SAĞLIK - 07 Nisan 2026 Salı 13:14

Türkiye’ye örnek dijital sağlık uygulaması

A
A
A
Türkiye’ye örnek dijital sağlık uygulaması

Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ali Ataş ile Endüstri Mühendisi Büşra Ataş tarafından geliştirilen EndoC (Endocrine Calculator), çocuk sağlığı alanında çalışan hekimlerin günlük poliklinik pratiğine önemli bir kolaylık sunuyor. Geliştirilen dijital platform, sağlıkta dijital dönüşümün önemli örneklerinden biri olarak öne çıkarken, Balıkesir Üniversitesinin bilimsel üretkenliğini ve topluma katkı vizyonunu da bir kez daha gözler önüne serdi.


www.endoc.com.tr adresi üzerinden erişilebilen platform, özellikle pediatrik endokrinoloji alanında ihtiyaç duyulan tıbbi ve medikal hesaplamaların hızlı, doğru ve güvenilir bir şekilde yapılmasını sağlamak amacıyla geliştirildi. EndoC sayesinde, çocuk hastalara yönelik değerlendirmelerde zaman kaybına neden olan hesaplamalar otomatik olarak gerçekleştiriliyor.


Konu hakkında değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Ali Ataş, geliştirdikleri platformun yalnızca bir hesaplama aracı olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:


"EndoC ile amacımız, hekimlerin günlük pratikte sıkça ihtiyaç duyduğu ancak zaman alan hesaplamaları saniyeler içinde, hatasız ve standart bir şekilde gerçekleştirebilecekleri bir sistem sunmaktı. Özellikle yoğun poliklinik ortamında zamanın ne kadar kritik olduğunu biliyoruz. Bu noktada geliştirdiğimiz çözüm, hekimlerin iş yükünü hafifletirken, klinik karar süreçlerinde de önemli bir destek sağlıyor. Bununla birlikte, dijitalleşmenin sağlık hizmetlerinde yalnızca hız değil, aynı zamanda güvenilirlik ve standartizasyon getirdiğine inanıyoruz. EndoC, pediatrik endokrinoloji alanına özgü hesaplamaları bilimsel veriler ışığında sunarak hem genç hekimler hem de deneyimli uzmanlar için pratik bir rehber niteliği taşıyor. En önemlisi ise, hekimlerin kazandığı bu zamanın doğrudan hastaya yansımasıdır. Daha fazla iletişim, daha dikkatli değerlendirme ve daha nitelikli bir sağlık hizmeti sunulmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz."



Türkiye’ye örnek dijital sağlık uygulaması

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Tekin: "Son 25 yılda eğitim-öğretimde uluslararası oranlara eriştik" Gaziantep’te ’Öğrencilerin Söz Varlığının Tespiti, Geliştirilmesi ve İzlenmesi Projesi 5. Çalıştayı’na katılan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, eğitim-öğretimde son 25 yıldaki değişimlere ait verileri paylaşarak, "Son 25 yılda eğitim-öğretimde uluslararası oranlara eriştik" dedi. Bakan Tekin, yapılan yeniliklerle ilgili umutlu olduğunu söyleyerek, "Çocuklarımız ve gençlerimiz dünyaya örnek teşkil eden geçmişimizi öğrensin istedik. Birkaç yıl içerisinde çocuklarımız bizden çok daha iyi Türkçe konuşacak" ifadelerini kullandı. Gaziantep Öğretmenevi’ndeki ’Öğrencilerin Söz Varlığının Tespiti, Geliştirilmesi ve İzlenmesi Projesi 5. Çalıştayı’nda konuşan Bakan Tekin, son 25 yılda eğitim-öğretimde yapılan çalışmalarla ilgili verileri paylaştı. Bakan Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin hayatı geçirilmesinin nedenleri ve ileriye dönük amaçlarıyla ilgili de bilgi verdi. "Son 25 yılda eğitim-öğretimde uluslararası oranlara eriştik" Eğitim-öğretimde son 25 yıldaki değişimlere ait verileri paylaşan Tekin, "2002-2003 eğitim öğretim döneminde Türkiye’de yaklaşık olarak 330-350 civarında sınıfımız vardı. 350 bin civarında sınıfta ders görüyordu öğrencilerimiz. Bunun yarısının deprem ya da benzeri sebeplerle ekonomik ömrünü tamamladığını düşünürsek o günden elimizde kalan 150 bin civarında derslik olduğunu söyleyebiliriz. Bugün çok şükür 750 bin sınıfımız var. 150 bin oradan kaldığını düşünürsek yaklaşık 5 kat artmış. Aynı şey insan kaynağı açısından da geçerli. Öğretim başına düşen öğrenci sayısının çok kalabalık olduğu, öğretmenlerimizin iş yükünün çok yoğun olduğu realitesinden hareketle öğretmen başına düşen öğrenci sayısının azaltılması gerektiği konuşuldu ve yaklaşık 830 öğretmen atılması yapıldı bu aradan geçen süre içerisinde. Oradaki göstergeler itibariyle de uluslararası oranlara eriştik. Teknolojik altyapı konusunda da şu anda 650 bin dersliğimiz internet erişim altı yarısına sahip. Ve internet erişim hizmeti üzerinde dünyanın en büyük eğitim öğretim içerik portalı dediğimiz EBA’ya bu 650 bin sınıfımızdaki akıllı tahtalar aracılığı erişim mümkün. UNDP raporlarına göre dünyada neredeyse tüm sınıflarında etkileşimli tahta olan tek ülke Türkiye" dedi. "Çocuklarımız ve gençlerimiz dünyaya örnek teşkil eden geçmişimizi öğrensin istedik" Bakan Tekin Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin amacı ile ilgili şu bilgileri verdi: "Çocuklarımızın, gençlerimizin bizim binlerce yıllık bu medeniyet inşa eden, dünyaya örnek teşkil eden geçmişimizi öğrensinler istedik. Bununla gurur duysunlar istedik. Ve her vasıtayı bu anlamda kullanmayı kendimize ilke ettik. Mesela, çok alakasız gibi gelecek 2023 yılı Haziran ayında bir genelge yayınladık. Dedik ki çocuklarımız okul bahçelerinde geleneksel çocuk oyunlarımızı oynasınlar dedik. Alakasız gibi duruyor değil mi? Yani okul bahçelerimiz cıvıl cıvıl olsun, çocuklarımız hareket etsin, obeziteyle mücadele etsin vesaire dedik. Hemen akabinde de Talim ve Terbiye Kurulu Başkanımız, temel eğitim genel müdürümüz 100 geleneksel çocuk oyunumuzu belirledi. İllerde formatörler oluşturduk. Çocuklarımıza geleneksel oyunlarımızı öğretelim diye. Niye? Gerekçemiz ne olabilir? Kültür aktarımında, medeniyet inşa aktarımında, medeniyet aktarımında çocuklarımız için en önemli paylaşım araçlarının bir tanesi oyunlardır. Kültür aktarımının en temel çıkış noktalarından bir tanesi bu. Çocukların çocukken oynamaya başladıkları oyunlar sizin bu ülkeye olan bağlılığınız, bu ülkenin değerlerine olan bağlılığınız, paylaşım, dayanışma, merhamet bunların hepsi çocuklarınıza oyunlarla verilebilir. Başka ülkelerde bu yapılıyor. Biz başlar başlamaz burada dedik ki çocuklarımız bir sahip oldukları medeniyet birikimiyle gurur duysunlar. Gurur duymak için ne yapmaları lazım? Önce bilmeleri lazım. O zaman programlarımızı revize ederken, yani Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’yle yola çıkarken ana parametremiz bu oldu. Bunu çocuklarımız öğrensin. Bu minvalde bir sürü şey yaptık. İlk yaptığımız şeylerin bir tanesi 2023 yaz aylarında çocuklarımızın ana dil becerilerini geliştirmek açısından ortaokulda da Türkçe, orta öğretim kurumlarında Türk Dili ve Edebiyatı dersleriyle ilgili olarak kararlar aldık. Geçme metodunu değiştirdik. Ölçme değerlendirme metodunu değiştirdik. Çocuklarımıza artık gramer ezberletmeyin. Onun yerine Türkçe ve Türk Dili ve Edebiyatı öğretimlerimizin iş yükünü biraz arttırdık ama dört beceri üzerinden çocuklarımızın ana dil becerilerini ölçtüğümüz yeni bir yaklaşımı uygulamaya başladık." "Birkaç yıl içerisinde çocuklarımız bizden çok daha iyi Türkçe konuşacak" Yapılan yeniliklerle ilgili umutlu olduğunu söyleyen Bakan Tekin, "Ben şunu iddia ediyorum. Birkaç yıl içerisinde çocuklarımız bizden çok daha iyi Türkçe konuşacaklar. Çocuklarımız bizden daha çok daha iyi şeklinde kendilerini ifade etmeye başlayacaklar. Bakın çok trajik bir örnek olsun diye söylüyorum yine. Ana dil becerisi o kadar önemli ki çocuklarımızın yabancı dil becerileri belirliyor. Ben hep şu örneği veriyorum. Kendi ana dilinde gündelik hayatta 100 kelimeyle konuşan bir çocuk, 500 kelime ile nasıl yabancı dil konuşacak? Komik değil mi? Trajikomik. O zaman çocuklarımızın yabancı becerileri dahil matematik okur yazarlığından diğer akademik derslere kadar her anlamda başarıları artırabilmemizin yegane koşulu ana dil becerilerini istediğimiz düzeye çekebilmek" diye konuştu.
Trabzon Trabzon’da Dağ Kayağı Eğitimi ilk kez düzenlendi Türkiye Dağcılık Federasyonu’nun faaliyet programı kapsamında gerçekleştirilen Dağ Kayağı Temel Eğitimi, 2-6 Nisan 2026 tarihleri arasında Trabzon’da tamamlandı. Kentte ilk kez düzenlenen bu eğitim, Trabzon’un dağ kayağı potansiyelini ortaya koyması açısından önemli bir gelişme olarak öne çıktı. Uzungöl Yaylaönü ve Zigana bölgesinde toplam 22 sporcunun katıldığı program, Türkiye Dağcılık Federasyonu dağ kayağı antrenör eşliğinde yürütüldü. Eğitim süresince katılımcılara; dağ kayağı ekipman bilgisi, emniyet ve güvenlik teknikleri, rota planlama, tırmanış ve iniş teknikleri ile çığ farkındalığı ve arama-kurtarma konularında kapsamlı teorik ve uygulamalı bilgiler aktarıldı. Türkiye Dağcılık Federasyonu Trabzon İl Temsilcisi Zeynep Bayoğlu, organizasyonun Trabzon için önemli bir başlangıç olduğunu belirterek "Trabzon’un doğal yapısı, kar kalitesi ve farklı parkur seçenekleri dağ kayağı için oldukça elverişli. Bu eğitimle birlikte hem bu potansiyeli görünür kılmayı hem de sporcularımızı bu alana yönlendirmeyi amaçladık" dedi. Trabzon’un birçok ilçesinde dağ kayağı yapılabilecek uygun alanlar bulunduğunu ifade eden Bayoğlu, özellikle Çaykara, Maçka, Tonya, Hayrat ve Düzköy bölgelerinin kış aylarında elverişli koşullar sunduğunu vurguladı. Bu bölgelerin doğru planlama ve desteklerle önemli birer spor ve turizm destinasyonuna dönüşebileceğini belirtti. Bayoğlu, amaçlarının yalnızca sportif faaliyetlerle sınırlı olmadığını dile getirerek, "Macera turizminin desteklenmesi, dağ kayağı faaliyetlerinin yaygınlaştırılması ve ilimizin turizm çeşitliliğinin artırılması en önemli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Trabzon’un bu alanda daha fazla ilgi görmesini ve tercih edilmesini istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Antalya ALDAŞ soruşturmasında Muhittin Böcek hakkında tutuklama kararı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturması kapsamında tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek hakkında Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı ALDAŞ şirketine ilişkin devam eden soruşturma kapsamında "zimmet" ve "zimmet suçunun işlenmesine kasten göz yummak" suçlarından tutuklama kararı verildi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturması kapsamında 5 Temmuz 2025’te tutuklanan ve İçişleri Bakanlığı kararıyla görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek hakkında Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin kamu altyapı hizmetleri alanlarında faaliyet gösteren Antalya Altyapı Yönetim ve Danışmanlık Hizmetleri A.Ş.’ye (ALDAŞ) ilişkin soruşturmada da Antalya 3. Sulh Ceza Hakimliği’nin 1 Nisan tarihli kararıyla bilirkişi raporu çerçevesinde "zimmet" ve "zimmet suçunun işlenmesine kasten göz yummak" suçlarından tutuklama kararı verildi. SEGBİS üzerinden ifadesi alınan Böcek’in yöneltilen suçlamaları kabul etmediği öğrenildi. Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı ALDAŞ Altyapı Yönetim ve Danışmanlık Ticaret A.Ş. üzerinden usulsüz harcamalar yapılarak yaklaşık 399 milyon 507 bin lira kamu zararına yol açıldığı iddialarına ilişkin soruşturma kapsamında, 14 Ocak’ta aralarında Muhittin Böcek’in de bulunduğu 22 şüpheli hakkında işlem başlatılmış, 14 kişi gözaltına alınmıştı. Zanlılardan 4’ünün ifadelerinin alınması amacıyla davet edildiği, 2’sinin yurt dışında bulunduğu, 1’i hakkında ise yeni ameliyat olması nedeniyle gözaltı işlemi uygulanmadığı bildirilmişti. Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre, İçişleri Bakanlığı’nca görevlendirilen mülkiye başmüfettişi tarafından hazırlanan rapor ile savcılık talimatıyla düzenlenen bilirkişi raporunda, ALDAŞ şirketi üzerinden yapılan usulsüz harcamalara ilişkin toplam 399 milyon 507 bin 249 lira 78 kuruş kamu zararı tespit edildiği belirtilmişti.