SAĞLIK - 12 Mayıs 2025 Pazartesi 10:46

Çocuklarda el, ayak, ağız hastalığına dikkat

A
A
A
Çocuklarda el, ayak, ağız hastalığına dikkat

Çocuk Sağlığı Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazlı İdil Fil, coxsackievirus 16 virüsünün yol açtığı el, ayak, ağız hastalığı daha çok genellikle 5 ila 7 yaş arası çocukları etkiliğini söyleyerek, "Dil, diş eti ya da yanakların iç kısmında kabarcık şeklinde çıkan lezyonların yanı sıra yüksek ateş, boğaz ağrısı ve iştah kaybı gibi belirtilerle kendini gösteren el ayak ağız hastalığı bulaşıcıdır" dedi.


Koksaki virüs A16 ve enterovirüs 71 olarak adlandırılan iki virüsün bulaşmasıyla oluşan el ayak ağız hastalığı temas yoluyla bulaşmakta, en sık çocuklarda görülen bu hastalık aile bireylerine de bulaşabilir olmakta. Hastalık ve korunma yolları için bilgi veren Çocuk Sağlığı Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazlı İdil Fil, "El ayak ağız hastalığı, genellikle bebekler ve küçük çocuklar arasında yaygın görülen, ancak bazen yetişkinlerin de hasta veya taşıyıcı olduğu viral bir hastalıktır. Genellikle koksaki virüsü ve diğer enterovirüslersebep olur. Hastalık, bağışıklık sistemi düşük olan çocuklarda daha sık görülse de, sağlıklı bireylere de rahatça bulaşabilir. Yaz döneminde havuzlarda, sonbahar kış döneminde kalabalık ortamlarda bulaşma sık görülür. El ayak ağız hastalığı, adını, vücutta en çok etkilenen bölgeler olan eller, ayaklarve ağızda oluşturduğu lezyonlardan almaktadır. Bu hastalık, virüslerin vücuda girmesiyle başlar ve vücutta birkaç gün süren semptomlara yol açar. Çoğunlukla ateş, döküntü ve ağız içi yaralar ile kendini gösterir" dedi.



"Bu döküntüler başlangıçta kırmızımsı, sonra içi su dolu kabarcıklara dönüşebilir"


Hastalığın belirtileri hakkında bilgi veren Çocuk Sağlığı Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazlı İdil Fil, "El ayak ağız hastalığı genellikle 3-7 gün süren bir hastalıktır. En yaygın belirtiler ateş, hastalık genellikle yüksek ateşle başlar. Ateş, özellikle hastalığın ilk günlerinde 38-40C’ye kadar çıkabilir. Ağız içinde yaralar, çocuklarda, dilde, damakta, diş etlerinde ve ağzın içinde küçük, beyaz ve ağrılı yaralar oluşur. Bu yaralar, çocuğun yemek yemesini, sıvı alımını zorlaştırabilir ve ağrıya yol açabilir.Döküntüler, en belirgin semptomlardan biridir. Genellikle ellerde, ayaklarda, popoda ve bazen vücutta da döküntüler görülür. Bu döküntüler başlangıçta kırmızımsı, sonra içi su dolu kabarcıklara dönüşebilir. İştahsızlık ve halsizlik, ağız içindeki yaralar nedeniyle çocuklar yemek yemekte zorlanabilir. Bunun yanı sıra genel bir halsizlik ve huzursuzluk hali de gözlemlenir. El ayak ağız hastalığı son derece bulaşıcıdır ve başlıca şu yollarla yayılır. Damlacık yolu, hasta bir kişinin öksürmesi, hapşırması ya da konuşmasıyla yayılan damlacıklar yoluyla bulaşabilir. Temas yolu, virüs, hasta bir kişinin elleriyle dokunduğu yüzeylerde, oyuncaklarda veya kişisel eşyalarında uzun süre hayatta kalabilir. Bu nedenle çocuklar, sık sık ellerini yıkamaları gerektiğini unutmamalıdır. Fekal-oral yolla bulaş: virüs, dışkı yoluyla da yayılabilir. Özellikle tuvalet sonrası ellerin düzgün yıkanmaması enfeksiyonun yayılmasını hızlandırabilir. Risk faktörleri arasında çocukların kalabalık ortamlarda bulunmaları, kreşler, okullar veya oyun gruplarında vakaların artması sayılabilir. Yetişkinler de virüsü taşıyıcı olarak çocuklarına bulaştırabilir" dedi.



"Hastalığın aktif olduğu dönemde, okul ve kreşe gitmemesi önerilir"


Çocuk Sağlığı Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazlı İdil Fil, hastalığın tedavi yöntemleri hakkında bilgi vererek, "El ayak ağız hastalığının spesifik bir tedavisi yoktur, ancak belirtiler genellikle birkaç gün içinde geçer. Tedavi, semptomları hafifletmeye yöneliktir: Ateşi düşürücü- ağrı kesiciler, yüksek ateşi kontrol altına almak için veya ağızdaki yaraların neden olduğu ağrı için doktor önerisiyle kullanılabilir. Ağız gargaraları- ağız spreyleri, ağızdaki yaraların neden olduğu ağrı için kullanılabilir. Bazı çocuklar için soğuk içecekler ve dondurma, ağrıyı hafifletebilir. Bol sıvı alımı, ağızda yaralar olduğunda çocukların sıvı alımını zorlaştırabilir. Su, ayran, taze meyve suları gibi sıvıların tüketimi teşvik edilmelidir. Sıvı kaybını önlemek için düzenli olarak su içmeleri sağlanmalıdır. El ayak ağız hastalığının yayılmasını önlemek için alabileceğiniz bazı önlemler şunlardır. Elleri sık sık yıkama, çocuklar, sık sık sabunlu su ile ellerini yıkamalıdır. Özellikle tuvalet kullanımı sonrası, yemek yemeden önce ve dışarıdan eve geldiklerinde ellerini yıkamaları önemlidir. Hijyen kurallarına dikkat etme, çocuğunuzun kişisel eşyalarını (örneğin, oyuncaklar, çatal-bıçak vb.) başkalarıyla paylaşmaması sağlanmalıdır. Ayrıca evde sık kullanılan yüzeylerin (kapı kolları, oyuncaklar, telefonlar gibi) düzenli olarak temizlenmesi virüsün yayılmasını engeller. Hasta kişilerle teması sınırlama, el ayak ağız hastalığı bulaşıcı olduğundan, hasta olan çocukları evde tutmak ve toplu ortamlardan uzak tutmak çok önemlidir. Hastalığın aktif olduğu dönemde, okul ve kreşe gitmemesi önerilir. Bağışıklık sistemi güçlendirici beslenme, sağlıklı bir beslenme, çocuğun bağışıklık sistemini güçlendirecek ve hastalıklara karşı daha dirençli olmasını sağlayacaktır" dedi.



"El ayak ağız hastalığı genellikle ciddi bir sağlık sorunu oluşturmaz, ancak çocukları ve aileleri zorlayabilen bir hastalıktır"


Çocuk Sağlığı Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazlı İdil Fil son olarak hastalık ne zaman ciddi olacağını anlatarak, "Çoğu çocuk el ayak ağız hastalığından sonra tamamen iyileşir, ancak bazı durumlarda komplikasyonlar gelişebilir. Eğer çocuğunuzda şu belirtiler görülürse, bir sağlık profesyoneline başvurmanız önemlidir: Yüksek ateşin 3 günden fazla sürmesi, ağızda geniş yaraların oluşturduğu şiddetli ağrı, aşırı halsizlik, hiç sıvı tüketememesi döküntülerin kötüleşmesi ya da enfeksiyon belirtileri olması (sarı renkli akıntı, şişlik gibi). El ayak ağız hastalığı genellikle ciddi bir sağlık sorunu oluşturmaz, ancak çocukları ve aileleri zorlayabilen bir hastalıktır. Erken tanı ve uygun tedavi ile iyileşme süreci hızlandırılabilir. Unutmayın, hijyen önlemleri almak, erken dönemde semptomları yönetmek ve hastalığın bulaşmasını engellemek, sağlıklı bir iyileşme süreci için oldukça önemlidir" ifadelerine yer verdi.



Çocuklarda el, ayak, ağız hastalığına dikkat

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta 600 kiloluk boğa, alıcı çıkmazsa İstanbul yolcusu Kurban Bayramı’na sayılı günler kala Kars’ta besicilerin umutla beklediği hareketlilik başladı. Kentin Bayraktar köyünde özenle yetiştirilen 600 kiloluk boğa "Varto", görenlerin ilgisini çekiyor. Adını Muş’un Varto ilçesinden alan iri cüsseli kurbanlık, adeta köyün maskotu haline geldi. Sahibi Teymen Aydın, tarafından bebek gibi bakılan Varto isimli boğa, günlük özel yemlerle besleniyor. Ahırda sürekli kontrol altında tutulan dana için besicisi, aylar süren emeğin karşılığını almak istiyor. Dikkatleri üzerine çeken boğanın en büyük özelliği ise sakin yapısı ve heybetli görünümü. 600 kiloluk Varto’yu satışa çıkardığını ifade eden besici Teymen Aydın, "Bu boğamın ismi Varto, müşterilerini bekliyor. Aşağı yukarı 600-650 kilo, kurbanlıkta olur, iyi damızlıkta olur. Hakiki Simental, müşterilerini bekliyor, fiyatı da 250 bin lira olur" dedi. Daha önce bir kısım kurbanlığı İstanbul ve Ankara’ya gönderdiğini belirten Teymen Aydın, "Kurbanlıklarımız satışa hazır, kurbanlıkların bir kısmını İstanbul’a gönderdik. Bir kısmını Ankara’ya gönderdik. Şuan da orada satıştalar, elimde 50-60 tosun var. 25 düvemiz var. Satıldı, müşterilerimize sattık, hayvanlarımız tamamen organik beslenmiştir. Doğal beslenmiştir" diye konuştu. Kurban Bayramı yaklaşırken büyükbaş hayvanlara olan talep artarken, özellikle yüksek kilolu ve bakımlı kurbanlıklar pazarda öne çıkıyor. 600 kiloluk Varto da şimdiden hem alıcıların hem de meraklı vatandaşların radarına girmiş durumda. Aydın, Kars’ta isteği fiyata Varto’yu satamaz ise Varto’da satılmak üzere İstanbul’a gönderilecek. Bayraktar köyünde besicilik yapan Teymen Aydın’ın, onlarca kurbanlığı ahırda alıcılarını bekliyor.
Balıkesir Melek Mosso, seslendirdiği "Keklik Gibi" türküsü sırasında gözyaşlarına hakim olamadı Altınoluk’ta 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında sahne alan Melek Mosso, seslendirdiği "Keklik Gibi" türküsü sırasında gözyaşlarına hakim olamadı. Duygusal anlar yaşayan ünlü sanatçı, türküyü şiddet gören ve katledilen kadınlara armağan etti. Balıkesir Edremit Belediyesi tarafından düzenlenen 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri çerçevesinde Altınoluk’ta konser veren Melek Mosso, binlerce kişiye unutulmaz bir gece yaşattı. Sevilen şarkılarıyla alanı dolduran vatandaşlara müzik ziyafeti sunan sanatçı, konser sırasında duygu dolu anlar yaşadı. Melek Mosso,"Keklik Gibi" türküsünü seslendirdikten sırada sahnede duygulandı. Derin derin nefes almasıyla seyircileri korkutan Mosso, sonra bir an eğilip eğilip gözyaşını sildi. Mosso, ardından yaptığı konuşmayla dinleyicileri derinden etkiledi. Mosso konuşmasında, "Bazı türkülerin bir dahası yoktur. Bir kere iz bırakır ve geçer gider. Bu türkü bende de bir kere yazıldı, bir kere söylendi ve iz bıraktı. Bu türküyü repertuarıma almamı aslında annem istedi. Annem dedi ki, ‘Melek Keklik gibi söyler misin?’ Ben sadece onun için söyledim" ifadelerini kullandı. Türkünün kendisinde farklı izler bıraktığını belirten sanatçı, şarkıyı geçmişte ve günümüzde ötekileştirilen, şiddet gören ve katledilen tüm kadınların ruhuna armağan ettiğini söyledi. Dinleyiciler de uzun süre alkışlarla sanatçıya destek verdi. Duygusal anların yaşandığı konser, izleyicilere hem müzik dolu hem de anlam yüklü bir 19 Mayıs gecesi yaşattı. Melek Mosso’nun sahnedeki içten konuşması ve duygusal performansı, Altınoluk konserine damga vururken, gençler ise konser nedeniyle Belediye Başkanı Mehmet Ertaş’la teşekkür etti.