GÜNDEM - 09 Mart 2026 Pazartesi 12:06

Bu köyde herkes aynı sofrada iftar yapıyor

A
A
A
Bu köyde herkes aynı sofrada iftar yapıyor

Burdur’un Gölhisar ilçesine bağlı Uylupınar köyünde Ramazan ayı, yıllardır süren anlamlı bir gelenekle yaşanıyor. Köy halkı imece usulü hazırladıkları iftar sofralarında her akşam yaklaşık 250-300 kişiyi aynı sofrada buluştururken, hasta ve yaşlıların yemekleri de evlerine kadar ulaştırılıyor.


Burdur’un Gölhisar ilçesine bağlı Uylupınar köyünde yaklaşık 11 yıldır sürdürülen iftar geleneği, köy halkının dayanışmasıyla yaşatılıyor. Her akşam köy camisinin avlusunda kurulan iftar sofralarında bir araya gelen vatandaşlar, birlikte iftar yapmanın mutluluğunu paylaşıyor. Köy dışında gelen misafirlerin de ağırlandığı programda, köyde yaşayan hasta ve yaşlı vatandaşların yemekleri ise evlerine ulaştırılıyor. İftar için erken saatlerde hazırlıklara başlayan köy halkı, imece usulü hazırlanan yemeklerle her gün yüzlerce kişiyi aynı sofrada buluşturmanın mutluluğunu yaşıyor. İftardan sonra demlenen çaylar misafirlere ikram edilirken, el birliğiyle kurulan iftar sofraları yine imece usulü toplanıyor.



"Ramazan’ın bereketini hep birlikte yaşıyoruz"


Uylupınar Köyü Muhtarı Mehmet Kırlı, iftar sofralarının on bir yıldır aralıksız devam ettiğini belirterek, "Yaklaşık 11 yıldır köyümüzde geleneksel iftar sofralarını kuruyoruz. Mübarek Ramazan ayında köy halkıyla bir arada iftar yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Çevre köylerden ve ilçe merkezinden gelen misafirlerimizi ağırlamak ise bizler için ayrı bir onur kaynağı oluyor. Günlük yaklaşık 250-300 kişilik iftar soframız var. Dileyen herkes köyümüze gelerek bu paylaşım ve dayanışma ortamına katılabilir. Bu vesileyle bu güzel birlikteliğe katkı sunan tüm köy halkımıza ve hayırseverlerimize teşekkür ediyorum. Allah tutulan oruçlarımızı kabul eylesin" dedi.



"İftar sofralarının mutfağında büyük emek var"


İftar yemeklerini hazırlayan aşçı Saime Özdemir, yemeklerin hazırlanma sürecine dair bilgi vererek, "Her akşam iftar yemeği hazırlıyoruz. Çalışmalara bir gün önceden saat 14.00 gibi başlıyoruz ve iftar saatine kadar yemekleri yetiştiriyoruz. Menüyü köy halkıyla birlikte oluşturuyoruz, herkes elinden geleni yaparak bu geleneği imece usulü ile sürdürüyoruz" şeklinde konuştu.


İftar programına ilçe merkezinden ailesiyle birlikte katılan Ramazan Üzümcü de, köylülerin gerçekleştirdiği bu anlamlı organizasyona her yıl katıldıklarını belirterek, "Bu güzel dayanışmaya destek veriyoruz. Tüm yakınlarımızı da buraya davet ediyoruz. Muhtarımıza ve köy halkına teşekkür ediyorum. Yapanlardan Allah Razı olsun" ifadelerini kullandı.


İftar organizasyonunun yürütülmesinde önemli rol üstlenen Yüksel Cenk, "Köyümüzde yaklaşık 250-300 kişilik iftar programını organize etmek için çalışıyoruz. Hayırseverlerin destekleriyle bu güzel geleneği yaşatıyoruz ve yıllardır sürdürüyoruz" dedi.



Bu köyde herkes aynı sofrada iftar yapıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanık: "Demir sopayla saldırdı, korkutmak için bıçağı savurdum" Zonguldak’ta aralarında çıkan tartışma sonucu eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanığın yargılanmasına başlandı. Sanık, maktulün demir sopayla kendisine saldırdığını iddia ederek, "Öldürme kastım yoktu. Bıçağı görür de kaçar diye düşündüm" dedi. Olay, 19 Aralık 2025 tarihinde akşam saatlerinde Zonguldak Valiliği önünde meydana geldi. Serkan Akdal (44) ile yeğeninin eşi olan Murat D. (44) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Olayda Murat D.’nin bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Serkan Akdal, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olay sonrası kaçan ve kısa sürede yakalanan şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Murat D., maktul Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal, olay anında maktulün yanında bulunan yaşı küçük yeğenleri B.A. (14) ile SEGBİS ile katılan Y.T.’nin (14) yanı sıra tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Mahkemedeki savunmasında cinayeti kasten işlemediğini ve maktulün kendisine hakaretler ettiğini savunan sanık Murat D., "Olaydan 1 ay önce beraber sohbet etme amaçlı oturduk. Alkolün etkisiyle bana küfür etti. Eşime sesli mesajlar attı. Eşimin kendisinin öz yeğeni olduğunu, küfür etmemesi gerektiğini söyledim. Aradan 20-25 gün geçti olay günü kendisini gördüm. Bana yine küfürler etmeye başladı. ’Seninle görüşeceğiz oğlum’ diyerek bana sataştı. Oradan ayrıldım. Az ileride arkadaşımla karşılaştık, sahil kısmına gelerek alkol aldık. Telefonumda Serkan’ın çağrısını gördüm. Telefonuna geri döndüm, ’Sorun ne?’ dedim, yine küfür etti. Kendi öz yeğenine mi küfür ediyorsun dedim. Amacım eşimin kendisinin yeğeni olduğunu hatırlatırsam belki küfür etmeyi bırakırdı. Ancak küfürler etmeye devam etti" dedi. "Demir sopayla vurdu, rastgele savurdum" Telefon görüşmesinin ardından maktulün yanına geldiğini belirten Murat D., "Bana ’Bekle seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Sahilden ayrılıp tam rampayı çıkarken tekrar arandım. Beni aradığında ’geldim oğlum seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Endişe duydum. Cebimdeki bıçağı çıkardım. Bıçağı görünce korkar kaçar diye düşündüm. Kafamı bir kaldırdım. Aramızda 2-3 metre mesafe vardı. Kendisine ’Serkan gelme’ bağırarak diye ellerimi kaldırdım. Demir sopayla bana saldırdı. Sağ omuzuma demir sopayla vurdu. O refleksle ban uzaklaşması için bıçağı rastgele savurdum. Öldürme kastım yoktu. Son ana kadar canımı kurtarmak için müdahalede bulundum. Hamle yaptım. Aksi bir kastım olsaydı eylemime devam ederdim. Maktulün fazla yara almadığını düşündüğüm için için taksiye binerek eve gitmek istedim.Eşime kapıda merdivende olanları anlattım. Polise teslim olacağımı söyledim. O sıra kendimden geçmişim" şeklinde konuştu. "Geçmişte yaşadıklarımın üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu" Olayda kullandığı bıçağın akıbetini bilmediğini, olayın şokuyla kendini kaybettiğini söyleyen Murat D., "Daha sonra Fener’de kafayı dağıtıp amacım karakola gitmekti. Bıçağı ne yaptım bilmiyorum. Epilepsi hastasıyım. Polis arabalarını gördüm. Beni aradıklarını düşündüm. Polislerin yanına gidip orada onlara olayı anlattım. Ben geçmişte yaşadıklarımın pişmanlığını üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu. Serkan’ın ailesinin acılarını paylaşıyorum. Öldürme niyetim de yoktu. Bıçağı görürde cayar gider diye düşündüm. Olaydan büyük üzüntü duyuyorum" dedi. Telefondaki kişiye "Benim keyfimi bozma" demiş Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal ise sanıktan şikayetçi olduğunu söyleyerek "Olay günü ise oğlumu telefonla aradım. Oğlum da yeğenleriyle kavurma yediğini yarım saat sonra eve geleceklerini söyledi. Ancak eve gelmedi. Saat 21.00 sıralarında da aralarında olay olduğunu öğrendim. Hastanede oğlumun ölüm haberini aldım. Şikayetçiyim" dedi. SEGBİS ile duruşmaya katılan Y.T. ise dayısı Serkan Akdal ile yemek yedikleri sırada telefonunun çaldığını ve dayısının telefonun ucundaki kişiye "Benim keyfimi bozma, sen kimi öldürüyorsun" diye tepki gösterdiğini anlattı. Y.T., "Dayım ’Kendinizi savunun. Bana bir şey olmadan kimseye bir şey yapmayın’ dedi. Murat ile karşılaştılar. Bıçağı görünce dayım üstüne gitti. Dayım bıçaklanınca karşı kaldırıma geçti. Ardından Murat D., diğer kuzenim olan B.A.’ya bıçak salladı. Sonra bıraktık dayıma koştuk. Sanıktan şikayetçiyim" diye konuştu. Duruşmada diğer tanık Selim N.’nin yanı sıra Murat D.’nin eşi Zehra D. ve Serkan Akdal’ın yaşı küçük oğlu S.A. (16) da ifade verdi. Duruşmada ses kayıtları dinlendi. Olaya ilişkin kamera görüntüleri izlendi. KGYS kameralarına yansıyan görüntülerde Murat D.’nin önden yürüdüğü, arkadaşı Selim N.’nin ise arkasından ilerlediği; sanığın bir süre sonra durarak bıçağını düzelttiği görüldü. Serkan Akdal’ın üstüne gittiği Murat D.’nin bıçağı havaya kaldırdığı görüntülere yansıdı. Murat D.’nın demir sopa ile omzuna darbe aldığı, yaşanan boğuşma esnasında Akdal’ın bıçaklandığı kamera görüntülerinde yer aldı. Mahkeme başkanı sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken Cumhuriyet Savcısı’nın mütalaasını hazırlaması için duruşma ileri bir tarihe ertelendi.