ÇEVRE - 02 Kasım 2024 Cumartesi 09:07

Van Gölü çekildikçe su altındaki mikrobiyolitler gün yüzüne çıkıyor

A
A
A
Van Gölü çekildikçe su altındaki mikrobiyolitler gün yüzüne çıkıyor

Bitlis’in Ahlat ilçesinde Van Gölü suyunun çekilmesi ile birlikte ortaya çıkan mikrobiyolitler güzel görüntüler oluşturuyor.


Dünyanın en büyük sodalı gölü olan Van Gölü’nde küresel iklim değişikliğinin etkisiyle su kaybının yaşanması, suyun dibindeki mikrobiyalitlerin ortaya çıkmasına neden oldu. Van Gölü’nün bazı kıyı bölgelerinde suların çekilmesi, gölün derinliklerinde yer alan mikrobiyalitleri de ortaya çıkardı. Bitlis’in Ahlat ilçesinde daha önce küçük bir kısmı görünen mikrobiyalitler, suların çekilmesiyle birlikte daha da belirginleşti. Dronla çekilen görüntülerde alanda düzgün kent planı belirgin bir şekilde göze çarparken, kalıntıların Urartular dönemine ait olduğu tahmin ediliyor. Tarihi yerleşim alanları ile eski yapıların ortaya çıkması, bölgedeki tarih ve kültür açısından büyük bir önem taşıyor.


Konuyla ilgili açıklamada bulunan Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, su altındaki bu yapıların ilgili uzmanlar tarafından tarihlendirilmesi gerektiğini söyledi. Son yıllarda küresel ısınmayla birlikte bazı alanlarda ciddi kuraklıklar yaşandığına dikkat çeken Elmastaş, “Van Gölü Havzasında da bu kuraklığın etkisini görebilmekteyiz. Havzada son 3-4 yıldır yağışlarında büyük oranla azalmasıyla ciddi bir seviye alçalması yaşanmakta. Bu seviyeler düştükten sonra da gölün altında ki bazı mikrobiyalitler gün yüzüne çıkmış durumda. Bununla birlikte bazı eski dönemlerdeki yerleşme kalıntıları da yüzeye çıktı ya da çıkmak üzere. Tabi bu alanlarla ilgili ciddi araştırmaların yapılması gerekmekte. Özellikle ilgili uzmanlar tarihçiler ya da yerleşme alanları ile ilgili çalışma yapan uzmanların buralarda bir takım çalışmalar yapması gerekiyor. Çünkü burada göl seviyesi daha aşağıdaydı. Bu zaten göl seviyesinin bir dönem yükseldiğini ifade ediyor. Bunların ilgili uzmanlar tarafından tarihlendirilmesi gerekiyor. Özellikle Tatvan’dan Ahlat’a oradan da Adilcevaz’a buradaki kıyılarda bazı kalıntıları çıplak gözle görebiliyoruz” dedi.



"Van Gölü Havzasının her kıyısında yaşam izlerine rastlamaktayız"


Ahlat kıyı şeridinde bulunan adacığın çevresinde görülen su altındaki yapı kalıntılarını ilk olarak keşfettiklerini belirten Adilcevaz Yukarı Deniz Derneği Başkanı Cumali Birol ise bunların araştırılması gerektiğini söyledi. Konya Selçuklu Üniversitesinde Su Altı Arkeoloji Bölümü uzmanları tarafından burada gerekli incelemelerin yapılması için davette bulunan Birol, “Van Gölü Havzasının hemen hemen her kıyısında yaşam izlerine rastlamaktayız. Evlerin olduğu bu bölgede yaşayan insanların olduğu birçok medeniyeti içinde barındırdığını görebiliyoruz. 2007 yılında Adilcevaz kıyısı açıklarında gördüğümüz yerlerde zaten paylaşımlar yapmıştık. O, 29 metre derinlikteydi. Göl bu kadar çekilmemişti. Yeni bulgularda çıkacak. Burayı geçmiş dönemde suyun altında çekimler yapmıştık. Ama bugün görüyoruz ki, su daha çekiliyor. Yaklaşık 3 metreye tekabül ediyor. Gerek küresel ısınma gerekse iklim değişikliği ve bilinçsiz su kullanımı da bu çekilmeye etkendir. Bu bölgede de Van Gölünün kurumasına inşallah sebep vermeyiz. Çünkü Van Gölü bizim için çok değerli. Van Gölü altında birçok gizemi barındırıyor. Burada da birçok medeniyetlerin yaşadığını da görebiliyoruz. Adilcevaz kalesinde birçok yaşam izine rastladık. Bunlardan birisi Urartular, birisi Selçuklular, birisi de Persler. Dolayısıyla bu yaşam izleri her geçen medeniyet kendi izini bırakmış geçmiş. Kültürel miras ve kültürel değer aslında budur. Selçuklulardan, Osmanlılardan izler görüyoruz. Kime ve hangi medeniyete ait olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti Devleti bayrağı altında bulunan tüm tarihi eserler Türkiye’nin malıdır. Bizim bunları korumamız ve bu değerlere sahip çıkmamız lazım. Buranın ismi değiştirilerek yeni yeni ortaya çıkmış gibi haberler yapıldı. Aslında öyle bir şey yok. Burası bilinen bir noktaydı. Çünkü biz burayı su altında görüntülemiştik. Altta farklı medeniyetler gördük. İnsanlar orada yaşamış. Yollar var, bahçeler var. Evlerin sütunları olduğu gibi duruyor. Aynı zamanda kurnalar ve dibekler gördük. Hatta yuvarlak bir taş tekerleğe denk geldik. Bunun araştırılması üniversitelere ve değerli hocalarımıza kalıyor. Konya Selçuklu Üniversitesinde Su Altı Arkeoloji Bölümü var. Bunların gelip incelemesi lazım. Bizler yapmış olduğumuz sportif dalışlarla bulguları buluyoruz” diye konuştu.



Van Gölü çekildikçe su altındaki mikrobiyolitler gün yüzüne çıkıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Palandöken: "Gıda israfının bedeli 200 milyar lirayı buluyor" Türkiye’de her gün milyonlarca ekmek ve on binlerce ton sebze ve meyvenin çöpe gittiğini hatırlatan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Günde 6 milyon ekmek 25-30 bin ton sebze ve meyve israf ediliyor. Bunun maliyeti yaklaşık 200 milyar lira civarında" dedi. Türkiye’de gıda israfının ulaştığı ekonomik boyutun, ülkenin toplumsal yapısı ve kalkınma süreci üzerinde de önemli etkiler oluşturduğuna dikkati çeken Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Bu gıda maddelerinin hem muhafazasında hem tüketilebilir oranda alınması ile ilgili. En çok bunlar biliyorsunuz turizm bölgelerinde, açık büfelerde bunlar self servis yapılan stantlarda aldığınız bu ürünleri evde muhafazasında ve zincirlere ulaşabilecek yoldaki zayiatlar olarak değerlendirilebilir. Yani israf günümüzde ekonomimiz için de önemli bir şey. Suyumuz, enerjimiz, elektriğimiz, doğal gazımız her şey israf ediliyor. Dolayısıyla ülkemizde birçok ürünün yetişebileceği aynı şekilde bu ürünlerin ülkemizde kullanılması nüfus bakımından da önemli bir sürece ülkemizdeki erişmiş 86 milyon nüfuslu ülkemizde bunların hepsinin israf edilmeden kullanılması. Bu değişen tabiat şartları dolayısıyla bunların israfı çok önemli miktarlarda. Bunun için vatandaşımızın son derece bilinçli, açık büfelerde ve bu self servis yapılan yerlerde yani vatandaşın alıp da yarısından fazlasını yine zayi ettiği sistemlerden kaynaklanıyor. Dolayısıyla 6 milyon ekmek birçok ülkenin günlük tüketimi kadar ama ülkemizde maalesef bu bilinçsiz tüketimle birlikte bunların zayiatı. Bunun için hemen tedbir alınmalı. Bir kere kamu spotları yapılmalı" ifadelerini kullandı. "İhtiyaç kadar alışveriş yapılmalı" Gıda israfının önlenmesi için üretimden tüketime kadar tüm süreçlerde daha bilinçli ve planlı hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Palandöken, "Ülkemizdeki israfın her boyuttaki enerjideki, sudaki gıda maddelerindeki hem muhafazası hem eğitimleri okullarda çocuklarımızın bilinçlenmesi için önemli gösterilerle bunların izah edilmesi lazım. Bunların hepsi ülkemizin kaybolduğu kadar milli servetimizin de hiçe gitmesine neden olan bir yaklaşım. Bununla ilgili Türkiye’de TESK olarak 82 birlik 13 mesleki federasyonla diyalog ve günlük bu tüketimdeki kalan ürünlerin değerlendirilmesiyle ilgili de çalışmalar her ne kadar yapsak da vatandaşın bu konuda hassasiyeti çok önemli. Yoksa milli servetimiz yok oluyor. Bu tarımsal ilaçlardaki veya işte bu mevsimsel donlardaki zayiatla birlikte bu ürünlerin birçoğunun kullanmadan gittiğini herkesin bilmesi lazım. Dolayısıyla bu kullanılan malzemelerdeki veya işte ihtiyaçtan fazla alınıp muhafazasından kaynaklanan zayiatlar da mutlaka giderilmeli" şeklinde konuştu.
Denizli Çameli’nin ‘Sakin Şehir’ kimliği gençlerin bilimsel çalışmasına konu oldu Denizli İbrahim Cinkaya Sosyal Bilimler Lisesi heyeti, TÜBİTAK Bilim Fuarı kapsamında hazırladıkları "Cittaslow Çameli" projesi için Belediye Başkanı Cengiz Arslan’ı ziyaret ederek ilçenin sürdürülebilir şehircilik çalışmalarını yerinde inceledi. Denizli İbrahim Cinkaya Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileri, TÜBİTAK Bilim Fuarı kapsamında hazırladıkları "Yavaş Şehir, Sürdürülebilir Gelecek: Çameli’nin Cittaslow Yolculuğu" projesi için Çameli ilçesinde incelemelerde bulundu. Okul müdürü ve danışman öğretmenler eşliğinde ilçeye gelen heyet, Belediye Başkanı Cengiz Arslan’ı makamında ziyaret etti. Cittaslow Süreci Hakkında Görüş Alışverişi Ziyaret sırasında, Çameli’nin uluslararası Sakin Şehir (Cittaslow) ağındaki konumu, yürütülen sürdürülebilir şehircilik çalışmaları ve ilçenin gelecek vizyonu üzerine bir görüşme gerçekleştirildi. Belediye Başkanı Cengiz Arslan, öğrencilere ilçenin bu alandaki hedefleri ve projeleri hakkında ayrıntılı bilgiler aktararak gençlerin bilimsel çalışmalarına destek verdi. İlçenin Değerleri Yerinde İncelendi Makam ziyaretinin ardından proje ekibi, saha çalışmaları kapsamında ilçeyi gezdi. Cittaslow Çameli Proje Koordinatörü Emirhan Akşit’in rehberliğinde yapılan teknik gezide; ilçenin doğal güzellikleri, kültürel mirası ve yerel kalkınma modelleri yakından incelendi. Öğrenciler, projeleri için gerekli olan verileri yerinde gözlem yapma imkanı buldu. Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, öğrencilerin ilçeye gösterdikleri ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Gençlerin yerel yönetim modellerini bilimsel bir çerçevede ele almasının önemine dikkat çeken Arslan, proje ekibine 14-15 Mayıs 2026 tarihlerinde düzenlenecek olan bilim fuarında başarılar diledi.
Balıkesir Burhaniye’de ’Atık Kumaşlara Son’ projesi hayata geçirildi Balıkesir Üniversitesi Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi, fakülte sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında çevre bilincini ve sürdürülebilirliği odağına alan anlamlı bir proje hayata geçirildi. Fakülte öğrencileri tarafından yürütülen "Bubfa İle Kumaş İsrafına Son" projesi, Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi bünyesinde gerçekleştirildi. "Atıktan tasarıma, israftan ilhama"mottosuyla hayata geçirilen proje, atık kumaşların geri dönüşümüne dikkat çekmeyi, kumaş israfını azaltmayı ve öğrencilerde çevresel farkındalık oluşturmayı hedefledi. Proje kapsamında atık kumaşlar değerlendirilerek el emeği ve terzi desteğiyle çeşitli aksesuarlar üretildi. Öğrencilerin aktif katılımıyla yürütülen çalışmada, atık malzemelerin yeniden tasarlanarak kullanılabilir ve estetik ürünlere dönüştürülmesi sağlandı. Bu süreçte sürdürülebilir üretim anlayışı ön plana çıkarılırken, geri dönüşümün ekonomik ve çevresel katkılarına da vurgu yapıldı. Gerçekleştirilen etkinliğe, Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Oğuzhan İlban, Fakülte Dekan Yardımcıları Dr. Öğr. Üyesi Fatih Çolakoğlu ve Dr. Öğr. Üyesi Özkan Demir, Uygulamalı Bilimler Fakültesi Öğretim Elemanı Arş. Gör. Setenay Melek Yurttabir, BUBYO Otel Müdürü Nurettin Büyükbaş ve Fakülte Sekreteri Ahmet Özcan katılım sağladı.Proje, Uluslararası Ticaret bölümü 3. sınıf öğrencileri Büşra Taş, İrem Demir, Azra Ece Şahin, Melike Duran, Zhuldyz Saduyeva, İdil Bayrak ve Mina Çınar tarafından yürütüldü. Etkinlik sonunda Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Oğuzhan İlban, sürdürülebilirlik temelli projelerin önemine dikkat çekerek, "Bu proje ile öğrencilerimizin çevre bilinci ve sosyal sorumluluk farkındalığını artırmayı amaçladık. Atık kumaşların yeniden tasarlanarak değerli ürünlere dönüştürülmesi hem çevreye hem de uygulamalı eğitime önemli katkılar sunmaktadır. Emeği geçen tüm öğrencilerimizi ve danışman akademisyenlerimizi tebrik ediyorum" diye konuştu.