MAGAZİN - 09 Ocak 2022 Pazar 10:35

"Kesişme; İyi ki Varsın Eren" filminde oynayan Bursalı oyuncu yaşadıkları duygu dolu anları anlattı

A
A
A
"Kesişme; İyi ki Varsın Eren" filminde oynayan Bursalı oyuncu yaşadıkları duygu dolu anları anlattı

Trabzon’un Maçka ilçesinde PKK’lı teröristler tarafından şehit edilen 15 yaşındaki Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik’in hayatının beyaz perdeye taşındığı filmde oynayan Bursalı oyuncu Murat Deniz, filmde yaşanılan duygusal anları anlattı.

Trabzon’un Maçka ilçesinde PKK’lı teröristler tarafından şehit edilen 15 yaşındaki Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik’in hayatının beyaz perdeye taşındığı filmde oynayan Bursalı oyuncu Murat Deniz, filmde yaşanılan duygusal anları anlattı.


Uzun yıllardır çeşitli filmlerde rol alan Bursalı oyuncu Murat Deniz, son olarak "Kesişme; İyi ki Varsın Eren" filminde rol aldı. Film olayın yaşandığı gerçek mekanlarda çekildi ve oyuncular çatışmaya giren askerlerden danışmanlık aldı. Film çekilirken yaşanan duygusal anları anlatan Bursalı oyuncu Murat Deniz, "Bursa doğumluyum, 2008 yılından itibaren oyunculuk yapıyorum. Çeşitli sinema filmlerinde oynadım. Son olarak da ’Kesişme; İyi ki Varsın Eren’ filminde oyuncu olarak görev aldım. Filmde şehit Ferhat Gedik’in timindeki bir askeri oynadım. Biz filmi gerçek mekanlarında çektik. Çekimlerin yapıldığı Eren Bülbül ve Ferhat Gedik’in şehit oldukları mekanların hepsi gerçekti. Biz karavandan çekim alanına giderken Eren Bülbül’ün kabrinin yanından geçtik. Bu çok yıpratıcıydı. Çatışma anını çekmeden önce Eren Bülbül ve Ferhat Gedik’in şehit olduğu çatışmaya giren asker abilerimizden danışmanlık aldık. Bize bire bir neler olduğunu, neler yaşadıklarını anlattılar. Çok yoğun, yıpratıcı ama çokta gurur verici bir şeydi orada olmak ve o askerlerden birini canlandırmak. Eren Bülbül ve Ferhat Gedik’in hayatını konu alan filmde ufak ya da büyük görev almak çok onur vericiydi. Filmi çekerken çok duygusal anlar yaşandı. Filmimiz gerçek bir öyküyü konu ediyor. Trajik bir öykü. Gencecik bir çocuk ve çok iyi bir baba ve eş olan Ferhat Gedik’in hayatını konu aldığı için her anı çok duygusaldı" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Milli Eğitim Bakanı Tekin’den Aydın’da ’Demokrasi ve Însan’ dersi Bir dizi program ve etkinlik için Aydın’a gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’nde düzenlenen özel programda Aydın’daki bir grup öğrenciye ‘Demokrasi ve İnsan’ konulu ders verdi. Yıllar sonra öğrencilerin karşısına geçip ders veren Bakan Tekin, yaklaşık 1 saatlik gecikme ile başladığı programına öğrencilerden helallik isteyerek başladı. Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen programda Adnan Menderes Anadolu İmam Hatip Lisesi, Aydın Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Aydın Fen Lisesi ve Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi’nden seçilen öğrenciler ‘Demokrasi ve İnsan Dersi’ni Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in anlatımı ile dinledi. Dersine; yasama, yürütme ve yargı sistemini anlatarak başlayan Bakan Tekin, Türkiye’de demokrasinin 1878’de başladığını ancak Adnan Menderes Dönemi’nde yaşananların demokrasiyle bağdaşmadığını belirterek, "Bizde demokrasi tartışması bize bu konuda akıl verenlerden çok önce 1878 de başlamıştır" dedi. "Nisan ayını Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı ilan ettik" Demokrasi ve milli egemenlik tarihi bakımından Nisan ayını önemsediklerini ve bu nedenle bu ayı ‘Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı’ ilan ettiklerini kaydeden Bakan Tekin, Demokrasi Müzesi’nde verdiği dersinde demokrasi şehidi Aydınlı Başvekil Adnan Menderes’in siyasi hayatı ve o dönemde yaşananlardan bazı kesitlere yer verdi. Adnan Menderes’in içinde siyasete başladığı CHP’nin takip ettiği politikayı, ülke çıkarları adına beğenmeyerek Celal Bayar ile Demokrat Parti’yi kurduğunu belirten Tekin, Türkiye’de birden fazla siyasi partinin katıldığı ilk seçimde açık oy kullanılıp gizli sayım yapılan günleri anlattı. 27 Mayıs 1960’da halkın iradesi yok sayılarak yapılan darbeden de kısaca söz eden Bakan Tekin, millet iradesi ve demokrasinin önemine değindi. Dersin sonunda Bakan Tekin, öğrencilerin sorularını cevapladı. Türkiye’deki eğitim sistemi ülkemizin dünyadaki durumu hakkında da bilgiler veren Tekin, artık beceri odaklı bir eğitime odaklanıldığını kaydetti. "350 bin sınıftan 750 bin sınıfa geldik" Türkiye’nin 2002 yılındaki sınıf sayısının 350 bin civarında, öğretmen sayısının 500 bin civarında olduğunu geride kalan süreçte bu sınıfların yaklaşık 150 binin deprem veya çeşitli nedenlerle yok olduğunu belirten Tekin, "Bugün gelinen noktada 750 bin sınıf 1 milyon 250 bin öğretmen ile eğitim devam ediyor" dedi. Bakan Tekin, "Eskiden bilgiyi erişmek için tek enstrüman okul idi. O zaman bizim sistem bunun üzerine kurulu idi. Artık bilgi vermek değil beceri temelli bilginin hayata dönüştürüldüğü bir sistem önem kazandı. Beceri odaklı eğitim müfredatına geçtik. Türkiye’de 75 bin okulumuz var. Kararları alırken aldığımız kararın yan etkilerini de düşünerek alıyoruz" dedi. Program sonunda Bakan Tekin’e Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi öğretmeni tarafından anlık olarak çizilen bir portre hediye edildi.