ÇEVRE - 06 Mayıs 2026 Çarşamba 11:30

Bolu’da 14 köyün yaylasında mendereslerin görüntüsü mest etti

A
A
A
Bolu’da 14 köyün yaylasında mendereslerin görüntüsü mest etti

Bolu’da 14 yaylanın birleşiminden oluşan Sarıalan Yaylası’nda bulunan menderesler, Mayıs ayında yağan karla birlikte kartpostallık görüntüler oluşturdu. Beyaza bürünen doğa harikası yayla, görenleri kendine hayran bıraktı.


Doğal güzellikleriyle ünlü Bolu’da, Mayıs ayında kış güzelliği yaşanıyor. 14 farklı yaylanın bir araya gelmesiyle oluşan Sarıalan Yaylası’nda dün etkili olan kar yağışı, bölgeyi beyaz örtüyle kapladı. Yaylanın içinden kıvrılarak akan ve görsel bir şölen sunan mendereslerin karla buluşması, izleyenleri adeta büyüledi. Ortaya çıkan eşsiz manzara, fotoğraf tutkunları ve doğaseverler için bulunmaz bir fırsat sundu.


"Asker psikolojisiyle bu güzelliğin farkında değildim"


Bölgeyi gezmek için Kocaeli’den gelen doğasever Emrah Temel, "Daha önce 2000’li yıllarda Bolu Komando Tugayı’nda askerlik yapmıştım. O dönemlerde buraya çıkmak çok nasip oldu ancak o zamanki asker psikolojisiyle bu güzelliğin farkında değildim. Zaman zaman Bolu’ya ziyarete geldiğimde Sarıalan Yaylası’na da mutlaka geliyorum" dedi.


"Bolu’ya beyaz örtü yakışıyor"


Sarıalan’daki mendereslerin etkileyici bir doğa harikası olduğunu vurgulayan Temel, "Mayıs ayında kar görmek enteresan ama her zamanki gibi Bolu ’Boluluğunu’ yaptı. Bolu’ya da yakışan budur, Bolu’ya beyaz örtü yakışıyor" şeklinde konuştu.


(EÖ-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Fatih Acacı cinayeti davasında gerekçeli karar açıklandı: Eylem "kasten öldürme" kapsamında Ankara’da 15 yaşındaki Fatih Acacı’nın bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen 12 yıl hapis cezasının gerekçesi açıklandı. Mahkeme, sanığın eyleminin "kasten öldürme" kapsamında olduğunu vurgularken, olayın başlangıcında maktulden gelen saldırı nedeniyle "haksız tahrik" indirimi uygulandığını belirtti. Fatih Acacı cinayeti davasında gerekçeli karar açıklandı. Gerekçeli kararda, olayın 8 Eylül 2025 tarihinde meydana geldiği, suça sürüklenen çocuğun maktulün kız arkadaşıyla mesajlaşması nedeniyle Acacı ile aralarında husumet oluştuğu kaydedildi. Tarafların Pursaklar Şehit Murat Dülger Parkı’na gittikleri, burada çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, suça sürüklenen çocuğun olayda ele geçirilemeyen kesici aletle Acacı’yı göğüs, batın, kol, uyluk ve sırt bölgelerinden yaraladığı aktarıldı. Mahkeme, suça sürüklenen çocuğun Fatih Acacı’yı öldürme kastının bulunmadığı ve kendisini savunmak amacıyla hareket ettiği yönündeki savunmalarına itibar etmedi. Kararda, Acacı’nın olayda kullandığı bir bıçağın bulunmadığı, olay yerinde veya üzerinde herhangi bir bıçak ele geçirilmediği, buna karşılık suça sürüklenen çocuğun olaydan sonra kullandığı bıçağı saklamaya çalıştığı ve eylemi başlangıçta inkâr ettiği belirtildi. Mahkeme meşru savunma hükümlerinin uygulanamayacağına hükmetti Gerekçeli kararda, "maktulün önce saldırdığı, suça sürüklenen çocuğun kendisini korumak amacıyla bıçağı rastgele salladığı" yönündeki savunmanın tanık beyanları, kamera kayıtları ve olay yeri tespitleriyle uyumlu olmadığı vurgulandı. Mahkeme, suça sürüklenen çocuğun Acacı’yı yakın mesafeden birden fazla kez bıçakladığını, olay yerinden kaçmak yerine dönerek maktulü yaralamaya devam ettiğini belirterek, meşru savunma hükümlerinin uygulanamayacağına hükmetti. Kararda, taraflar arasındaki tartışmanın maktulün kız arkadaşına mesaj atılması nedeniyle başladığı, Acacı’nın suça sürüklenen çocuğa yönelik "Senin bacaklarını kırarım" şeklinde sözler söylediği, bu sözlerin ve devamındaki arbede ortamının haksız tahrik oluşturduğu kaydedildi. Bu nedenle mahkeme, cezada haksız tahrik indirimi uygulandığını belirtti. Acacı’nın vücudunda 10 adet kesici-delici alet yarası tespit edildi Mahkeme, eylemin tasarlayarak işlendiğine ilişkin yeterli delil bulunmadığını da belirtti. Kararda, taraflar arasında aynı gün yaşanan tartışma sonrası olayın meydana geldiği, Yargıtay içtihatlarında aranan soğukkanlılıkla karar verme, plan yapma ve tasarlama düzeyine ulaşan olguların dosyada bulunmadığı kaydedildi. Ayrıca canavarca hisle öldürme değerlendirmesi yönünden de çok sayıda bıçak darbesinin tek başına bu nitelendirme için yeterli olmadığı ifade edildi. Adli Tıp Kurumu raporuna da yer verilen kararda, Acacı’nın vücudunda 10 adet kesici-delici alet yarası tespit edildiği, ölümün sol böbrek, dalak, karaciğer, ince bağırsak ve diyafram yaralanmasına bağlı iç ve dış kanama sonucu meydana geldiği belirtildi. Suça sürüklenen çocuğun yaralanmasının ise kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı kaydedildi. Mahkeme, D.G.’nin üzerine atılı "çocuğa karşı kasten öldürme" suçunu işlediğinin sabit olduğuna hükmederek önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Ardından haksız tahrik nedeniyle ceza 24 yıl hapse, suça sürüklenen çocuğun 15-18 yaş grubunda olması nedeniyle 16 yıl hapse indirildi. Türk Ceza Kanunu’nun 31/3 maddesi gereği çocuklar hakkında verilecek hapis cezasının 12 yılı aşamayacağı dikkate alınarak sanık 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, suça sürüklenen çocuğun yargılama sürecindeki tutumu, pişmanlığa yönelmeyen davranışları ve suçu inkâr etmesi nedeniyle takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığına karar verdi.
Karaman Karaman’da 16 milyon elma ağacı çiçek açarak gelinliğini giydi Karaman Ziraat Odası Başkanı Mehmet Bayram, bu yıl elma bahçelerinde tarihi bir çiçeklenme dönemi yaşandığını belirterek, "Bu yıl Karaman’da elma üretiminde rekor kırılacağını düşünüyoruz" dedi. Geçen sene yaşanan don felaketinin ardından bu yıl elma ağaçlarında yoğun çiçeklenme üreticinin yüzünü güldürdü. Karaman Ziraat Odası Başkanı Mehmet Bayram, geçtiğimiz yıl yaşanan olumsuz hava şartlarının elma üretimine ciddi darbe vurduğunu hatırlatarak, "Türkiye’de geçtiğimiz yıl asrın don felaketi yaşandı. Bunlardan en çok zarar gören illerden biri de Karaman oldu. Asrın donunda, Türkiye’de elma üretiminde söz sahibi olan Karaman’da yaklaşık yüzde 40’a varan hasarlar oluşmuştu" şeklinde konuştu. "Tarihinde olmadığı kadar yüklü bir çiçeklenme var" Bu yılki beklentilerin oldukça yüksek olduğunu vurgulayan Bayram, "Bu yıl asrın rekorunu yaşayacağımız bir şekilde elma bahçelerimizin rengarenk çiçekler açtığını görüyoruz. Bu yıl tarihinde olmadığı kadar bahçelerimizde yüklü bir çiçeklenme dönemi var. Bugün itibariyle, dün gece de dahil olmak üzere donla ilgili bir sıkıntımız olmadığını görüyoruz. Önümüzdeki günlerde de havaların iyi gideceğini öngörüyoruz. İnşallah bu yıl Türkiye’nin sofralarını Karaman elması süsleyecek" ifadelerini kullandı. "Rekolte hedefi 700-800 bin ton" Karaman’ın elma üretimindeki stratejik önemine değinen Bayram, rekolte tahminlerini paylaşarak şunları söyledi: "Hem ihracatta hem iç pazarda söz sahibi olduğumuz gibi bu yıl rekor bir üretim bekliyoruz. Karaman, yaklaşık 16 milyon ağaç sayısıyla Türkiye’de birinci sıradadır. Üretimde ise Isparta’dan sonra ikinci sırada yer alıyoruz. Bu yıl rekoltenin 700-800 bin ton civarında olacağını öngörüyoruz. Allah afatından esirgesin; bu yıl çok güzel, tarihinde görülmemiş bir çiçek var. Karaman’da elma üretiminde rekor kırılacağını düşünüyoruz." Aynı anda çiçek açan ve havadan görüntülenen modern elma bahçeleri adeta kar yağmış gibi beyaza büründü.