güvenliğe kadar her alanda belirleyici rol oynamaktadır. Yapay zeka, bulut bilişim, nesnelerin interneti ve yüksek hızlı bağlantı gibi teknolojiler, ülkelerin kalkınma hızını doğrudan etkilemekte; yenilikçiliği ve verimliliği zirveye taşımaktadır" dedi. Uraloğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak yük, insan ve data ulaşımındaki iddialarını her geçen gün artırdıklarını söyleyerek sözlerine şu şekilde devam etti: "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonu, AK Parti hükümetlerimizin kararlılığı ve Türk Telekom gibi uzman kurumlarımızın inançlı çalışmalarıyla dijital dönüşümde küresel bir oyuncu olma yolunda kararlılıkla ilerliyoruz." "Ülkemizin dijital geleceğini birlikte inşa ediyoruz" Türk Telekom’un, 1840 yılında kurulan Posta Nezareti’ne dayanan köklü tarihiyle Türkiye’nin dijital omurgasını oluşturan güzide bir kuruluş olduğunu söyleyen Uraloğlu, "Yıllar içinde kendini sürekli yenileyerek haberleşme ve iletişim hizmetlerinde güçlü bir marka haline gelmiştir. Türkiye’nin 81 ili ve 922 ilçesinin tamamına yayılan ofis ve bayi ağı, Türk Telekom’un ülkemizin her köşesine eşit ve kesintisiz hizmet ulaştırma gücünün en somut göstergesidir. Bu güçlü saha varlığınız sayesinde en hızlı iletişim altyapımızı ve en yeni teknolojileri vatandaşlarımızla buluşturuyor, ülkemizin dijital geleceğini birlikte inşa ediyoruz" açıklamasında bulundu. "10 gün içerisinde yaklaşık 8 milyon yeni 5G abonesi daha bu teknoloji ile tanışarak 29 milyonu aştı" Uraloğlu, dijital dönüşüm yolculuğunda önemli kilometre taşlarını geride bıraktıklarını da kaydetti. Uraloğlu, 5G’ye geçişlerini, 31 Mart tarihinde Cumhurbaşkanı Erdoğan teşrifleriyle ‘5G ile İletişimde Güçlü Türkiye Töreni’ ile resmen ilan ettiklerini söyledi. Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "1 Nisan 2026 itibarıyla 81 ilimizde kademeli olarak hizmete aldığımız 5G ile daha ilk günden yaklaşık 21 milyon abone bu teknolojiyle buluştu. 10 gün içerisinde yaklaşık 8 milyon yeni 5G abonesi daha bu teknoloji ile tanışarak 29 milyonu aştı. Ülkemizdeki 5G uyumlu cihaz sayısının yaklaşık 32 milyon olduğunu düşündüğümüzde, 29 milyonu aşan abone sayımızla şimdiden yüzde 90’ın üzerinde muazzam bir penetrasyon oranına ulaştık." Söz konusu rakamların dikkat çekici ve gurur verici olduğunu dile getiren Uraloğlu, "Çünkü bu durum, vatandaşlarımızın 5G teknolojisini olağanüstü hızlı ve yüksek bir oranda benimsediğini açıkça göstermektedir. Neredeyse her 10 adet 5G uyumlu cihazdan 9’u 5G hizmetini kullanır duruma geldi" diye konuştu. "5G, yalnızca bir haberleşme teknolojisi değil; üretim gücümüzü ve hizmet kalitemizi aynı anda yükselten bir kalkınma altyapısıdır" Uraloğlu, zaman içerisinde yeni 5G uyumlu mobil telefon, tablet ve diğer cihazların sayısı arttıkça bu penetrasyon oranımız ve abone istatistiklerimiz de önemli ölçüde artmaya devam edeceğini kaydetti. İki yıl içerisinde de 5G hizmetlerini Türkiye’nin her noktasına eriştireceklerini dile getiren Uraloğlu, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "5G, yalnızca bir haberleşme teknolojisi değil; üretim gücümüzü, hizmet kalitemizi ve teknolojik rekabetçiliğimizi aynı anda yükselten bir kalkınma altyapısıdır. Robotik sistemlerden otonom sürüşe, akıllı şehirlerden akıllı tarıma, 8K canlı yayınlardan kritik altyapı yönetimine kadar birçok alanda dönüşümü hızlandıracaktır." "Türkiye, 39 Avrupa ülkesi arasında en çok haneye fiber altyapısı ulaştıran ilk 3 ülke arasında" Uraloğlu, 5G’ye geçişte en kritik unsurlardan birinin de güçlü fiber altyapı olduğunu söyleyen Bakan Uraloğlu, "Bu kapsamda 2002 yılında yaklaşık 81 bin kilometre olan fiber optik ağ uzunluğumuzu 8 kattan fazla arttırarak 657 bin kilometreye, yani dünyanın çevresini 16 kez dolaşacak uzunluğa ulaştırdık" diye konuştu. Türk Telekom’un da bu alanda öncü rol üstlenerek büyük başarılara imza attığına dikkati çeken Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "2019’dan bu yana 231 bin km yeni fiber döşedi ve 12,3 milyon haneye fiber erişimi sağladı. 2025 yılı sonu itibarıyla Türk Telekom’un ülke çapındaki fiber ağ uzunluğu 535 bin kilometreye, fiber hane kapsaması ise 34 milyonun üzerine ulaştı. Bu istatistiklerle birlikte Türkiye, 39 Avrupa ülkesi arasında en çok haneye fiber altyapısı ulaştıran ilk 3 ülke arasında yer almakta, fiber abone sayısında ise 4. Sırada bulunmaktadır. Ayrıca Türk Telekom, fiberdeki gücünü mobile taşıma konusunda önemli bir adım atmış; 2024 itibarıyla LTE mobil baz istasyonlarının yüzde 61’ini fiberle bağlı konuma getirmiştir. Bu oran, mevcut dünya ortalamasının ve Avrupa’nın 2028 için hedeflediği yüzde 53’ün dahi üzerindedir." "Mobil özel şebekelerde milli bileşenleri zorunlu kıldık" Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom’un rekabetiyle 16 Ekim 2025’te gerçekleştirdikleri 5G yetkilendirme ihalesi neticesinde 3 milyar 534 milyon dolar gelir elde ettiklerini hatırlatan Uraloğlu, "5G yetkilendirme ihalesinde işletmecilerimize yıllara göre artan şekilde yüzde 60’a varan oranlarda yerli malı belgeli ürün ve yüzde 30’a varan oranlarda milli haberleşme ürünü kullanımı yükümlülüğü getirdik. Mobil özel şebekelerde milli bileşenleri zorunlu kıldık" şeklinde konuştu. Türk Telekom’un da ihalede mobil stratejisiyle uyumlu sonuçlar elde ederek abone başına en yüksek kapasite kullanım hakkına sahip operatör olarak stratejik bir başarı gösterdiğini söyleyen Uraloğlu, 5G teknolojilerinde yerli ve milli çözümlerin geliştirilmesini stratejik bir öncelik olarak ele aldıklarını söyledi. Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "Teknolojinin sadece tüketildiği değil, yerli ve milli imkanlarla üretildiği bir Türkiye için çalışıyoruz. Bu kapsamda Türkiye’nin teknoloji üretme ve ihraç etme kapasitesini artırma hedefi doğrultusunda iştirakleri ve milli iş ortaklarıyla stratejik iş birliklerine imza atan Türk Telekom; iştiraki Argela ve i2i Systems, Plan-S, Qubitrium gibi milli iş ortaklarımızla yenilikçi çözümler geliştirerek; GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde bu çözümleri dünya sahnesine taşıdı." "Ülkemiz, 5G teknolojisinde çözüm üreticisi ve ihracatçısı konumuna da hızla yükselmektedir" Uraloğlu, Mart ayında İstanbul’da açılışını gerçekleştirdikleri Türk Telekom Teknoloji ve İnovasyon Merkezi’nin, 5G odağıyla tasarlanan 600 metrekarelik yenilikçi bir alan olarak önemli bir rol üstlendiğinin de altını çizdi. Uraloğlu, "Akıllı üretim, robotik uygulamalar, artırılmış gerçeklik, dijital ikiz, hologram, IoT, VR deneyimleri ve LEO uydu sistemleri gibi uygulamalarla 5G’nin sunduğu yüksek hız, ultra düşük gecikme ve ileri bağlantı kabiliyetlerini somut şekilde deneyimleme imkânı sunuyor. Türk Telekom’un bu öncü çalışmaları sayesinde ülkemiz, 5G teknolojisinde sadece kullanıcı değil, aynı zamanda çözüm üreticisi ve ihracatçısı konumuna da hızla yükselmektedir" dedi. Söz konusu entegrasyon ve iş birlikleri neticesinde Türk Telekom’un, sadece altyapı sağlayan bir operatör olmanın ötesine geçerek, Türkiye’nin dijital egemenliğine ve teknolojik bağımsızlığına doğrudan katkı sağlayan stratejik bir güç haline geldiğini söyledi. "Teknolojiyle büyüyen, dijitalle güçlenen, 5G ile yarınlara koşan bir Türkiye" Uraloğlu, toplantı kapsamında ise Türk Telekom’un 2025 yılı iş sonuçları, altyapı yatırımları, 2026 vizyonu ve 5G ile dijital dönüşüm gündeminin paylaşılacağını ifade etti. Uraloğlu, "Türk Telekom siz değerli iş ortakları ile birlikte omuz omuza vererek, ülkemizin her karış toprağında en ileri teknolojileri üretip, en kaliteli hizmeti sunma irademizi bir adım daha ileriye taşıyacak. Çünkü biz biliyoruz ki; güçlü altyapı, güçlü ekonomi; güçlü dijital dönüşüm ise güçlü Türkiye demektir. Kimsenin şüphesi olmasın ki teknolojiyle büyüyen, dijitalle güçlenen, 5G ile yarınlara koşan bir Türkiye için hep birlikte çalışacağız" şeklinde konuştu.
Aydın Büyükşehir il genelinde çalışmalarını sürdürüyor Aydın Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı, Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı ile Ulaşım Dairesi Başkanlığı ekipleri, Efeler ilçesi Umurlu Mahallesi’nde kapsamlı çalışma gerçekleştirdi. Ekipler çalışmalarını mahalle genelinde, Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluk sahasında yer alan alanlarda eş zamanlı olarak yürüttü. Cadde ve bulvarlarda gerçekleştirilen peyzaj düzenlemeleri ile çevre temizlikleri vatandaşlardan tam not aldı. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ekipleri tarafından refüj boyama, budama ve çim biçme çalışmaları gerçekleştirildi. Kent mobilyaları da ekipler tarafından yenilendi. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı ekipleri cadde ve bulvarlar ile otobüs duraklarında çevre düzenleme ve bakım çalışmalarını sürdürdü. Yapılan çalışmalar ile Umurlu pırıl pırıl oldu. Ulaşım Dairesi Başkanlığı ekipleri ise otobüs duraklarında bakım ve onarım çalışmaları gerçekleştirirken, sinyalizasyon sistemleri, yol boyamaları ve trafik levhalarında yenileme çalışmaları yaptı. Kent genelinde çalışmaların devam edeceğini belirten Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, "Aydınımızın tüm ilçelerinde vatandaşlarımızı hizmetlerimiz ile buluşturmaya devam ediyoruz. Aydınımız için çalışıyor, hizmetlerimizi her geçen gün daha da arttırıyoruz. Çalışmalarımıza devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Gerçekleştirilen çalışmalardan memnuniyet duyduklarını belirten vatandaşlar, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti.
Bartın Eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’tan yargı eleştirilerine tepki Bartın Üniversitesi’nde düzenlenen İhtisas Akademisi’nin ilk dersini veren Eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Türkiye’nin Demokratikleşme Adımları ve Küresel Adalet Vizyonu" başlıklı konuşmasında, yargı eleştirilerine tepki göstererek, ’’Türkiye’nin yargı bağımsızlığı ile ilgili hukuk devleti ile ilgili bir takım eleştirilerde, haddi, hududu, sınırı aşan eleştirilerde bulunanlar var’’ dedi. Türkiye Gençlik Vakfı tarafından Bartın Üniversitesi’nde gerçekleşen TÜGVA İhtisas Akademisi’nin açılış dersini Eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç verdi. Türkiye’nin Demokratikleşme Adımları ve Küresel Adalet Vizyonu hakkında konuşan Yılmaz Tunç, Türkiye’nin Cumhuriyet öncesi ve sonrası, AK Parti İktidarı öncesi ve sonrasındaki demokratik çabaları hakkında detaylı bilgiler verdi. ’’Her 10 yılda bir muhtıralarla, darbelerle demokratik siyasi hayatımızın gelişmesi engellendi’’ Türkiye Cumhuriyeti’nin darbeler tarihi ile ilgili de bilgiler veren Tunç, ’’Her 10 yılda bir muhtıralarla, darbelerle demokratik siyasi hayatımızın gelişmesi engellendi. Temel hak ve özgürlüklerin kısıtlandığı dönemler, bizim, sizin gibi üniversitede olduğumuz yıllara denk geldi. O dönemlerde kız arkadaşlarımız, başları örtülüyse derslere giremezlerdi, yasaktı. Memurların kılık kıyafet özgürlüğü yoktu. 28 Şubat’ta baş örtüsü taktığı için memurluktan atılan binlerce memur, öğretmen vardı. Üniversitelerde okuması engellenen genç kızlarımız maalesef okullarını bırakmak zorunda kaldılar. 28 Şubat’ta siyasi partiler kapatıldı. İktidar partisi refah Partisi, kapatıldı. 2000’li yıllara geldiğimizde artık, siyasi ve ekonomik krizlerle bunalan milletimiz bir çıkış yolu aradı. 2001’de Cumhurbaşkanımızın AK Parti’yi kurmasıyla beraber, insanlar milletimiz, Cumhurbaşkanımızın etrafında kenetlendi. 2002’de yapılan seçimlerden sonra yeni bir dönem başladı. Aradan 24 yıl geçti, bu süre zarfında Türkiye’nin demokratik kazanımlarını buradaki gençlerimiz çok farkında olmayabilir. Çünkü bu salondaki gençlerimizin yaşları 24’ün altında. 2000’li yıllar öncesinde yaşamadınız. Bu gelişmeyi yaşayarak gördünüz. Ama geçmişle kıyaslama imkanınız yok. Ön sıradaki büyüklerimiz, o dönemleri de yaşadığı için geçmişle kıyaslama imkanı var. Biz geçmişle kıyasladığımız zaman bu günün değerini, farkını anlamamamız mümkün. Gençlerimiz, bulundukları durumu belki bir kaç sene önceyle karşılaştırabiliyorlar. 2000’l, yılların başında, 2001’de de yine vesayetçi anlayış, demokrasiyi istemeyen, Cumhuriyetin demokrasi ile taçlandırılmasını istemeyen darbeci anlayış boş durmadı. Parti kapatma davaları, 367 krizleri, Meclis’te Cumhurbaşkanı’nı milletvekillerine seçtirmemek için türlü türlü krizler, mazeretler ortaya çıkarıldı. Bunlar aşıldı. Bu kez terör azdırılmaya çalışıldı. PKK terörü, diğer terör örgütleri hiç boş durmadılar. Sokak kalkışmasına girişildi. Gezi olayları başlatıldı. Sokak darbesi ile hükümetin devrilebileceğini düşünen çevreler, bu olaylara destek verdiler. Ülke genelinde balkonlara, sokaklara çıkıldı. Tencereler, tavalar çalındı. Işıklar söndürülüp, yakıldı. Sokak kalkışmasıyla hükümet istifa ettirilemeyince, bu sefer 17-25 Aralık Emniyet yargı darbe kalkışmasıyla hükümet istifaya zorlandı. Orada da başarılı olamayınca bu sefer terör olayları başlatıldı. 2014-2015 yıllarını büyüklerimiz hatırlıyorlar. Hendek olayları, Kobani olaylarını Türkiye’nin değişik yerlerinde her gün farklı bir yerde patlama sesiyle, katliamlarla uyanır olmuştuk. Adeta 15 Temmuz Hain kalkışmasına giden yollara taşları birer birer döşemişler. 15 Temmuz’da da son darbeyi vurarak, yeniden demokrasiye bir darbe, milli iradenin önünü kesmeye yönelik girişim ile ülkemiz karşı karşıya kaldı. Tabi eski darbelerdeki gibi olmadı. Millet sokaklara, meydanlara indi. Sokaklarda nöbet tuttu. Darbeye geçit verilmedi’’ dedi Yargı eleştirilerine tepki AK Parti iktidarı ile demokratik hayatta önemli değişikler yapıldığını hatırlatan Tunç, ’’Bir çok anayasa değişikliği hayata geçti. karanlık girişimlere, milli iradeyi gasp eden davranışlara bir daha girilmesin diye önemli reformlara milletimizin desteği ile ile imza attık. Bizim demokratik siyasi hayatımız aynı zamanda birer maalesef darbeler tarihi oldu’’ ifadelerini kullandı Tunç, konuşmasında yargıyı eleştirenlere de sert tepki göstererek, ’’Darbeler tarihine baktığımız zaman yargının da, bu süreçte nasıl davrandığı çok önemli. Bu gün yargıyla ilgili çok tartışmalar var. Türkiye’nin yargı bağımsızlığı ile ilgili hukuk devleti ile ilgili bir takım eleştirilerde, haddi, hududu, sınırı aşan eleştirilerde bulunanlar var. 27 Mayıs 1960 darbesi olduğunda bu ülkenin yargısı, milletin seçtiklerinin hakkını savunmadı. Darbe mağdurlarını, insan haklarını savunması gerekirken, demokrasi ve millet adına karar veren yargı, milli iradenin ve demokratik hukuk devletinin yanında olması gerekirken, yönetimi gasp edenlerin adeta savunucusu oldu, onlara kol kanat gerdi. Maalesef darbe mağdurlarını yargıladı ve idama mahkum etti. 12 Eylül 1980’e gelindiğinde ise o günkü yargı, gençlerin yaşını büyüterek, bir sağdan, bir soldan astı. Öyle bir yargımız vardı maalesef. 28 Şubat post modern darbecilerinin karşısında hazır ol da duran, kol kanat geren adeta cübbelerini onların önüne seren bir yargı sitemi vardı. 15 Temmuz hain kalkışmaya geldiğimizde ise bunun artık değiştiğini gördük. Türkiye’de yargının milletin yargısı haline geldiğini, birilerin arka bahçesi olmadığını gördük. O gece millet canı pahasına mücadele ederken, bu ülkenin hakimlerinin, Cumhuriyet savcılarının evlerinde oturmadığını, adliyelere koştuğunu, milletin hakkını hukukunu savunduğunu, milli iradenin tarafında olduğunu, darbecileri kıskıvrak yakalayıp, gözaltı kararları uyguladığını, yargılayıp, millet adına hesap sorduğunu gördük. Aradaki fark bu’’ ifadelerine yer verdi. Akademisyenler darbe sınavını geçemedi Darbe dönemlerinde üniversitelerdeki akademisyenlerin de sınavı geçemediğini kaydeden Tunç, ’’Hem demokrasi tarihimize, hem yargı ve hukuk tarihimize bakalım, bu süreçte üniversitelerdeki akademisyenlerimiz de iyi bir sınav vermediler. Özellikle üniversitelerdeki akademisyenler, o darbecilere kol kanat geren, onlara anayasa metinleri yazan akademisyenler. Bu gün hala 1982 anayasası ile yönetiliyoruz’’ şeklinde konuştu. ’’Anayasa’da madde sayısından daha fazla değişiklik yapıldı’’ Tunç, Türkiye’nin sivil bir anayasaya ihtiyacı olduğunu vurgulayarak, ’’1982 Anayasası’nda çok değişiklikler yapıldı. Darbe Anayasası diyoruz, tabi madde sayısından daha fazla değişiklik yapıldı. 177 maddesi var, 180 defa değişikliğe uğrayan bir anayasamız var. Bu Anayasa’da, gerçekleştirdiğimiz reformlarla aslında darbeci ve vesayetçi ruhu azaltmamıza rağmen tamamen ortadan kaldırdığımız söylememiz mümkün değil. O yüzden biz yeni anayasa diyoruz. Demokratik, sivil, katılımcı bir anayasaya bu ülkenin ihtiyacı var diyoruz. Bu millete olan borcumuzdur diyoruz. İnşallah bunu gerçekleştiririz. Bir maddede yaptığınız bir değişiklik diğer maddeyle uyumlu olması lazım. Anayasa’nın bir sistematiği var. Bu sistematik bozuldu. Hem bu sistematiğin daha düzgün hale getirmek, yapılan reform ve kazanımları muhafaza etmek. Bu anlamda temel hak ve özgürlükleri daha da öne çıkaran, devletin görevlerini net bir şekilde ortaya koyan, toplumun her kesimin kendini içinde bulduğu, yeni, demokratik ve sivil bir anayasaya ihtiyacımız var. Aslında herkes mutabık. Bütün siyasi partiler evet yeni bir anayasa olsun diyorlar ama bazı görüş ayrılıkları var. 60 maddeye kadar uzlaşıldı. Bazı noktalara gelindiğinde ise işler tıkanmıştı. 28. Dönem parlamentomuzun artık 2 yıl gibi zamanı kaldı. Bu süre içerisinde bu başarılabilir mi? Başarılabilirse aslında meclisimiz tarihe geçen bir sorumluluğu yerine getirmiş olur’’ diye konuştu Üniversiteli gençlere tavsiyelerde bulunan Tunç, başarılı olmak için tarihi, geçmişi iyi öğrenmelerini, kendilerine güvenmeleri, zamanı en iyi değerlendirmeleri, çok okuyup, sıkı çalışmalarını ve iyi insan olmaktan asla vazgeçmemelerini istedi. Gençlere teknolojiyle yakından ilgilenmeleri gerektiğini de söyleyerek, teknoloji ve sosyal medyanın esiri olmamaları konusunda da uyarılarda bulunan Tunç, konuşmasının sonunda ise salondaki gençler ve protokol ile hatıra fotoğrafı da çekildi. Bartın Üniversitesi Eğitim Fakültesi konferans salonundaki programa Tunç’un yanı sıra Bartın Valisi Nurtaç Arslan, Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, TÜGVA Genel Başkan Yardımcısı Enes Seba, daire amirleri, askeri erkan, akademisyen ve öğrenciler de katıldı