EĞİTİM - 11 Eylül 2025 Perşembe 16:20

Balıkesir’de Kredi Yurtlar kurumundan 17 bin 324 öğrenci faydalanacak

A
A
A
Balıkesir’de Kredi Yurtlar kurumundan 17 bin 324 öğrenci faydalanacak

Öğrencilerin barınma ihtiyaçlarını karşılayan ve sosyal gelişimlerine değer katan modern yurt projeleri, Balıkesir’in dört bir yanında yükseliyor. Balıkesir’de yapımı tamamlanan yurtlardan 17 bin 324 öğrenci faydalanacak.


Balıkesir’de, öğrencilerin eğitim hayatını daha konforlu ve verimli hale getirmek amacıyla yeni yurt projeleri hayata geçiriliyor. Bu projelerden biri olan ve 2 bin 150 kişilik kapasitesiyle yapımı süren Altıeylül Öğrenci Yurdu, öne çıkıyor. Modern yaşam alanlarıyla öğrencilerin tüm ihtiyaçlarını karşılamayı hedefleyen bu yurt, hem işlevsellik hem de konfor sunarak eğitim sürecini daha rahat ve verimli bir hale getirecek.


2024 yılında tamamlanan projeler arasında 3 bin 214 kişilik kapasitesiyle Balıkesir Kız Öğrenci Yurdu ve bin 198 kişilik kapasitesiyle Zağnos Paşa Öğrenci Yurdu, öğrencilere yüksek standartlarda konaklama imkanı sunuyor.


2025 yılında yapımı tamamlanan 320 kişilik kapasiteye sahip Edremit Öğrenci Yurdu, öğrenciler için modern bir yaşam alanı oluşturuyor. 820 kişiye hizmet edecek olan Karesi Öğrenci Yurdu, öğrencilerin ihtiyaçlarına uygun konforlu konaklama imkanı sağlayacak.


Ayrıca Bandırma Kuş Cenneti Öğrenci Yurdu 2025-2026 eğitim-öğretim döneminde 636 kişilik kapasiteyle öğrencilerin hizmetinde olacak.


Yurtlarda modernizasyon çalışmaları


Balıkesir genelinde devam eden yeni yurt inşaatlarının tamamlanmasıyla birlikte, yurtlarda konaklama kapasitesinin 17 bin 394 kişiye çıkarılması hedefleniyor. Yeni yurtların yanı sıra mevcut yurtlarda da kapsamlı bakım ve modernizasyon çalışmaları gerçekleştiriliyor. Bu çalışmalar sayesinde tesislerin güvenlik ve konfor standartları önemli ölçüde yükseltilerek, öğrencilere daha kaliteli hizmet sunulması sağlanıyor. Ayvalık, Bandırma, Burhaniye, Bigadiç, Dursunbey, Gönen, Manyas ve Merkez ilçelerindeki yurtlarda gerçekleştirilen bu modernizasyon projeleri, gençlerin barınma ve sosyal ihtiyaçlarını daha etkin bir şekilde karşılamayı amaçlıyor.


Gençlik ve Spor İl Müdürü Adem Özalp, Balıkesir’deki GSB Yurtlarının da eğitim gören gençler için büyük önem taşıdığını belirterek, "Bu projeler, gençlerin yaşam kalitesini artırmak ve gelişimlerine katkıda bulunmak amacıyla tasarlanıyor. Yeni yurtlar, öğrencilere modern ve donanımlı yaşam alanları sunarak, eğitimlerine odaklanmalarını kolaylaştıracak. Gençlik ve Spor Bakanlığımızın ilimize kazandırdığı bu projeler sayesinde, gençlerimiz eğitim, barınma ve sosyal gelişim ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra kültürel ve sportif faaliyetlere katılım için de geniş imkanlar buluyor. Bu yatırımlar, hem öğrencilerimize hem de topluma değer kazandırıyor" ifadelerinde bulundu.



Balıkesir’de Kredi Yurtlar kurumundan 17 bin 324 öğrenci faydalanacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Cumalıkızık UNESCO Dünya Mirası Alanı Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi Bursa’da Cumalıkızık’ın UNESCO Dünya Mirası kimliğinin korunması, sürdürülebilir yönetim anlayışının güçlendirilmesi ve geleceğe taşınmasına yönelik kapsamlı bir değerlendirme toplantısı Tayyare Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Bursa UNESCO Derneği Cumalıkızık Çalışma Gurubu tarafından organize edilen toplantıya yerel yöneticiler, akademisyenler, Bursa alan başkanı ve ekibi, sivil toplum kuruluşları, köy temsilcileri ve koruma uzmanları katıldı. Gündemde tarihi dokunun korunması, restorasyon süreçleri, artan ziyaretçi yoğunluğunun oluşturduğu baskılar, yangın ve afet riskleri, altyapı ihtiyaçları ile yerel halkın sürece aktif katılımı yer aldı. Toplantıda Cumalıkızık’ın yalnızca turistik bir destinasyon değil, yaşayan bir kültürel miras alanı olduğu vurgulandı. Katılımcılar, UNESCO Dünya Mirası unvanının korunabilmesi için koruma-kullanma dengesinin hassasiyetle yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti. Ziyaretçi yoğunluğu kritik boyutta Geçen yıl bir günde yaklaşık 34 bin kişinin Cumalıkızık’ı ziyaret ettiği belirtilen toplantıda, bu yoğunluğun Bursaspor maç günlerindeki stadyum kalabalığıyla kıyaslanabileceği ifade edildi. Uzmanlar, kontrolsüz yoğunluğun tarihi doku üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirterek sürdürülebilir turizm politikalarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Toplantıda yeterli sağlık altyapısının olmadığı, acil tahliye planlarının eksik olduğu, güvenlik ve yönlendirme sistemlerinin yetersiz kaldığı, ziyaretçi yönetiminin profesyonel şekilde yapılmadığı ifade edildi. Yapı stoğu ve restorasyon durumu endişe verici Köyde yapılan güncel yapı tespitine göre: Toplam 259 ev bulunuyor, 168’i tarihi yapı niteliğinde, 76’sı betonarme, 21’i tamamen yıkılmış, 17’si harabe ve tehlike arz eder durumda. Toplam 38 yapı oturulamaz durumda Dikkat çeken bir tespit ise kamu ve STK yapılarının neredeyse tamamı restore edilmişken, köy halkına ait tarihi evlerin yaklaşık yüzde 78’inin hâlâ restore edilmemiş olması. Köy halkının kendi imkanlarıyla restore ettiği ev sayısı yalnızca 19 olarak açıklandı. Toplamda 113 evin restorasyon beklediği, harabe durumdakilerle birlikte yaklaşık 151 yapının müdahale gerektirdiği belirtildi. "Koruma yükü köylünün üzerinde kaldı" Köydeki tarihi evlerin yaklaşık yüzde 70’inde usulüne uygun olmayan müdahaleler bulunduğu ancak bunun yalnızca "köylünün bilinçsizliği" ile açıklanamayacağı vurgulandı. Restorasyon desteğinin sınırlı kaldığı, köy halkının büyük kısmının yıllardır sıra beklediği ifade edildi. "Benim evim neden restore edilmiyor, komşumun benden ne farkı var?" düşüncesinin yaygınlaştığı belirtilirken, koruma yükünün köylü üzerinde kaldığı eleştirisi yapıldı. Toplantıda dikkat çeken bir eleştiri de önceliklerin yanlış belirlenmesine yönelik oldu. Yoğun ziyaretçi baskısı ve otopark ihtiyacı sürerken yeni piknik alanı yapılmasının yanlış öncelik olduğu ifade edildi. UNESCO alanı çevresinde turistik yükü artıracak projeler yerine altyapı ve koruma önceliği olması gerektiği vurgulandı. "Bir Günde 50 Bin Kişiye Hediyelik Eşya Üretebilecek Bir Köy Değiliz" Konuşmalarda "Bir günde 50 bin kişiye hediyelik eşya üretebilecek bir köy değiliz" sözüyle mevcut turizm baskısının gerçekçi olmadığı ifade edildi. Köy ekonomisinin ve yaşam kapasitesinin ziyaretçi yoğunluğuna göre yeniden planlanması gerektiği belirtildi. Uluslararası iş birlikleri ve tanıtım Toplantıda Safranbolu ve Avrupa’daki örnek miras alanlarıyla iş birliği geliştirilmesi, uluslararası uzmanlarla ortak çalışmalar yapılması, İngilizce tanıtım materyalleri hazırlanması ve Cumalıkızık’a özel belgesel projelerinin hayata geçirilmesi yönünde öneriler paylaşıldı. Avrupa’daki bazı UNESCO köylerinin mimariyi korumak için geliştirdiği yenilikçi yöntemlerden örnekler verilirken, amaçlarının bu örneklerden öğrenmek ve Cumalıkızık’a uygun modeller geliştirmek olduğu ifade edildi. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmalı" Toplantıda geleneksel üretim kültürünün, kadın emeğinin ve kırsal yaşam kimliğinin korunmasının UNESCO sürecinin temel parçalarından biri olduğu vurgulandı. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmadan yalnızca fiziksel restorasyon yeterli olmaz" görüşü öne çıktı. Boş duran kamu yapılarının kadın üretim merkezi, sağlık destek noktası, ziyaretçi ağırlama alanı ve kültürel buluşma merkezi olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. "UNESCO unvanı sınırsız turizm değildir" UNESCO uzmanlarının geçmişte yaptığı "Sınırsız turist kabul edilemez" uyarısı hatırlatılırken, 34-50 bin kişinin bir günde gelmesinin başarı gibi sunulmaması gerektiği vurgulandı. Kontrollü ziyaretçi sistemi, rezervasyon ve zaman planlaması, kapasite yönetimi, yönlendirilmiş turizm modeli uygulanması gerektiği belirtildi. "Cumalıkızık dışarıdan gelen baskıyla yok olabilir" Toplantıdaki en önemli uyarılardan biri de Cumalıkızık’ın içeriden değil, dışarıdan gelen baskıyla yok olabileceği yönündeydi. Bursa’nın aşırı büyümesi, kent baskısının köylere dayanması, çevre yapılaşmalarının artması, rant baskısı, tarım alanlarının sanayiye dönüşmesi ve doğal alanların kaybedilmesi başlıca kaygılar olarak sıralandı. Ortak akıl vurgusu Toplantı sonunda katılımcılar, Cumalıkızık’ın geleceğinin ancak kurumlar, uzmanlar ve köy halkının ortak hareket etmesiyle sürdürülebilir şekilde korunabileceği görüşünde birleşti. Ortak akıl, şeffaf iletişim ve katılımcı yönetim anlayışının güçlendirilmesi yönünde çalışmaların devam edeceği belirtildi. "Bu mesele siyaset üstüdür. Amaç çocuklara doğru korunmuş bir miras bırakmaktır" görüşü toplantıya damga vuran mesajlardan biri oldu.