EKONOMİ - 17 Şubat 2026 Salı 12:17

Bayburt’ta araç sayısı 20 bin 830 oldu

A
A
A
Bayburt’ta araç sayısı 20 bin 830 oldu

Bayburt’ta Ocak ayı itibariyle trafiğe kayıtlı araç sayısı 20 bin 830 oldu.


Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ocak ayı motorlu kara taşıtları verisini açıkladı. Ocak ayında Türkiye genelinde 144 bin 620 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı.


Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların %56,1’ini otomobil, %18,7’sini motosiklet, %18,4’ünü kamyonet, %3,3’ünü kamyon, %1,3’ünü minibüs, %1,3’ünü traktör, %0,6’sını otobüs ve %0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.


Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre %41,7 azaldı


Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre kamyonda %59,0, otobüste %36,4, minibüste %34,0 artarken traktörde %62,6, motosiklette %53,7, otomobilde %44,9, kamyonette %17,0 ve özel amaçlı taşıtta %12,2 azaldı.


Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre %12,7 azaldı


Ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı özel amaçlı taşıtta %186,3, otobüste %38,2, kamyonda %24,5, kamyonette %9,5, minibüste %9,1 artarken traktörde %41,0, otomobilde %22,3 ve motosiklette %2,0 azaldı.


Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Ocak ayı sonu itibarıyla 33 milyon 751 bin 673 oldu


Ocak ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların %51,7’sini otomobil, %21,2’sini motosiklet, %14,6’sını kamyonet, %6,9’unu traktör, %3,1’ini kamyon, %1,6’sını minibüs, %0,6’sını otobüs ve %0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.


Ocak ayında 827 bin 673 adet taşıtın devri yapıldı


Ocak ayında devri(1) yapılan taşıtların %70,3’ünü otomobil, %15,7’sini kamyonet, %6,8’ini motosiklet, %2,9’unu traktör, %1,9’unu kamyon, %1,7’sini minibüs, %0,5’ini otobüs ve %0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.


Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %42,8’i benzin yakıtlıdır


Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan 81 bin 108 adet otomobilin %42,8’i benzin, %28,6’sı hibrit, %18,9’u elektrikli, %9,4’ü dizel ve %0,3’ü LPG yakıtlıdır. Ocak ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 17 milyon 457 bin 542 adet otomobilin ise %32,5’i dizel, %31,0’ı benzin, %30,0’ı LPG, %4,1’i hibrit ve %2,2’si elektriklidir. Yakıt türü bilinmeyen(3) otomobillerin oranı ise %0,2’dir.


Ocak ayında en fazla 1300 ve altı silindir hacimli otomobil kaydı yapıldı


Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan 81 bin 108 adet otomobilin %34,1’i 1300 ve altı, %14,2’si 1401-1500, %13,3’ü 1501-1600, %10,8’i 1301-1400, %8,1’i 1601-2000, %0,7’si 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahiptir.


Ocak ayında kaydı yapılan otomobillerin 33 bin 511’i gri renklidir


Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan 81 bin 108 adet otomobilin %41,3’ü gri, %27,5’i beyaz, %10,2’si mavi, %10,1’i siyah, %5,7’si yeşil, %2,9’u kırmızı, %1,4’ü kahverengi, %0,4’ü turuncu ve %0,2’si sarı renklidir.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Rizeli muhtar Kırıkhan’da karşılaştığı manzarayla gözlerine inanamadı Arama kurtarma çalışmalarına katıldığı Kırıkhan’a 3 yıl sonra giden Rizeli muhtarın, gördüğü manzara karşısındaki tutumu ve anlattıkları 3 yılda yapılanları özetledi. Rizeli muhtar Bayraktar Yamakoğlu, 6 Şubat depremlerinin ilk günü sahibi olduğu 3 iş makinesiyle arama kurtarmalarına destek vermek için Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde görev aldı. Rize ekibiyle birlikte 14 gün boyunca Kırıkhan’da kalan Yamakoğlu, çok sayıda kişinin enkaz altında çıkartılmasına yardım etti. Yamakoğlu, Muhtarlara yönelik bir program çerçevesinde 3 yıl sonra yeniden Hatay’a gitti. Rizeli muhtar Kırıkhan’da karşılaştığı manzarayla gözlerine inanamadı. Yabancı uzmanların "enkazı bile 5 yılda kaldırılamaz" denen Kırıkhan’da, 3 yıl gibi kısa sürede yeniden inşa edilen şehri görünce, devlete ve milleti dualar ederek duygularını paylaştı. Rizeli muhtarın paylaşımı sosyal medyada beğeni topladı. Yamakoğlu, Kırıkhan’da Cumhur Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın adı verilen bulvarda çektirdiği videoda, "Depremin yaşandığı gün Rize’den yaklaşık 40 araçla buraya geldik. 14 gün arama kurtarma çalışmalarına katıldık. Burada binalar yerle bir olmuştu. Adeta sağlam bina kalmamıştı. 3 yıl sonra yeniden buraya geldik. Gördüğümüz manzara karşısında hayretler içerisinde kaldık. Burada birlikte çalıştığımız yabancı uzmanların ‘5 yıl enkaz kaldırılamaz’ dedikleri Kırıkhan’da 3 yılda yeni şehir kurulduğunu gördük. Allah devletimize zeval vermesin. Bu hiç kolay değil. Depremden sonra burada olmayanlar bunu bilemez, buradaki değişimi anlayamaz. Halen konuşanlar, ‘devlet nerede’ diyenler boş yere konuşmasın. Devlet ve millet el ele vererek bunu başardı. Rabbim devletimize milletimize zeval vermesin" şeklinde konuştu.
Gaziantep Miniklerin "Hoş Geldin Ramazan" etkinliği göz doldurdu Gaziantep’te 4-6 yaş Anasınıfı öğrencilerinin hazırladığı "Hoş Geldin Ramazan" etkinliği büyük ilgi gördü. Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 81 il valiliğine gönderdiği genelge ile Ramazan ayı boyunca okullarda gerçekleştirilecek sosyal ve kültürel etkinlikler kapsamında "Maarif’in Kalbinde Ramazan" temasıyla Gaziantep’te düzenlenen etkinliklerde değerler eğitimi ön plana çıkarıldı. Şahinbey Belediyesi tarafından Binevler Sosyal Tesisinde açılan 4-6 yaş Anasınıfı öğrencileri Ramazan etkinlikleri kapsamında ailelerinin de desteğiyle kartondan Kabe, cami, itikaf çadırı maketleri dualar, balonlar, ışıklar ve hilal süslemeleri hazırladı. Ramazan ayının manevi atmosferini doyasıya yaşadılar Ramazan ayının anlamını çocuklarına aşılamak isteyen ailelerin çocuklarının bu anlamlı etkinliğine büyük destek verdiği programda minik öğrenciler ve aileleri, Ramazan ayının manevi atmosferini doyasıya yaşadı. Ramazan ayının yardımlaşma, paylaşma ve dayanışma ruhunu öğrencilere aşılamak amacıyla yapılan etkinlik kapsamında minik öğrencilerin "Hoş Geldin Ramazan" yazılı süslemeleri büyük ilgi gördü. Minik öğrencilerin sevgi ve heyecanla hazırladığı etkinlikte Ramazan ayının manevi ruhu dolu dolu yaşandı. Program süresince minik öğrenciler, ilahiler seslendirdi ve ezberledikleri manileri okudu. Ramazan ayının bereketini ve coşkusunu hissettirdiler Çocukların samimi duaları ve etkileyici sunumları Ramazan ayının bereketini ve coşkusunu hissettirdi. Osmanlı şerbeti, lokum ve pasta gibi çeşitli ikramlıkların da hazırlandığı etkinlikte çocukların yaptıkları çalışmalar takdir topladı. Hazırlanan ikramlıklar, katılımcılara ikram edildi. "Çocuklarımız çok güzel etkinlikler hazırladı" Öğrencileriyle birlikte ailelerinin de desteğiyle "Hoş Geldin Ramazan" etkinliği düzenlediklerini ifade eden Anasınıfı öğretmeni Naciye Bulut Budak, "Çocuklarımızla ve velilerimizle birlikte çok güzel bir eğitim sistemimiz var. Velileri de eğitimimize katarak güzel etkinlikler yapıyoruz. Böylece çocukların bütün gelişim alanlarını destekliyoruz. Bilimsel, zihinsel ve sosyal alanlarda çocukları en iyi seviyeye çıkarmaya çalışıyoruz. Bu anlamda da bu sene Ramazan ayı etkinlikleriyle ilgili bir sergi düzenledik. Çocuklarımız heyecanla ve özenerek çok güzel etkinlikler hazırladılar. Bizler de bunları sergiledik. Velilerimiz ikramlıklar hazırladılar. Hepsini burada sergiledik. Şahinbey Belediye Başkanımız Mehmet Tahmazoğlu’na bize böyle bir fırsat verdiği için çok teşekkür ediyoruz. Herkesin emeğine sağlık" dedi. "Çocuğum Ramazan ayının ruhunu hissetti" Çocukların Ramazan sevincine ortak oldukları için çok mutlu olduklarını belirten öğrenci velisi Döndü Öne ise, "Çok şükür Ramazan ayının arifesindeyiz. Rabbim bizi bugünlere ulaştırdı. Çocuğum Şahinbey Belediyesi Binevler Sosyal Tesisinde anasınıfına gidiyor. Ramazan ayı için yapılan bu etkinliğe bizlerde dahil olduk. Ramazan ayının manevi değerlerinin yaşaması için yapılan bu etkinliğe dahil olduğumuz için mutlu olduk. Çocuğumla birlikte bizde etkinlik kapsamında yapılan çalışmalara destek verdik" şeklinde konuştu. Ramazan ayının sevincini çocuğuna yaşattığını belirten Merve Çiftçi de, "Kızımla birlikte Kabe ve cami maketi yaptık. Kızım maniler ezberledi. Bu etkinliği çok güzel ve anlamlı buldum. Emeği olan herkese çok teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Öğrencilerden Atakan Eyüp Tabur da, "Annem arkadaşlarıma ikramlar yaptı. Annemle, öğretmenimle birlikte süsleme yaptık. Cami maketi yaptık, etkinlikler yaptık. Çok güzel maniler okuduk ve çok güzel davul çaldık. Elbiselerimizi giydik. Herkese hayırlı Ramazanlar dilerim" diye konuştu.
Ankara Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "2021’de Türkiye yapay zeka endeksinde 44. sıradaymış. 2024 yılında 34. sıraya yükselmiş durumdayız" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "2021’de Türkiye yapay zeka endeksinde 44. sıradaymış. 2024 yılında 34. sıraya yükselmiş durumdayız. Ama bu yeterli değil tabii. Daha ileriye bu endekslerde yerimizi taşımamız gerekiyor" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ‘Teknoloji Ekosistemi Stratejik Diyalog Toplantısı’na katıldı. Ankara’da özel bir otelde düzenlenen toplantıda konuşan Cevdet Yılmaz gelişen teknoloji ile değiştiğini, Türkiye’nin de bu teknolojiye ayak uydurarak politikalarını buna göre belirlediğini söyledi. "Dünyadaki ekonomik güç dengelerinin dönüştüğü bir dönemdeyiz" Dünyanın bir değişim sürecinden geçtiğini söyleyen Cevdet Yılmaz, "Bir taraftan dünyadaki ekonomik güç dengelerinin dönüştüğü bir dönemdeyiz. Uzakdoğu’nun yükselen üretim gücünü hepimiz biliyoruz. Dünya ekonomisinde, ticaretinde aldığı payı, giderek yükselen payını. Diğer taraftan biraz bununla da bağlantılı diyelim, dünyadaki yeni ekonomik şekillenme ile de bağlantılı jeopolitik bir takım gerilimlerin yaşandığını görüyoruz. Ticaret politikalarının, kurallarının değiştiğini görüyoruz. Daha korumacı bir dünyayla karşı karşıyayız. Bu da aslında küresel büyüme ve ticaret açısından bir meydan okuma İfade ediyor. Dünya büyümesinin ve ticaretinin tarihsel ortalamalarının altında seyrettiği bir dönemdeyiz. Bu yaşadığımız süreçlerle bağlantılı. Bir taraftan da ama dünyada küresel ortamda bunlar yaşanırken teknolojik bir dönüşümünde içindeyiz. Dünyada bir taraftan da yapay zeka başta olmak üzere dijitalleşme büyük bir teknolojik dönüşümü de eş zamanlı bir şekilde yaşıyoruz. Ve bu yeni teknolojilerde büyük oranda sınır tanımayan teknolojiler. Bunlar için de yapay zeka özellikle yatay bir teknoloji olarak ön plana çıkıyor" diye konuştu. "Türkiye olarak genel kamusal stratejilerimizi kalkınma stratejilerimizi formüle ederken küresel düzeydeki bu dönüşümleri dikkati alarak hareket ediyoruz" Yapay zekayı dijitalleşme sürecinde teknolojilerden bir teknoloji olarak görmediklerini ifade eden Yılmaz, "Bazıları işte bu elektriğin İcadına benzetiyorlar biliyorsunuz. Bütün alanları etkileyen her alana sirayet eden bir teknoloji olarak gelişiyor yapay zeka. Kamu yönetiminden enerjiye. Sağlıktan tarıma. Her konuyu dönüştürücü etkisi olan bir teknolojiden bahsediyoruz. Türkiye olarak genel kamusal stratejilerimizi kalkınma stratejilerimizi formüle ederken küresel düzeydeki bu dönüşümleri dikkati alarak hareket ediyoruz. 12. Kalkınma Planımıza bakarsanız orada görürsünüz ki Kalkınma Planımızın özünü dijital ve yeşil dönüşüm oluşturuyor. İçinden geçtiğimiz süreçlerin bütün alanlara etkisini dikkate aldığımızda bunu temel bir öncelik haline getirmiş durumdayız. Dijital dönüşüm vizyonumuz işlem gücü kapasitesini arttıran, veri altyapısını tahkim eden ve teknoloji yatırımlarını bütüncül bir plan çerçevesinde büyüten bir kalkınma perspektifine dayanmaktadır. Buna ‘ikiz dönüşüm’ de deniyor. Ben doğrusu ‘Üçüz dönüşümü’ daha anlamlı buluyorum. Dijital, yeşil ve sosyal dönüşüm" ifadelerini kullandı. "Geçmişte ‘dijital divide’ diye ifade edilen kavram bugün yapay zeka içinde geçerli" Yeniliklerin her zaman iyi sonuçlara yol açmadığını, bazen bunun olumsuz sonuçlarının da oluştuğunu söyleyen Yılmaz, "Yeni teknolojiler bir taraftan büyük bir verimlilik artışı getirirken, rekabet gücü, yenilikçilik kapasitesi doğururken bir taraftan da iyi yönetilemezse kapsayıcı ve insan odaklı kalkınma bakımından ciddi riskler de barındırıyorlar. Biz bu teknolojileri toplumun tamamına yaygınlaştıramazsak toplumun büyük bir kısmı bu teknolojilere erişip yaptıkları işleri bu teknolojilerle ileriye taşıyamazlarsa, sosyal eşitsizlikleri arttırma riskiyle de karşı karşıyayız. Geçmişte ‘dijital divide’ diye ifade edilen kavram bugün yapay zeka içinde geçerli. Yapay zekayı eğitim sistemine entegre etmekten başlayarak tüm topluma hobiler dahil olmak üzere yaygınlaştırarak bu riski bertaraf edebiliriz. Sosyal adaleti de sağlayabiliriz diye düşünüyorum. Dolayısıyla ben ‘Üçüz Dönüşüm’ olarak bu tartışmaları yapmanın ‘dijital yeşil ve sosyal dönüşüm’ olarak meseleye bakmanın daha anlamlı olacağını ifade etmek istiyorum" açıklamasında bulundu. "Şimdi yüksek gelirli ülkeler ligine geçiş sürecindeyiz" Türkiye’nin ekonomik olarak son 23 yılda çok iyi bir noktaya geldiğini ve bu yükselişin devam edeceğini söyleyen Cevdet Yılmaz, "Türkiye son 23 yılda alt orta gelirden üst orta gelire yükseldi ve burada kalıcı hale geldi. Şimdi yüksek gelirli ülkeler ligine geçiş sürecindeyiz ve bunu da kalıcı hale getireceksek mutlaka burada katma değeri yükselten yenilikçi, girişimci bir yapıyı tahkim etmemiz gerekiyor. Dolayısıyla önümüzdeki dönem ekonomide farklı bir perspektifin giderek güç kazanacağı bir dönem olacak. Bu çerçevede de yapay zekanın dijitalleşmenin çok daha merkezi bir konuma geldiği bir döneme doğru gidiyoruz" diye konuştu. "Bütün teknolojilerin, bütün ekonomik politikalarının nihai amacı insandır" Birçok programla teknolojik gelişmelerin desteklendiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Bütün teknolojilerin, bütün ekonomik politikalarının nihai amacı insandır. İnsanı merkeze alan bir anlayışla bakmak durumundayız. Yapay zeka çağında da olsak gerçek insanlarla bu çağı yaşayacağız. Gerçek zekalarla yaşayacağız, doğal zekalarla. Dolayısıyla bütün bunların insanlığa hizmet etmesi, insanlığın etik değerlerine, refahına, özgürlüğüne, demokratik standartların gelişimine hizmet etmesi gerekiyor. Sosyal boyut kadar demokrasi de bence çok önemli bir tartışma alanı yapay zekada. İnsanların özgür iradeleriyle yapacakları tercihleri çeşitli manipülatif yollarla şekillendirdiğiniz bir ortamda ister istemez demokrasi tartışması da gündeme gelecektir. Biz tabi bu anlamda da farkındalığın artmasını, daha özgürlükçü bir zeminde insanların yine tercihlerini daha geniş bir yelpazede yapabileceği bir ortamı elbette arzu ediyoruz. Bütün bu süreçlerde geniş bir perspektifle politikalarımızı şekillendiriyoruz" dedi. "2021’de Türkiye yapay zeka endeksinde 44. sıradaymış. 2024 yılında 34. sıraya yükselmiş durumdayız" Yapay zeka yatırımlarının sonuçlarının alındığına değinen Yılmaz, "İlk yapay zeka strateji belgemizi 2021-2025 dönemi için hazırlamıştık. Şimdi önümüzdeki dönem yeni bir stratejiye, geldiğimiz noktada yeni bir bakış açısına ihtiyacımız var. Bunu dar bir alan olarak görmüyoruz. Genel kalkınma stratejilerimizin bütüncül bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Bundan sonra da böyle bakmaya devam edeceğiz. İlk dönemde yaptığımız çalışmaların sonuçlarını da görüyoruz. 2021’de Türkiye yapay zeka endeksinde 44. sıradaymış. 2024 yılında 34. sıraya yükselmiş durumdayız. Ama bu yeterli değil tabii. Daha ileriye bu endekslerde yerimizi taşımamız gerekiyor" açıklamasında bulundu.
Sakarya Sakarya’da 6 bin 633 hak sahibi kura ile belirlendi Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı tarafından hayata geçirilen "Yüzyılın Konut Projesi" çerçevesinde Sakarya’da hak sahiplerinin belirlenmesi amacıyla kura çekimi düzenlendi. Kurada 6 bin 633 hak sahibi noter huzurunda belirlendi. Sakarya’da gerçekleştirilen kura çekim programına; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Ömer Bulut, TOKİ Başkan Yardımcısı Ömer Canikoğlu, Sakarya Vali Yardımcısı Selda Dural, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar ve çok sayıda vatandaş katılım gösterdi. "500 bin sosyal konut kampanyamız, her kesimi barındıran ve adil bir sosyal konut hamlesidir" Kura çekimi programının öncesinde konuşan TOKİ Başkan Yardımcısı Ömer Caniklioğlu, "Sakarya’da 500 bin sosyal konut kampanyası çerçevesinde 52 bin 172 geçerli başvuru alınmıştır. Bu başvurular şehit ailelerinden gazilerimize, engelli vatandaşlarımızdan yaşlılarımıza kadar toplumun her kesimini barındıracak şekilde 6 ayrı kategoride değerlendirilmiştir. 500 bin sosyal konut kampanyamız, tam anlamıyla her kesimi barındıran ve adil bir sosyal konut hamlesidir. Bu yoğun talebi karşılamak adına Sakarya’da 6 bin 633 konut planlanmış ve projelendirilmiştir. Bu projelerde her ayrıntısı insan odaklı bir yaklaşımla alt yapısı tamamlanmış, çevre düzenlemesi yapılmış, depreme dayanıklı bir sosyal konut alanlarıyla inşa edilecektir. Önümüzdeki dönemde de Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve bakanlığımız koordinasyonunda Sakarya’da yeni konut projeleri, kentsel dönüşüm çalışmaları ve sosyal donat yatırımlarımız artarak devam edecektir. 500 bin sosyal konut projesi çerçevesinde inşa edeceğimiz bu konutların, Sakarya’nın sosyal ve ekonomik gelişimine katkılar sağlayacağına yürekten inanıyorum. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı olarak milletimize güvenli ve konforlu yapılar sunma ve insanımızı daha güzel konutlarda yaşatma gayretimiz aynı şevk ve kararlılıkla devam edecektir" dedi. "Türkiye’deki gelişim, değişim tüm illerimizde görülmeye ve yaşanmaya başladı" Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, "Bugüne kadar Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye’deki gelişim, değişim tüm illerimizde görülmeye ve yaşanmaya başladı. Bizlerde Sakarya’mızda insanlarımıza hizmet etmeye devam ediyoruz. Tüm sosyal kesimlerin kendine yer bulabilecek olduğu şehirleri oluşturmaya çalışıyoruz. İnşallah kısa süre içerisinde bu konutları bitirip tüm ihtiyaç sahiplerimizi evlerine kavuşturacağız. Bizler Toplu Konut İdaremizle çalışmalar yapıyoruz" diye konuştu. "Barınma, insanoğlunun en temel ihtiyaçlarından biridir" Deprem acıları yaşamış bir şehir olan Sakarya’da dayanıklı konutların güvenli yaşam alanı oluşturacağından bahseden Sakarya Vali Yardımcısı Selda Dural, "Barınma, insanoğlunun en temel ihtiyaçlarından biridir. Özellikle bizim kültürümüzde ev sahibi olmak hayatın en önemli dönüm noktalarından biri olarak görülür. Ancak bir ev, sadece bir çatı, dört duvar demek değildir. Bir ev, yuvadır, ailedir, huzurdur, güven ve aidiyettir. Bugün burada ismi okunacak her bir hak sahibimiz için bu kura geleceğe duyulacak olan güvenin bir dayanağı olacaktır. Sakarya’da yapılacak 6 bin 633 konut, şehrimizin konut ihtiyacı çözümüne de büyük oranda katkı sağlayacaktır. Deprem kuşağında, depremin acılarını yaşamış bir il olan Sakarya’mızda yeni yapılacak olan konutumuzla depreme dayanıklı, çevreye uyumlu, sosyal donatılarıyla güçlü olan bu konutlar, komşuluğun hayat bulacağı güvenli yaşam alanları oluşturacaktır" şeklinde konuştu. "Ev sahibi olma hakkı evrensel, anayasal bir haktır" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu konut vizyonundan bahseden Çevre ve Şehircilik İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Ömer Bulut, "Ev sahibi olma hakkı evrensel, anayasal bir haktır. Birleşmiş Milletler evrensel beyannamesine gidilen bir husus ve habitatın en önemli konularından bir tanesi. Bu konular, ulaşılabilir, güvenli, ucuz ve sürdürülebilir konut. Bu dünyada birçok ülkenin özellikle batı toplumunun önemsediği ve vurguladığı bu husus, çeşitli konferanslarda da sürekli gündeme getirdiği bir konu. Birçok konferansa katılmış biri olarak maalesef bu konuda bir ilerleme kat edebilmiş durumda değiller. Neden? Türkiye’deki gibi ‘Tek bir vatandaşım kalmayana denk bu projeleri sürdüreceğim’ diye bir cumhurbaşkanları bir Recep Tayyip Erdoğan’ları olmadığı için. Bunu 6 yıl TOKİ Başkanlığı yapmış biri olarak çok yakın bilen bir kişiyim. İnanın Türkiye’de birçok projede Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu bir vizyon vardır ama daha İstanbul Belediye Başkanlığı döneminde itibaren sosyal konut konusuna çok önem veren ve benim görev yaptığım 6 yıllık dönemde de defalarca bizi bu konuda uyaran ve bununla birlikte nasıl şehirler kurmamız gerektiğini bizimle birlikte projeyi bizzat çalışan bir Cumhurbaşkanımız var. Bugün 500 bin konut projesinde mimarı olan Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından kura çekimi gerçekleşti. 6 bin 633 hak sahibi kura ile belirlendi.