ÇEVRE - 21 Kasım 2023 Salı 14:00

Nemrut Kalderası’nın yeni müdavimleri tespit edildi

A
A
A
Nemrut Kalderası’nın yeni müdavimleri tespit edildi

Birçok canlıya ve vahşi yaşama ev sahipliği yapan Bitlis’in Tatvan ilçesindeki Nemrut Kalderası’nda ilk defa kedi sürüsü görüntülendi.


Son dönemlerde sıkça kalderayı ziyaret eden vatandaşların elleriyle beslediği ayı görüntüleriyle gündeme gelen, genellikle vahşi ve yaban hayvanların yaşadığı Nemrut Kalderası’nın yeni müdavimleri tespit edildi. Bölgede uzun yıllardır uzay ve doğa gözlemi yapan Dr. Öğretim Üyesi Cihan Önen tarafından Nemrut Kalderası’nda yaşamaya başlayan kedi türleri görüntülendi. Zorlu iklim şartları ve coğrafi yapısı nedeniyle daha çok boz ayı, kurt, tavşan ve tilki gibi yaban hayvanlarının yaşam sürdürdüğü bir alan olarak bilinen 2 bin 250 rakım yükseklikteki kalderada bu yıl ilk defa kedi türleri görülmeye başlandı. Varlığından haberdar olduğu kedi türlerini görüntülemek için arkadaşlarıyla bölgeye giden Dr. Öğretim Üyesi Cihan Önen, kalderanın farklı alanlarında farklı türlerdeki kedileri tek tek görüntüleyerek kayıt altına aldı. Bölgeye nerden ve nasıl geldikleri henüz belirlenemeyen kedilerin kalderada yaşamaya başladığını tespit eden Önen, yaban hayvanlarının yoğunlukta olduğu bölgeye yerleşen kedileri zorlu bir kış sürecinin beklediğine dikkat çekti.



“İlk defa görüldü”


Uzun yıllardan beridir bölgede gözlemler yaptığını belirten Önen, kalderada ilk defa kedi sürülerine rastladıklarını söyledi. Bölgenin sıklıkla ziyaretçilerin elleriyle beslediği ayı görüntüleriyle gündeme geldiğini aktaran Önen, “Kalderada mayıs itibariyle sezonun açılmasıyla birlikte insanlar ziyaret ve piknik amaçlı bölgeye gelmeye başladılar. Bölgede piknikçi sayısı arttıkça ayılar gibi vahşi hayvanlar daha çok görülmeye başlandı. Özellikle ayıların görünür olmaya başlamasıyla birlikte insanların da bunları görme eğilimleri oldu. Fakat ayıların ziyaretçiler tarafından beslemesi bölgede bir takım ilginç olayların yaşanmasına neden olmaktadır. Daha öncesinde bölgede hiç görülmeyen kedi türlerini kalderadaki büyük ve küçük göl çevresinde görmeye başladık. Normalde bu kedi türleri yıllardır bu bölgede hiç görülmedi. Fakat bu yıl ilginç bir şekilde birçok kedi sürüsü var ve bu kediler burada yaşam alanı oluşturmuşlar. İnsanların aylıları beslemek için attıkları atıklarla beslenmenin yanı sıra birde bölgedeki dağ fareleriyle beslenmektedirler. Bu durum konunun uzmanlarınca detaylıca incelenebilir. Çünkü yaklaşık 8 yıldır bölgede gözlemler yapmamıza rağmen bu yıl ilk defa rastladık. Çünkü burası vahşi bir yaşam alanı ve bu kedileri burada yoktu. Bölgede genellikle kurt, tilki ve ayı gibi yabani hayvanlar yaşamakta ve burası vahşi tabiatı olan bir yer. Fakat bölgede insanların çok olması bir bakıma bölgenin doğal yapısını da bozabilmektedir. Hiç bölgede görülmeyen kediler de görünür olmaya başladı. Tabi bu da ister istemez bölgenin doğal yapısını ve ekosistemi etkileyebilmektedir. Bu kedilerin buraya nasıl geldiğiyle ilgili elimizde net bir bilgi yok, konu uzmanlarınca araştırılmaya değer bir konudur. Yavaş yavaş ortaya çıkan bu kedilerin sayıları her geçen gün de artmaktadır. Yaklaşık 4-5 aydır bölgede olduklarını tahmin ediyoruz. Bu sürede de burada yaşam alanı oluşturmaya başlamışlar. Fakat önümüzde oldukça çetin bir kış var. Bu kedilerin hayatta kalıp kalamayacağı konusu var. Sezon bittiğinde bunu ancak görebileceğiz” şeklinde konuştu.



Nemrut Kalderası’nın yeni müdavimleri tespit edildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.