EĞİTİM - 08 Şubat 2026 Pazar 09:43

Balıkesir’de atık kumaşlara son projesi hayata geçirildi

A
A
A
Balıkesir’de atık kumaşlara son projesi hayata geçirildi

Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde, Balıkesir Üniversitesi Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi, fakülte sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında çevre bilincini ve sürdürülebilirliği odağına alan anlamlı bir proje hayata geçirdi.


Fakülte öğrencileri tarafından yürütülen "Bubfa ile Kumaş İsrafına Son" projesi, Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi bünyesinde gerçekleştirildi.


"Atıktan tasarıma, israftan ilhama" mottosuyla hayata geçirilen proje, atık kumaşların geri dönüşümüne dikkat çekmeyi, kumaş israfını azaltmayı ve öğrencilerde çevresel farkındalık oluşturmayı hedefledi. Proje kapsamında atık kumaşlar değerlendirilerek el emeği ve terzi desteğiyle çeşitli aksesuarlar üretildi. Öğrencilerin aktif katılımıyla yürütülen çalışmada, atık malzemelerin yeniden tasarlanarak kullanılabilir ve estetik ürünlere dönüştürülmesi sağlandı. Bu süreçte sürdürülebilir üretim anlayışı ön plana çıkarılırken, geri dönüşümün ekonomik ve çevresel katkılarına da vurgu yapıldı. Proje, Uluslararası Ticaret bölümü 3. sınıf öğrencileri Büşra Taş, İrem Demir, Azra Ece Şahin, Melike Duran, Zhuldyz Saduyeva, İdil Bayrak ve Mina Çınar tarafından yürütüldü. Etkinlik sonunda Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Oğuzhan İlban, sürdürülebilirlik temelli projelerin önemine dikkat çekerek, "Bu proje ile öğrencilerimizin çevre bilinci ve sosyal sorumluluk farkındalığını artırmayı amaçladık. Atık kumaşların yeniden tasarlanarak değerli ürünlere dönüştürülmesi hem çevreye hem de uygulamalı eğitime önemli katkılar sunmaktadır. Emeği geçen tüm öğrencilerimizi ve danışman akademisyenlerimizi tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı.


Gerçekleştirilen etkinliğe, Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Oğuzhan İlban, Fakülte Dekan Yardımcıları Dr. Öğr. Üyesi Fatih Çolakoğlu ve Dr. Öğr. Üyesi Özkan Demir, Uygulamalı Bilimler Fakültesi Öğretim Elemanı Arş. Gör. Setenay Melek Yurttabir, BUBYO Otel Müdürü Nurettin Büyükbaş ve Fakülte Sekreteri Ahmet Özcan katılım sağladı.



Balıkesir’de atık kumaşlara son projesi hayata geçirildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Simav’da yetişen ’coğrafi işaretli’ Eynal domatesi pazarlarda ilgi görüyor Kütahya’nın Simav ilçesinde, Eynal kaplıcaları çevresindeki seralarda üretilen coğrafi işaretli Eynal domatesi, rengi ve lezzetiyle pazarlarda yoğun talep görüyor. Koyu kırmızı ve parlak rengi ile ince kabuğuyla dikkat çeken ürün, Simav topraklarının altından çıkan sıcak suyun sağladığı doğal avantajla yetiştiriliyor. Türkiye’nin önemli jeotermal merkezlerinden biri olan Simav’da seralar, yer altı sıcak suyundan elde edilen enerjiyle ısıtılıyor. Bu yöntem, üretim maliyetlerinin dengelenmesine katkı sağlarken, yıl boyunca kesintisiz ve sürdürülebilir tarıma da imkân tanıyor. "Toprakta yetiştiriyorum, lezzeti buradan geliyor" Yaklaşık 25 yıldır seracılıkla uğraşan üretici Ali Key, topraksız tarım yerine bilinçli olarak toprakta üretim yaptığını belirterek, "Bu işi severek yapıyorum. Toprakta yetiştirdiğim için daha lezzetli oluyor. Bunu pazara gelen vatandaşlarımız söylüyor. Şükürler olsun, iyi kazanıyoruz" dedi. Ali Key’e ait 10 dönümlük sera, bölgede yapılan üretimin önemli örnekleri arasında yer alıyor. Simav 4 Eylül Eynal Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Ali Key ise kooperatif bünyesinde toplam 350 dönüm kapalı sera bulunduğunu ifade ederek, "Bu seralardan yaklaşık 600 kişi ekmek yiyor. Eynal domatesi piyasada yoğun ilgi görüyor. Ürünlerimizi Uşak, Bursa, Balıkesir, Eskişehir, İstanbul, İzmir ve Antalya’ya gönderiyoruz" diye konuştu. Lezzeti, görünümü ve jeotermal üretim modeliyle öne çıkan coğrafi işaretli Eynal domatesi, Simav tarımının markalaşan ürünlerinden biri olma yolunda ilerliyor.
Bursa Haftalarca süren ishal ve karın ağrısına dikkat Sindirim sistemini ağızdan anüse kadar etkileyebilen Crohn hastalığı, kronik ve iltihaplı yapısı nedeniyle hastaların hayat kalitesini ciddi ölçüde düşürebiliyor. Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Sami Evirgen, toplumda yeterince tanınmayan bu hastalıkta teşhis gecikmelerinin sık yaşandığını belirterek, uzun süren sindirim sistemi şikâyetlerinin mutlaka ciddiye alınması gerektiğini vurguladı. Crohn hastalığının en sık ince bağırsağın son kısmı ve kalın bağırsağı tuttuğunu ifade eden Hayat Hastanesi Gastroenteroloji UzmanıDr. Evirgen, hastalığın ataklar ve sakin dönemler halinde seyrettiğine dikkat çekti. Uzm. Dr. Evirgen, "Crohn hastalığı, belirtilerinin kişiden kişiye değişmesi nedeniyle çoğu zaman göz ardı edilebiliyor. Oysa erken tanı, hastalığın seyrini kontrol altına almak açısından büyük önem taşıyor" dedi. Belirtiler haftalarca sürebilir Hastalığın belirtilerinin, tutulum bölgesine ve hastalığın şiddetine göre farklılık gösterdiğini kaydeden Uzm. Dr. Evirgen; uzun süreli ishal, karın ağrısı ve kramplar, kilo kaybı, iştahsızlık, halsizlik, dışkıda kan veya mukus, ateş ve kansızlığın en sık görülen şikâyetler arasında yer aldığını söyledi. Bu belirtilerin haftalarca devam etmesi halinde mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini belirten Evirgen, "Ertelemek, hem tanıyı hem de tedaviyi zorlaştırabiliyor" uyarısında bulundu. Crohn hastalığının tanısının tek bir testle konulamadığını dile getiren Uzm. Dr. Sami Evirgen, ayrıntılı tıbbi öykü, fizik muayene, kan ve dışkı testleri, kolonoskopi ve biyopsi gibi yöntemlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. MR veya BT enterografi gibi görüntüleme yöntemlerinin de tanıda önemli rol oynadığını belirten Evirgen, doğru tanının diğer iltihaplı bağırsak hastalıklarından ayırıcı olması açısından kritik olduğuna dikkat çekti. Tedavi kişiye özel planlanıyor Crohn hastalığının kesin bir tedavisi bulunmamakla birlikte, modern tedavi yöntemleri sayesinde hastalığın büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirten Hayat Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Evirgen, tedavi sürecinin kişiye özel planlandığını söyledi. İltihap giderici ve bağışıklık düzenleyici ilaçlar, biyolojik tedaviler, beslenme düzenlemeleri ve destekleyici uygulamaların tedavide yer aldığını aktaran Dr. Evirgen, gerekli durumlarda cerrahi seçeneğin de gündeme gelebileceğini ifade etti. Tedavide asıl hedefin yalnızca belirtileri azaltmak olmadığını vurgulayan Uzm. Dr. Evirgen, "Amaç; bağırsak hasarını önlemek ve hastanın uzun vadeli sağlığını korumaktır" derken, "Crohn hastalığı ile doğru tedavi ve düzenli takip sayesinde aktif ve sağlıklı bir yaşam sürmek mümkündür" sözleriyle toplumu bilinçli olmaya da davet etti.