ASAYİŞ - 16 Şubat 2026 Pazartesi 14:57

Bina yıkımı sırasında doğal gaz borusundan sızıntı meydana geldi

A
A
A
Bina yıkımı sırasında doğal gaz borusundan sızıntı meydana geldi

Burdur’da bina yıkımı sırasında doğal gaz borusundan sızıntı meydana gelirken ekiplerin hızlı müdahalesi ile facianın önüne geçildi.


Olay, saat 13.00 sıralarında Konak Mahallesi Rıza Doğrul Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, cadde üzerine bir binanın kentsel dönüşüm nedeniyle yıkım aşamasındayken kepçe operatörünün yanlış hamlesi sonucu doğal gaz borusundan sızıntı meydana geldi. Durumu fark eden işçilerin ihbarı üzerine adrese polis ve Torosgaz ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri tarafından çevrede güvenlik önemi alınırken Torosgaz ekipleri tarafından gaz kesildi. Torosgaz ekipleri tarafından yapılan incelemenin ardından doğal gaz borusunun onarımı için çalışma başlatıldı.



Bina yıkımı sırasında doğal gaz borusundan sızıntı meydana geldi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Elazığ’da 9 bin öğrenciye yetenek taraması yapılacak Elazığ’da Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğinde 9 bin 364 öğrencinin yetenek taraması yapılacak. Elazığ Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle 2026 yılı yetenek taraması, 16 Şubat 2026 tarihi itibariyle başladı. 3. sınıf öğrencilerine yönelik düzenlenen taramada, toplam 9364 öğrenciye yeteneklerini sergileme fırsatı sunulacak. Bu yıl 77 il merkezi okulu ve 71 ilçe okulunda olmak üzere toplam 148 ilkokulda tarama yapılacak. Yetenek taraması, merkez ve tüm ilçelerde gerçekleştirilecek. Öğrenciler, fiziksel yeteneklerini sergileyerek potansiyellerinin keşfedilmesi için uzmanlar tarafından değerlendirilecek. Elazığ Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü yaptığı açıklamada, "Elazığ olarak, genç yeteneklerimizi keşfetmek ve spora kazandırmak adına büyük bir özveriyle çalışıyoruz. 16 Şubat 2026 tarihi itibariyle gerçekleştirilecek Türkiye Geneli Yetenek Taraması, geleceğin şampiyonlarını belirlemek için önemli bir adım. Bu kapsamda, Elazığ’daki il ve ilçe okullarında 3. sınıf öğrencilerine yönelik testler ve değerlendirmeler yapılacak. Öğrencilerimiz, öncelikle spor branşlarında özel testlerden geçirilecek. Bu tarama, gençlerimizin yeteneklerini erken yaşta fark edip doğru branşlara yönlendirilmesi için büyük bir fırsat sunmaktadır. Daha önceki taramalarda Elazığ’dan çıkan birçok sporcu, Türkiye şampiyonlukları kazanmış, milli takıma seçilmiş ve uluslararası arenada başarı elde etmiştir. Bizler de yeni şampiyonlar yetiştirmek için çalışmalarımıza ara vermeden devam ediyoruz. Elazığ Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü olarak, spora yetenekli çocuklarımızı keşfetmek, onları desteklemek ve ülkemizi gururlandıracak sporcular yetiştirmek için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz. Yetenek taramasına katılan tüm öğrencilerimize başarılar diliyor, ailelerimizi de çocuklarını spora teşvik etmeye davet ediyoruz" denildi.
Ankara YÖK Başkanı Özvar: "Yükseköğretim sistemi, ülkemizin küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir alandır" Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Yükseköğretim sistemi yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılayan bir yapı değil, aynı zamanda ülkemizin orta ve uzun vadeli kalkınma hedeflerinin, beşeri sermaye stratejisini ve küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir alandır" dedi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yükseköğretim YÖK arasında istişare toplantısı gerçekleştirildi. YÖK Merkez Binasında gerçekleştirilen toplantıda üniversite-sanayi iş birliği, yükseköğretimde kalite, eğitim politikaları ve sektörel ihtiyaçlara yönelik insan kaynağı yetiştirilmesi konuları ele alındı. YÖK Başkanı Erol Özvar, yaptığı açıklamalarda yükseköğretim sisteminin iş dünyasının ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilmesi gerektiğini, müfredatların güncelleneceğini ve üniversitelerde uygulamalı eğitim imkanlarının artırılacağını belirtti. TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve aynı zamanda Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç ise, özel sektörün beklentilerinin üniversitelerle daha güçlü bir şekilde paylaşılmasının önemli olduğuna dikkat çekti. "Amacımız sorunları yapıcı bir anlayışla ele almak" İstişare toplantısında açıklamalarda bulunan YÖK Başkanı Erol Özvar, vakıf üniversiteleriyle ortak çalıştıklarını belirterek, "Buradaki amacımız mevcut birikimi daha ileriye taşırken, karşılaşılan sorunları yapıcı bir anlayışla ele almak ve vakıf yükseköğretim kurumlarımızın kurumsal kapasitelerini daha da sağlamlaştırmalarına katkı sunmaktır. Yükseköğretim sistemi yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılayan bir yapı değil, aynı zamanda ülkemizin orta ve uzun vadeli kalkınma hedeflerinin, beşeri sermaye stratejisini ve küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir alandır. Bu nedenle üniversite kontenjanlarına ilişkin her karar günübirlik yaklaşımlarla değil, çok boyutlu ve ileriye dönük bir bakış açısıyla ele alınmaktadır. Bakanlıklar başta olmak üzere ilgili tüm kamu kurumlarıyla düzenli temas halinde çalışıyoruz. Bu kurumların orta ve uzun vadeli hizmet sürüm kapasitelerini ayrıntılı bir biçimde ele alıyoruz" diye konuştu. "Bazı programların kontenjanlarında kademeli şekilde azaltmalara gittik" Mezun öğrencilerin istihdam imkanlarını artırmak için bazı programlarda kontenjan azalmalarına gittiklerini ifade eden Özvar, "Tüm bu görüş ve öneriler, kontenjan kararlarımızın sahaya ve toplumsal toplumsal gerçekliğe dayalı olmasını sağlamaktadır. Hangi alanlarda insan kaynağı ihtiyacının arttığını, hangi mesleklerde doygunluğa ulaşıldığını ve hangi alanların gelecekte stratejik önem kazanacağını sürekli olarak analiz etmekteyiz. Kontenjan politikalarımızın temelinde bu kapsamlı değerlendirmeler yer almaktadır. Bunlardan ilki 2. öğretim programlarının tamamen kapatılmasıdır. Bu karar, yükseköğretimde nicelikten ziyade niteliği önceleyen bir yaklaşımın somut yansımasıdır. Aynı şekilde mezunların istihdam imkanları giderek daraltan bazı programların kontenjanlarında da kademeli şekilde azaltmalara gittik" şeklinde konuştu. "Güçlü bir ekonomi, nitelikli insan kaynağı olmadan mümkün değil" Meslek yüksekokulların, sektör ihtiyaçlarına yönelik yapıya kavuşturmayı hedeflediklerini vurgulayan ASO Başkanı Ardıç ise, "Güçlü bir ekonomi, sürdürülebilir kalkınma ve rekabetçi bir ülke yapısı, nitelikli insan kaynağı olmadan mümkün değil. Bu kaynağı beslemek ve bu kaynaktan beslenmek de ancak günün teknolojik gelişimleriyle birlikte gelişen küresel bir vizyona sahip üniversitelerle mümkün. Öğrenme deneyimlerinin değiştiği, yapay zeka kullanımının endüstriye doğru evrildiği ve gittikçe derinleştiği bir dönemdeyiz. Mezunlarımızın yalnızca diploma sahibi değil, aynı zamanda sahada bilgi ve becerilerle donatılmış bireyler olarak iş hayatına atılmalarını sağlamaktır. Bu protokol kapsamında meslek yüksekokullarımızın sektörün gerçek ihtiyaçlarına daha duyarlı, iş dünyasının beklentileriyle daha uyumlu bir yapıya kavuşmasını hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.
Tekirdağ Denize boşa akan su tarıma kazandırılıyor Kuraklığın etkili olduğu Tekirdağ’da, Naip Mahallesi’nden Marmara Denizi’ne boşa akan sular, kurulan yüzer terfi istasyonları ve bent sistemi sayesinde Yazır Göleti ile Kil Ocakları Havuzu’na yönlendirilerek tarımsal sulamaya kazandırıldı. Son yılların en kurak dönemlerinden birini yaşayan Tekirdağ’da su seviyelerinin kritik noktalara gerilemesi üzerine Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ve bağlı kuruluşu TESKİ tarafından önemli bir çalışma hayata geçirildi. Süleymanpaşa ilçesine bağlı Naip Mahallesi’nden geçerek Marmara Denizi’ne dökülen Işıklar Deresi’nin son yağışlarla birlikte debisinin yükselmesi üzerine ekipler harekete geçti. Naip Mahalle Muhtarlığı’nın bilgilendirmesiyle koordineli şekilde başlatılan çalışmada dere yatağına bent inşa edilerek suyun akış yönü kontrol altına alındı. Bu sayede denize dökülen suyun biriktirilmesi sağlandı. Bölgeye sevk edilen iki adet yüzer terfi istasyonu ile depolanan suyun ilgili havzalara transferi gerçekleştirildi. Sistem, değişken debilere uyum sağlayacak şekilde tasarlandı. 150 KVA gücünde jeneratör ve frekans konvertörlü motorlarla desteklenen altyapı sayesinde deredeki su miktarı değişse dahi iletim kesintisiz sürdürülebiliyor. Yapılan teknik planlamaya göre Işıklar Deresi’nden saniyede 20 litre su Kil Ocakları Havuzu’na, saniyede 15 litre su ise Yazır Göleti sulama havuzuna aktarılıyor. Bu sayede çiftçilerin tarımsal sulama ihtiyacı için günlük yaklaşık 3 bin metreküp su temin ediliyor. Geçtiğimiz yaz döneminde Naip Barajı’nın doluluk oranının yüzde 1’in altına düşmesiyle yaşanan su krizinin ardından devreye alınan sistem, boşa akan kaynak ve yağmur sularının ters besleme yöntemiyle baraj ve gölet havzalarına taşınmasını sağlayarak bölge tarımına önemli katkı sunuyor. Naip Mahallesi Muhtarı Mustafa Bektaş da yaptığı açıklamada, "Kuraklıkla mücadele sürecinde derelerden akan suların toplanıp depolanarak yaz aylarında köylümüze ve çiftçimize temin edilmesine yönelik yapılan çalışmalardan dolayı Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Dr. Candan Yüceer’e ve TESKİ Genel Müdürlüğü’ne teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı.
Ordu Akça: "Fındıkta tekelci yapının manipülasyonu bitmek üzere" Ordu Altınordu Ziraat Odası Başkanı Atakan Akça, serbest piyasadaki fındık fiyatlarına tepki göstererek, "Almış olduğumuz duyumlar ve bize gelen bilgiler doğrultusunda tekelci firma, manipülasyon süresini uzatabilmek için kendi depolarında ‘sigorta’ olarak tuttuğu fındığı bile üretime sokmuş durumda" dedi. 2025 yılı fındık hasadı sonrası Ordu’da serbest piyasada 350 lira seviyesine ulaşan fındık, güncel olarak 230-240 liradan işlem görüyor. Serbest piyasadaki fındık fiyatlarının 230-240 TL bandında seyretmesinin ticaret kuralları ve piyasa gerçeklerine uygun olmadığını belirten Akça, "Dünyada tüm ürünlerin fiyatı yükselirken fındığın düşmesi normal değil. Bunun asıl sebebi ekonomik olarak çok güçlü bir yapının piyasaya yön vermesi ve bazı bürokratik avantajlardan yararlanması" diye konuştu. "350 TL’ye çıkan fiyat yanlış algıyla bir anda geriye çekildi" Akça, kısa sürede oluşan yanlış algının fiyatları 350 TL seviyesine taşıdığını, sonrasında ise tekelci yapının devreye girerek piyasayı baskıladığını ifade etti. Akça, "Enflasyonlarını sahneye koydular ve fiyatları hızla aşağı çektiler. Bu süreçte hem üretici hem de tüccar çok büyük sıkıntıya girdi. Tekelci firma geçen hafta 50 randımana karşılık 280 TL fiyat açıkladı. Depo ve ürün maliyeti 320-350 TL civarında olan tüccar bu fiyata satarsa büyük zarar eder. Bu nedenle piyasada satış olmadı, hareketlilik de görülmedi. Buna rağmen şuanda piyasada fındık 240 TL seviyesinde" ifadelerine yer verdi. "Depolardaki ‘sigorta’ fındığını üretime soktular" Piyasadaki manipülasyonunun sürdürülebilmesi için tekelci firmanın kendi depo stoklarını bile üretime sürdüğünü duyduklarını kaydeden Akça, "Tekelci firma bu manipülasyonun süresini uzatabilmek için kendi depolarında tuttuğu sigorta olarak depolarında tuttuğu fındığı bile üretime sokmuş durumda. Zannediyorum o sigorta olarak tuttuğu fındık da depolarında bitmek üzere ki geçen hafta 280 lira bir fiyat açıkladı. İhtiyaca binaen önümüzdeki günlerde yüksek bir fiyatın oluşabileceğini düşünüyorum. Temennimiz, piyasanın üretici lehine toparlanmasıdır" şeklinde konuştu.