ASAYİŞ - 26 Aralık 2025 Cuma 09:43

Bursa’da cilt bakımı tuzağı

A
A
A

Bursa’da iki arkadaş, sokakta broşür dağıtan gençlere yardımcı olmak isterken güzellik salonunun icra tuzağına düştü. Cilt analizi yaptırmak için girdikleri salonda imzaladıkları prosedür belgesi, kısa süre sonra 22 bin ve 25 bin liralık icra dosyalarına dönüştü. 

Cumhuriyet Caddesi’nde broşür dağıtan genç kızlara destek olmak isteyen Ceren Yıldız ve Yağmur Kurt, güzellik salonuna girerek bilgi aldı. Kendilerine cilt bakımı için bir prosedür kağıdı imzalatıldı. Daha sonra sık sık telefonla aranan 4 ay sonra da adreslerine icra kağıdı gönderilen iki arkadaş, senet imzalamadıklarını belirterek sadece bilgi almak istediklerini söyledi. Ancak salon tarafından defalarca aranarak randevuya zorlandılar.

Bursa’da cilt bakımı tuzağı

Aylar sonra gelen icra kâğıdıyla şok yaşayan Ceren Yıldız, "İyilik yapalım derken mağdur olduk. 12 bin lira istendi, avukat derken e-Devlet’te 22 bin lira görünüyor. Birçok mağdur olduğunu öğrendik" dedi. Yağmur Kurt ise, "Gençlere yardımcı olmak istedik ama icra dosyasıyla karşılaştık. Benim e-Devlet’te 25 bin lira görünüyor. Başta korktuk ama cesaret ettik, diğer mağdurlar da seslerini çıkarmalı" diye konuştu.

Bursa’da cilt bakımı tuzağı

Kapısına gittikleri güzellik salonunu boş bulan mağdurlar, çevredeki esnaftan da çok sayıda kişinin aynı yöntemle dolandırıldığını öğrendi. Firmanın telefonlarının ise sürekli meşgul çaldığı belirtildi.

Abdullah Çibir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Körfez’de 8 Mart’a özel anlamlı buluşma Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla kadın personelle bir araya gelerek çiçek takdim etti. Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla belediyede görevli kadın personellerle bir araya geldi. Belediye meclis salonunda gerçekleştirilen buluşmada konuşan Başkan Şener Söğüt, kadınların yalnızca çalışma hayatında değil; ailede, toplumda ve sosyal yaşamda üstlendikleri önemli rollerin altını çizdi. Başkan Söğüt, "Kadınlar her zaman dünyayı güzelleştirir. Kadın eli değen her yer daha düzenli, daha güçlü ve daha yaşanabilir hale gelir. Hepimizi dünyaya getiren de büyüten de bir kadındır. Bu nedenle kadınların değeri sadece bir günle sınırlandırılamaz. Kadınlar bir gün değil, her zaman değerlidir. 8 Mart, kadınların emekleriyle, fedakarlıklarıyla ve verdikleri mücadeleyle kazandıkları hakların hatırlandığı önemli bir gündür. Kadınlarımızın hayatın her alanında daha güçlü, daha görünür ve daha eşit şartlarda yer alması için hepimize önemli sorumluluklar düşüyor. Yerel yönetimler olarak bizler de kadınların sosyal, ekonomik ve çalışma hayatında daha aktif rol alması için destek olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Programın sonunda Başkan Şener Söğüt, Başkan Yardımcısı İbrahim Çırpan ile birlikte emekleriyle hayatı güzelleştiren ve üretimleriyle geleceğe değer katan tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutlayarak belediyede görev yapan kadın personele çiçek takdim etti.
Aydın Başkan Yetişkin: "Efeler’i kadınların geleceğe umutla baktığı bir kent yapmak için çalışıyoruz" Efeler Belediyesi, kadınların üretime, eğitime ve sosyal yaşama katılımını artırmaya yönelik çeşitli projeler yürütürken, Efeler’in başrolünde kadınların olduğunu vurgulayan Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin; "Biz, Efeler’i kadınların özgürce ürettiği, korkusuzca yaşadığı ve geleceğe umutla baktığı bir kent yapmak için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Efeler Belediyesi tarafından kadınların ekonomik ve sosyal hayatta daha aktif yer almasını sağlamak amacıyla çeşitli projeler hayata geçiriliyor. Belediye bünyesinde faaliyet gösteren Kadın Emeği Tarımsal Ürün Fabrikası’nda yöresel ürünler işlenerek katma değerli ürünlere dönüştürülüyor. Tesiste çalışanların tamamını kadınlar oluştururken, üretilen ürünler satışa sunularak kadınların ekonomik kazanç elde etmesi sağlanıyor. Kadın, Aile ve Çocuk Psikososyal Destek Merkezleri’nde ise kadınlara yönelik psikolojik danışmanlık hizmetleri veriliyor. Merkezlerde ayrıca anne adaylarına yönelik doğum hazırlık kursları ve hamilelik sürecine ilişkin bilgilendirme çalışmaları da gerçekleştiriliyor. Çalışan annelere destek amacıyla hizmet veren Gündüz Bakımevleri’nde çocuklara eğitim ve bakım hizmeti sunuluyor. Bu merkezlerde çocuklar yabancı dil, spor, sanat ve temel eğitim alanlarında çeşitli etkinliklere katılabiliyor. Efeler Belediyesi tarafından hizmete sunulan Türkan Saylan Misafirhanesi ise özellikle şehir dışından gelen veya barınma ihtiyacı bulunan kadınlara konaklama imkanı sağlıyor. Eğitim alanında ise Kitap Kafeler ve EFESEM Akademi’de öğrencilere yönelik ders destek programları düzenleniyor. Bu merkezlerde ortaokul ve lise öğrencilerinin yanı sıra üniversiteye hazırlanan gençlere eğitim desteği veriliyor. Belediye bünyesinde faaliyet gösteren Hanımevleri’nde ise kadınlara yönelik çeşitli kurslar düzenleniyor. Seramik, yabancı dil, el sanatları ve farklı alanlarda verilen eğitimlerle kadınların kişisel gelişimlerine katkı sağlanması amaçlanıyor. "Efeler’i kadınlarımızın geleceğe umutla baktığı bir kent yapacağız" Belediye olarak kadınların üretim, eğitim ve sosyal yaşamda daha aktif yer almasını destekleyen çalışmalar yürüttüklerini belirten Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin; "Bizim için belediyecilik, sadece temel hizmetler değildir; bizim asli görevimiz insanımızın, en çok da toplumun temel taşı olan kadınlarımızın hayatına dokunmaktır. Efeler’de kadının emeği fabrikamızda değer buluyor, kadının eğitimi merkezlerimizde yükseliyor, kadının güvenliği misafirhanelerimizde hayat buluyor. Eğer bir kadın kendini güvende ve mutlu hissediyorsa, o aile de o şehir de mutludur. Biz, Efeler’i kadınların özgürce ürettiği, korkusuzca yaşadığı ve geleceğe umutla baktığı bir kent yapmak için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
Adıyaman Engelli çocuklarına hem anne hem baba oldu Adıyaman’da yaşayan 53 yaşındaki anne Reyhan Bali, 2 engelli çocuğuna hem annelik hem de babalık yapıyor. Engelli çocuklarıyla tek başına yaşam mücadelesi veren annenin hayat hikayesi ise duygulandırıyor. Eşi Zeynal Bali’yi 13 yıl önce trafik kazasında kaybeden 53 yaşındaki anne Reyhan Bali, 2 çocuğuyla beraber yaşam savaşı veriyor. 32 yaşındaki Aslı ve 25 yaşındaki Hüseyin ile beraber hayata tutunmaya çalıştıklarını belirten Reyhan Bali, ömrünü çocuklarına adadığını söyledi. 39 yıl önce evlendiğini belirten Reyhan Bali, dünyaya getirdiği 6 çocuktan 4’ünün engelli 2’sinin ise sağlıklı olduğunu söyledi. Reyhan Bali, engelli çocuklarından ikisini hastalıktan, sağlıklı olan çocuklarından birini ise trafik kazası sonucu kaybettiğini belirtti. Sağlıklı olan kız çocuğunun evlendiğini yuvasını kurduğunu dile getiren Reyhan Bali, şuan ise iki engelli çocuğu olan Aslı ve Hüseyin ile birlikte yaşadığını söyledi. "Onların kolu, kanadı, ayağı benim" Çocuklarının doğuştan hem zihinsel hem de bedensel engelli olduğunu dile getiren anne Reyhan Bali, "Doğuştan beri böyle, eşim de yok. Trafik kazasında vefat etti. Tek başıma mücadele ediyorum. Hayatımı çocuklarıma adadım. Benim de gücüm yetmiyor, ben de şeker hastasıyım. Eşim 13 yıldır vefat etmiş. Çok zor Allah kimsenin başına vermesin. Onların kolu, kanadı, ayağı benim. Ben düşersem beni kaldıracak kimse yok, onlar düştüğümü dahi bilmezler. Bana bir şey olursa devletimden tek isteğim cenazem daha kaldırılmadan çocuklarıma sahip çıksınlar, sonra beni topağa versinler" ifadelerini kullandı. "Benim anne ve babam devlettir, devletimizden Allah binlerce kez razı olsun" Devletten aldığı destekler sayesinde ayakta durabildiğini söyleyen Reyhan Bali, "Devletimizden Allah razı olsun. Devletimizin desteği sayesinde bugüne kadar gelebildik. Devletimizin engelli ve bakıcı maaşı ile hasta bezi desteği oluyor, bu destekler de olmasa hiçbir şey yapamazdık. Benim hiçbir gelirim yada mal varlığım yok. Devletimin desteği sayesinde çocuklarıma çok şükür bakabiliyorum. Benim anne ve babam devlettir, devletimizden Allah binlerce kez razı olsun" diye konuştu.
Kocaeli Pes etmeyen bir kadının zaferi Kocaeli’de 54 yaşındaki Melahat Kelleveziroğlu, yakalandığı meme kanseri sonrası hayata küsmek yerine Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin "Anne Şehir Sağlıklı Yaşam" projesiyle yeniden ayağa kalktı. Merkezde bulduğu huzuru ve sevgiyi kelimelere döken, mutluluğu her halinden okunan Kelleveziroğlu, "Burası benim ikinci hayatım oldu" diyerek tüm kadınlara umut aşıladı. Kocaeli’de yaşayan 54 yaşındaki 3 çocuk annesi ve 2 torun sahibi Melahat Kelleveziroğlu, 2023 yılında meme kanseri teşhisi almasıyla hayatının en zorlu sınavlarından birine başladı. Tedavi sürecinde fiziksel ve psikolojik olarak büyük sarsıntılar yaşayan, ameliyat ve kemoterapi sonrası sol kolunu kullanamaz hale gelen Kelleveziroğlu, eşi ve çocuklarının desteğiyle tutunduğu hayata Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesindeki "Anne Şehir Merkezi Begonya" ile yepyeni bir sayfa açtı. "Hastalığım beni psikolojik olarak çok etkiledi" 7 ay önce merkezle tanışan ve burada spor, fizyoterapi, psikolojik danışmanlık ve el sanatları eğitimi alan Kelleveziroğlu, yaşadığı değişim sürecini anlattı. Kelleveziroğlu, "2023 yılında bu hastalığa yakalandım. Tabii ister istemez psikolojik olarak çok etkilendim. Ameliyat oldum, kemoterapi ve ışın tedavisi gördüm. Buraya başvurmamın sebebi de sol kolumu kullanamayışımdı. Spora gelip kolumu kullanmak istedim. Bu bana çok iyi geldi. Bu rahatsızlık, 3 aydan 3 aya yaptırdığım rutin kontrollerde temiz çıkıyor. Tabii ki kemoterapinin vücudumda bırakmış olduğu enkazlar var, onlarla mücadele ediyorum. O rahatsızlıklar da inşallah geçecek" dedi. "İkinci hayatımı burada yaşıyor gibiyim" Merkeze bir arkadaşının tavsiyesiyle geldiğini belirten Kelleveziroğlu, samimi atmosferin kendisini iyileştirdiğini vurgulayarak şöyle devam etti: "Arayış içindeydim, rahatsızlığımdan dolayı bir şeyler yapmak istedim. Spora yazıldım, el sanatlarına yazıldım, psikolog ve fizyoterapistle görüştüm. Burası bana çok iyi geldi. İkinci hayatımı sanki burada yaşıyor gibi geldi bana. Evde kendimi dinlemek istemedim. İyi ki de gelmişim. Burada ’merhaba’ deyişleri bile o kadar içten ki... Çok samimiler. Buradaki dostluklar, arkadaşlıklar çok güzel. Buraya geleceğim zaman günleri sayıyorum, akşamdan hazırlığımı yapıyorum. Burada çok mutluyum. Arkadaşlarım da benden çok enerji aldıklarını söylüyorlar. ’Sen hasta değilsin, bizi sen iyileştiriyorsun’ diyorlar. Çevremde de öyleyim. Kadınlar evde kendilerini dinlemesinler; gelsinler, bir şeyler yapsınlar. Burası gerçekten insanları motive ediyor. Mesela ben sol kolumu kullanamıyorum. El sanatları kursundaki eğitmenime de ayrıca çok teşekkür ediyorum. Ayrı ayrı iğne iplik tutmam gerekiyor ama tutamıyorum. Eğitmenim, ’Melahat Hanım ben yaparım’ diyor ve o kadar çok mutlu oluyorum ki. Her bir eğitmenin ayrı ayrı yardımcı olmaları çok güzel. El becerilerimi artırıyorum. Ben ne kadar mutluysam çocuklarım, eşim, dostlarım da çok mutlu oluyorlar." "Eşim benim sağ kolum" Hastalıkla mücadele ederken en büyük destekçisinin eşi olduğunu ifade eden Kelleveziroğlu, duygusal anlar yaşayarak eşine olan minnetini de dile getirdi. Melahat Kelleveziroğlu, "Bu merkeze başlamadan önce iyi değildim. Evde sürekli duygusal olarak kötü hissediyordum, saatler geçmiyordu. Geceleri çok zor oluyordu. Gündüz bir şekilde geçiriyordum ama yetmiyordu bana. Ben normalde enerjik bir insandım. Bu hastalık hayatımı kısıtladı ve kötü oldum. ’Bir şeyler yapmak istiyorum ve yapacağım’ dedim. Bazen duygusallaştığım zamanlar oluyor, hocalarıma ve arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum; bana sarılıyorlar, destek oluyorlar. Tedavi sürecime katkı oldu; moral çok önemli bu hastalıklarda. Burada moral buldum, evde aileme, çocuklarıma ve eşime de iyi geldim. Ben mutlu olduğumda onlar da mutlu oluyor. Bazen duygusallaşıyorum. Eşim gözümün içine bakıyor, ne olduğunu soruyor. Onun da kalp rahatsızlığı var ama benim yapamadıklarıma yardım ediyor. Ona da çok teşekkür ediyorum. Eşim ’sağ kolum’ diyebilirim. Çok destekçim, en zor zamanımda beni hiç yalnız bırakmadı." 8 Mart Mesajı: "Kadınlar mücevherdir, kıymetimizi bilelim" 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle tüm kadınlara seslenen Kelleveziroğlu, sosyalleşmenin önemine dikkat çekerek şu mesajı verdi: "Kadınlar kendilerini eve kapatmasınlar, sosyalleşsinler. Ben dışarıya kendimi attım, ’sosyalleştim’ diyebilirim ve bu bana çok iyi geldi. Kadınlar pırlantadır, mücevherdir. Kendi kıymetimizi bilmemiz lazım. Kendimize değer vermemiz lazım. Bu benim için çok önemli." Kelleveziroğlu, kendisini yeniden hayata bağlayan Anne Şehir Merkezini hayata geçiren Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın başta olmak üzere, Anne Şehir Merkezi Begonya’daki tüm eğitmenlere ve üye arkadaşlarına teşekkür etti.
Amasya Bu köyde Ramazan boyunca yemeklere kadın eli değmiyor Amasya’nın Tatlıpınar köyünde kadınlar, Ramazan ayı boyunca mutfağa girmiyor. Eski okul binasında toplu iftar yapılıyor. Ramazan boyunca kadınların yemek telaşına son veren uygulamada erkek aşçının hazırladığı yemeklerin dağıtımını erkekler gerçekleştiriyor. Aynı yemekler kaplara konularak sahur vakti evlerde yeniyor. Köyün erkekleri toplu mesajlarıyla kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı. Her sokakta, evde atık kutusu bulunan köy Bakan Murat Kurum tarafından 2 yıl önce örnek gösterilmişti. Her gün 3 kazan sıcak yemek hazırlanıyor 140 haneli köyde 14 yıl önce başlayan uygulamaya salgın sürecinde ara verilmişti, sonrasında devam edildi. Köyün aşçısı gündüz vakti yemeklerin hazırlığına başlıyor. Her gün 3 kazan sıcak yemek hazırlanıyor. Yemek yapma telaşını düşünmeyen köyün kadınları, o süreyi Ramazan ayının manevi atmosferini değerlendirip camide namaz kılıp mukabele programı düzenliyor. İftar vaktine doğru köyde herkes evlerinden çıkıp eski okul binasının yolunu tutuyor. Aşçının pişirdiği yemekler erkekler tarafından masalara kadar getiriliyor. Kadınlar yemeklere ellerini bile sürmüyor. Yemeğin ardından toplu dua edilerek herkes dağılıyor. Belirli günlerde iftar yemeğinin ardından bilgilendirme faaliyeti de gerçekleştiriliyor. Son olarak Amasya Üniversitesi tarafından köyde konferans düzenlendi. Köylülere sülün hediye edildi. Köyün erkekleri toplu mesajlarıyla kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı. Tatlıpınarlılar, yurt dışındaki akrabalarını ve köylerine yolları düşen herkesi gönül sofralarına davet etti. "Ramazan ayını neşe içinde geçiriyoruz" Köydeki erkeklerin imece usulü topladıkları paralarla yemek giderlerini karşıladıklarını belirten muhtar Cemal Onat, "Kadınların yemek telaşına son verdik. Artan yemeklerde pay edilerek evlerde sahurda yeniyor. Halkımız çok memnun. Ramazan ayını neşe içinde bayram yapar gibi geçiriyoruz" dedi. "Camide namaz kılıp mukabele programı düzenliyoruz" Yemek yapma telaşını düşünmediklerini anlatan Emine Onat, "Ramazan ayının manevi atmosferini değerlendirip camide namaz kılıp mukabele programı düzenliyoruz" diye konuştu. "Yemeğe elimizi bile sürmüyoruz. Her köy Tatlıpınar gibi olsa" Uygulama öncesinde misafir ağırlamak için kadınlar yemek telaşının bir gün öncesinden başladığını hatırlatan Tuğba Aytekin de, "Yemeğe elimizi bile sürmüyoruz. Aşçımız hazırlıyor. Erkekler dağıtıyor. Burada öyle bir derdimiz yok. Her şey çok güzel. Her köy Tatlıpınar gibi olsa" şeklinde konuştu. Bakan Murat Kurum, ‘Bu köy, başka köy’ notuyla paylaşmıştı Bütün evlere ve sokak girişlerine konular geri dönüşüm kutuları sayesinde atıkların çöple karıştırılmadan toplandığı köyde yerlere, arazilere kimse çöp atmıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Tatlıpınarlıların örnek hikayelerini 2 yıl önce ‘Bu köy, başka köy’ notuyla paylaşmıştı.