POLİTİKA - 11 Ekim 2023 Çarşamba 13:36

Sosyolog Palabıyık: “Cumhurbaşkanı Erdoğan gerektiğinde İsrail’e ‘dur’ diyen bir liderdir”

A
A
A
Sosyolog Palabıyık: “Cumhurbaşkanı Erdoğan gerektiğinde İsrail’e ‘dur’ diyen bir liderdir”

Bitlis Eren Üniversitesinden (BEÜ) Sosyolog Prof. Dr. Adem Palabıyık, Filistin-İsrail savaşında Türkiye’nin arabuluculuk yönünden büyük bir rolünün olacağını söyledi.


İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine Filistin ve İsrail savaşı ve Türkiye’nin arabuluculuk rolü hakkında açıklama yapan Palabıyık, “Hamas’ın, İsrail’in baskısına karşı başlattığı mücadelenin 5. gününe giriyoruz ve İsrail hiçbir yarım gözetmeden öldürmeye devam ediyor. İsrail, terör örgütlerinin yaptığından farklı bir şey yapmıyor; çocuk, bebek, kadın, yaşlı veya engelli demeden herkesi öldürüyor. Yıllar sonra İsrail’in yaptığı katliam, Nazi’lerin Yahudilere karşı işlediği suçlar gibi uluslararası mahkemelerde yargılanacaktır. Hamas’ın neden İsrail’e saldırdığına geldiğimizde ise karşımıza çok bilinen bir denklem çıkıyor. Çok bilinen diyorum çünkü bu sürecin birden fazla sebebi var. Hamas yıllardır Gazze’nin kapılarının açılmasını istiyor ama Gazze’deki 7 kapıdan sadece biri açık ve bu kapıdan girişler İsrail’in izni ile oluyor. Gazze, Kudüs’ten kopuk olduğu ve arada da İsrail toprağı olduğu için kuşatma altında kalıyor. Bu kuşatmanın kalkması gerekiyordu. Kudüs’te Yahudi yerleşimciler hızla artıyor ve bu sivil işgal günden güne meşruiyet kazanıyor. Hamas bunun da farkına vardı ve bu meşruiyetin hukuksuz olduğunu duyurmak istedi. Bir süre önce İsrail, bütün Arap devletleri ile barıştı hatta Türkiye’ye de geldi. Hamas, bütün Arap devletleri ile barışan İsrail’in, Kudüs ve Gazze meselesinin unutturacağını fark etti ve en azından Müslüman devletlere, bir Kudüs sorunu olduğunu yeniden hatırlattı” diye konuştu.


Hamas ve İsrail’in eskisi gibi olmadıklarını belirten Palabıyık, “Hamas artık Hamas değil, İsrail’de eskisi gibi güçlü değil. Küreselleşen bir yapı var karşımızda ve Hamas’ın dönüştüğünü görebiliyoruz. Ayrıca İsrail’in iç siyasetini de okuyabiliyorb Bu sebepten Netantahu’dan memnun olmayan İsrail halkının çok olması Hamas’ın işine gelecekti. En önemli gelişme ise Karabağ meselesidir. Karabağ sorunun demir yumruk ile çözüldüğünü gördü ve sorunun çözümü için artık işlemeyen diplomasiyi reddetti” diye konuştu.



“İsrail masada zayıf aktör istemez”


Palabıyık, Recep Tayyip Erdoğan’ın krizi aşan bir lider olduğunu sözlerine ekleyerek, şunları söyledi:


“Peki İsrail duracak mı diye sorabiliriz, İsrail ancak yeteri kadar kan akıttıktan sonra duracak ve güçlü bir arabulucu bekleyecek. Zayıf aktörlerle işe dahil olmayı tercih etmez. İşte tam burada Cumhurbaşkanımızın sürece dahil olması gerekiyor. Bunun da çok farklı sebepleri var, öncelikle Cumhurbaşkanının bir ‘one minute’ geçmişi var, ayrıca Mavi Marmara olayı da ülkemizin hafızasındaki yerini koruyor, dolayısıyla bu konudaki en tecrübeli isim Cumhurbaşkanıdır. Gerektiğinde İsrail’e ‘dur’ diyen bir liderdir.”


Arap ülkelerinin Erdoğan bağının çok güçlü olduğuna değinen Palabıyık, “Ülkemizin, Filistin toprakları ile sahip olduğu kültürel bağ da Cumhurbaşkanını bir adım öne çıkarmaktadır. İslam ümmetinin sözcüsü konumunda olan Türkiye’nin Cumhurbaşkanı, Ayasofya’nın açılmasını sevinçle karşılayan Filistin halkı ile yakın bir duygusal bağa da sahiptir. Yine ülkemiz diğer ülkelere de kendi sorunlarını çözmek için destek veren bir niteliğe sahiptir. Örneğin Fas, Tunus, Cezayir ve Libya ile birlikte Suudi Arabistan Bahreyn, Kuveyt ve Katar ile yakın ilişkilere sahip olan ülke Türkiye’dir. Afrika kıtasında ve Mısır ile komşu olan ülkelerin Sisi’ye güvenmediklerini biliyoruz. Sisi her ne kadar Mısır’ın kadim tarihini kullanmak istese de darbe ile iktidara gelmiş olması her zaman kuşku uyandırmıştır. Libya’ya verilen destek ortadadır” dedi.


Arap ülkelerinin Amerika’ya güvenmediği ifade eden Sosyolog Prof. Dr. Adem Palabıyık, “Özellikle Afganistan sürecinde ABD, Müslüman toplumları yalnız bıraktı. Bu sebepten ABD’ye güven kalmadı. Arap ülkelerinin tek güvendiği isim Erdoğan. Dolayısıyla bu süreç ancak Türkiye ile başlatılabilir. Erdoğan krizleri çözen siyasal bir aktör ve bu sebepten Erdoğan, özellikle Rusya ve Ukrayna krizinde önemli rol oynadığı için tercih edilen isim olacaktır. Bir süre önce ülkemizde her iki lideri bir araya getirebildi, bu sebepten Cumhurbaşkanının ara buluculuğu kabul edilir. Son kertede, Cumhurbaşkanının Kosova-Sırbistan ve Bosna-Hersek sorununda anahtar rol görevi görmesi, yine uluslararası arenada Cumhurbaşkanının etkili olabileceğine işaret ediyor” şeklinde konuştu.



Sosyolog Palabıyık: “Cumhurbaşkanı Erdoğan gerektiğinde İsrail’e ‘dur’ diyen bir liderdir”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Rize 2026 yaş çay sezonu 15 Mayıs’ta başlıyor Çay işletmeleri (ÇAYKUR) Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, yeni sezon öncesi tüm hazırlıkların tamamlandığını belirterek, kampanyanın 15 Mayıs’ta başlayacağını açıkladı. ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, yaptığı açıklamada yeni çay sezonuna hazır olduklarını belirterek, sabah tüm fabrika müdürleriyle bir araya geldiklerini ve sahadaki durumun detaylı şekilde değerlendirildiğini söyledi. Çay hasadının henüz başlamaya hazır seviyede olmadığını ifade eden Alim, "Genelde erken hasat Artvin’in Kemalpaşa ilçesinden başlar ancak şu anda görünürde hasat edilecek seviyeye gelen bir çay yok. Buna rağmen her yıl olduğu gibi bu yıl da 15-20 Mayıs tarihleri arasında kampanyayı açmayı planlıyoruz" dedi. Tüm fabrikaların bakım ve onarım çalışmaları tamamlanarak yeni sezona hazır hale getirildiğini belirten Alim, "Tüm bakım onarım işlemlerimizi bitirdik. Oluşabilecek aksaklıklara karşı tekrar kontrollerimizi yapıyoruz. Temizlik, alım yerlerinin düzenlenmesi ve üreticiyle koordinasyon gibi tüm hazırlıklarımız tamamlandı. Şu an sadece kampanya tarihini bekliyoruz" diye konuştu. Çay üreticilerinin ÇAYKUR’a çay verebilmesi için bahçelerinin 10’da 1’ini budaması kuralına da değinen Alim, üreticilere önemli bir uyarıda bulundu. Normal şartlarda 1 Mayıs’ta sona eren budama işlemlerinin bu yıl 15 Mayıs’a kadar uzatıldığını belirten Alim, "Budamasını tamamlamayan üreticilerimizin 15 Mayıs’a kadar işlemlerini bitirmesi gerekiyor. Aksi halde çay tesliminde mağduriyet yaşayabilirler" dedi. ÇAYKUR’un günlük işleme kapasitesinin 9 bin 250 ile 10 bin ton arasında olduğunu hatırlatan Alim, yoğunluk yaşanması durumunda kapasitenin zorlanabileceğine de dikkat çekerek, üreticileri sağ duyulu olup ürünlerini hızlı şekilde toplayıp bitirme gibi bir düşüncenin içerisine girmemeleri için uyardı. Üretimde kalite vurgusu yapan Alim, bu sezon daha sıkı denetimler uygulanacağını belirterek, "Çayın içine yabancı madde, ot veya kök karışmaması gerekiyor. Herkes çayını temiz toplamalı. Sezon sonunda kalite konuşuluyor ama hasat sırasında aynı hassasiyet gösterilmiyor. Her yıl kaliteye önem gösteriyoruz tabii ki ama bu yıl kaliteye daha fazla önem vereceğiz" dedi. Makineleşmenin bilinçli kullanılması gerektiğini de dile getiren Alim, hızlı ve kontrolsüz hasadın kaliteyi düşürdüğünü belirtti. Toplanan çayın 24 saat içinde işlenmesi gerektiğini hatırlatan Alim, kapasitenin üzerinde alım yapılmasının hem kaliteyi hem de süreci olumsuz etkilediğini söyledi. Alim, "Biz teknolojik gelişmelere karşı değiliz ama insanlar aslında her geçen gün yapılan makineleşmeyle olan tarımı daha sağlıklı, kendi menfaati için kullanması lazım. Yarım gün toplayıp dinlenmesi lazım belki ama biz sabah başlıyoruz, akşama kadar hepsini topluyoruz. Hepsi toplandığı zaman 24 saat içerisinde bu çayın işlenmesi lazım. Kapasite belli, alınan çayın da işlenebilmesi için verilen limitlere uyulması gerekir" ifadelerini kullandı. Çay sezonunun dengeli ve sürdürülebilir şekilde yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Alim, "Kampanya süreci 30-40 güne yayılmalı. Eğer birkaç günde tüm çay toplanıp teslim edilirse hem kalite düşer hem de çalışanlarımız için istihdam süreci olumsuz etkilenir. Hep birlikte belirlenen kurallara uyarak sağlıklı bir sezon geçirebiliriz" dedi.
Kars Kars’ta KARAKURT ekibine resmi arma: Afetlere hazır güç sahada Kars Valisi Ziya Polat, Karayolları 18. Bölge Müdürlüğü bünyesinde kurulan ve AFAD Arama-Kurtarma Sistemine akredite edilen Karayolları Kurtarma (KARAKURT) ekibi için düzenlenen "AFAD Kentsel Arama-Kurtarma Arma Töreni"ne katıldı. Törende, 27 personelden oluşan KARAKURT ekibine, başarıyla tamamladıkları eğitim sürecinin ardından resmi arma ve belgeleri takdim edildi. Afet ve acil durumlara müdahale kapasitesinin artırılması açısından büyük önem taşıyan akreditasyon süreciyle birlikte ekip, artık ulusal düzeyde görev alabilecek yetkinliğe ulaştı. Programda konuşan Vali Polat, Türkiye’nin deprem başta olmak üzere birçok doğal afet riskiyle karşı karşıya olduğunu hatırlatarak, bu tür profesyonel ekiplerin önemine dikkat çekti. Polat, "Afetlere hazırlık yalnızca kurumların değil, toplumun tüm kesimlerinin sorumluluğudur. Bugün burada arma takdim ettiğimiz KARAKURT ekibimiz, zor zamanlarda milletimizin yanında olacak güçlü bir yapıdır" dedi. Karayolları 18. Bölge Müdürlüğü yetkilileri ise, ekip personelinin zorlu eğitimlerden geçtiğini belirterek, kentsel arama-kurtarma, enkazda yaşam bulma, teknik kurtarma ve ilk yardım konularında donanımlı hale getirildiğini aktardı. AFAD standartlarına uygun şekilde eğitim alan KARAKURT ekibi, afetlerde hızlı ve koordineli müdahale kabiliyetiyle hem Kars’ta hem de ihtiyaç duyulan diğer bölgelerde görev yapabilecek. Düzenlenen arma töreni, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona ererken, KARAKURT ekibinin afetlere karşı bölgedeki en önemli güçlerden biri olması bekleniyor.
Eskişehir Yunus Emre vefatının 705’nci yılında anıldı Eskişehir’de büyük mutasavvıf Yunus Emre vefatının 705’nci yıl dönümünde tören ile anıldı. Anma töreni, Yunus Kültür ve Sanat Haftası kapsamında Mihalıççık ilçesinde bulunan Yunus Emre Türbesi’nde gerçekleştirildi. Program, Eskişehir valisi Erdinç Yılmaz’ın türbede bulunan mezarlara ziyaret etmesiyle başladı. Ardından anma töreni kapsamında Vali Yılmaz ve diğer protokol üyeleri konuşmalarını gerçekleştirdi. Şiir okunması ve yapılan müzik konserleri sonrasında Vali Yılmaz ve beraberindeki ekip etkinlik alanında yemek ve fidan dağıtımı yaptı. Etkinlikte konuşan Vali Yılmaz, "Bugün burada, Anadolu irfanının en saf, en duru ve en gür sesinin huzurundayız. Eskişehir’imizin bağrından yetişen ve tüm insanlığın gönül tahtına oturan Yunus Emre, sadece bir şair değil; Türk kültür ve medeniyetinin sarsılmaz sütunlarından biridir. Türk medeniyeti Yunus gibi gönül erenlerinin çaldığı sevgi mayası ile kurulmuştur. Moğol istilalarının ve toplumsal kargaşaların yaşandığı 13. yüzyılda Yunus Emre; nefreti sevgiye, ayrılığı birliğe dönüştüren o muazzam irfanı Anadolu topraklarına nakşetmiştir. O, bu toprakları sadece coğrafi bir mekan olmaktan çıkarmış; birliği, dirliği ve kardeşliği yeniden inşa etmiş, üzerinde kardeşçe yaşanacak bir ’Hoşgörü Yurdu’ haline getirmiştir" dedi. "Yunus’un asırlar öncesinden gelen felsefesi, modern dünyanın karanlığına tutulmuş bir meşaledir" Konuşmasına devam eden Vali Yılmaz, "Bugün dünyamız ne yazık ki savaşların, nefretin ve hoşgörüsüzlüğün kıskacındadır. İnsanlık, bir çıkış yolu, bir teselli aramaktadır. İşte tam bu noktada, Yunus’un asırlar öncesinden gelen felsefesi, modern dünyanın karanlığına tutulmuş bir meşaledir. O; "Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım, sevelim sevilelim, bu dünya kimseye kalmaz" diyerek, barışın formülünü en sade haliyle önümüze koymuştur. Yunus’a göre sevgi bir tercih değil, bir varoluş borcudur. Yaradılanı Yaradan’dan ötürü sevmek; ırk, renk ve inanç ayrımı gözetmeksizin her bir canı mukaddes bilmektir. Onun felsefesinde kibir yoktur, ötekileştirme yoktur. Onun derdi yıkmak değil, yapmaktır, ’Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için. Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim’ Bizler de bugün Eskişehir’den, Yunus’un huzurundan tüm dünyaya sesleniyoruz: İnsanlığın kurtuluşu gönüller yapmakta, birbirimize hoşgörüyle bakmakta, farklılıklarımızı zenginlik saymaktadır" ifadelerini kullandı. Programa, Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, Anadolu Üniversitesi Rektörü Yusuf Adıgüzel, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Eskişehir İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Erhan Demir, Mihalıççık Belediye Başkanı Haydar Çorum ve bir çok protokol üyesi katılım gösterdi.