MAGAZİN - 20 Kasım 2022 Pazar 22:29

‘Barış Akarsu merhaba’ filmi memleketi Bartın’da gösterime girdi

A
A
A
‘Barış Akarsu merhaba’ filmi memleketi Bartın’da gösterime girdi

Geçirdiği trafik kazası sonucu genç yaşta hayatını kaybeden Barış Akarsu’nun hayatının anlatıldığı film, memleketi Bartın’da gösterime girdi.

Geçirdiği trafik kazası sonucu genç yaşta hayatını kaybeden Barış Akarsu’nun hayatının anlatıldığı film, memleketi Bartın’da gösterime girdi. ‘Barış Akarsu Merhaba’ filminin başrol oyuncusu İsmail Ege Şaşmaz, gösterim öncesi Barış Akarsu’nun hayranları ve sinemaseverle bir araya geldi.


2007 yılında 28’inci yaş gününü kutladığı gece trafik kazası geçiren ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren Anadolu rock müzik sanatçısı Barış Akarsu’nun hayatı sinemaya taşındı. Yönetmenliğini Mert Dikmen’in üstlendiği filmde Barış Akarsu’yu İsmail Ege Şaşmaz canlandırdı. İstanbul’da gerçekleşen galanın ardından Barış Akarsu’nun memleketi Bartın’da gösterime giren film için Barış Akarsu hayranları sinema salonlarına akın etti.


Filmin başrol oyuncusu İsmail Ege Şaşmaz, gösterim öncesinde Akarsu’nun hayranları ve sinemaseverlerle bir araya geldi.


Yoğun ilgi gören Şaşmaz yaptığı açıklamada, “Galamız çok güzel geçti. Buradaki gibi bir kalabalık vardı ve Barış’ın şarkılarını söyledik gala öncesi. Çok güzel bir katılım vardı. Barış’ın hayranları, dostlarımız, sevenlerimiz herkes oradaydı. Barış’ın babası Selahattin Akarsu, kardeşi Nesrin Akarsu da bizleri yalnız bırakmadı. Bartın’da Amasra’da şimdi Barış’ın memleketindeyiz. Çekimler boyunca ben Amasra’daydım. 1,5 aylık bir süreçte çekimleri burada yaptık. Burası benim için çok anlamlı bir şehir oldu. Benim için vazgeçilmez oldu. Barış’ın şarkısında dediği gibi ‘hasret kokan şehir, sevda kokan şehir, deniz kokan şehir…’ Benim içinde öyle bir şehir oldu burası. Geldiğimde kendimi kendi memleketimdeki gibi hissettim, Barış’ı da kendimden bildim. Onlar da beni kendilerinden bildiler. Sağ olsunlar onlarda beni Barış’ın yerine koydular. Bu benim için paha biçilemez bir şey oldu. Barış’ın memleketinde; Bartın’da, Amasra’da bu duyguyu yaşamak çok önemli. Çok zor bir insanı bir insanın yerine koyabilmek, Barış gibi bir insanın yerine koyulabilmek çok önemli bir şeydi benim için ben bunu yaşıyorum. Bunun haklı gururu ile de çok mutluyum.” İfadelerinde bulundu.


Şaşmaz, üzerindeki montun da Barış Akarsu’ya ait olduğunu ifade ederek, “Nesrin abla sağ olsun bana Barış’ın montunu da hediye etti. Şu an üstümdeki mont Barış’ın montu. Kolyem Barış’ın kolyesi. Bilekliği her zaman yanımda. Hep taşıyacağım bunları. Gerçekten paha biçilemez bir duygu. İyi ki buradayım. İyi ki beraber izleyeceğiz bugün. İyi ki, diyecek başka hiçbir şey yok” dedi.


Filmin Bartın’daki gösterimini izleyenler arasında Barış Akarsu’nun babası Selahattin Akarsu ve kız kardeşi Nesrin Akarsu da yer aldı.


Nesrin Akarsu filmle ilgili duygularını anlatırken, “Gala çok güzel geçti. Hayallerime kavuştum diyebilirim. Şimdi memleketindeyiz ağabeyimin Amasra, Bartın’dayız. Burada Ege Şaşmaz severleriyle birlikte izleyecek filmini. Çok güzel oldu her şey. Heyecanlıyız tabi. Ağabeyimi bu şekilde İsmail Ege Şaşmaz’da görmek çok gurur verici. Hem hüzünlüyüm hem de mutluyum.” Şeklinde konuştu.


Bartın Valisi Dr. Nurtaç Arslan, Bartın İl Emniyet Müdürü Şakir Engin Korkmaz, İl Jandarma Komutanı J. Kd.Alb.Ersin Aslan’da filmin Bartın’daki ilk gösterimini izleyenler arasında yer aldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Yenişehir’de vefa: 18 Mart Şehitleri dualarla anıldı Bursa’nın Yenişehir ilçesinde, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü dolayısıyla düzenlenen programlarda duygu dolu anlar yaşandı. Gün boyu süren etkinlikler, akşam Sinanpaşa Külliyesi’ndeki anlamlı iftar sofrasıyla taçlandı. Yenişehir’de 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitler Günü dolasıyla çeşitli programlarda düzenlendi. Sabah saatlerinde Heykel Meydanı’nda gerçekleştirilen resmi tören çelenk sunumu ve saygı duruşuyla başladı. Protokol ve vatandaşların yoğun katılım gösterdiği resmi programın ardından ziyaretler şehitliklerle devam etti. Yenişehir, Selimiye ve Kıblepınar şehitliklerine giden heyet, vatan topraklarını müdafaa ederken canlarını feda eden kahramanları kabirleri başında Kur’an-ı Kerim tilaveti dinleyerek andı. Şehit ailelerinin de katıldığı ziyaretlerde duygusal anlar hakim olurken, kahramanların mezarlarına karanfiller bırakılarak şükran sunuldu. Günün maneviyatı, akşam saatlerinde Sinanpaşa Külliyesi’nde kurulan iftar sofrasında paylaşıldı. İlçe protokolü; şehit aileleri ve gazilerle aynı sofrada buluştu. Kalplerimiz Çanakkale ruhuyla atıyor Buradaki programda selamlama konuşması yapan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, Çanakkale ruhunun önemine değinerek, "Bugün kalplerimiz 111 yıl önceki o büyük ruhla, Çanakkale ruhuyla atıyor. Çanakkale; bir milletin var oluş iradesidir. Eğer bugün bu ezanların gölgesinde, bu bereketli sofrada huzurla iftarımızı bekliyorsak; bu, canını vatana siper eden şehitlerimizin ve ’ölürsem şehit, kalırsam gazi’ diyerek cepheye koşan kahramanlarımızın sayesindedir" dedi. ’Sizler en mukaddes emanetimizsiniz’ Şehit ailelerine ve gazilere seslenen Başkan Ercan Özel, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: "Sizler bizim için bu milletin en mukaddes emanetlerisiniz. Şehitlerimizin geride bıraktığı aileleri bizim öz ailemiz, gazilerimiz ise başımızın tacıdır. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, tüm şehitlerimizi rahmetle ve minnetle anıyorum." ’Bu topraklarda huzur içindeysek onların sayesindedir’ İftar programında davetlilere hitap eden Yenişehir Kaymakamı Ümit Altay, dünyada yaşanan acılara dikkat çekerek şükür ve dua vurgusu yaptı. Kaymakam Altay konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Bu anlamlı günde, bayrama adım adım yaklaştığımız bu vakitlerde bir araya gelmek istedik. Maalesef Orta Doğu’da savaşlarla, ölümlerle sarsılan bir dünya var. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde vatanımızı savunmak için kanını ve canını feda eden şehitlerimizin kanıyla sulanmış bu topraklarda bugün huzur içinde yaşıyorsak onlara her zaman dua etmemiz lazım. Onları her zaman yâd etmemiz lazım. Allah gani gani rahmet eylesin." Yenişehir Gaziler Derneği Başkanı Hikmet Öztürk de programı düzenleyen İlçe Kaymakamı Ümit Altay ile Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel’e teşekkürlerini iletti.
İzmir Adalet için dijital rehber Adalet Bakanlığı’nın verilerine göre; ülkemizde 2025 yılında açılan dava sayısı yaklaşık 8,8 milyon olarak gerçekleşti. Hakim başına 767, savcı başına ise bin 373 dosya düşüyor. Yaşar Üniversitesi Yapay Zeka Mühendisliği lisansüstü eğitim öğrencisi Doğa Kayra Yılmazarslan, tarafından geliştirilen uygulama davaların sonucunu saniyeler içinde tahmin ederek hukuk dünyasına hız ve yenilik kazandırmayı hedefliyor. Adalet Bakanlığı’nın 2025 yılına ilişkin UYAP verilerine göre; 2025’te ceza, hukuk ve idari olmak üzere toplam 8,8 milyon dava dosyası açıldı. Sayısal verilere göre hakim başına düşen 767 ve savcı başına düşen bin 373 dosya sayısı, hukuk dünyasındaki iş yoğunluğunu ortaya koyuyor. Yaşar Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Yapay Zeka Mühendisliği yüksek lisans öğrencisi Doğa Kayra Yılmazarslan’ın tez çalışmasında geliştirdiği proje avukatların yükünü hafifletmeyi hedefliyor. Sistem, kullanıcılardan aldığı dava metinlerini veya olay anlatımlarını gelişmiş algoritmalarla analiz ederek hukuk dünyasına yeni bir bakış açısı getiriyor. Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Korhan Karabulut ve Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emre Cumalıoğlu danışmanlığında geliştirilen uygulama, dava dosyalarını derinlemesine inceleyip anladıktan sonra, geçmişte verilmiş benzer Yargıtay kararlarını saniyeler içerisinde bularak kullanıcıya sunuyor. Bu teknoloji sayesinde, avukatların saatlerini alan emsal karar araştırmaları artık yalnızca birkaç dakikaya iniyor. Böylece hukuk uzmanları için strateji geliştirme süreçleri ciddi oranda hızlanıyor. İhtimalleri gösteriyor Davanın kazanılma ihtimalini sayısal verilerle ortaya koyması, projeyi literatürdeki diğer çalışmalardan ayıran en önemli özellik. Kullanıcılara davanın başarı şansını yüzdesel olarak sunan söz konusu uygulama, davanın açılmaya değer olup olmadığına dair kararların dakikalar içerisinde verilmesine imkan tanıyor. Ayrıca sistem, benzer başarılı davalarda izlenen hukuki yolları Yargıtay kararları üzerinden kullanıcıyla paylaşarak, mevcut davaların doğru stratejiyle ilerleyip ilerlemediğinin takip edilmesini mümkün kılıyor. Projeyi hayata geçiren Yaşar Üniversitesi Yapay Zeka Mühendisliği yüksek lisans öğrencisi Doğa Kayra Yılmazarslan, konuyla ilgili görüşlerini şöyle ifade ediyor: "Hem hukuk uzmanlarının profesyonel ihtiyaçlarını karşılayacak hem de hukuk bilgisi olmayan vatandaşların kolaylıkla anlayabileceği şekilde tasarlanan uygulama, adalete erişim konusunda dijital rehber görevi görüyor. Projem hukuki süreçlerdeki zaman kaybını minimize ederek hukukçuların ve vatandaşların iş yükünü hafifletmeyi amaçlıyor."
İstanbul Oğuz Murat Aci’nin mezarını ziyaret eden baba Özer Aci: "Bu beşinci bayram, elimizi öpecek bir evlat kalmadı" İstanbul Eyüpsultan’da 17 yaşındaki Timur Cihantimur’un çarparak ölümüne neden olduğu Oğuz Murat Aci’nin babası Özer Aci, bayramda oğlunun kabrini ziyaret etti. Basa Aci, "Bu beşinci bayram. Asıl biz sağken öldük. Bizim elimizi öpecek bir evlat kalmadı. Onun evladının da elini öpecek bir babası kalmadı. Kazanın başından iki yıl geçti. Ben ilk gün ne diyorsam bugün yine aynı duygularla, aynı acıyla, aynı üzüntüyle dile getiriyorum ve mücadeleme devam edeceğim’’ dedi. Eylem Tok ile Op. Dr. Bülent Cihantimur’un 17 yaşındaki oğlu Timur Cihantimur, 1 Mart 2024 ‘te iddiaya göre Kemerburgaz’da kullandığı lüks otomobille bozulan ATV’lerini yol kenarına çeken kişilere çarpmış, kazada Oğuz Murat Aci (29) hayatını kaybetmişti. Olayın ardından Cihantimur, annesi Eylem Tok tarafından önce Mısır’a, ardından ABD’ye kaçırılmıştı. ABD’de tutuklu bulunan anne ve oğul için iade kararı verilmişti. Oğuz Murat Aci’nin vefatının üzerinden 2 yıl geçerken, acılı baba Özer Aci Ramazan Bayramı’nda evladının mezarını ziyaret etti. ’’Ben ilk gün ne diyorsam bugün yine aynı duygularla, aynı acıyla, aynı üzüntüyle dile getiriyorum ve mücadeleme devam edeceğim’’ Evladının vefatının üzerinden geçen beşinci bayram olduğunu belirten acılı baba Özer Aci, ’’Asıl biz sağken öldük. Elimizi öpecek bir evlat kalmadı. Onun evladının da elini öpecek bir babası kalmadı. Kazanın üzerinden iki yıl geçti. Ben ilk gün ne diyorsam bugün yine aynı duygularla aynı acıyla aynı üzüntüyle dile getiriyorum ve mücadeleme devam edeceğim. Ömrüm vefa ettiği müddetçe adalet yerini bulana kadar mücadeleye devam edeceğim. Şu ana kadar bir başarı elde ettim diye düşünüyorum. Bir yerlere vardık diye düşünüyorum. Kaza olabilir ama kazadan sonra yaşananlar beni derinden üzdü, derinden yaraladı ve yaralamaya da devam ediyor. Özellikle belirtmek istediğim konu, onlar 2 saat içerisinde ülkeyi terk edebiliyorlar. Benim oğlum 80 dakika, neredeyse 2 saate yakın bir süre sonra hastaneye ulaşabiliyor. Ambulans aranmıyor, cep telefonları toplanıyor. Burada telefonu ben almadım diyor. Özellikle altını çizerek belirteyim bir telefon halen kayıp. Bu telefondan hiç bahsedilmiyor. Yani bu telefonu onlar mı aldı, başka tarafa mı gitti ne oldu. Burada yok olan bir telefon var. ’Telefonu ben aldım, o aldı’, sonuç olarak telefon Eylem Tok’un arabasında çıkıyor’’ diye konuştu. "Akın Gürlek ile inanıyorum ki yakında görüşeceğiz’’ Oğuz Murat Aci’nin ölümünden sonraki yaşanan süreçte önceki dönem Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un kendileriyle bizzat ilgilendiğini kaydeden baba Özer Aci, yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek ile de yakın zamanda görüşeceklerine inandığını söyledi. Baba Aci, "Yeni Adalet Bakanımızla direkt bir görüşmemiz olmadı. Yalnız Adalet Bakanlığı ile görüşmelerimiz devam ediyor. Sağ olsunlar bizi bilgilendiriyorlar. Bilgilendirmeye de devam edeceklerini söylüyorlar. Adalet Bakanıyla da ben inanıyorum ki yakın bir zamanda görüşeceğiz. Bu görüşmeler bize güç veriyor, ayakta durmamızı sağlıyor ve umut veriyor. Bu umudun çerçevesinde ayakta duruyoruz’’ dedi. "Gelinin sessizliği devam ediyor, çünkü konuşacağı veya savunacağı bir şey yok’’ Torunu Pars’ın velayet davasının ertelendiğini ve bunun sebebinin karşı tarafın avukatından kaynaklandığını iddia eden Özer Aci, ’’Ne yazık ki davada sosyal uzman raporu, pedagog raporu ve psikolog raporu hazır olmasına rağmen karşı tarafın yani annenin avukatının ‘psikiyatri raporu da olması gerekiyor’ demesiyle şu an dava mayıs ayına ertelendi. Bu yaşta bir çocuğa, şu an 3 buçuk yaşında olan bir çocuğa psikiyatri acaba ne ilaç yazacak. Şu an sessizliği devam ediyor, çünkü konuşacağı veya savunacağı bir şey yok. Benim baştan beri savunduğum nokta, para alma konusu kendi düşüncesi çerçevesinde idrak ettiği bir olay değildi. Ben para alıp almadığını kendisine soramadım. Çünkü irtibat sağlayamıyoruz. Yani konuşmayan bir insanla zorla nasıl konuşacağız ki. İnsan olmadıktan sonra, insani davranışlarda bulunmadıktan sonra ben ne yapabilirim ki’’ dedi. Tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı da kutlayan Özer Aci, "Özellikle tüm evlat acısı çeken anneler ve babaların bayramlarını kutlarım. Acı ama gerçek. Evlatlarımız öldüler kurtuldular. Asıl ölenler sağlar. Anneler, babalar ve kardeşler acı çekmeye devam ediyoruz’’ ifadelerini kullandı.