ÇEVRE - 14 Eylül 2024 Cumartesi 09:23

Nemrut’un lavabo ve piknik sorunu

A
A
A
Nemrut’un lavabo ve piknik sorunu

Bitlis’in Tatvan ilçe sınırları içinde bulunan Nemrut Krater Gölü çevresinde piknik ve lavabo sorunu devam ediyor.


Avrupalı Seçkin Destinasyonlar Projesi (EDEN) kapsamında "Mükemmeliyet Ödülü" alan Nemrut Kalderası, seyrine doyum olmayan manzarasıyla yılın her döneminde doğaseverleri cezbediyor. Kışın etkili olan kar nedeniyle uzun süre yolu kapalı kalan Nemrut Krater Gölü’nü görmek isteyenler, havanın ısınması ve yolun açılmasıyla bölgeye gelerek eşsiz güzelliği görme imkanı buluyor.


Ancak bölgede piknik yapılması ve lavabonun olmaması çevre kirliliğini de beraberinde getiriyor. Yaz boyunca binlerce yerli ve yabancı turist tarafında ziyaret edilen Nemrut Krater Gölü çevresinde piknik yapanlar arkalarında büyük çöp yığınları bırakıyor.


Öte yandan bölgede yine lavabo ve tuvaletin olmaması ve geçtiğimiz yıllarda yapılan betonarme yapının faaliyete geçmemesi ziyarete gelen insanları oldukça zor durumda bırakıyor.


Van Gölü Aktivistleri Derneği Genel Başkanı Erdoğan Özel, bu konulara dikkat çekerek, küçük ve büyük göl etrafında piknik yapılmaması gerektiğini belirterek, lavabo ve tuvalet sorununun ise mobil olarak çözülebileceğini söyledi. Özel, “Nemrut kalderasının şu anda iki problemi var. Bunlardan birincisi çöplük ve kirlilik. Çöple kirlilik aslında çok basit. Çünkü biz kirletmezsek kirlenmeyecek. Çünkü bu çöpler dışarıdan buraya getiriliyor. İnsanların eli ile taşınıyor. Daha çok piknikçiler taşıyor bu çöpleri. Bizim talebimiz var. Buradan yetkililere duyurmak istiyoruz. Nemrut kalderasında kesinlikle piknik yapılmamalı ve yasaklanmadır. İkinci sorun da insanların buraya geldiğinde lavabo ihtiyaçlarını gideremiyor. Bunun için bir betonarme yapı yapıldı. Bu yapının yanlış olduğu ortaya çıktı ve kaldırılmasıyla ilgili karar da alındı. Bunun da basit bir yolu var. Mobil lavabolar konulabilir. 10-15 günde bir kirli su alınıp temiz su bırakılabilir. Bu doğa harikası hepimizin. Burası insanlık mirasıdır. Hepimiz çocuklarımız adına buradan sorumluyuz. Lütfen hep beraber sahiplenelim ve çöpümüzü de bırakmayalım. Geldiğimiz zaman kendi çöpümüzü de götürelim. Lavabo için de yetkililerde rica ediyoruz. Çok basit bir problem. Bir mobil lavabo şeklinde çözülebilir. Kesinlikle bu ucube dediğimiz Nemrut’un içindeki betonarme yapının da kaldırılması lazım” diye konuştu.



Nemrut’un lavabo ve piknik sorunu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Uşak Polise ateş açan şüpheli tutuklandı Uşak’ın Ulubey ilçesinde aile içi şiddet ihbarına giden polis ekiplerine pompalı tüfekle ateş açarak 2 polisi yaralayan şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Uşak’ın Ulubey ilçesi Dilaver Mahallesi Kurtuluş Caddesi’nde meydana gelen olayda, aile içi şiddet ve kavga ihbarı üzerine adrese giden polis ekiplerine bahçeden pompalı tüfekle ateş açıldı. Açılan ateş sonucu polis memurları İ.Ş. ve E.E.A. yaralandı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ve 112 Acil Sağlık ekibi sevk edilirken, yaralı polisler sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Olayın ardından kaçan şüphelinin E.R. (40) olduğu tespit edildi. Bölgede geniş güvenlik önlemleri alınırken, şüphelinin yakalanması için çalışma başlatıldı. Dron destekli aramalar sonucunda şüphelinin ilçe merkezinde bulunan metruk bir binada saklandığı belirlendi. Şüphelinin, bölgeye gelen ekiplere yeniden ateş açması üzerine olay yerine özel harekât ekipleri sevk edildi. Yaklaşık 3 saat süren çalışmaların ardından şüpheli, yapılan ikna çağrıları sonucu teslim olarak gözaltına alındı. -Uşak Valisi Serdar Kartal konuya ilişkin açıklamalarda bulundu Uşak Valisi Serdar Kartal, Ulubey İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne gelerek olayla alakalı Ulubey Kaymakamı İbrahim Çoşkunaslan, İl Emniyet Müdürü Taner Çiftçi ve İl Jandarma Komutanı Özgür Kılıç’tan bilgi aldı. Vali Kartal yaptığı açıklamada, "Bugün Ulubey ilçemizde menfur bir saldırı yaşadık. Aile içi şiddetle ilgili şikayete giden polis arkadaşlarımıza, bir saldırgan şahıs tarafından pompalı tüfekle yakın mesafeden ateş açıldı. Bir polisimizin durumu biraz ağır olduğu için onu İzmir’e sevk ettik. Diğer arkadaşımız da bacağından yaralandı. Onu da taburcu ettiler. Şimdi evinde istirahat halinde. Saldırgan şahıs da bizim özel harekat ekiplerimiz tarafından ikna edilerek sağ olarak ele geçirildi. Bu konuyla ilgili hem adli hem idari soruşturmamız devam ediyor." dedi. Jandarma ekiplerince gözaltına alınan şüpheli E.R., işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüpheli, çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
İstanbul Beykoz’da tarihi çeşme restorasyonu tartışması büyüyor: "300 yıllık çeşme 1984 yılında yıkıldı, burası 26 yıllık bir yapı" Beykoz Yalıköy’de 300 yıllık İshak Ağa Çeşmesi’nin büyük tepki gören restorasyon çalışmalarıyla ilgili açıklama yapan Yalıköy Mahalle Muhtarı Necmi Gösterit, eski tarihi çeşmenin 1984’te yol çalışmasında yıkıldığını belirterek, "Yıkıldığı zaman yalnızca tarihi sütun Beykoz Belediyesi tarafından korunarak kaldırılmıştır. 1999 yılında belediye buraya yeni bir çeşme yapmıştır. Bu yapılan çeşme o dönem gelişigüzel yapılmış bir çalışmaydı" dedi. Beykoz Yalıköy’deki 300 yıllık İshak Ağa Çeşmesi’nin restorasyon sonrası görüntüsü tartışmalara yol açtı. Tarihi silindir gövdenin yerini dikdörtgen bir yapının alması ve kitabenin akıbetine yönelik iddialar üzerine açıklama yapan Vakıflar Genel Müdürlüğü, uygulamanın İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından gerçekleştirildiğini duyurdu. Beykoz Yalıköy’de yer alan ve 1741 yılında İstanbul Gümrük Emini İshak Ağa tarafından yaptırılan tarihi "sütun çeşme", restorasyon çalışmalarıyla gündeme geldi. Kültür envanterinde silindir gövdesi ve üç satırlık kitabesiyle kayıtlı olan eserin, restorasyon sonrası mevcut formundan farklı bir görünüme bürünmesi "özgün yapının korunamadığı" eleştirilerine neden oldu. Yalıköy Serbostan Mustafa Ağa Camii önündeki tarihi yapının restorasyonun ardından orijinal silindir formunu kaybederek dikdörtgen bir mermer kütle haline getirilmesi sosyal medyada ve kamuoyunda büyük bir tepkiyle karşılandı. 300 yıllık tarihi üzerinde barındıran "Sâhibu’l-hayrât ve’l-hasenât Es-Seyyid İshak Ağa Voyvada-i Galata" yazılı kitabenin akıbeti ise merak konusu oldu. Tepkilerin ardından bölgede bulunan tarihi çeşmenin 1984 yılında yol çalışmaları nedeniyle yıkıldığı; yıkım sırasında yalnızca tarihi sütunun koruma altına alındığı ifade edildi. Ardından 1999 yılında Beykoz Belediyesi tarafından bölgede yeni bir çeşme yapılırken, söz konusu yapının yaklaşık 26 yıllık olduğu ve zamanla yıpranarak kullanılamaz hale geldiği belirtildi. "Vatandaşın talebi doğrultusunda hareket ettik, tarihe zarar verme gibi bir niyetimiz kesinlikle yoktur" Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Beykoz Yalıköy Mahalle Muhtarı Necmi Gösterit, şu ifadelere yer verdi: "Burası yaklaşık 280 yıllık tarihi bir çeşmeydi. Eski çeşme çatılı bir yapıydı, fotoğrafları da elimizde mevcut. 1984 yılında yol çalışması nedeniyle bu çeşme yıkılmıştır. Yıkıldığı zaman yalnızca tarihi sütun Beykoz Belediyesi tarafından korunarak kaldırılmıştır. 1999 yılında belediye buraya yeni bir çeşme yapmıştır. Bu yapılan çeşme o dönem gelişigüzel yapılmış bir çalışmaydı. Yaklaşık 26 yıllık bir yapıdır. Burada şu soru da sorulabilir;’26 yıllık bir yapı gerçekten tarihi doku sayılır mı?’ Bizim kastımız eski bir belediye yapısının da artık yıpranmış, işlevini kaybetmiş olmasıdır. Bu çeşme zamanla mermerleri kırılmış, atıl duruma gelmiş ve artık kullanılmaz hale gelmiştir. Buraya da yakışmadığı için mahalle sakinlerimiz ve esnafımız yenilenmesini talep etti. Biz de vatandaşın talebi doğrultusunda hareket ettik. Tarihe zarar verme gibi bir niyetimiz kesinlikle yoktur. Biz tarihi yok etmek değil, tam tersine koruyarak yenilemek için bu süreci yürüttük. Büyükşehir Belediyesi’ne yazı yazdık ancak süreç uzayınca vatandaş mağdur olmasın diye çalışmayı başlattık. Eski çeşmeden kalan tarihi sütun şu anda mevcut çeşmenin ortasında duruyordu. Bu sütun İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait bir unsurdur. Yeni yapılacak çeşmede tekrar değerlendirilmek üzere alınması planlanmaktadır. Biz tarihi düşman değiliz. Tam tersine mevcut yapıyı koruyarak, vatandaşın ihtiyacına göre yeniledik."