GÜNDEM - 30 Haziran 2025 Pazartesi 09:24

39 yıl sonra aynı okul sıralarında buluştular

A
A
A
39 yıl sonra aynı okul sıralarında buluştular

Bitlis Lisesi’nden, 1985-1986 yılında mezun olan öğrenciler dönemin öğretmenleri ile birlikte aynı okulda, aynı sınıfta ve aynı sıralarda bir araya geldi.


Bitlis’teki liseden mezun olarak farklı illere giden dönemin öğretmen ve öğrencileri, düzenledikleri organizasyonla Bitlis’te bir araya geldi. Bitlis Lisesi’nin mezunları, 39 yıl sonra aynı okul sıralarında bir araya gelerek hem geçmişe yolculuk yaptı hem de duygu dolu anlar yaşadı. Sabah saatlerinde okul önünde bir araya gelen eski mezunlar ve dönemin bazı öğretmenleri kimi zaman kahkahalarla ve kimi zamanda gözyaşlarıyla dolu unutulmaz bir gün geçirdi. Buluşma kapsamında mezunlar ve öğretmenler, öğrencilik yıllarında ders gördükleri sınıflara girerek bir dönem oturdukları sıralara yeniden oturarak bol bol fotoğraf çekildi. Etkinlik, mezunlar için sadece bir nostalji değil, aynı zamanda dostlukların ve hatıraların tazelendiği, duygusal bağların pekiştirildiği özel bir gün olarak hafızalara kazındı. 6 öğretmen ve 20’ye yakın öğrencinin buluşmasında duygusal anlar yaşanırken, Bitlis’in değişen ve gelişen yüzünü de değerlendirme fırsatı buldular.


Bitlis Lisesi’nden 1986 yılında mezun olduktan sonra ailesiyle birlikte Bursa’da yaşayan Özcan Korgan, Müşfik Zülfikar ve Yavuz Hızal’ın diğer arkadaşlarına ulaşarak hazırladıkları organizasyona o dönemde Bitlis’te görev yapan 6 öğretmene de ulaştı. Yapılan davet üzerine Bitlis’te buluşan mezunlar önce Bitlis’in doğal ve tarihi mekanlarını ziyaret etti. Nemrut Krater Gölü, Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı’nın ardından Adilcevaz ve Tatvan’a da gezi programı düzenlediler. Programın 2. gününde Bitlis merkez Atatürk Mahallesi’nde bulunan ve 1986 yılında mezun oldukları okullarına giden öğretmen ve öğrenciler burada duygusal anlar yaşadı. Okulun girişinde o dönemde birlikte görev yaptıkları okulun hizmet görevlisiyle de karşılaşan mezunlar daha sonra sınıfları olan 6/A Matematik sınıfına geçti. Burada gözyaşlarına haki olamayan öğretmen ve öğrenciler o günlerde yaşadıkları hatıraların ve geldikleri noktaları anlattı.


1981 ile 1985 yılları arasında Bitlis Lisesi’nde müzik öğretmenliği yapan Nihal Kılıç, "Çok mutluyuz ve çok duyguluyuz. Ben böyle bir karşılama beklemiyordum açıkçası. Kendimde bu kadar duygulanacağımı düşünmemiştim. Çok okullar ve çok öğrenciler girdi araya ama ilk öğrencilerim çok farklı. Onlar gerçekten adam gibi adamlarmış. Bunu bir kez daha teyit etmiş olduk. Hepsi de okumuş çocuklarını okutan memleketine hizmet eden bireyler olarak gördük. Kendilerini geliştirmişler. Bunlar çok onur verici. İletişimimiz çok kuvvetli sürüyor ve süreceğini de düşünüyorum. Onlarla gurur duyuyorum. Bitlis’i de çok seviyorum" dedi.


Geziyi organize eden Özcan Korgan ise basit bir arkadaş buluşması ile başladıkları bu etkinliğe öğretmenleri de ekleyerek çok özel bir projeye imza attıklarını belirterek şunları söyledi:


"1986 yılında üniversiteyi kazanarak ailemle birlikte Bursa’ya yerleştik. Fakat tabi 39 yıl sonra arkadaşlarımızla bir araya gelme fikri ortaya çıkınca bu kadar duygulu bu kadar güzel bir organizasyon olacağını biz başta tahmin etmemiştik. 39 yıl önce okulumuzda hocalık yapan öğretmenlerimizle bir araya gelmek oldukça güzel. Şunu belirtmek istiyorum. Bitlis’in milattan önce 2000 yılına dayanan bir tarihi var. Urartular, Persler, Bizans ve Osmanlılar. Kadım bir şehir. Her dönemde çok iyi eğitimciler ve çok bilim adamları yetişmiştir" diye konuştu.


Öğrenciler ve öğretmenler Okul Müdürü tarafından o dönemdeki notlarını da kontrol etti. Duygusal anların yaşanmasının ardından hatıra fotoğrafı çeken öğretmen ve öğrenciler okuldan ayrılarak Bitlis’in tarihi mekanlarını gezdi. Gezi programı düzenlenen yöresel yemek ikramının ardından sona erdi.



39 yıl sonra aynı okul sıralarında buluştular

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri MHP’den Gesi ve Erkilet hamlesi Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kayseri Milletvekilleri İsmail Özdemir ve Baki Ersoy tarafından hazırlanan Kayseri’nin Gesi ve Erkilet bölgelerinin ilçe statüsüne kavuşturulmasını öngören kanun teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunuldu. Teklifte, artan nüfus, genişleyen yerleşim alanları ve kamu hizmetlerine erişimde yaşanan yoğunluk gerekçe gösterilerek, söz konusu bölgelerin müstakil birer ilçe haline getirilmesinin hizmetlerin daha etkin ve verimli sunulmasına katkı sağlayacağı ifade edildi. Kayseri’nin tarih boyunca önemli medeniyetlere ev sahipliği yaptığına dikkat çekilen teklifte, özellikle Kültepe gibi merkezlerin şehrin köklü geçmişini ortaya koyduğu vurgulandı. Bu tarihsel birikimin günümüzde artan nüfus ve ekonomik gelişimle birlikte yeni bir idari düzenlemeyi gerekli kıldığı belirtilirken, Gesi ve Erkilet bölgelerinin sahip olduğu potansiyelin altı çizildi. Teklifte Erkilet’in, Hıdırellez Tepesi, Hızır İlyas Köşkü ve Yamula Barajı gibi önemli noktalarıyla dikkat çektiği, aynı zamanda Nuh Naci Yazgan Üniversitesi ile eğitim alanında da gelişim gösterdiği ifade edildi. Gesi’nin ise tarihi dokusu, doğal yapısı ve kültürel değerleriyle öne çıkan bir yerleşim alanı olduğu kaydedildi. Kanun teklifinde, yeni ilçelerin kurulmasıyla birlikte kamu hizmetlerinin daha planlı yürütülmesi, yerel ihtiyaçların daha hızlı karşılanması ve vatandaş memnuniyetinin artırılmasının hedeflendiği belirtildi. Ayrıca düzenlemenin, Kayseri’nin genel kalkınmasına katkı sunacağı ve bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılmasına yardımcı olacağı ifade edildi.
Kayseri Bu proje ile suça sürüklenen çocuklar topluma kazandırılacak Kayseri’de, suça sürüklenen çocukların suçtan uzaklaştırılması, topluma kazandırılması ve güvenli bir gelecek inşa edebilmeleri amacıyla yürütülen önleyici ve rehabilite edici çalışmaların yer alacağı ’Sensiz Olmaz’ Projesinin tanıtım toplantısı düzenlendi. TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, "Suç bataklığını kurutmadan rahat yok" dedi. Kayseri Valiliği himayelerinde, Kocasinan Kaymakamlığı tarafından koordine edilen, suça sürüklenen çocukların suçtan uzaklaştırılması, topluma kazandırılması ve güvenli bir gelecek inşa edebilmeleri amacıyla yürütülen önleyici ve rehabilite edici çalışmaların yer aldığı ’Sensiz Olmaz’ Projesinin tanıtım toplantısı düzenlendi. Vali Gökmen Çiçek başkanlığında Valilik Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıya, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, AK Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler, Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen, İl Müftüsü Durmuş Ayvaz, AK Parti İl Başkanı Hüseyin Okandan, ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı. Toplantıda konuşan Vali Çiçek, "Biz Kayseri’de suç oranlarının azaltılması, evlatlarımızın tehlikelere karşı terk edilmemesi için mücadele ettiğimizi defalarca haykırdık. Hepinizin bildiği gibi Kayseri’de çocuklarımız için bir proje ortaya koyduk. Bugün 66 ERVA Spor Okulu’na ulaştık. 16 bin öğrenciye ulaştık. Bu 16 bin öğrenci aktif lisanslıdır. Bu Türkiye’nin en büyük sportif projelerinden biridir. Göktim Akademi 13 atölyeye ulaştı. Göktim Akademi ile mühendislik alanına meraklı çocuklarımızı teknolojiyle buluşturmak için imkânlar oluşturuyoruz. Bunların yanında hiçbir evladımızı ayırmadan, suça karışmış olan çocuklarımızı; bir şekilde dezavantajlı ortamlarda büyümüş ve yaşanan süreçler nedeniyle suçla aşırı şekilde iç içe olmuş çocuklarımızı ne yapacağız? Bununla ilgili Kocasinan Kaymakamlığımızla bir proje gerçekleştirdik. İl Aile ve Sosyal Hizmetler bu konuda çok büyük bir gayret gösteriyor. Aile Müdürlüğümüzün de tecrübelerine dayanarak Kocasinan Kaymakamlığımızla "Sensiz Olmaz" projesini ortaya koyduk. Bakın, 15 yaşında 23 suç kaydı olan; henüz 17 yaşında olup 32 suç kaydı bulunan çocuklarımız var. Kendi hayatlarını yok ettikleri gibi yarın gelip bizim ve sizin evlatlarımızla şehirde bambaşka meselelerle karşımıza çıkmaları da muhakkaktır. Bu çocuklarımızın bir şekilde o ortamdan kurtarılması gerekiyor. En azından İbrahim A.S.’ın ateşine su taşıyan karınca gibi bir mücadele verilmesi gerekiyor. Biz ilk başladığımızda sadece suça karışan çocukları o ortamdan çekip çıkarmak için yola çıktık. Ancak bir eve gittiğimizde, evdeki üç çocuğun da suça karıştığını ve annenin hapiste olduğunu gördük. "Sensiz Olmaz" projesi, bütün bu projelerle birlikte, en son noktada çocuklarımızdan bir tekini bile o ortamdan kurtarabilirsek bunu başarı sayacağımız bir meseledir" dedi. "Bataklığı kurutmadan rahat yok" TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, suçun önüne geçmek için sineklerle tek tek uğraşmak yerine bataklığın kurutulması gerektiğini söyleyerek, "Bugün bir bakanlık gelip de valimize ‘Sen neden ERVA’yı kurmadın?’ diye bir soru sormaz. İstese olmazdı fakat bizde ERVA var. Çeşitli illere gidiyoruz, konuşmalar yapıyoruz, insanları dinliyoruz. Burada biz, Kayseri olarak ne kadar övünsek azdır. Bu durumda Valimiz, il başkanlarımız, ilçe başkanlarımız gerçekten bir uyum ve dayanışma içinde. Kimseyle yarış içerisinde değiliz; şehrimizi layık olduğu yere getirmek için elimizden gelen samimiyeti gösteriyoruz. Kayseri dışında olan bazı gelişmeler var. Her yıl özetlemek gerekirse, 2000 yılı ile bugün arasında ne fark var? İletişim ve ulaşım farkı var. İstanbul’dan Ankara’ya telefon edeceğiz diye bir günümüzü harcıyorduk. Kayseri’den İstanbul’a gitmek en iyi şartlarda 12 saat sürüyordu. İletişim hızlandı, ulaşım hızlandı. Sosyal medya öyle bir ortam ki iyisi de var, kötüsü de var. Sosyal medyayı kullanarak dil, matematik, tarih öğrenebilirsiniz. Fakat diğer taraftan kumar dâhil her işe girebilirsiniz. Bunların hepsinin yönetimi için çalışmamız lazım. Bizim sineklerle tek tek değil, bataklıkla uğraşmamız lazım. Bataklığı kurutmadan rahat yok. 4-12 yaş arasındaki eğitim çok önemli. Buna ‘Bed-i Besmele’ diyorlar. Bir çocuk 4 yıl, 4 ay, 4 gün olduğunda okula başlıyor. Bu çocuk geldiğinde değerler sistemi ve her şey inançla başlıyor. İnançlar topluluğu, dinî ve millî inançlar toplumun, bizim de değerler sistemimizi meydana getiriyor. Değerler sistemi de sizin tutumunuzu meydana getiriyor. Tutum, sizin davranışlarınızı belirliyor. İşin başlangıcından itibaren çocuklarımıza millî ve manevi değerlerimizi ortaya koymakta fayda var. Biz dünkü devlet değiliz. Bizim 2 bin 500 yıllık büyük Türk hakanlığı geçmişimiz var. Bu değerler sisteminden varacağımız yer, pratik sonuç olarak otokontroldür. Herkesin başına polis, herkesin başına savcı koyamayız. Onun için başlangıçta çocuğa değerler sistemini yükleyeceksiniz. Emniyet Genel Müdürlüğümüzün duvarında yazılı olduğu gibi: ‘Herkesin vicdanı kendi polisidir. Polis, vicdanı olmayanların peşindedir.’ Anneye babaya gerek kalmadan çocuk kendi kararını verebilmeli: ‘Benim bu saatte eve gitmem gerekir, ben sigara içmem, kopya çekmem, hırsızlık yapmam, uyuşturucu kullanmam’ gibi çocuğun kendi kendini kontrol edebilmesi için bizim 4-12 yaşta mutlaka eğitimi kullanmamız lazım. Bizim 5-10 yıllık geleceğimizin temelinde bu var" ifadelerini kullandı.