ÇEVRE - 23 Şubat 2026 Pazartesi 09:55

Adilcevaz’da tilkinin dron ile imtihanı

A
A
A
Adilcevaz’da tilkinin dron ile imtihanı

Bitlis’in Adilcevaz ilçesinde karla kaplanan doğada ilerleyen tilkinin drona verdiği tepki izleyenleri gülümsetti.


Adilcevaz ilçesinde dron ile çekim yapan bir doğa gözlemcisi, kar örtüsü üzerinde ilerleyen bir tilkiyi görüntüledi. Tilkinin drona verdiği tepki ise izleyenleri hem gülümsetti hem de düşündürdü.


Kar üzerinde yiyecek aradığı tahmin edilen tilki, bir anda üzerine gelen dronun sesini fark etti. Önce kısa süreli duraksayan hayvan, ardından hızla yön değiştirerek uzaklaşmaya çalıştı. Ancak bir süre sonra drona doğru temkinli adımlar attı.


Görüntülerde tilkinin önce kaçmaya çalıştığı, ardından merakla başını kaldırıp havadaki cismi incelediği görülüyor. Uzmanlar, vahşi hayvanların yabancı ses ve nesnelere karşı hem temkinli hem de meraklı davranabildiğini belirtiyor. Özellikle kış aylarında yiyecek bulmanın zorlaştığı dönemlerde hayvanların enerjilerini korumak için daha dikkatli hareket ettikleri ifade ediliyor.


Çekimi yapan doğa tutkunu Orhan Emen, tilkiye zarar vermemek için dronu kısa sürede bölgeden uzaklaştırdığını söyledi. Emen, "Amacımız sadece doğanın güzelliğini kayıt altına almaktı. Yaban hayatını rahatsız etmemeye özen gösteriyoruz" dedi.



Adilcevaz’da tilkinin dron ile imtihanı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Doğu Karadeniz’de üçlü istilacı tür tarımı tehdit ediyor Doğu Karadeniz’de 3 istilacı tür, tarımsal üretimi doğrudan etkileyerek büyük zararlar veriyor. Bölgede geniş yayılım gösteren kahverengi kokarca, lokal ancak yüksek tahrip gücüne sahip Turunçgil uzun antenli böceği ve doğal düşman baskısıyla gerileme sürecine giren Yalancı kelebek, aynı ekosistem içinde eş zamanlı baskı oluşturarak bölge ekonomisi ve biyolojik denge açısından kritik bir tablo ortaya koyuyor. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde aynı ekosistem içinde etkili olan üç istilacı tür, tarımsal üretim ve doğal denge üzerinde eş zamanlı baskı oluşturuyor. Geniş yayılım alanına sahip Kahverengi kokarca, başta fındık olmak üzere birçok üründe kalite ve verim kaybına yol açıyor. Özellikle hasat dönemine yakın süreçte zarar oranı artıyor, ekonomik kayıp doğrudan üreticiye yansıyor. Lokal ölçekte görülen ancak yüksek tahrip gücüne sahip Turunçgil uzun antenli böceği, ağaç gövdelerinde açtığı galerilerle bitkiyi zayıflatıyor ve kurumalara neden oluyor. Tespit edilen alanlarda karantina uygulamaları devreye giriyor, enfekte ağaçlar sahadan çıkarılıyor ve yayılım hattı daraltılıyor. Geçmiş yıllarda yoğun popülasyona ulaşan Yalancı kelebek ise doğal düşman baskısıyla geriledi. Uzmanlar popülasyonun tamamen ortadan kalkmadığına ve iklim koşullarına bağlı olarak yeniden artış gösterebileceğine dikkat çekiyor. Yetkililer, bölgenin ılıman iklim yapısının istilacı türler için elverişli koşullar oluşturduğunu, bu nedenle mücadelenin anlık değil sürekli ve planlı şekilde yürütülmesi gerektiğini ifade ediyor. Erken uyarı sistemleri, feromon tuzakları ve biyolojik ajan destekli uygulamaların önümüzdeki süreçte daha da yaygınlaştırılması hedefleniyor. "Yazı da kışı da sert geçmeyen bu bölgede, istilacı türler bulaştıktan sonra kolayca tutunabiliyor ve çoğalabiliyor" Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kibar Ak, en etkili yöntemin tespit ve takip olduğuna dikkat çekerek "Bölgemizi etkileyen ve ülkemizin de gündeminde olan üç tane olan istilacı tür var. Kahverengi kokarca, lokal alanda da olsa oldukça zararlı olan turunçgil uzun antenli böceği ile bunlardan önce ortaya çıkıp şu anda doğal düşman baskısı altında kontrolünü kaybedip yalancı kelebek de bu türler arasında yer alıyor. Ayrıca bölgede, istilacı türlerin yanında yabancı ot sorunları da bulunuyor. Özellikle ’İt dolahbacı’ olarak bilinen ve ‘yalancı hıyar’ şeklinde tanımlanan yabancı otlar da Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yaygınlaşıyor. Bunun temel nedeni, bölgenin istilacı türlerin yaşamını sürdürebilmesi ve çoğalabilmesi için uygun bir iklime sahip olması. Yazı da kışı da sert geçmeyen bu bölgede, istilacı türler bulaştıktan sonra kolayca tutunabiliyor ve çoğalabiliyor. Türkiye’de en çok gündemde olan tür kahverengi kokarca. İkinci olarak lokal düzeyde etkili turunçgil uzun antenli böceği geliyor. Yalancı kelebek ise doğal düşman baskısı sayesinde etkisini büyük ölçüde kaybetmiş durumda. Çok güzel bir gelişme. Bu durum, biyolojik mücadele yöntemlerinin ne kadar etkili olduğunu gösteren önemli bir örnek niteliğinde. Tüm istilacı türlerde olduğu gibi, en etkili mücadele yöntemi tespit ve takip. Önce biyolojik mücadele ardından eradikasyon, kültürel mücadele ve son çare olarak kimyasal mücadele şeklinde sıralanıyor" ifadelerini kullandı.
Adana Efes’in 7 katı büyüklüğündeki Anavarza ile Kozan turizm sezonuna hazırlanıyor ADANA (İHA) – Adana’nın narenciye, bal ve kuru meyve üretiminde öncü ilçesi Kozan, Efes Antik Kenti’nin yedi katı büyüklüğünde olduğu belirtilen tarihi Anavarza Antik Kenti, turizmde hak ettiği payı almak için hazırlıklara başladı. Nisan ayında portakal çiçeği kokuları eşliğinde ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanan ilçe için turizm paydaşları bir araya geldi. Kozan Belediyesi, ilçenin turizm potansiyelini tanıtmak amacıyla Adana Turist Rehberleri Odası yönetimi ile yerli ve yabancı turistlere rehberlik yapan profesyonelleri ilçede ağırladı. Gün boyu tarihi ve turistik alanları gezen heyet, iftarın ardından Tarihi Arıkan Konağı’nda bir araya geldi. Her yıl yaklaşık 700 bin turistin katıldığı Portakal Çiçeği Karnavalı’nın bir ayağının Kozan’da gerçekleştirilmesi için girişimlerin tamamlandığı belirtilirken, karnavalın ikinci haftasında ilçeye yerli ve yabancı turist kafilelerinin gelmesi için hazırlıkların sürdüğü ifade edildi. "Kozan’ı sadece üretimle anlatmak eksik kalır" Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, ilçenin yalnızca tarımla değil; tarih, doğa ve ekoturizm potansiyeliyle de ön plana çıkması gerektiğini söyledi. Atlı, "Kozan’ı gittiğimiz her yerde anlatıyoruz. Biz üretken bir ilçeyiz ancak Kozan’ı sadece üretim ve tarımla ilişkilendirmek, ilçenin yalnızca bir yönünü anlatmak olur. Kozan aynı zamanda tarih, turizm, ekoturizm ve doğal güzellikler demektir" dedi. İlçenin çok katmanlı tarihine dikkat çeken Atlı, "Kalesi Asurlulardan, köprüsü Romalılardan, camisi Memlüklerden kalan ve sadece 500 metrelik bir alanda bu kadar zengin tarihi mirasa sahip bir yerden söz ediyoruz. Anavarza’yı ise henüz anlatmaya bile başlamadık. Amacımız, Kozan’ın tarihini, doğal güzelliklerini ve gastronomisini ekonomik değere dönüştürerek hane halkının gelirine katkı sağlamak ve güçlü bir turizm destinasyonu oluşturmaktır" ifadelerini kullandı. Rehberlerden destek: "Kozan hak ettiği yere ulaşacak" Adana Bölgesel Rehberler Odası Başkanı Salih Soner İnce, bölgenin tarihi ve gastronomi zenginliğinden etkilendiklerini belirterek şunları söyledi: "Sayın Başkanımızın daveti üzerine geniş bir ekiple bölgeyi ziyaret ettik. Tarihi ve turistik yerleri yerinde görme fırsatı bulduk. Gastronomisinin ne kadar güçlü olduğunu deneyimledik. Kozan’ın hak ettiği konuma ulaşması için elimizden gelen desteği vereceğiz. Portakal çiçeği kokusunu hissedeceğimiz şehir Kozan’a büyük bir ekiple geleceğiz. Karnaval yetkilileriyle görüştük, gerekli onaylar alındı. Bir sonraki hafta Kozan’dayız" dedi. Hedef: Eko turizm, tarih ve doğa ile yeni destinasyon Toplantıda, Adana merkezde düzenlenen etkinliklerin Kozan ayağıyla zenginleştirilmesi planlandı. Ziyaretçilerin narenciye bahçelerinde ağırlanması ve tarihi Kozan Çarşısı’nda portakal çiçekleri eşliğinde başlayacak turizm hareketliliğiyle ilçenin yerli ve yabancı turistlerin yeni gözdesi olması bekleniyor.
Erzurum Erzurum’da Ramazanların vazgeçilmez duası: İşfe’lena Türkiye’de teravih namazlarından sonra sadece Erzurum’da okunan "İşfe’lena duası", imam ve müezzinlerin sesinden Ramazan gecelerinde camilerde yankılanıyor. Erzurum’da sadece Ramazan Ayı’na özgü manevi hazlardan biri olan ve teravih namazının en sonunda üç defa salavat okunduktan sonra okunan işfe‘ lenâ duası asırlardan bu yana devam ediyor. Genellikle müezzin tarafından okunan dua şöyle "İşfe‘ lenâ yevmel-arasâtî vel-mîzân. İrham bi fadlike yâ rabbel-âlemîn. Li-men kâle min abîdike: Âmin". Araştırmacı-Yazar M. Talat Uzunyaylalı, sadece Erzurum’a has olan ve adeta Erzurum Ramazanları’nın vazgeçilmesi olan İşfe‘ lenâ Duası’nın, İslam’daki dua faktörünün önemli bir yansıması olduğunu dile getirerek, "Burada kul Allah’tan rahmet ister, onun rahmetine sığınır. Duada sadece kendi için değil orada bulunan herkes için rahmet ister. Bu çok kıymetlidir" dedi. TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş, Erzurum’un tarih boyunca bir kavşak şehri olduğunu ifade ederek, "Erzurum Horasan erenlerinin, Türkistan dervişlerinin şehridir. Bu manada kendine has değerleri vardır. İşfe‘ lenâ duası bunlardan sadece biridir ve teravih namazları sonrası vazgeçilmezdir" şeklinde konuştu. ERVAK Başkanı Erdal Güzel, "Erzurum, Ramazan ve oruç konusunda, İslam coğrafyasında belki de Mekke ve Medine’den sonra en göze çarpan şehirlerden birisidir. İşfe‘ lenâ Duası da bu manada Erzurum’a özgü bir farkılılıktır" dedi. Araştırmacı Abdurrahman Zeynel de İşfe‘ lenâ Duası’nın Erzurum’da huzurun, bereketin ve birliğin pekişmesi noktasında kıymetli olduğunu ifade etti.
Bursa Gürsu’ya TBB’den hibe araç desteği Gürsu Belediyesi, 26 Temmuz 2025 tarihinde meydana gelen ve ilçenin sosyal tesisleri, yeşil alanları, mesire alanları ile hayvan bakım merkezinde ağır hasara yol açan büyük yangın felaketinin ardından yaralarını sarmaya devam ediyor. İlçede muhtemel bir afete karşı arama kurtarma ekipleri donanımları güçlendiriliyor, büyük bir afet koordine merkezi inşa ediliyor. Diğer yandan ise büyük yangından sonra yeni bir felakette kullanılabilecek ani müdahale aracı temini için girişimler güçlendirildi. Bu kapsamda AR-GE Merkezi tarafından gerçekleştirilen saha tespitleri doğrultusunda hazırlanan "Yangın Felaketi Hasar Tespit Raporu" nedeniyle Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) tarafından ilçeye 1 adet ani müdahale aracı tahsis edildi. Gürsu’da Afet müdahale kapasitesi güçleniyor Türkiye Belediyeler Birliği tarafından Gürsu Belediyesi’ne hibe edilen araç, afet ve acil durumlara daha hızlı ve etkin müdahale edilmesine önemli katkı sağlayacak. İtfaiye aracı olarak verilen araç, ani müdahale aracı olarak hizmet verecek. Bu sayede tüm sorun ve afetlerde hızlı bir müdahale süreci oluşturulmuş olacak. Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, Türkiye Belediyeler Birliği’ne teşekkür ederek, " Bu araç hibesi bizim için son derece değerli. Araç filomuza bir araç daha kazandırdık. Bu sayede ilçemize ve vatandaşlarımıza daha iyi hizmet edebileceğiz. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum" dedi.