KÜLTÜR SANAT - 12 Şubat 2026 Perşembe 16:51

Arkeopark turizmi-sanayi iş birliği ile güçleniyor

A
A
A
Arkeopark turizmi-sanayi iş birliği ile güçleniyor

Bursa Büyükşehir Belediyesi, 8500 yıllık geçmişi bulunan Aktopraklık Höyük Arkeopark ve Açık Hava Müzesi’nin kent turizmine güç katması ve dünya çapında tanınması amacıyla özel sektör temsilcileriyle iş birliklerini sürdürüyor.


Bursa’nın turizmden hak ettiği payı alabilmesi ve dünyanın önemli destinasyonları arasında yer alması için çalışmalarını sürdüren Bursa Büyükşehir Belediyesi, 8500 yıllık geçmişiyle önemli bir tarihi birikime sahip olan Aktopraklık Höyük Arkeopark ve Açık Hava Müzesi’nin geleceğine yönelik buluşmaya ev sahipliği yaptı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Ana Hizmet Binası’nda gerçekleşen toplantıda, Kent Tarihi Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı Müzeler Şube Müdürlüğü bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Açık Hava Müzesi’ne katkı sunan kamu, akademi ve iş dünyası temsilcileri bir araya geldi. Toplantıda konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, Türkiye’nin en önemli sanayi kentlerinden biri olan Bursa’da özel sektörün kültürel mirasa sahip çıkmasının önemli olduğunu söyledi. Bir kentin dünyayla sadece ekonomiyle rekabet edemeyeceğini, bilim, kültür ve sanatın da değerli olduğunu belirten Yıldız, "Prof. Dr. Necmi Karul’un liderliğinde Aktopraklık’ta 2000’li yılların başında başlayan kazıda büyük mesafe alındı. Ardından çalışmalara ara verilmiş ve bekletilmiş. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de alana büyük önem veriyor. Başkanımızın talimatıyla tekrar çalışmalar başlatıldı. Misafirhane, kafeterya ve kadın dernekleri yerleşkesi belli bir noktaya geldi. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi.


Arkeofest’in Green Destinations dünya ağına girdiğini de hatırlatan Yıldız, müzeyi tekrar aktif hale getirmek için çaba harcandığını dile getirdi. Müzede birçok etkinliğe ev sahipliği yapıldığını anlatan Yıldız, "8500 yıllık geçmişi olan Aktopraklık’ı yaşatmak için sanayi kuruluşlarıyla yapılan işbirliğini kıymetli buluyorum. Kente değer katmak hepimizin görevidir. Bunu yaparken insan hayatına dokunmak ve kültürel mirasa sahip çıkmak önemli" diye konuştu.


Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanı Güney Özkılınç, yürütülen güncel çalışmalar ve Aktopraklık’ın uluslararası sürdürülebilir turizm kriterleri doğrultusunda gerçekleştirdiği Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) başvuru süreci hakkında bilgi verdi. Toplantıda söz alan özel sektör temsilcileri ise kültürel mirasın korunması ve sürdürülebilir bir modelle gelecek kuşaklara aktarılması noktasında iş birliği ve desteklerini ifade etti. Aktopraklık kazılarına uzun yıllar başkanlık yapan Prof. Dr. Necmi Karul ise, açık hava müzesinin bilimsel geçmişini, arkeolojik önemini ve geleceğe yönelik potansiyelini aktardı.


Toplantının sonunda desteklerinden dolayı Hasanağa OSB Başkanı Ömer Faruk Korun, Çevre İnşaat Ticaret ve Sanayi adına Cevdet Yüce, Karsan Otomotiv Sanayi ve Ticaret adına Ahmet Tuna Şakacı ve Mete Renklidağ, Şahterm Elektrikli Isıtıcılar Sanayi ve Ticaret adına İlknur Zafer, Cdmmobil Elektrikli Araç ve Akıllı Ulaşım Teknolojileri adına Ömer Emre Bayer’e plaket verildi.



Arkeopark turizmi-sanayi iş birliği ile güçleniyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aksaray Kızının komşusuna telefon bankacılığı bilgilerini verdi, hayatı karardı Aksaray’da kendisine yardımcı olma vaadinde bulunan kızının komşusuna telefon bankacılığı uygulamalarını tanımlatan adam hayatının şokunu yaşadı. Dolandırıcılıkla suçlanan adam gözyaşlarıyla yardım istedi. Olay, Aksaray’ın Cumhuriyet Mahallesi’nde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, 55 yaşındaki Gazi Özdemir’in kızı komşusuyla birlikte babasının evine ziyarete gitti. Evde sohbet esnasında boşanma aşamasında olduğunu dile getirip yaklaşık 300 bin lira borcu olduğunu anlatan Gazi Özdemir, kızının komşusunun ‘Sana yardım edebilirim’ sözleri üzerine umuda kapılıp kimlik bilgilerini verdi. İddiaya göre, E.E. isimli şahıs Gazi Özdemir’in telefonunu alarak burada yüklü olan tüm mobil bankacılık uygulamalarını kendi telefonuna aktardı. Ardından tanımlamak için telefonla banka uygulamalarından Gazi Özdemir’in biyometrik yüz tanımlamasını yapıp şifresiz girişleri aktif etti. Ziyaretten yaklaşık 1 ay sonra e-ticaretle siteden alışveriş yapıp para gönderdiğini söyleyen, ancak ürünün gelmediğini ifade eden bir şahıs para yatırdığı hesabın sahibi Gazi Özdemir’e ulaşıp satın aldığı ürünü sordu. Ne olduğunu anlayamayan Gazi Özdemir telefon numarasını değiştirerek bankaya numara tanımlatmak için gitti. Banka şubesine gelen Gazi Özdemir burada öğrendikleriyle hayatının şokunu yaşadı. Banka personelinden önce hesabında bloke olduğunu öğrendi, sonra da birkaç milyon liranın hesabına giriş ve çıkış yapıldığını öğrendi. Neye uğradığını şaşıran adam durumu hemen polise bildirdi. Polis ise yaptığı incelemelerde Gazi Özdemir’in hesap numarasının dolandırıcıların eline geçtiğini ve dolandırıcıların site üzerinden e-ticaret yapıp ürün sattıklarını, vatandaşlar tarafından alınan ürünlerin tüm parasının Gazi Özdemir’in hesabına geldiğini ancak hiç bir tüketiciye ürün gitmediğini, tüm para akışının ise bu hesaplar üzerinden sağladığını ortaya çıkardı. Yaşadığı olayı anlatan Gazi Özdemir, "Bir kişinin Türkiye genelinde mağdur ettiği insanlardan birisiyim. Kızım komşusuyla birlikte bize ziyarete geldi. 300 bin liraya yakın borcum var. Sohbet esnasında bunları konuştuk. Bana, ‘Ben senin borcunu kapatmaya çalışacağım’ diyerek benim telefonumu aldı. Kendisinde de 2 tane telefon vardı. Benim telefonumu aldıktan sonra kendindeki telefonla da bir şeyler yaptı. Bankalara yüz tanıması yapacağını söyledi. Tüm banka hesaplarıma yüz tanıma profilimi kullandı. Kimliğimi de istedi ayrıca. Olaydan yaklaşık 1 ay sonra telefon numaramı değiştirdiğim için bankaya gittim. Banka görevlisiyle görüştüğümde bana, ‘Senin hesabında bloke var’ dedi. ‘Nasıl olur, benim ömrü hayatımda böyle bir şey olmadı’ dedim. Banka personeli ekranı bana doğru çevirip, ‘Bu insanı tanıyor musun?’ diye sordu. Tanıdığımı söyledim. ‘Bu sürekli sana para göndermiş’ dedi. Ben dolandırıldığımı anladım, mağdur oldum. Ben perişan oldum başkası perişan olmasın" dedi. Olayla ilgili Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığınca tahkikat başlatıldı.
İstanbul Bakan Kurum: "Türkiye’nin COP31 yaklaşımı nettir, tek ses değil diyalog, ayrılık değil uzlaşı, durağanlık değil aksiyon’’ Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Türkiye’nin COP31 yaklaşımı nettir, tek ses değil diyalog, ayrılık değil uzlaşı, durağanlık değil aksiyon. Bu ilkelerle hareket ederek Mart ayında güçlü ve sağlam yapılandırılmış eylem ajandamızı dünyaya ilan edeceğiz’’ dedi. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı (COP31) İstanbul Beşiktaş’ta düzenlendi. Beşiktaş’taki bir otelde gerçekleşen konferansa, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanı sıra COP30 Başkanı Andre Aranha Correa do Lago, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçevesi İcra Sekreteri Simon Stiell, yurt dışından temsilciler ve davetliler katıldı. Tanıtım filminin yayınlanmasının ardından temsilciler ortak basın toplantısı düzenledi. Konferansta söz alan Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP toplantılarının dünyanın en yüksek iklim toplantısı olduğuna ve dünya liderlerini de tek masa etrafında toplama gücüne sahip bir organizasyon olduğuna dikkat çekti. Bakan Kurum, "COP toplantıları çok kritik ve kıymetlidir, çünkü dünyamız, iklim krizinin yıkıcı etkilerini her gün daha sert şekilde yaşamaktadır. Dahası, iklim değişikliği, sadece bir çevre krizi değil; ticaretten ulaşıma, sanayiden gıdaya, enerjiden eğitime kadar insan yaşamına dair her alanı etkileyen bir varlık-yokluk meselesi haline gelmiştir. İşte dünyanın içinde bulunduğu bu kriz döneminde Türkiye, engin tarihi birikimi, iklim krizine dair attığı somut adımlar ve küresel adalete duyduğu inançla, COP31’e Antalya’mızda ev sahipliği yapacaktır. Hakikaten son 3 aydır; 9-20 Kasım tarihleri arasında gerçekleştireceğimiz COP31’in başarılı bir şekilde sonuçlanması için yoğun bir mücadele içerisindeyiz. Bu çerçevede dün ve bugün İstanbul’da; İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sekretaryası, Avustralya, Azerbaycan ve Brezilya’dan üst düzey katılımcılarla Birinci Stratejik Misyon çalışmamızı başarılı bir şekilde tamamladık’’ dedi. "Türkiye’nin COP31 yaklaşımı nettir" 9-20 Kasım 2026’da Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek olan COP31 toplantısına tüm detaylarıyla çalıştıklarının bilgisini veren Bakan Kurum, "COP31 Başkanlığı olarak, bu mirası sahipleniyor, COP31 sürecini sonuç odaklı bir anlayışla yürütmeyi hedefliyoruz. COP31’i başarılı kılmak amacıyla, Türkiye ve Avustralya olarak, istişare ve işbirliğine dayalı bir anlayışıyla çalışacağız. Dünyanın COP31’den beklentilerinin yüksek olduğunun farkındayız. Bizim sorumluluğumuz, bu beklentileri doğru okumak, taraflar arasında güven inşa etmek ve sonuç üretmektir. Hep söylediğimiz bir şey var. Biz, COP31’i yalnızca bir konferans olarak görmüyoruz, kimse de öyle görmemelidir. Türkiye’nin COP31 yaklaşımı nettir, tek ses değil diyalog, ayrılık değil uzlaşı, durağanlık değil aksiyon. Bu ilkelerle hareket ederek Mart ayında güçlü ve sağlam yapılandırılmış eylem ajandamızı dünyaya ilan edeceğiz. Kimseyi geride bırakmadan, tarafsız, adil bir başkanlık anlayışıyla herkesin sesini duyacak, duyuracak ve cesaretlendireceğiz. Küresel iklim eyleminde geriye gidiş kabul edilemez. Tüm ülkelere eşit biçimde tanınan uygulama esnekliğinin ve geçiş sürecine yönelik toleransın artık sıfır noktasında olduğunu herkese en açık ifadelerle anlatacağız. Bu yaklaşım, yalnızca teknik bir müzakere çerçevesini değil; insanlığın doğayla kurduğu kadim ilişkiyi yeniden hatırlatan, medeniyetlerin ortak hafızasından beslenen bir sorumluluk anlayışını temsil etmektedir" diye konuştu. "Göbeklitepe’yi geleceğin COP’u olarak tanımlıyoruz" Göbeklitepe’nin insanlık tarihinin başlangıç noktası olduğunu ve insanlığın bir araya gelerek ilk kez bir anlam oluşturduğuna vurgu yapan Bakan Kurum, "Bu yönüyle COP31’i insanlığın yeniden bir araya geldiği, ‘Geleceğin COP’u’ olarak tanımlıyoruz. Evet, Diyalog, COP31 sürecinin başlangıç noktasıdır. Bu çerçevede COP31; hükümetlerin, özel sektörün, şehirlerin, gençlerin ve sivil toplumun anlamlı biçimde dinlendiği, farklı sorumlulukların kabul edildiği kapsayıcı bir istişare zemini oluşturacaktır. Uzlaşı, bu diyalog zemininde inşa edilecek ikinci aşamadır. COP31; iddia ile uygulanabilirlik, hakkaniyet ile sorumluluk arasında denge kuran, ülkelerin kalkınma önceliklerini gözeten gerçekçi taahhütlere odaklanacaktır. Ve Aksiyon. Aksiyon, bu sürecin nihai hedefidir. COP31, taahhütleri sahaya indiren; yatırım, politika uyumu, kamu-özel sektör iş birlikleriyle desteklenen somut uygulamaları öncelikli kılacaktır. Bu üç ilke ile, COP31’i söylem ağırlıklı bir müzakere sürecinin ötesine taşıyacak; güven üreten, sonuç odaklı ve reel sektörlerde uygulama çalışmalarını önceleyen bir başkanlık anlayışını sürecin tüm aşamalarında sergileyeceğiz" ifadelerini kullandı. "Bu sürecin en önemli toplantısı, hiç şüphesiz Liderler Zirvesi olacak" Bu yılın Kasım ayında Antalya’da yapılacak olan COP31 konferansının en önemli kısmının 2 gün sürecek olan liderler zirvesi olacağına dikkat çeken Kurum, "Zirvenin ilk gününde devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla yüksek düzeyli genel oturumlar ve stratejik liderlik mesajları verilecek. İkinci gününde ise uygulama odaklı yuvarlak masa toplantılarıyla birlikte ortaklıklar geliştirilecek. Tabi burada şunun altını kalın şekilde çizmekte fayda var. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği, Türkiye’nin dış politikasında kökleşmiş olan; konuşabilen, dinleyebilen, denge kurabilen ve sonuç üretmeye odaklanan diplomasi anlayışını temsil etmektedir. Bu yaklaşım, iklim diplomasisinde de tarafları aynı masa etrafında buluşturabilen, güven inşa eden ve uzlaşıyı mümkün kılan güçlü bir siyasi rol üstlenecektir. Diğer taraftan, COP31’in özellikle aksiyon boyutu ‘Değer Temelli’bir anlayışla güç kazanmaktadır. Sayın Emine Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen Sıfır Atık Hareketi, iklim eyleminin yalnızca söylem düzeyinde kalmadığını sonuç odaklı bir dönüşüm çerçevesine taşınabileceğini tüm dünyaya göstermiştir" şeklinde konuştu. "Çok taraflılık, insanlığın ortak geleceğini koruyacak yegane meşru ve etkili zemindir" Dünyada yaşanan iklim krizinde tek çözümün çok taraflı düşünmek ve ortaklaşa hareket etmek olduğuna kaydede Bakan Kurum, "COP31 Başkanlığı olarak, sonuç üretmeye odaklanan güçlü bir vizyonla, çok taraflılığa olan güveni yeniden inşa etmeye kararlıyız. Çünkü biz biliyoruz ki, COP31’in yapılacağı ülke olan Türkiye; yüzyıllar boyunca kötülüğün karşısında iyiliğin, adaletsizliğin karşısında hukukun, çirkinin karşısında güzelin yanında saf tutmuştur. İklim değişikliğinin tüm dünyayı kasıp kavurduğu bu dönemde de insanlığın yanında durmaktadır. Şunu unutmayalım, kadim dünyadan bugüne ulaşan tek bir reçete vardır. Doğayla uyumlu yaşamak! Çünkü Dünya ortak evimiz ve bizim gideceğimiz başka bir yer, başka bir ev, başka bir sığınak yok. İşte bu şuurla diyoruz ki, Türkiye küresel iklim krizine karşı verilecek mücadelenin doğal merkezidir" diye belirtti.
Balıkesir Balıkesir ve Çanakkale’de Ramazan ayı boyunca "Asırları Aşan Hayır" Sofrası Balıkesir ve Çanakkale Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Ramazan ayı boyunca ücretsiz iftar sofraları kurmaya hazırlanıyor. 25 Bölge Müdürlüğü aracılığıyla gerçekleştirilecek organizasyonlarla binlerce vatandaş aynı sofrada buluşacak. "Asırları Aşan Hayır Bu Sofrada" temasıyla düzenlenecek iftar programları kapsamında, Vakıflar Balıkesir Bölge Müdürlüğü de Balıkesir ve Çanakkale’de binlerce vatandaşı ağırlayacak. "Bu sofraların sadece iftar değil, gönül birliği olduğunu bildiren Vakıflar Balıkesir Bölge Müdürü Mikail Akıllı, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ayı olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Vakıf medeniyetimiz asırlardır ihtiyaç sahiplerine el uzatan, gönülleri birleştiren köklü bir iyilik hareketidir. Ramazan ayı boyunca kuracağımız iftar sofraları sadece yemek verilen noktalar değil; kardeşliğin, paylaşmanın ve gönül birliğinin yaşatıldığı buluşma mekânlarıdır. Tüm vatandaşlarımızı bu bereketli sofralara davet ediyoruz." Ramazan ayı boyunca açık olacak iftar noktaları şöyle: "Karesi Kültür Merkezi-Karesi / Balıkesir, Yıldırım Beyazid İmareti-Karesi / Balıkesir, Anadolu Hamidiye Tabyası-Merkez / Çanakkale, Gelibolu Mevlevihanesi-Gelibolu / Çanakkale." İftar programları Ramazan ayı boyunca her gün vatandaşlara açık olacak. "Asırları aşan hayır" geleneği, bu Ramazan’da da aynı sofrada buluşarak yaşatılmaya devam edecek.