POLİTİKA - 22 Mart 2022 Salı 15:48

Doç. Dr. Adem Palabıyık: “Furkan Vakfı, nevruz öncesi FETÖ bileşeni olduğunu deklare mi etti”

A
A
A
Doç. Dr. Adem Palabıyık: “Furkan Vakfı, nevruz öncesi FETÖ bileşeni olduğunu deklare mi etti”

Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç.

Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Adem Palabıyık, Furkan Vakfı’nın bilerek ve isteyerek kışkırtıcı tavırlarda bulunduğunu ve bunu da din üzerinden yaptığını belirterek, “Furkan Vakfı, nevruz öncesi FETÖ bileşeni olduğunu deklare mi etti?” dedi.


Doç. Dr. Adem Palabıyık, gündeme ilişkin yaptığı açıklamada, Alparslan Kuytul’un son aylardaki tavırlarına değinerek kaostan beslenen bir yapısının olduğunu ve FETÖ gibi devlete karşı olan yapıların bileşeni gibi davranma gayreti olduğunu ifade etti. Palabıyık, “Alparslan Kuytul özellikle 15 Temmuz öncesi ve sonrasında çeşitli demeçler verdi ve bu demeçler aslında onun ne düşündüğünü de özetliyordu. 1 Temmuz 2016’da ‘Tayyip Erdoğan’ın kalemi kırılmıştır’, 15 Temmuz 2016’da ‘darbe yapılmış, Müslümanlar için hayırlısı olsun’, 22 Temmuz 2016’da ‘darbe tiyatrodur’, 30 Ağustos 2017’de ‘FETÖ’den tutuklananlar için iyimser konuştu’, 14 Kasım 2017’de ‘bylock kullananlara dair iyimser cümleler kurdu’, 30 Kasım 2020’de ‘Fetullah Gülen’in 15 Temmuz hakkında söylemek istediklerini dinlerdim’ ve Cumhurbaşkanımız için ise ‘hesabını vereceksin’ cümlelerini kurdu. Bu ifadeler Kuytul ve Furkan Vakfı’nın gayelerini anlamak için açık ve nettir. Çünkü Kuytul ve çevresindekiler, özellikle FETÖ sürecinden sonra FETÖ’yü suçlamış sonrasında ise ‘muhalif olduğumuz için devlet üzerimize geliyor’ demişti. Yani vakıf, zamana ve olaylara göre tavrını değiştirmiştir. Ayrıca Furkan Vakfı ve FETÖ gibi yapılar kaostan beslenir, düzenin bozulması için gayret sarf ederler ve ancak bu şekilde ayakta kalabilirler. Onlara göre Ebu Hanife gibi davranmak gerekir ama onların Ebu Hanife’nin hayatını ve maksadını bilmediklerinden eminim. Çünkü düzenli olarak yaptıkları eylemleri İslam kavramı altında analiz etmeye çalışıyorlar ve yalan bilgilerle insanları etkilemeye çalışıyorlar. Yarın bir gün Kuytul, rüya gördüm, ben Mesih’im de diyebilir. Bu tür yöntemler FETÖ için geçerlidir ve Furkan Vakfı, yaptıklarıyla FETÖ’nün boşluğunu doldurmaya aday gibi davranmaktadır. Bu tavrın ise nevruz öncesi olması dikkat çekicidir. Çünkü polisler nevruz için önlem alırken Furkan Vakfı aniden eylem girişiminde bulunmuştur” dedi.



“Furkan Vakfı, AK Parti’den rahatsız ve güç kaybettiği söylentisini paylaşıyor”


Furkan Vakfı ve yöneticilerinin AK Parti’den rahatsız olduğunu sözlerine ekleyen Palabıyık, “Alparslan Kuytul ve yanındakiler AK Parti’den oldukça rahatsızlar. Özellikle Cumhurbaşkanımızın güç kaybetmesini merakla bekleyen bir tavır içindeler. 1 Temmuz’da söyledikleri de aslında bu tavrın kanıtıdır. Bu tür örgütlü yapılanmaların en önemli niteliği ise taklittir. Furkan Vakfı’nın, FETÖ taklidi ile ilerlediği ve süreçleri baltalamak için İslam şemsiyesini kullandığı gayet açıktır. Örgütlü yapıların kaostan beslendiğini biliyoruz, Furkan Vakfı da Adana’da düzenin tesis edilmesinden yana asla olmaz. Çünkü FETÖ sonrası gündeme gelebilmek için kaos olaylarının olması vakıf için önemli bir çıkış yoludur. Kaosun varlığı aynı zamanda Furkan Vakfı ve yöneticilerinin de varlığına eşdeğerdir. Bu tür yapılar, iktidar üzerinden okuma yaparlar ve amaçları arasında istemedikleri iktidarın bir an evvel güç kaybetmesi vardır. Şu an, AK Parti’nin güç kaybettiğine dair dedikodular bu tür vakıflar ve yapılar aracılığı ile kamuoyuna servis edilmeye çalışılıyor. Sadece iç kamuoyu değil aynı zamanda dış ülkelere de servis edilmeye çalışılmaktadır. Temel amaç, AK Parti’nin güç kaybetmesi söylentisi ile muhalefetin kazanacağına dair tutumu güçlendirmektir. Çünkü bu söylem, AK Parti sonrasına işaret etmektedir. Furkan Vakfı gibi yapılar da, AK Parti sonrasına yöneldiği için iktidar karşıtı bütün odaklarla bir araya gelebilmektedir. Zaten Kuytul’un, FETÖ’cü isimlere konuşmasının temel sebebi de budur. Konuşmasında Gülen süt dökmüş kedi misali ‘şunu sormak isterdim’ cümlesini kuran Kuytul, Cumhurbaşkanımız için ise anlaşılmadık biçimde sert ifadeler kullanmaktadır. Kanaatime göre bu tavır, Alparslan Kuytul’u anlamak için yeterlidir” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Havza’da hayat normale dönüyor Samsun’un Havza ilçesinde Hacı Osman Deresi’nin taşmasıyla meydana gelen sel ve su baskınının ardından başlatılan kapsamlı müdahale ve iyileştirme çalışmaları yedinci gününde de aralıksız sürerken, ilçede hayatın büyük oranda normale döndüğü bildirildi. 12 Mayıs Salı akşamı kuvvetli yağış sonucu yaşanan sel sonrası, Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında yürütülen çalışmaların Samsun Valiliği koordinasyonunda devam ettiği belirtildi. Samsun Valiliği tarafından yapılan açıklamada, Büyükşehir Belediyesi, Havza Kaymakamlığı, Havza Belediyesi ve ilgili kurumların koordinasyonuyla yürütülen çalışmaların 7’nci gününde de aralıksız sürdüğü ifade edildi. Süreçte toplam 2 bin 624 personel, 800 beden işçisi, bin 200 AFAD gönüllüsü ve akredite STK gönüllüsü görev aldı. Çalışmalarda 362 kara aracı ve 132 iş makinesi kullanıldı. İçişleri Bakanlığı AFAD Başkanlığı ve Samsun Valiliği tarafından afetten etkilenen vatandaşların acil ihtiyaçlarının karşılanması ve hasarların giderilmesi amacıyla acil yardım ödeneği aktarıldığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından da İl Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına ilk etap kaynak transferinin yapıldığı bildirildi. Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen çalışmalarda 7 gün içinde 25 bin kişilik aperatif ve ana yemek ile 40 bin kişilik su dağıtımı gerçekleştirildi. Ayrıca ücretsiz ekmek dağıtımı yapılırken, seyyar tuvaletler, çadırlar ve dinlenme alanları oluşturuldu. Ekipler tarafından 152 bina altı bodrum ve dükkândan su tahliyesi yapılırken, 285 noktada menfez tıkanıklığı, ızgara temizliği ve su baskını müdahalesi gerçekleştirildi. Dere üzerindeki 5 adet çok katlı yapının yıkımına başlanacak DSİ 7. Bölge Müdürlüğü tarafından 1988-1989 yıllarında Havza Belediyesi’nce üzeri beton yapıyla kapatılan Hacı Osman Deresi’nin 925 metrelik kapalı bölümünde yürütülen çalışmalarda, memba tarafında 250 metre, mansap tarafında ise 280 metrelik kısmın üzeri açıldı. Çalışmalar kapsamında 56 dükkânın yıkımı gerçekleştirilirken, kalan 395 metrelik bölümün iki tarafı apartmanlarla çevrili olması ve yol olarak kullanılması nedeniyle teknik inceleme sürecinin ardından açılacağı bildirildi. Dere yatağı üzerinde bulunan 5 adet çok katlı yapının yıkımına ise Samsun Büyükşehir Belediyesi ile koordineli şekilde başlanacağı ifade edildi. Açıklamada ayrıca psikososyal destek ve ayni yardım çalışmalarının aralıksız sürdüğü, bin 200 hane ve 510 dükkânla görüşme yapıldığı, giyim, gıda ve temizlik malzemesi ihtiyaçlarının karşılandığı belirtildi. İlk etapta 530 haneye nakdi yardım ulaştırıldığı, Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle 5 bin 500’den fazla vatandaşa sıcak yemek dağıtıldığı kaydedildi. Türk Kızılay tarafından da beslenme hizmetleri kapsamında binlerce kişiye öğle ve akşam yemeği, su ve içecek dağıtımı yapıldığı bildirildi. Defterdarlık tarafından yürütülen zarar tespit çalışmalarında 498 bağımsız bölüm ve 239 araç için inceleme gerçekleştirildiği, bağımsız bölümlerin büyük bölümünün temizlendiği ifade edildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekiplerince 674 bina ve 1 ahırda hasar tespiti yapıldığı aktarıldı. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü verilerine göre 10 bin 839 dekar tarım arazisi kısmi zarar görürken, 713 arılı kovan hasar aldı ve 5 büyükbaş hayvan telef oldu. Çiftçilere yönelik destek çalışmalarının sürdüğü belirtildi. İl genelinde altyapı, enerji, sağlık, güvenlik, barınma ve tahliye çalışmalarının tüm kurumların koordinasyonuyla devam ettiği, elektrik firması ekiplerinin müdahaleleri sonucunda enerjisi kesik mahalle kalmadığı ifade edildi. Ekonomik destekler kapsamında TESKOMB ve Halkbank kredilerinin 1 yıl faizsiz erteleneceği, kredi kullanmayan esnafa 1 yıl ödemesiz kredi imkânı sağlanacağı, diğer bankalardaki ticari kredilerin de uygun şartlarda erteleneceği bildirildi. Ayrıca zarar gören iş yeri ve konutların su giderlerinin SASKİ, elektrik giderlerinin firma tarafından yıl sonuna kadar karşılanacağı aktarıldı. Havza Kaymakamlığı tarafından oluşturulan 7 kişilik zarar tespit komisyonunun çalışmalarını sürdürdüğü, 385 esnaf ve 70 konutun zararlarının devlet imkânları çerçevesinde karşılanacağı belirtildi. Vergi ve SGK borçlarının da başvuru halinde 3 ay erteleneceği kaydedildi. Samsun Valiliği açıklamasında, "7 gün boyunca büyük bir koordinasyonla gösterilen özverili çalışmalarla hayatın hızla normale döndüğü Havza ilçemizde sel ve su taşkınının ilk dakikasından itibaren ortaya koymuş oldukları özverili gayretleri için başta İçişleri Bakanlığı AFAD Başkanlığımız ve Samsun Büyükşehir Belediyemiz olmak üzere tüm kurumlarımızın yöneticilerine ve personeline, sivil toplum kuruluşlarımıza ve gönüllülerimize teşekkür ediyor; sel ve su taşkınından etkilenen vatandaşlarımıza bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Çalışmalarımıza ve afetten zarar gören vatandaşlarımıza ve esnafımıza destek olunmaya devam edilmektedir" ifadelerine yer verdi.
Mersin Mersin’de 6 kişinin öldüğü 8 kişinin yaralandığı silahlı saldırının görüntüleri ortaya çıktı Mersin’in Tarsus ve Çamlıyayla ilçelerinde eski eşinin de aralarında olduğu 6 kişiyi silahla vurarak öldüren zanlının yeni görüntüleri ortaya çıktı. Lokantadaki kameraya şüphelinin silahla ateş açtığı anlar yansırken, akaryakıt istasyonundaki görüntülerde ise tır şoförünü öldürme anları yer aldı. Edinilen bilgiye göre, Metin Ö. (37), bugün yaklaşık 1 yıl önce çalıştığı Tarsus ilçesine bağlı Kadelli Mahallesi’ndeki kasap ve lokantada tabanca ile ateş ederek çalışan Ahmet Ercan ile iş yeri sahibi Sabri Pan’ı öldürdü. Olay yerinden 01 B 9171 plakalı beyaz renkli otomobiliyle kaçan şüpheli, Yeniköy Mahallesi’nde bulunan bir akaryakıt istasyonunda tır şoförü Gökay Selfioğlu’nu da vurarak öldürdü. Kaçmaya devam eden şüpheli, Çamlıyayla ilçesi Darıpınarı Mahallesi’nde yol kenarında yürüyen eski eşi Arzu Özden’i tabanca ile vurarak, Yeniköy Mahallesi’nde Abdullah Koca’yı ise motosikletle şarampole yuvarlayarak öldürdü. Kaçmaya devam eden şüpheli, Karakütük Mahallesi’nde çobanlık yapan gençlerden Yusuf Oktay’ı öldürdü. Şüpheli, saldırıları sırasında güzergah üzerindeki 8 kişiyi de yaraladı. Yaralılar, ambulanslarla Tarsus Devlet Hastanesi başta olmak üzere çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. 6 kişinin öldüğü, 8 kişinin de yaralandığı vahşetin ardından şüphelinin yakalanması için bölgeye çok sayıda jandarma ekibi sevk edildi. Kaçan şüpheliyi yakalamak için helikopter destekli çalışmalar sürerken, zanlının kaçtığı 01 B 9171 plakalı otomobile Karakütük Mahallesi kırsalında ulaşıldı. Ormanlık alana kaçtığı değerlendirilen şüphelinin yakalanması için operasyonun devam ettiği öğrenildi. Vahşetin yeni görüntüleri ortaya çıktı Öte yandan, olay anına ait yeni görüntüler ortaya çıktı. Lokantadaki güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, şüphelinin elinde tabanca ile peş peşe ateş açma anları yer aldı. Akaryakıt istasyonunda tır sürücüsü Gökay Selfioğlu’nun öldürülmesi de güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde şüphelinin otomobille gelirken tırın önünde duran sürücüye ateş açarak öldürdüğü görüldü.
Osmaniye Osmaniye merkezli 12 ilde dolandırıcılık operasyonu: 13 tutuklama Osmaniye merkezli 12 ilde kendilerini sosyal yardım görevlisi olarak tanıtarak vatandaşları dolandırdığı öne sürülen şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 19 kişiden 13’ü tutuklandı. Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, telefonla ulaştıkları vatandaşlara sosyal yardımlaşma görevlisi olduklarını söyleyerek banka bilgilerini ele geçiren şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı. Soruşturma doğrultusunda ekipler, 14 Mayıs tarihinde Osmaniye merkezli İstanbul, Kocaeli, Ankara, Samsun, Gaziantep, Adana, Mersin, Muğla, Hatay, Batman ve Ordu’da eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi. Operasyonlarda toplam 19 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda 25 cep telefonu, 24 GSM hattı, 3 dizüstü bilgisayar, 1 tablet, 2 flaş bellek, 29 adet tabanca mermisi, 104 uyuşturucu içerikli ilaç ile çok sayıda kişisel veri ele geçirildi. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri ve yürütülen incelemelerde şüphelilerin son 6 aylık süreçte dolandırıcılık faaliyetlerinden yaklaşık 350 milyon lira haksız gelir elde ettiği belirlendi. Ayrıca banka hesaplarını şüphelilerin kullanımına sunduğu tespit edilen 177 kişi hakkında da işlem başlatıldığı öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 1’i savcılık ifadesi sonrası serbest bırakıldı. Mahkemeye çıkarılan zanlılardan 13’ü tutuklanırken, 5 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verildi.