SAĞLIK - 17 Mayıs 2026 Pazar 09:40

Çocuğunuzu bahar alerjisinden korumanın yolları

A
A
A
Çocuğunuzu bahar alerjisinden korumanın yolları

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzm. Dr. Mesut Arslan, bahar ayları çocuklar için özgürce doğanın keyfini çıkartmak anlamına gelse de, hapşırma krizleri, burun akıntısı ve kaşıntısına yol açan "alerjik nezle (rinit)" ya da bilinen diğer adıyla "saman nezlesi" oldukça rahatsız edici bir sağlık sorunu olarak yaşanabildiğini söyledi.


Alerjik nezlenin 2 gruba ayrıldığını belirten Medicana Bursa Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Mesut Arslan, "Bahar nezlesi, çimen, ağaç ve ot polenlerine bağlı gelişmekte iken, perennial alerjik nezle ise ev tozu akarı, hamamböceği, küf ve evcil hayvanlara bağlı gelişmektedir. Özellikle bahar aylarında burun akıntısı, burun tıkanıklığı sorunu yaşayan hastaların yaklaşık yarısı bahar nezlesidir. Bahar nezlesi yıl boyu sürer ya da mevsimseldir" dedi.



Sık tekrarlıyorsa dikkat


Uzm. Dr. Mesut Arslan, alerji belirtilerini şöyle sıraladı:


"Sık tekrarlayan burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve aksırık nöbetleri ile kendini gösterir. Aksırıklar arka arkaya 10-20 atak halinde, burun akıntısı ise su gibi olup çok bol miktarda ve devamlıdır. Akıntı olmadığı durumlarda çocuk burun tıkanıklığından şikâyet edebilir. Burun tıkanıklığı burun içini kaplayan mukozanın şişmesinden olur. Alerjik nezle, göz sulanması ve kaşıntısı gibi göz alerjileri ile birlikte de görülebilir. Bazen damakta ve genizde akıntı veya kaşıntı hissedilebilir."



Soğuk algınlığı ile karıştırılabiliyor


"Alerjik nezle genellikle soğuk algınlığıyla karıştırılabilen bir hastalıktır" diyen Uzm. Dr. Mesut Arslan, "Eğer nezle, ilkbahar ve yaz aylarında başlayıp, üç haftadan uzun sürüyorsa ve iyileşme eğilimi göstermiyorsa, alerjik nezle şüphesi kuvvetli hale gelir. Böyle durumlarda mutlaka doktora danışılması gerekir. Bahar alerjisi çocuklukta 2 yaşından önce nadir görülür. Özellikle okul çağında sık görülür. Alerjik nezlesi olan çocuklarda astım da görülmesi sık karşılaşılan bir durumdur. Bu nedenle aileler çocukta öksürük ve hırıltı belirtilerine karşı dikkatli olmalıdır. Çocukluk yaşlarında ilk belirtilerini veren hastalık yetişkin döneminde de devam edebilir" şeklinde konuştu.


Test yaptırarak alerji tespit edilebilir


Çocukta alerjik nezleden şüphelenildiği durumlarda, alerjiye neden olan maddeyi tespit etmek için cilt veya kan testleri yapılabileceğine değinen Uzm. Dr. Mesut Arslan, "Testlerin sonucunda, çocuğun belli bir alerjene karşı duyarlı olduğu tespit edildiği takdirde, buna karşı tedbirler alınabilir ya da bu alerjiye yönelik tedaviye başlanabilir. Alerjik nezle tedavisinin ilk adımı alerjiye sebep olan alerjenlerden kaçınmaktır. Eğer çocuktaki alerjik nezle polenlere karşı gelişiyorsa, tozlaşmanın sıkça görüldüğü aylarda, çocuğu yeşil alanlardan mümkün olduğunca uzak tutmak gerekebilir ya da temas kaçınılmazsa tedavi altında tutulması sağlanmalıdır" dedi.


İlaç veya aşı tedavisi uygulanabiliyor


Çevresel korunma yöntemlerinin yetersiz kaldığı durumlarda, ilaç tedavisinin etkili bir yöntem olacağına değinen Uzm. Dr. Mesut Arslan, "Bu ilaçlar sadece belirtilerin görüldüğü günlerde kullanıldıklarında bile, çocuğun şikâyetlerini gidermeye yardımcı olabilir. İlaç tedavisi de yetersiz kaldığında çocuklarda aşı tedavisi, "immünoterapi" uygulanmaktadır. Çocuğun duyarlı olduğu alerjenlerin artan dozlarda çocuğa verilmesiyle bağışıklık sistemini düzenlemeyi amaçlayan aşı tedavisi, bir süre sonra vücudun bu alerjenleri doğal karşılayabilmesini sağlamaktadır" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Anadolu Üniversitesi öğrenci ve mezunları MARMARAKAF’26’da sektör temsilcileriyle buluştu Anadolu Üniversitesi öğrenci ve mezunları, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü (İŞKUR) koordinasyonunda gerçekleştirilen Marmara Bölgesi Kariyer Fuarı (MARMARAKAF’26) kapsamında sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Anadolu Üniversitesi ile birlikte bölgedeki 22 üniversitenin paydaş olduğu fuarın açılış töreni, Bursa Uludağ Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlendi. Türkiye’nin en büyük bölgesel kariyer fuarlarından biri olan MARMARAKAF’26’da üniversite öğrencileri ve mezunları, kamu ve özel sektörden 150 kurum ve kuruluşla bir araya gelerek kariyer hedefleri doğrultusunda bilgi alma ve sektör temsilcileriyle iletişim kurma fırsatı elde etti. Anadolu Üniversitesi standına yoğun ilgi Fuar kapsamında açılan Anadolu Üniversitesi tanıtım standı da ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Stantta İstanbul Tanıtım Ofisi, ANAKARİYER ve ANAMEZUN görevlileri tarafından ziyaretçilere üniversitenin örgün ve açıköğretim programları hakkında bilgi verildi. Törene; Anadolu Üniversitesi adına Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Erdemir, Kariyer Merkezi (ANAKARİYER) Müdürü ve Mezunlar Birliği (ANAMEZUN) Koordinatörü Prof. Dr. Didem Paşaoğlu Baş, ANAKARİYER Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. Dr. Kazım Demirer ile ANAMEZUN Koordinatör Yardımcısı Öğr. Gör. Damla Kanık katıldı.
İzmir Tıpta yeni dönem: Yapay zeka cerrahiyi dönüştürüyor Prof. Dr. Burak Turna, yapay zekanın sağlık alanındaki yükselişini ve özellikle cerrahi pratiğe olan etkilerini değerlendirirken, "20 yıl sonra ameliyatları kim yapacak: Cerrahlar mı, algoritmalar mı?" sorusuna çarpıcı yanıtlar verdi. Prof. Dr. Turna, yapay zekanın cerrahinin yerini almayacağını ancak cerrahiyi köklü bir şekilde dönüştüreceğini belirterek, "Geleceğin cerrahları, sadece iyi teknik beceriye sahip olanlar değil; aynı zamanda yapay zekayı ve teknolojik gelişmeleri en iyi şekilde anlayan ve kullanan hekimler olacaktır" dedi. Acıbadem Kent Hastanesi Robotik Cerrahi Koordinatörü Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Burak Turna günümüzün en popüler konularından biri olan yapay zekanın cerrahinin yerini alıp almayacağı konusunu değerlendirdi. Yapay zekanın cerrahinin yerini almaktan ziyade hekimleri destekleyen bir teknoloji olduğunu vurgulayıp, yapay zekanın tıptaki yeri konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Turna, şöyle konuştu: "Yapay zeka günümüzde radyoloji, patoloji ve onkoloji gibi alanlarda aktif olarak kullanılıyor. Cerrahide ise özellikle ameliyat öncesi planlama, ameliyat sırasında görüntü rehberliği ve ameliyat sonrası hasta takibinde önemli rol oynuyor. Yapay zeka destekli sistemler, özellikle görüntüleme yöntemlerinde küçük ve zor fark edilen lezyonları tespit etmede önemli avantaj sunuyor, bu sayede erken tanı ve doğru tedaviye ciddi katkı sağlıyor." Robotik cerrahi ile yapay zeka arasındaki fark Prof. Dr. Turna, robotik cerrahi ile yapay zeka arasındaki farka da dikkat çekti. Prof. Dr. Turna, günümüzde kullanılan robotik cerrahi sistemlerin tamamen cerrah kontrolünde olduğunu ve henüz otonom karar verebilen sistemlerin klinik pratiğe girmediğini vurguladı. Yapay zekanın ise daha çok bir "karar destek sistemi" olarak konumlandığını belirterek, cerrahın yerini almaktan ziyade onu güçlendiren bir teknoloji olduğuna dikkat çekti. Ancak Turna, yapay zekanın sınırsız bir çözüm olmadığını da ifade etti. Özellikle etik sorumluluk, beklenmeyen cerrahi durumlara adaptasyon ve insan faktörünün önemi gibi konuların hâlâ tartışma konusu olduğunu belirtti. "Bir komplikasyon geliştiğinde sorumluluk kimde olacak" sorusunun henüz net bir yanıtı olmadığını dile getirdi. Prof. Dr. Turna, geleceğe dair öngörülerini paylaşırken, tıpta teknolojik gelişmelerin hız kesmeden devam ettiğini vurguladı. Turna, süper mikrodiseksiyon (mikroskop altında doku veya hücrelerin çok küçük parçalarının (özelikle sperm veya patolojik doku örnekleri) yüksek hassasiyetle izole edilmesi işlemi) tekniklerinden insansı robotlara, yapay zeka entegre cerrahi modellerden kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarına kadar pek çok yeniliğin cerrahi pratiği yeniden şekillendirdiğini ifade etti. Yapay zekanın cerrahinin yerini almayacağını ancak cerrahiyi köklü bir şekilde dönüştüreceğini söyleyen Prof. Dr. Turna, değerlendirmelerini "Geleceğin cerrahları, sadece iyi teknik beceriye sahip olanlar değil; aynı zamanda yapay zekayı ve teknolojik gelişmeleri en iyi şekilde anlayan ve kullanan hekimler olacaktır" diyerek tamamladı.
Eskişehir Eskişehirspor Kaptanı Akın Akman, Eskişehirspor’a veda etti Eskişehirspor’un kaptanı Akın Akman, şampiyonluk hedefine ulaşılamamasının derin üzüntüsünü yaşadığını belirterek, camiaya veda etti. TFF 3. Lig’de şampiyonluk mücadelesi veren ancak hedefine ulaşamayan siyah-kırmızılı formayla bu sezon hem sağ hem de sol kanatta sergilediği performansla dikkat çeken ve takım kaptanlığını üstlenen Akın Akman, kulübe veda etti. Eskişehirspor forması altında çıktığı 31 maçta 16 gol ve 15 asistlik performans sergileyerek maç başına 1 gol katkısı sağlayan tecrübeli oyuncu, sosyal medya hesabı üzerinden taraftarlara ve yönetime teşekkür mesajı yayımladı. "Şampiyonluğa ulaşamamamızın hüznünü yaşıyorum" Kaptan Akın Akman, veda mesajında şu ifadelere yer verdi: "Sezonun sonuna gelirken, Eskişehirspor formasını giymek benim için büyük bir onurdu. Başkanımız Ulaş Entok ve yönetim kuruluna, verdikleri emek ve destekle kulübümüzü en iyi şekilde temsil ettikleri için; teknik ekibimize, takım arkadaşlarıma ve kulüp personeline ise sahada ve saha dışında gösterdikleri profesyonellik ve özveri için ayrıca teşekkür ederim. Şampiyonluğu hak eden bu büyük camiayla hedefe ulaşamamamızın kelimelerle tarif edemeyeceğim hüznünü yaşıyorum. Ancak bu köklü camianın hak ettiği yerlere yeniden ve çok daha güçlü şekilde döneceğine olan inancım tamdır. Her koşulda, her maçta, her an yanımızda olan büyük taraftarımıza teşekkürlerimi sunarım. Bu camiada yaşadığım her an benim için çok değerliydi; yolların gelecekte yeniden keşişip kesişmeyeceğini zaman gösterecek olsa da, bu büyük kulübe ve şehre duyduğum saygı ve bağ her zaman aynı kalacaktır."