EĞİTİM - 23 Ocak 2026 Cuma 08:50

Bitlisli çocuklar tatilde kayak merkezine akın etti

A
A
A
Bitlisli çocuklar tatilde kayak merkezine akın etti

BİTLİS (İHA) – Bitlis’in Rahva bölgesindeki Elaman Kayak Merkezi, yarıyıl tatil nedeniyle öğrencilerin ve vatandaşların akınına uğradı.


Karla kaplanan pistlerde hem eğlenceyi hem de sporu bir arada yaşayan çocuklar ve aileleri, kayak merkezinde keyifli vakit geçiriyor. Yarıyıl tatilini çocuklarla birlikte aktif bir şekilde değerlendirmek istediklerini belirten Ahlat Gençlik Merkezi öğretmenlerinden Elif Gülşen, karla buluşan ortamın çocuklar için önemli bir fırsat sunduğunu ifade ederek, "Tatili çocuklarımızla birlikte spor yaparak, hareketli ve verimli geçirmek için bugün buradayız" dedi.


Okulların tatil olmasını fırsata çevirdiklerini söyleyen öğrencilerden Esma Elmas ise "Okulların tatil edilmesini değerlendirdik, karın keyfini çıkarmak için buraya geldik. Gerçekten çok güzel bir gün oluyor" ifadelerini kullandı.


Elaman Kayak Merkezindeki kalabalığın kendilerini sevindirdiğini belirten Hasan Karataş da, "Hafta içi olmasına rağmen yoğunluk olması bizi mutlu etti. Hem eğlenmek hem de birlikte aktiviteler yapmak için geldik. Kar yağışı bu anlamda yüzümüzü güldürdü" diye konuştu.



Bitlisli çocuklar tatilde kayak merkezine akın etti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kayseri Büyükşehir 10 ilçede 155 kırsal mahalle yolunu ulaşıma açtı Kayseri Büyükşehir Belediyesi, kar yağışı ve tipi sonrası şehir merkezi ve kırsal mahallelerde yürüttüğü çalışmalarla ulaşımı kesintisiz hale getiriyor. 10 ilçede 155 kırsal mahalle yolu ulaşıma açılırken, ekipler gece gündüz demeden 24 saat esasına göre sahada görev yapıyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, olumsuz hava şartlarında ulaşımın güvenli ve kesintisiz sağlanması için tüm birimleriyle sahada yoğun bir çalışma yürütüyor. Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç’ın talimatları doğrultusunda teyakkuz halinde görev yapan ekipler, özellikle kırsal mahallelerde yaşanabilecek ulaşım aksaklıklarına anında müdahale ediyor. Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalarda 148 personel ve 85 araç görev alıyor. Tipi ve yoğun kar yağışından kapanan yollar açılıyor. Bünyan’da 11, Develi’de 8, Felahiye’de 8, Kocasinan’da 20, Pınarbaşı’da 60, Sarıoğlan’da 5, Sarız’da 10, Talas’ta 5, Tomarza’da 13 ve Yahyalı’da 15 olmak üzere toplam 10 ilçede bin 240 kilometrelik yol ağına sahip 155 kırsal mahalle yolu yeniden ulaşıma açıldı. Akkışla’da 4, Bünyan’da 12, Kocasinan’da 4, Özvatan’da 3, Pınarbaşı’da 96, Sarıoğlan’da 3, Sarız’da 27, Talas’ta 2, Tomarza’da 5 ve Yahyalı’da 2 mahalle yolu olmak üzere toplam 158 mahalle yolunda ise ekiplerin çalışmaları devam ediyor. Bölgesel kar yağışı ve tipinin etkisini sürdürmesi nedeniyle yol durumlarının anlık olarak değişebildiği belirtilirken, özellikle yüksek rakımlı ve ulaşımı zor bölgeler öncelikli olarak ele alınıyor. Kent merkezinde ise Fen İşleri Daire Başkanlığı ekipleri, 201 personel ve 71 araçla ana arterler, bulvarlar ve caddelerde kar küreme, yol açma ve genişletme çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Ekipler, gece boyunca sorumluluk alanlarındaki güzergâhlarda sabaha kadar çalışmalarına devam ederek, ulaşımın aksamamasını sağladı. Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı ekipleri de 72 personel ile yaya yolları, kaldırımlar, üst geçitler, durak çevreleri ve kamusal alanlarda kar temizliği çalışmalarını titizlikle yürütüyor. Özellikle yayaların güvenliği için buzlanma riski bulunan alanlarda tuzlama yapılarak, vatandaşların günlük yaşamlarını güvenli bir şekilde sürdürebilmeleri hedefleniyor. Vatandaşların güvenli ve kesintisiz ulaşımını sağlamak amacıyla şehir merkezi ve kırsal mahallelerde Fen İşleri, Kırsal Hizmetler ile Park ve Bahçeler Daire Başkanlıklarına bağlı ekipler olmak üzere toplam 156 araç ve 421 personel sahada görev yapıyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, kış şartlarının etkisini sürdürdüğü günlerde vatandaşların günlük yaşamının aksamaması ve ulaşım güvenliğinin sağlanması amacıyla tüm imkânlarını seferber ederek, kış çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor.
İstanbul Verem geçmişte kalmadı: Uzmanlardan "hala aramızda" uyarısı Bir dönem geçmişte kaldığı düşünülen verem, artan vaka sayılarıyla birlikte günümüzde yeniden gündemde. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Halk Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Nurten Elkin,"Verem hastalığı denince çoğumuzun aklına sanatoryumlar ve geçmişte kalmış hastalıklar gelmektedir, oysa gerçek şu ki verem ne tarihe karıştı ne de etkisini yitirdi" ifadelerini kullandı. Dünya genelinde çarpıcı rakamlar Verem vakalarında dünya genelindeki tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi ve Halk Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Nurten Elkin, Dünya Sağlık Örgütü verilerine dikkat çekti. Elkin, "Dünya Sağlık Örgütü’nün en güncel verileri çarpıcı: 2023 yılında dünyada 10,8 milyon kişi vereme yakalandı, 1,25 milyon kişi bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetti. Yani verem, COVID-19 sonrası dönemde yeniden en ölümcül bulaşıcı hastalıklar arasında ilk sıraya yerleşti. Bu rakamlar bize şunu söylüyor: Verem hâlâ aramızda ve sandığımızdan çok daha yakın" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin veremle mücadelede önemli mesafeler katettiğini de vurgulayan Elkin, buna rağmen riskin sürdüğünü belirtti. Elkin, "Türkiye veremle mücadelede başarılı ülkelerden biri. Güçlü aşı programı, ücretsiz tanı ve tedavi imkanları sayesinde vaka sayıları geçmişe kıyasla ciddi biçimde azaldı. Ancak bu başarı, rehaveti beraberinde getirmemeli. Güncel verilere göre ülkemizde verem insidansı yaklaşık 11,2/100.000. Bu, her yıl binlerce kişinin bu hastalıkla tanıştığı anlamına geliyor" dedi. Verem bireysel değil, toplumsal bir hastalık Veremin yalnızca bireysel bir hastalık olarak görülmemesi gerektiğini de ayrıca ifade eden Elkin, "Veremi yalnızca "hasta olan kişinin sorunu" olarak görmek en büyük hata. Çünkü verem hava yoluyla bulaşıyor. Tedavi edilmeyen bir hasta, aylarca çevresindekilere hastalığı farkında olmadan bulaştırabiliyor. Bu nedenle verem, sadece bir enfeksiyon hastalığı değil; doğrudan bir halk sağlığı sorunudur. Bir kişide geciken tanı, toplumda onlarca yeni vakaya zemin hazırlayabilir" değerlendirmesinde bulundu. Tedaviyi yarım bırakmak büyük tehlike Verem tedavisinin uzun süreli olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Nurten Elkin, hastaların sık yaptığı hatalara da dikkat çekti. Elkin, "Verem tedavisi uzun sürelidir. Genellikle en az 6 ay düzenli ilaç kullanımı gerekir. Hastaların en sık yaptığı hata ise şudur: ‘Şikâyetlerim geçti, iyileştim’ düşüncesiyle ilaçları erken bırakmak. Oysa belirtilerin kaybolması, mikrobun tamamen yok olduğu anlamına gelmez. Tedavi yarım bırakıldığında hastalık geri döner, kişi tekrar bulaştırıcı hale gelir ve en önemlisi, mikrop ilaçlara direnç kazanır" dedi. Dirençli verem tedaviyi zorlaştırıyor Açıklamasında dirençli veremin ortaya çıkış nedenlerine de değinen Elkin, "Dirençli tüberküloz, kullanılan verem ilaçlarının artık etkili olmadığı durumdur. Bu tablo çoğu zaman düzensiz ya da yarım bırakılan tedaviler sonucunda ortaya çıkar. Dirençli veremde tedavi süresi aylar değil, yıllar sürebilir, kullanılan ilaçlar daha fazla yan etkiye sahiptir, tedavi hem hasta hem sağlık sistemi için çok daha zorludur. Kısacası, ilaçları zamanında ve eksiksiz kullanmamak, sadece bireyi değil, toplumun tamamını riske atan bir sonuç doğurur" ifadelerini kullandı. Aşı ve erken tanı hayat kurtarıyor BCG aşısının önemine de değinen Elkin, "BCG aşısı özellikle bebekleri ve çocukları veremin en ağır ve ölümcül formlarından korur. Menenjit ve yaygın verem gibi hayati risk taşıyan tabloların önüne geçer. Bu nedenle aşı programları, veremle mücadelenin temel taşlarından biridir. Aşının sağladığı koruma, toplum sağlığı açısından vazgeçilmezdir" dedi. Erken tanının önemine de özellikle vurgu yapan Elkin, "Uzun süren öksürük, gece terlemesi, kilo kaybı, halsizlik. Bu belirtiler "geçer" diye ertelenmemeli. Çünkü verem erken yakalandığında tamamen tedavi edilebilen bir hastalıktır. Erken tanı tedavi süresini kısaltır, bulaşmayı önler, ilaç direnci gelişme riskini azaltır, ölüm oranlarını belirgin biçimde düşürür ve geç kalındığında ise bedeli hem birey hem toplum için ağır olur" şeklinde konuştu. "Veremle mücadele bitmedi" Tedavi edilmediğinde ciddi sağlık sorunlarına ve hatta ölüme yol açabilen bir hastalık olan verem hastalığı konusunda; İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Elkin, "Veremle mücadele bitmedi. Aşıya güvenmek, belirtileri ciddiye almak ve zamanında sağlık kuruluşlarına başvurmak, hem bireysel hem de toplumsal korunmanın en etkili yoludur" ifadelerini kullandı.
Kayseri Başkan Çolakbayrakdar: "Sevgiyle inşa ettik, sokak hayvanları için sıcak bir yuva kurduk" Kocasinan Belediyesi, sokak hayvanlarının sağlıklı, güvenli ve huzurlu bir yaşam sürmelerini sağlamak amacıyla hayata geçirdiği Hayvan Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi ile soğuk kış günlerinde sokak hayvanları için sıcak bir yuva oldu. Kocasinan Belediyesi’nin sokak hayvanlarına yönelik duyarlı çalışmalarının uzun yıllardır artarak devam ettiğine dikkat çeken Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, "Sevgiyle inşa ettik, sokak hayvanları için sıcak bir yuva kurduk" dedi. Tesisin sadece Kayseri’ye değil, Türkiye’ye de örnek bir model olduğunu vurgulayan Başkan Çolakbayrakdar, "Belediyecilik hizmetlerinde her zaman en iyisini hedefliyoruz. Sadece bugünü değil, geleceğin Kayseri’sini inşa ediyoruz. Bu modern merkezle sokak hayvanı sorununa kalıcı, insani ve profesyonel bir çözüm sunuyoruz. 2017 yılında Türkiye’ye ilham veren ‘Küçük Dostlar Ambulansı’ ve ‘Kedi Kasabası’ projelerimizle bir yolculuğa çıkmıştık. Bugün ise bu yolculuğu devasa bir rehabilitasyon merkeziyle taçlandırıyoruz. Sokak hayvanlarının doğal yaşam alanlarıyla iç içe, konforlu ve güvenli bir ortamda yaşamalarını sağlamak için titizlikle çalışıyoruz. Tesisi tasarlarken onların tüm ihtiyaçlarını en ince ayrıntısına kadar düşündük. Burası sokak hayvanları için güvenli, özgürlük ve sağlık alanıdır. Bin 500 metrekarelik doğal yaşam alanımızda hayvanlarımız toprakla buluşuyor ve özgürce oyun oynuyor. Türkiye genelinde örnek gösterilen bu tesis, merhametin mimariyle buluşmuş hâlidir" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin en modern ve tam teşekküllü yaşam kompleksi kapılarını açtı Öte yandan Kocasinan Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü bünyesinde, Erkilet Generalemir Mahallesi’nde yaklaşık 25 bin metrekarelik bir alana yayılan Hayvan Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi, resmî açılış öncesinde kapılarını sokaktaki misafirlerine açtı. Soğuk kış günlerinin etkisini artırdığı bugünlerde, yaklaşık 25 bin metrekarelik alan üzerine kurulan modern tesis, şimdiden 232 cana sıcak bir yuva oldu. Resmî açılışı ilerleyen günlerde yapılacak olan tesis; doğal yaşam alanları, modern barınma üniteleri ve donanımlı sağlık hizmetleriyle sokak hayvanlarına adeta beş yıldızlı otel konforu sunuyor. Modern klinikler, tam donanımlı veteriner hizmetleri ve rehabilitasyon alanlarıyla dikkat çeken tesiste; tedavi, bakım, rehabilitasyon ve sahiplendirme süreçlerinin tamamı profesyonel bir anlayışla yürütülecek.
Bursa Büyükataman: ’Fırat’ın doğusu da terörden arındırılmalı. Suriye’de tek bir terörist kalmamalıdır" Milliyetçi Harekat Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, Fırat’ın doğusunun da terörden arındırılması gerektiğini belirterek, "Suriye ordusunun SDG/PKK karşısında sahada gösterdiği üstünlük, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine suikast üstüne suikast düzenleyen SDG’nin iddia ettiği kadar güçlü ve etkin olmadığı gerçeğini de ifşa etmiştir. Gelinen bu noktada Fırat’ın doğusu da tıpkı batısı gibi terörden tamamen arındırılmalı, Suriye’de tek bir terörist kalmamalıdır. Tarih boyunca şanlı Türk bayrağına el uzatan her hain bunun bedelini ödemiştir. Bundan sonra da ödeyeceğinden kimse şüphe etmemelidir" dedi. "İsrail’in Ortadoğu’nun tamamını kanlı bir savaşa sürükleme planları devam etmektedir" MHP Bursa İl Başkanlığı’nda basın toplantısında partililerle bir araya gelen Büyükataman, "Terör devleti İsrail’in Ortadoğu’nun tamamını kanlı bir savaşa sürükleme planları devam etmektedir 2025 yılında İsrail’in Gazze’de yaptığı katliamlar, Suriye, İran, Yemen, Lübnan ve Katar’a yönelik yaptığı saldırılar Siyonist barbarlığın ne derece gözü dönmüş bir hal aldığını göstermektedir. Komşularımızda yaşanan gelişmeler ülkemize yönelik tehditlerin adeta fragmanı gibidir" ifadelerini kullandı. "Saldırmaya cesaret edemediği tek devlet Türkiye" İsrail’in bölgede doğrudan saldırmaya cesaret edemediği tek devlet Türkiye olduğunu belirten Büyükataman, "İsrail, her ne kadar doğrudan saldırmaya cesaret edemese de; iç cephemize yönelik sinsi saldırılarıyla birliğimizi hedef almaktadır. Diğer yandan özellikle Suriye’de Esad’ın devrilmesiyle filizlenen istikrar umudunu baltalamaya çalışmış, SDG/PYD terör örgütünü kışkırtarak Suriye’yi savaşa mahkûm bırakmak istemiştir. Suriye’de 10 Mart mutabakatına uymayan SDG/YPG Suriye’yi bölme emellerinde ısrarcı olmuş, yanlış üstüne yanlış yapmıştır. Bunun üzerine Halep kısa sürede SDG’li terörist unsurlardan ve ona destek çıkan Esad rejimi kalıntılarından temizlenmiştir" diye konuştu. "Fırat’ın doğusu da terörden arındırılmalı" Suriye ordusunun SDG/PKK karşısında sahada gösterdiği üstünlük, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine suikast üstüne suikast düzenleyen SDG’nin iddia ettiği kadar güçlü ve etkin olmadığı gerçeğini de ifşa etmiştir. Gelinen bu noktada Fırat’ın doğusu da tıpkı batısı gibi terörden tamamen arındırılmalı, Suriye’de tek bir terörist kalmamalıdır" dedi. "Kürtleri terörle eşitleyen bu dil zehirlidir" Suriye’de SDG’ye yönelik operasyonu, Kürt kardeşlerimize yönelik bir saldırı yapılıyormuş gibi değerlendirmelerde bulunanlar büyük bir yanlışın içerisinde olduğunu ifade eden Büyükataman, "Kürtleri terörle eşitleyen bu dil zehirlidir, SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil etmesi, onlar adına söz ve hak iddiasında bulunması koca bir yalandan ibarettir. Tüm bu gelişmeler Türkiye’nin güvenliğini yakından ilgilendirmektedir. Sınırımızda şanlı Türk bayrağına el uzatmaya cüret eden alçaklar, milli birlik ve kardeşlik çağrılarımızı suistimal ederek Terörsüz Bölge hedefimizi sabote etmeye çalışanlar şunu çok iyi bilsinler ki; tarih boyunca şanlı Türk bayrağına el uzatan her hain bunun bedelini ödemiştir. Bundan sonra da ödeyeceğinden kimse şüphe etmemelidir" şeklinde konuştu. "Son terörist silah bırakıncaya kadar terörle mücadelemiz sürecek" Türkiye Cumhuriyeti Devleti ne yurt içinde ne de yurt dışında terörün varlığına tahammül etmeyeceğini ifade eden Büyükataman, "Milliyetçi Hareket Partisi’nin görüşü ve duruşu budur. Aksi halde son terörist silah bırakıncaya kadar terörle mücadelemiz sürecek, silah bırakmayan eli kanlı caniler mutlaka bedelini ödeyecektir. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin öncülüğünü yaptığı Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefimiz mutlaka başarıya ulaşacak, yıllarca mazlumların kanını akıtan, Türk-Kürt demeden katleden terör belası tarihe karışacaktır. Buna rağmen ne yazık ki muhalefet partileri çağları aşan bu CHP neredeyse her gün suni bir gündemle karşımıza çıkmakta ve Türkiye düşmanlarının diliyle konuşarak Türkiye karşıtlarının oluşturduğu emperyalist cephede konumlanmaktadır" dedi. "Komşularımızda yaşanan gelişmeler, Türkiye’ye yönelik tehditlerin adeta fragmanı gibidir" Bir tarafta Ukrayna-Rusya savaşı devam ederken diğer tarafta Emperyalist-Siyonist emeller coğrafyamızda barış ve istikrarın önünde en büyük engel olarak durduğunu belirten Ataman, "İran’da yaşanan huzursuzluk ve devreye sokulan emperyalist provokasyonlar tüm bölge için olduğu gibi ülkemiz için de her açıdan tehdit oluşturmaktadır. Terör devleti İsrail’in Ortadoğu’nun tamamını kanlı bir savaşa sürükleme planları devam etmektedir. 2025 yılında İsrail’in Gazze’de yaptığı katliamlar, Suriye, İran, Yemen, Lübnan ve Katar’a yönelik yaptığı saldırılar Siyonist barbarlığın ne derece gözü dönmüş bir hal aldığını göstermektedir. Komşularımızda yaşanan gelişmeler ülkemize yönelik tehditlerin adeta fragmanı gibidir" dedi.
Kayseri Büyükşehir’den ‘Erciyes’ için tanıtım atağı Kayseri Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde yürütülen tanıtım çalışmalarıyla Erciyes Kayak Merkezi, Türkiye’nin dört bir yanında reklam panolarında kayak severlere tanıtılıyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç’ın öncülüğünde Erciyes’i ulusal ve uluslararası ölçekte daha güçlü bir marka haline getirmek amacıyla tanıtım çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bu kapsamda "Şimdi Erciyes Zamanı" sloganıyla başlatılan yeni tanıtım atağıyla Erciyes Kayak Merkezi, Türkiye’nin nüfus ve etki bakımından en büyük 5 ilinde billboardlarda yer aldı. Başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere Bursa ve Kocaeli’de gerçekleştirilen tanıtım çalışmalarıyla, Erciyes’in sahip olduğu doğal güzellikler, modern tesis altyapısı ve kış turizmindeki iddiası ön plana çıkarıldı. Türkiye’nin amiral gemisi kış turizm merkezlerinden biri olan Erciyes, Kayseri’nin turizmdeki vizyonunu yansıtan önemli bir marka olarak geniş kitlelere ulaştırıldı. Öte yandan Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Erciyes’i yalnızca kış aylarında değil, dört mevsim turizm destinasyonu olarak tanıtma hedefiyle yaz aylarında da kapsamlı bir tanıtım programı yürüttü. Bu doğrultuda 11 farklı şehirde gerçekleştirilen tanıtım faaliyetleriyle Kayseri’nin tarihi, kültürel ve doğal zenginlikleri vatandaşlarla buluşturuldu. Yaz aylarında da başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere Türkiye’nin birçok kentinde yapılan tanıtımlarda, Erciyes’in yanı sıra Kayseri’nin gastronomisi, tarihi mirası ve kültürel değerleri ön plana çıkarılarak kentin turizm potansiyeline dikkat çekildi. Türkiye’nin ilk profesyonel dağ yönetim şirketi olan Erciyes A.Ş. tarafından işletilen Erciyes Kayak Merkezi; 112 kilometrelik pist uzunluğu, 41 kayak pisti, 19 mekanik tesisi ve 3 bin 400 metre rakıma ulaşan teleferik hatlarıyla dünya standartlarında hizmet sunmaya devam ediyor. Gerçekleştirilen tanıtım atağıyla Erciyes’in, 2026 sezonunda da yerli ve yabancı turistlerin gözdesi olması hedefleniyor.