GENEL - 02 Haziran 2023 Cuma 08:21

Çiftçi Buluşması panelinde bölgesel kalkınmanın aktörleri bir araya getirildi

A
A
A
Çiftçi Buluşması panelinde bölgesel kalkınmanın aktörleri bir araya getirildi

Bayburt Üniversitesi, Çiftçi Buluşması panelinde bölgesel kalkınmanın aktörlerini bir araya getirdi.

Bayburt Üniversitesi, Çiftçi Buluşması panelinde bölgesel kalkınmanın aktörlerini bir araya getirdi.


Gıda, Tarım ve Hayvancılık Uygulama ve Araştırma Merkezi, Arıcılık Araştırma, Geliştirme ve Uygulama Merkezi, Doğa ve Hayvanları Koruma Öğrenci Topluluğu ile Arıcılık ve Arıcılık Teknolojileri Ar-Ge Öğrenci Topluluğu paydaşlığında düzenlenen "Çiftçi Buluşmaları-I" isimli panelde, tarım ve hayvancılık odaklı bölgesel kalkınmayı konu alan etkileşimli sunumlar gerçekleşti. Panel, akademi, sektör ve çiftçiyi bir araya getirerek çok yönlü çözüm önerisi üreten bir etkinlik olarak öne çıktı.


Demirözü Meslek Yüksekokulu konferans salonunda gerçekleşen ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ümmügülsüm Erdoğan’ın moderatörlük görevi üstlendiği panel dizisinde, Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Vecihi Aksakal, "Bayburt’ta Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliği" başlıklı sunumunu yaparken; Demirözü Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Yaşar Erdoğan ise "Baş Arılarında Varroosis" başlıklı bir sunum yaptı. Panele sektör temsilcisi olarak katılan Sukkar Şeker Üretim A.Ş. Erzurum ve Erzincan Şeker Fabrikaları Genel Müdürü Necati Karavaizoğlu, "Şeker Fabrikaları ve Pancar Üretiminin Bölgemizin Ekonomik ve Sosyal Yapısı Üzerine Etkileri" başlıklı sunumunda bölgesel kalkınmanın sınai boyutunu anlattı. Bir diğer panelist olan Demirözü Meslek Yüksekokulundan Öğr. Gör. Nursafa İşcan ise, "Şap Hastalığı ve Mücadele Yöntemleri" başlıklı sunumuyla bölge hayvancılığının en önemli sorunlarından birine değindi.


Katılımcılara panelin amacı ve önemi hakkında bir hitap konuşması yapan moderatör Prof. Dr. Ümmügülsüm Erdoğan, "Tüm dünyada Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri olarak tanımlanan bir topyekûn kurtarma ve telafi projesinin lansmanı yapılırken, sürdürülebilir dünyanın geleceğinde tarım ve hayvancılığa verilen önemin farkındalığı için özel bir çaba gösteriliyor. Şehrimiz, geleceğin dünyasında ihtiyaç duyulan kalkınma odaklı üretimin parlayan yıldızı olma potansiyeli taşıyor. Organik tarım ve hayvancılığın önemini artırdığı bir çağda şehrimizin ve bölgemizin kaynaklarını doğru yöneterek kalkınmada fark ortaya koyabiliriz. Bunun için kamu, sanayi, üniversite ve üreticiler arasında mutlak eşgüdüm sağlamamız gerekiyor. Bu paneli yalnızca öğrenme etkinliği olarak değil, bölgenin lokomotif güçlerini buluşturan bir paydaşlık inşası olarak görüyor ve tüm katılımcılara teşekkür ediyoruz." dedi.


Paneli değerlendiren Rektör Prof. Dr. Mutlu Türkmen, "Üniversitemiz, bölgesel kalkınmada öne çıkabilecek tüm yetkinlikleri ve kaynakları analiz ederek bir kalkınma haritası çıkarmaya çabalıyor. Özellikle gıda, tarım ve hayvancılık çalışmalarımızı toplumsal katkı boyutunda birbirine entegre ediyor ve çiftçilerimizin istifade edebileceği ürünlerin yetişme şartlarını sınıyoruz. Bu panel, bölgemizin kalkınma yetkinliği envanterinde önemli üretici güçler olan çiftçilerimizi, arıcılarımızı ve sektör yöneticilerimizi bir araya getirerek akademi paydasında ortak kılıyor. Umarım devam buluşmalarında kat ettiğimiz en temel mesafe güçlü dayanışma ve kalkınma odaklı iş birlikleri olacaktır." açıklamasında bulundu.


Panelde katılımcı çiftçilerden gelen soruları da yanıtlayan panelistler, üretim, dağıtım ve fiyatlandırma konularında da sektörel rekabet odaklı önerilerde bulundu. Panele Rektör Prof. Dr. Mutlu Türkmen’in yanı sıra Demirözü Kaymakamı Feyza Yılmaz, Bayburt İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Gökmen Şengün, ilçe müdürleri ve şube müdürleri, Bayburt Ziraat Odası Demirözü temsilcileri, bölge çiftçileri, arıcılar, esnaf, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."
Isparta Tipi vurdu heyelan yolu kapattı, 2 çoban ve yaklaşık 650 küçükbaş hayvan yaylada mahsur kaldı Isparta’nın Yalvaç ilçesine bağlı Yarıkkaya köyünde, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanı ile yaylaya çıkan 2 çoban yoğun kar ve tipi ile birlikte meydana gelen toprak kayması nedeniyle geri dönemedi. Bulundukları yerde mahsur kalan çobanların sağlık durumlarının iyi olduğu, ekipler tarafından gerekli yaşam şartlarının sağlandığı ve sürüyü yalnız bırakmamak için yol yapım çalışmalarının tamamlanmasının ardından sürüleriyle birlikte bölgeden ayrılacakları bildirildi. Olay, sabah saatlerinde Yarıkkaya köyü sınırlarında bulunan Sultan Dağları yaylasında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sürülerini otlatmak için yaylaya çıkan çobanlar Bilal Akpınar ve Ömer Şahin, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanla birlikte yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle bulundukları yerde mahsur kaldı. Isparta Damızlık Koyun, Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Hüseyin Sarıdaş’ın ihbarı üzerine bölgeye AFAD ve İl Özel İdaresi ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemelerde, çobanların ve koyunların geçtiği güzergâhta zemin yapısının zayıfladığı, yağışların da etkisiyle yaklaşık 300 metrelik alanda meydana gelen toprak kayması sonucu yolun çöktüğü ve bu nedenle yaylaya ulaşımın sağlanamadığı ve bu yüzden geri dönemedikleri belirlendi. Bunun üzerine Yarıkkaya köyünden 3 traktörle yola çıkan 15 kişilik köy halkı ve bölgede bulunan ekipler, zorlu arazi şartlarına rağmen mahsur kalan çobanlara ve hayvanlara ulaşarak saman ve yiyecek ulaştırdı. Ancak yolun kapalı olması nedeniyle küçükbaş hayvanların yayladan indirilemediği öğrenildi. Sağlık durumlarının iyi olduğu belirtilen çobanların, yol yapılana kadar sürülerini bırakmamak için bölgede kalmaya devam ettiği bildirildi. "İnşallah çoban arkadaşlarımıza bir şey olmaz" Çobanlara yardım için bölgeye giden ve ilk ulaşan vatandaşlardan Mikail Şahin, "Orada sürümüz vardı ve bu olay nedeniyle 8-9 hayvanımız telef oldu. Sabah saat 06.30’dan itibaren onları kurtarmak için mücadele ettik, akşam saat 19.30 civarında çalışmaları sonlandırmak zorunda kaldık. Koyunlarımızı ve çoban arkadaşlarımızı gerekli imkanlar sağlanarak bulundukları yerde bıraktık. İnşallah çoban arkadaşlarımıza bir şey olmaz. Biz haberi alır almaz bölgeye gittik ve tehlikeli yollardan geçerek çoban arkadaşlarımıza ulaştık. Allah’a şükür, sağlık durumları iyi. Yanımızda saman ve bazı malzemeler götürdük. Olay yerine vardığımızda sürüde kayıplar olduğunu gördük. Koyunları ve çoban arkadaşlarımızı geri getirmek istedik ancak önümüzde bir akarsu vardı ve yol olmadan bunu aşmamız mümkün değildi. Yoğun tipi vardı ve kar kalınlığı yaklaşık 50 santimetreye ulaşıyordu. Traktörlerimiz bile ilerlemekte zorlandı. Yolu açmak için çok çaba sarf ettik ancak başarılı olamadık. Herkese geçmiş olsun diliyorum" dedi. Yol yapım çalışmalarının sabah saatlerinde devam edeceği bildirildi.