TEKNOLOJİ - 26 Mart 2026 Perşembe 16:16

Dünyanın gözü Türk füzelerinde: "Bizim şansımız bunları kendimiz üretebilmemiz"

A
A
A
Dünyanın gözü Türk füzelerinde: "Bizim şansımız bunları kendimiz üretebilmemiz"

Bolu’da gençlerle bir araya gelen ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, dünyada hukukun ve insan haklarının önemini yitirdiği, güçlünün güçsüzü ezdiği yeni bir döneme girildiğini belirterek savunma sanayisinin hayati önemine dikkati çekti. İkinci, Türkiye’nin kendi ürettiği UMTAS ve KARAOK tanksavar füzelerinin önemine de değinerek, "O kadar çok kullanılıyor ki, dünyada bunu üreten ülke sayısı da çok az. Dünyada en fazla talep gören füzeler. Bizim şansımız bunları kendimiz üretebilmemiz" dedi.


Türkiye’nin önde gelen savunma sanayii kuruluşlarından ROKETSAN’ın Genel Müdürü Murat İkinci, Bolu’da üniversiteli ve liseli öğrencilerle bir araya geldi. Program kapsamında öğrencilere savunma sanayiinde geliştirilen yerli ve milli teknolojiler hakkında bilgi verildi. Binlerce öğrencinin katılım sağladığı program sonunda Murat İkinci tarafından gençlerin merak ettiği sorular yanıt buldu.


Programın açılış konuşmasını yapan ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı BAİBÜ Rektörü Prof. Dr. Faruk Yiğit, "Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi olarak bu zirveyi, üniversitemiz ve ülkemizin geleceği olan sizler için çok önemli bir fırsat olarak görüyoruz. En büyük temennimiz, sizleri bu sıralardan akademik başarılarla mezun ederken aynı zamanda sizlere yön verecek fikirleri paylaşmaktır. Üniversitemizin sanayi kuruluşlarıyla iş birliği sayesinde, sizlerin teorik bilgilerini gerçeğe dönüştürmek için bu buluşmalarımızı artıracağız" dedi.



"O kadar çok kullanılıyor ki, dünyada bunu üreten ülke sayısı da çok az"


UMTAS ve Karaok füzelerinin dünya genelinde yoğun talep gördüğünü ifade eden ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci ise "Bunlar genelde küçük füzeler ama savaş alanında tek bir kişinin kullanımına izin verdiği için fark oluşturan füzeler. Bunlar şuanda Ukrayna savaşında sıkça kullanıyorlar, zırhlı araçları etkisiz hale getirebilmek için. Şuan da dünyanın en çok aradığı füzelerden bir tanesi. O kadar çok kullanılıyor ki dünyada bunu üreten ülke sayısı da çok az. Dünyada en fazla talep gören füzeler. Bizim şansımız bunları kendimiz üretebilmemiz. Bu füzeler üzerinde çok farklı teknolojiler var. Başarılı bir tanksavar füzesi" diye konuştu.



"Uluslararası ilişkilerin çok da önemli olmadığı bir döneme girmiş bulunuyoruz"


Savunma sanayinin ne kadar önemli olduğuna dikkati çeken İkinci, "İran ile İsrail arasındaki, Ukrayna ile Rusya arasındaki savaş şunu gösterdi; eğer kendimizi koruyacak sistemlerimiz yoksa dünyada hukukun, insan haklarının ve uluslararası ilişkilerin çok da önemli olmadığı bir döneme girmiş bulunuyoruz. Güçlü olan, kendi amaçlarını gerçekleştirmek için güçsüz gördüğü ülkelere kolaylıkla zarar verebiliyor. Bunu da herhangi bir gerekçeye dayandırma zorunluluğu duymuyor. Dolayısıyla bir ülke, gelecekte kendisi için bir fırsat oluşturmak istiyorsa kendi ülke güvenliğini korumak ve ona en üst düzeyde sahip çıkmak zorundadır" şeklinde konuştu.



"Savunma sektörüne olan ilgi artıyor"


Programın ardından açıklamalarda bulunan Murat İkinci, savunma sektörüne nitelikli insan kaynağı kazandırmanın önemine değinerek, "Roketsan ülkemizde savunma alanında en önemli teknolojik buluşlardan bir tanesidir. Üniversitedeki kardeşlerimizle bir araya gelmemiz sağlandı. Organizasyonlar aslında bizim çalıştığımız alanları, çalıştığımız teknolojileri, geleceğin mühendislerine anlattığımız ortamlar olarak değerlendiriyoruz. Davetleri için Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi rektörümüze çok teşekkür ediyorum. Öğrenci kardeşlerimizle, savunma sektörü teknolojileri, gelecek vizyonu, savunma sanayinin geleceğinde yer alacak olan teknolojileri burada konuşma fırsatı bulduk. Umarım onlar açısından da faydalı, yararlı olur. Bugün salon çok doluydu, sadece üniversitedeki öğrencilerimiz değil, lise çağındaki öğrencilerimiz de bizimle beraberdi. Bu da bizim için çok sevindirici bir şey. Savunma sektörüne olan ilgi her geçen gün artıyor. Ne kadar fazla insan kaynağı yetiştirebilirsek, savunma sektöründe o kadar daha fazla teknoloji geliştirebiliriz" şeklinde konuştu.



Dünyanın gözü Türk füzelerinde: "Bizim şansımız bunları kendimiz üretebilmemiz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bartın Bartın’da geçen yıl yanan ormana 400 fidan dikildi Bartın’da geçtiğimiz yaz çıkan orman yangınında kül olan yaklaşık 3 hektarlık alana 400 fidan dikildi. Bartın’ın Kayadibi Çavuş köyünde geçtiğimiz yıl ağustos ayında çıkan orman yangınında kül olan 3 hektarlık alanda fidan dikim programı düzenlendi. 21 Mart Dünya Ormancılık Günü nedeniyle gerçekleşen fidan dikimine Bartın Valisi Nurtaç Arslan, Zonguldak Orman Bölge Müdürü Hasan Keskin, Bartın Orman İşletme Müdürü Temel Nadir, il protokolü, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Ormanların önemine dikkat çeken Bölge Müdürü Hasan Keskin, "Yanan orman alanlarını kaderine terk etmedik, etmiyoruz. Aynı yıl içerisinde yeniden ağaçlandırıyoruz. Yanan alanlara bir kayıp olarak değil, yeniden yeşerteceğimiz bir emanet, yeniden ayağa kaldıracağımız bir vatan parçası olarak bakıyoruz. Bu alanda geçen yıl yaşanan yangın afetinde zarar görmüştü. Yaptığımız çalışmalarla 3,5 hektarlık alanda 3 bin 500 fidan dikimi gerçekleştireceğiz. Bugün ise 200 adet defne, 200 adet kızılcık olmak üzere toplam 400 fidanı toprakla buluşturuyoruz’’ dedi. Vali Arslan ise, "Son yıllarda küresel ısınmayla beraber travma sonucu maalesef, ki bunu çok fazla yaşadık, ciğerlerimiz yandı. Çok fazla orman yangınlarıyla karşı karşıya kaldık. Bizim bilinçli ve sorumlu bir şekilde davranmamız, gelecek nesillere sağlıklı bir çevre miras bırakmak için bizlere önemli görevler düşmektedir. Fidan dikimi gerçekleştireceğimiz bu alanda da maalesef geçen yıl bir orman yangını meydana gelmişti. Temennimiz, beklentimiz tüm vatandaşlarımızdan duyarlı olmalarıdır. Hepimizin bilinçle ormanlarımıza sahip çıkmamız gerekmektedir. Bizim sadece devlet olarak aldığımız önlemler yeterli değil. Hepimizin ormanlara sahip çıkması gerekiyor" diye konuştu. Yapılan konuşmanın ardından fidan dikimi gerçekleştirilerek, can suyu verildi. Program, protokol ve öğrencilere yapılan ikramın ardından sona erdi.
Malatya "Algoritmalar sizi yönlendiriyor" Malatya’da İnönü Üniversitesi Bilim İletişim Ofisi tarafından düzenlenen "Çocuklar ve Sosyal Medya" başlıklı söyleşide, dijital çağın çocuklar üzerindeki etkileri, sosyal medya kullanımı ve medya okuryazarlığı konuları ele alındı. Malatya Selahaddin Eyyubi Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde gerçekleştirilen söyleşiye öğrenciler ve öğretmenler yoğun ilgi gösterdi. Söyleşinin konuğu İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Barış Yılmaz olurken, moderatörlüğünü ise Radyo ve Televizyon öğrencisi Nisanur Hivva Yaşar yaptı. Programın açılışında konuşan moderatör Nisanur Hivva Yaşar, dijital çağda çocukların sosyal medya ile ilişkisini bilimsel bir çerçevede ele almanın önemine dikkat çekerek, söyleşinin katılımcılar için farkındalık oluşturmasını temenni etti. "Süre önemli ama daha önemlisi içerik" Söyleşide çocukların sosyal medya kullanımıyla ilgili verileri paylaşan Doç. Dr. Mehmet Barış Yılmaz, ekran süresinin tek başına yeterli bir ölçüt olmadığını vurguladı. Yılmaz, "Evet süre önemli ama daha önemlisi içerik. Çocukların hangi içeriklere maruz kaldığını mutlaka denetlememiz gerekiyor. Çünkü bazen birkaç dakika içinde bile zararlı içeriklerle karşılaşabiliyorlar" dedi. Sosyal medyanın kontrol edilmesi zor bir alan olduğunu belirten Yılmaz, geleneksel medyanın aksine sosyal medyayı herkesin içerik üretebildiği bir mecra olarak tanımladı. Sosyal medyada kısa video içeriklerinin ciddi bir sorun oluşturduğunu ifade eden Yılmaz, "Kısa video içeriklerini fazla tüketen çocuklarda dikkat dağınıklığı artıyor. Artık 40 dakikalık derslerde bile ilk 15 dakikadan sonra odaklanma problemi yaşanıyor" diyerek, bu durumun akademik başarıyı da olumsuz etkilediğini belirtti. "Algoritmalar sizi yönlendiriyor" Sosyal medya algoritmalarının kullanıcı davranışlarını yönlendirdiğini söyleyen Yılmaz, kullanıcıların aslında özgür seçim yaptıklarını düşündüklerini ancak bunun çoğu zaman bir yanılsama olduğunu belirtti. Yılmaz, "Algoritmalar sizin neyi izlediğinizi analiz ederek size benzer içerikler sunar ve bir süre sonra sadece o içeriklerle karşılaşırsınız. Bu da ‘yankı odası’ dediğimiz bir duruma yol açar" ifadelerini kullandı. Sosyal medyanın doğru bilgi kaynağı olarak görülmemesi gerektiğini belirten Yılmaz, "Sosyal medya bir öğrenme alanı değil, pekiştirme alanıdır. Doğru bilgi aileden, okuldan ve eğitimcilerden öğrenilmelidir" dedi. Yapay zekânın çocuklar açısından yeni riskler oluşturduğuna dikkat çeken Yılmaz, sahte içeriklerin ayırt edilmesinin giderek zorlaştığını ifade etti. Yapay zekanın olumsuz özelliklerini anlatan Yılmaz, "Artık görüntü ve sesler yapay zekâyla üretilebiliyor. Çocuklar gerçek ile sahteyi ayırt etmekte zorlanabilir. Bu da ciddi güvenlik sorunları doğurabilir" şeklinde konuştu. "Dijital zorbalığa karşı yalnız değilsiniz" Dijital zorbalık hakkında da önemli bilgilendirmelerde bulunan Yılmaz, "Tanımadığınız kişileri sosyal medyada kabul etmeyin. Böyle bir durumla karşılaştığınızda asla yalnız değilsiniz. Aileleriniz, öğretmenleriniz ve yetkili kurumlar bu sorunu çözebilir" diyerek öğrencilere tavsiyelerde bulundu. Konuşmasının sonunda medya ve dijital okuryazarlığı ile ilgili önemli bilgilendirmelerde bulunan Yılmaz, "Medya okuryazarlığı eğitimi toplumun her kesimine verilmelidir. Bu dijital dünyada bilinçli birey olmanın temelidir" ifadeleriyle sözlerini tamamladı. Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından gerçekleştirilen fotoğraf çekimiyle son buldu.
İstanbul Uyuşturucu soruşturmasında 6 ünlü isim serbest bırakıldı İstanbul’da yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında adliyeye sevk edilen Kerim Sabancı, Hakan Sabancı, Fikret Orman, Burak Elmas, Güzide Duran ve Didem Soydan, çıkarıldıkları nöbetçi hakimlikçe ’yurt dışına çıkış yasağı’ şeklinde adli kontrol kararı ile serbest bırakıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından ünlü isimlere yönelik yürütülen ’uyuşturucu’ soruşturması sürüyor. Soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen Fikret Orman, Güzide Aksoy (Güzide Duran), Hakan Sabancı, Kerim Sabancı, Burak Elmas, Sezgin Köysüren, Ferhat Aydın, Lütfiye Tuğçe Özbudak, Koray Serenli, Onur Bükçü, İsmail Behram Perinçekli, Didem Soydan, Onur Talay, Mustafa Tari’nin savcılıktaki ifade verme işlemleri tamamlanmıştı. Şüpheliler Kerim Sabancı, Hakan Sabancı, Fikret Orman, Burak Elmas, Güzide Duran ve Didem Soydan, savcılığa verdikleri ifadenin ardından çıkarıldıkları nöbetçi hakimlikçe ’yurt dışına çıkış yasağı’ şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması şartıyla serbest bırakıldı. Şüpheliler Koray Serenli, Onur Talay, Sezgin Köysüren ve Mustafa Tari çıkarıldıkları nöbetçi hakimlikçe tutuklanırken, şüpheliler Lütfiye Tuğçe Özbudak, Ferhat Aydın ve İsmail Behram Perinçekli’ye ’konutu terk etmemek’ şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandı. Onur Bükçü ise savcılık işlemleri sonrasında doğrudan serbest bırakılmıştı.
Manisa Manisa Büyükşehir personeline yapay zeka ve veri yönetimi eğitimi Manisa Büyükşehir Belediyesi, yönetici ve personelin dijital yetkinliklerini artırmak amacıyla ‘Yapay Zeka ve Veri Yönetimi’ eğitimi düzenledi. İki oturum halinde gerçekleştirilen programda katılımcılar, yapay zeka teknolojilerinden veri analizine kadar geniş bir yelpazede teknik ve pratik bilgi edindi. İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı koordinesinde Atatürk Gençlik Merkezi’nde düzenlenen eğitimi, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) uzman eğitmeni Kadir Efe Oruç verdi. Genel Sekreter Yardımcısı Pınar Mine Hacıalibeyoğlu’nun da takip ettiği ve yaklaşık 300 personelin katıldığı program, interaktif bir formatta sürdürüldü. Eğitimin ilk bölümünde makine öğrenmesi ile derin öğrenme arasındaki farklar, görüntü işleme sistemleri ve büyük dil modellerinin çalışma yapısı uygulamalı olarak anlatıldı. Arama motorları ile yapay zeka tabanlı dil modellerinin karşılaştırmalı analizinin yapıldığı oturumda, teknolojinin güncel trendleri ve geleceğe yönelik öngörüler paylaşıldı. İkinci oturumda teorik bilgiler pratiğe döküldü. Katılımcılar, 3 milyon satırdan oluşan dev bir veri seti üzerinde Google Colab ortamında kodlama uygulaması yaptı. Müşteri görüşlerinin yapay zeka destekli istatistiksel yöntemlerle analiz edildiği çalışmada, elde edilen çıktıların kurumsal karar alma süreçlerine nasıl entegre edilebileceği somut örneklerle gösterildi. Eğitimin son bölümünde ise yapay zekanın yerel yönetimlerdeki başarılı uygulama örneklerine odaklanıldı. Dijital ikiz teknolojileri, ulaşım ve çevre yönetimi gibi alanlardaki güncel projeler katılımcılara tanıtıldı. Program, teknoloji kullanımı ve yapay zeka etiği üzerine yapılan değerlendirmelerin ardından sona erdi.