POLİTİKA - 23 Ocak 2026 Cuma 16:30

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yalçın’dan Suriye vurgusu: "Gelinen noktada hem rejim devrildi hem de terör yapılanması tasfiye aşamasına geldi"

A
A
A
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yalçın’dan Suriye vurgusu: "Gelinen noktada hem rejim devrildi hem de terör yapılanması tasfiye aşamasına geldi"

Suriye’de 15 yıl boyunca Türkiye sınırında bir terör devleti kurulmak istendiğini belirten AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, gelinen noktada hem rejimin devrildiğini hem de terör yapılanmasının tasfiye aşamasına geldiğini söyledi.


AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Hasan Basri Yalçın, Balıkesir’de yaptığı konuşmada dünya siyasetinde insan hakları, uluslararası hukuk ve kurumların giderek daha fazla görmezden gelindiği kritik bir döneme girildiğini belirterek, Türkiye’nin bu sürece güçlü bir siyasal irade ve hazırlıklı bir devlet yapısıyla girdiğini söyledi.


AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Hasan Basri Yalçın, Balıkesir Valiliğini ziyaret ederek Vali İsmail Ustaoğlu ile bir görüşme gerçekleştirdi. Ardından AK Parti Balıkesir İl Başkanlığı’nda düzenlenen toplantıda partililere hitap eden Yalçın, konuşmasında hem dünya siyasetindeki gelişmeleri hem de Türkiye’nin insan hakları, güvenlik ve dış politika perspektifini değerlendirdi.


AK Parti İnsan Hakları Başkanlığı olarak Türkiye genelinde bir toplantı serisi yürüttüklerini ifade eden Yalçın, il teşkilatlarıyla yapılan bu toplantıların son dönemdeki siyasi gelişmeleri değerlendirmek, bunları derleyerek genel merkezde bütünlüklü politikalara dönüştürmek açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Bu toplantılardan elde edilen bilgilerin, AK Parti’nin insan hakları siyasetini oluşturan temel veriler haline geldiğini belirten Yalçın, bu nedenle yapılan değerlendirmeleri son derece önemsediklerini dile getirdi.



"Dünya siyaseti öngörülemez bir sürece girdi"


Dünya siyasetinin gündeminin herkesin malumu olduğunu ifade eden Yalçın, özellikle Venezuela’da yaşanan gelişmelerden sonra birçok devlet açısından dostluk ve rekabet ilişkilerinin dahi öngörülemez hale geldiğini söyledi. İnsan hakları, uluslararası hukuk ve uluslararası kurumlar gibi kavramların artık küresel ölçekte ayaklar altına alındığını ve büyük ölçüde görmezden gelindiğini savunan Yalçın, bu durumun insanlığın geleceği açısından ciddi riskler barındırdığını kaydetti.


Bu sürecin yalnızca bir tehdit dönemi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Yalçın, bunun aynı zamanda hazırlıklı olanlarla hazırlıksız olanlar arasındaki farkın net biçimde ortaya çıkacağı bir dönem olduğunu söyledi. Zayıf bir iktidar ve zayıf bir siyasetle bu tür karmaşık dönemlere girmenin büyük zararlar doğuracağını ifade eden Yalçın, güçlü ve hazırlıklı bir siyasetle bu sürece giren ülkelerin ise bu risklerden korunma şansının yüksek olduğunu dile getirdi.



"Türkiye prangalarından kurtularak önünü açıyor"


AK Parti iktidarının, Cumhur İttifakı ortağıyla birlikte Türkiye’nin ayağında pranga olarak görülebilecek unsurlardan kurtularak ülkenin önünü açmaya yönelik büyük bir siyaset izlediğini belirten Yalçın, gündelik siyasi tartışmaların ötesinde Türkiye’nin savunma sanayii yatırımlarından toplumsal birlik ve beraberlik projelerine kadar birçok alanda yeni bir döneme girdiğini ifade etti.


Türkiye’nin bir yandan ’terörsüz Türkiye’ inisiyatifini konuştuğunu, diğer yandan da çevre coğrafyaları yakından izlediğini söyleyen Yalçın, bu süreçte güvenlik politikalarının kararlılıkla sürdürüldüğünü kaydetti.



Suriye değerlendirmesi: "15 yıl boyunca terör devleti kurulmak istendi"


Suriye’de yaşanan gelişmelere değinen Yalçın, Türkiye’nin sınırının hemen ötesinde 15 yıl boyunca bir terör devleti inşa edilmek istendiğini söyledi. Bu projenin arkasında çok sayıda uluslararası aktörün bulunduğunu ifade eden Yalçın, terör örgütlerine binlerce tır dolusu silah sevkiyatı yapıldığını hatırlattı. Suriye’de uzun yıllar süren iç savaş boyunca Türkiye’yi tehdit edebilecek bir terör yapılanmasının kurulmaya çalışıldığını vurgulayan Yalçın, AK Parti iktidarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde başından sonuna kadar tutarlı, anlamlı ve bütünlüklü bir dış politika ve güvenlik politikası izlediğini dile getirdi.


Yalçın, 14-15 yılın sonunda gelinen noktada Türkiye’ye düşmanlık eden rejimin devrilmekle kalmadığını, aynı zamanda kurulmak istenen terör devletinin de tasfiye aşamasına geldiğini söyledi. Şam yönetimi ile SDG arasında imzalanan anlaşmaya dikkat çeken Yalçın, bu anlaşma çerçevesinde SDG’nin ortadan kalkacağı ve PKK’nın Suriye’den tamamen temizleneceği bir döneme girildiğini ifade etti.


Bu gelişmelerin Türkiye’nin güvenliği, bölgesel istikrar ve terörsüz bir gelecek açısından son derece önemli olduğunu vurgulayan Yalçın, bunun Türkiye’nin uzun yıllar boyunca inşa ettiği diplomasinin bir sonucu olduğunu belirtti.


Suriye sahasında çok sayıda aktörle mücadele ettiklerini belirten Yalçın, zamanında bu mücadelenin başarıya ulaşamayacağını düşünenlerin olduğunu ancak gelinen noktada Türkiye’ye rağmen bu coğrafyada bir terör devleti kurulmasının mümkün olmadığının görüldüğünü ifade etti. Yalçın, Türkiye’ye rağmen bölgede masa kurulamayacağını ve siyasi sonuçlar alınamayacağını dile getirdi.


Muhalefetin geçmişte Suriyelilerle ilgili kullandığı söylemleri hatırlatan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, seçim kampanyalarında Suriyelilerin insan onuruna aykırı şekilde gönderilmesinden bahsedildiğini anımsattı. Buna karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Suriyeliler benim kardeşimdir" sözlerinin bugün sahada sonuç verdiğini ifade eden Yalçın, Türkiye’nin o dönemde kurduğu kardeşlik bağlarının bugün Suriye’de karşılık bulduğunu söyledi.


Yalçın açıklamalarının devamında şunları kaydetti:


"Bugün Suriye’de o dönem sahip çıktığımız misafirperverlikle ağırladığımız Suriyeliler ülkelerine dönmeye başladıklarında kendi ülkeleri için askeri bir mücadele vermeye başladıklarında, Türkiye ile aynı paralelde hareket ediyorlar. Çünkü onlarla işte o zor günlerde bir kardeşlik bağı inşa ettik. O gün onları insanlık onurundan uzak bir şekilde postalamaktan bahsedenlerin o Suriyelilerin terörle mücadelede verdiği katkı kadar Türkiye’ye faydaları olmamıştır. Bugün Suriye’de Türkiye ile dost olabileceğini düşündüğümüz, dostça geçinebileceğini düşündüğümüz bir yeni yönetim kuruluyor. İnşallah bu bölgemiz adına da Türkiye adına da olumlu sonuçlar doğurur. Terör örgütünün de tasfiyesi ile birlikte inşallah iyi sonuçlar çıkar. Dün Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı’nın açıklamalarını gördüm. Kendisi sanırım Suriye konusunda artık bizim 14-15 yıldır söylediğimiz şeyleri anlayacak konuma gelmiş gibi gözüküyor. ’Suriye’deki Türkmenler ve Kürtler bizim kardeşimizdir’ diye açıklama yapmış. Ama yine Cumhuriyet Halk Partisi’ne yakışır şekilde meseleyi yarım anlamış. Biz tüm Suriyeliler kardeşimizdir, tüm Suriyeliler dostumuzdur diyoruz. Ne 14 yıl boyunca onları ülkemizde misafir ederken Kürt müdür, Arap mıdır, Türk müdür, Nusayri midir, Sünni midir diye ayırt etmeden hepsini kucaklayarak nasıl ülkemize aldıysak bugün de Suriye’nin geleceğinde Türk, Arap, Kürt hiçbir ayrım yapmadan hepsiyle Suriyeli kardeşlerimizle iyi geçinmenin, iyi bir dostluk ilişkisi kurmanın peşindeyiz. O tarihlerde kendileri Suriye’deki PYD’nin Türkiye’ye zarar veremeyeceğini iddia ederlerken, bugün o terör örgütü tasfiye olurken Suriye’den, söyleyecek pek bir söz bulamamışlar gibi gözüküyorlar. O yüzden yarım yamalak da olsa Suriye’ye daha insani bir yaklaşımı geliştirmeye gayret ediyorlar. 14-15 senenin sonunda geldikleri yer önemli ama hala meseleyi yarım anlamışlar. Hala bizim Suriye’ye etnik kimlikler üzerinden baktığımızı falan gibi düşünmek gibi yarım bir yaklaşımın içerisine düşmüşler. Biz Suriye’ye bir komşu olarak bakıyoruz. Tüm Suriyeliler bizim komşumuzdur. Suriye iyi oldukça Türkiye iyi olacaktır. Suriyelilere 14-15 yıl boyunca misafirperver bir şekilde davranmış olmamız umulur ki Suriyeli kardeşlerimizde de iyi bir hatıra bırakmıştır. Biz bazı muhalefet partilerinin kullandığı söylemleri hiçbir zaman kullanmadık. Her zaman bu tür konularda en insani hassasiyeti elinde bulunduran parti olduk. Cumhurbaşkanımızın tüm siyaseti insan kavramı etrafında döner. Ortaya koyduğu altyapı projelerinden tutun hastane inşasından yol inşasına kadar her şeyin merkezinde insana hizmet vardır. Her şeyin merkezinde insan hayatını korumak vardır. İnşallah bu ülkenin diğer siyasi liderleri de Cumhurbaşkanımızın bu insan merkezli siyasetinden çeşitli şeyleri kendileri için örnek alırlar. inşallah 14 yıl boyunca yaptıkları ucuz siyasetin aslında yanlış bir siyaset olduğunu görmeye erişebilirler. Biz önümüzdeki dönemde de tüm bölgemizde terörle mücadeleye devam edeceğiz. Ama bütün komşularımızla bizimle iyi ilişkiler kurmak isteyen tüm komşularımızla iyi ilişkilerimizi muhafaza ederek, bölgemizde güvenlik, huzur iklimini inşa etmeye devam edeceğiz. Muhalefet bizi izlemeye devam etsin. Ama çok rica ediyorum, muhalefet en azından artık bu konuları ciddiyetle ele almak gerektiğini de anlasın."



AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yalçın’dan Suriye vurgusu: "Gelinen noktada hem rejim devrildi hem de terör yapılanması tasfiye aşamasına geldi"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Esenyurt Mehmet Akif Ersoy Mahallesi’nin 7 yıllık elektrik sorunu çözüldü Esenyurt’ta uzun yıllardır devam eden elektrik sorununu çözüme kavuşturdu. Mahallede 10 sokağı etkileyen ve yaklaşık 7 yıldır süren düşük voltaj problemi, yapılan çalışmalar sonucunda kalıcı olarak giderildi. Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy, Mehmet Akif Ersoy Mahallesi’nde uzun yıllardır devam eden elektrik sorununu çözüme kavuşturdu. Mahallede 10 sokağı etkileyen ve yaklaşık 7 yıldır süren düşük voltaj problemi, yapılan çalışmalar sonucunda kalıcı olarak giderildi. Düşük voltaj nedeniyle sık sık yaşanan elektrik kesintileri, mahalle sakinlerini mağdur ediyordu. Elektronik cihazların arızalanmasına yol açan sorun, vatandaşların maddi zarar yaşamasına neden olurken, özellikle hasta ve yaşlı bireylerin yaşamını da olumsuz etkiliyordu. Esenyurt Belediyesi’nin ilgili kurumlarla yürüttüğü koordineli çalışmalar neticesinde, trafo yapımı için gerekli alan tahsisi sağlandı. BEDAŞ tarafından altyapının güçlendirilmesiyle birlikte mahalledeki elektrik sorunu kalıcı şekilde çözüldü. "Can Başkanımız sorunlarımızı çözüyor" Yapılan çalışmadan duyduğu memnuniyeti dile getiren Mehmet Akif Ersoy Mahallesi Muhtarı Ali Göleli, "Mahallemizde 10 sokağın voltaj düşüklüğü vardı. Evlerde yanmayan cihaz kalmadı, asansörler çalışmıyordu. 7 yıldır bunun mücadelesini veriyoruz. Can Başkan’a ulaştık, görüştük ve trafo yerini birlikte belirledik. Şu an çalışmalar yapılıyor, sorunlarımız çözüldü. Can Başkanımız bizim için candır ve hakikaten sorunlarımızı çözüyor. Kendisine çok teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Başkanımıza teşekkür ediyorum" Mahalle sakini Abdullah Temur ise yaşadığı zorlukları anlatarak, "Yatağa bağımlı bir hastam var ve dört cihaz elektrikle çalışıyor. Uzun süre ciddi sıkıntı yaşadık. Şimdi çok rahatım, çok mutluyum. Başkanımıza ve muhtarımıza teşekkür ediyorum. Hizmetlerin devamını bekliyoruz" dedi.
Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi’nde bayram yoğunluğu Dünyanın en büyük mozaik müzelerinden biri olan Gaziantep’teki Zeugma Mozaik Müzesi, Ramazan Bayramı’nda ziyaretçi akınına uğradı. Kültür, tarih ve müzeler şehri Gaziantep’te Çingene Kızı başta olmak üzere birçok önemli esere ev sahipliği yapan Zeugma Mozaik Müzesi’nde Ramazan Bayramı tatili nedeniyle ziyaretçi yoğunluğu yaşanıyor. Gaziantep’te tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan ve 30 bin metrekarelik alanda kurulu Zeugma Mozaik Müzesi’nde Çingene Kızı mozaiğinin yanı sıra Mars heykeli, Roma dönemine ait çeşmeler, hamamlar ve Fırat Nehri kenarındaki villalarda bulunan mozaikler gibi yüzlerce eseri görmek isteyen ziyaretçiler, müzeye akın etti. Türkiye’nin dört bir yanından ziyaretçi ağırladı Ramazan Bayramı tatili nedeniyle İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir ve Konya’nın yanı sıra başta Siirt, Van, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş ile Adıyaman gibi bölge illeri olmak üzere Türkiye’nin birçok ilinden Gaziantep’e gelen ve kentin tarihi dokusunun yer aldığı çarşıları, bedesteni ve müze gibi birçok alanı gezen ziyaretçilerin ilk durağı Zeugma Mozaik Müzesi oluyor. Ramazan Bayramı tatili dolayısıyla ziyaretçi akınına uğrayan ve Türkiye’nin dört bir yanından bayram tatili nedeniyle kente gelen ziyaretçiler, Zeugma Mozaik Müzesi’nde tarih yolculuğuna çıkıyor. "Zeugma Mozaik Müzesi’ni görmek için Gaziantep’e geldik" Bingöl’den kalabalık bir tur ekibiyle Gaziantep’e geldiklerini ve kentin tarihi çarşılarının yanı sıra Zeugma Mozaik Müzesi’ni de ziyaret ettiklerini belirten ziyaretçiler, "Öncelikle şehir zaten yemek ve kültürel açıdan çok zengin bir şehir. Zeugma Mozaik Müzesi’ni görmek için Gaziantep’e geldik. Tatilimizi Gaziantep’te değerlendirdik. Müze zengin ve dünyada ünlü bir müze olduğu için çok beğendik. Mozaikleri güzel ve Çingene Kızı mozaiğini de aynı şekilde dikkat çekici buldum. Bayram tatilimizin son günü ve son günümüzü değerlendirmek istedik. Şehir çok güzel ve herkesin Gaziantep’e gelmesini tavsiye ederim" dediler. "Müzede çok dikkat çekici ve etkileyici eserler var" Gaziantep’i ve Zeugma Mozaik Müzesi’ni ilk kez gördüğünü ve çok beğendiğini belirten Cansu Müminoğlu da, "Ramazan Bayramı tatili nedeniyle Gaziantep’e geldik ve Gaziantep’i gezdik. Zeugma Mozaik Müzesi’ni de gezdik. Zeugma Mozaik Müzesi’nde gerçekten çok dikkat çekici ve etkileyici olan eserler var. Bundan dolayı müzedeki eserlerin daha derinlemesine anlatılması ve tanıtılması gerektiğini düşünüyorum. Birçok eserin çalınmış olması ve parçalarının kaybolması çok üzücü ama Çingene Kızı mozaiğinin parçalarının tekrar müzeye getirilmesini ise sevindirici bir durum olarak görüyorum" şeklinde konuştu. "En çok Çingene Kızı etkiliyor" GAP turuna çıktıklarını ve tur kapsamında Gaziantep’e de geldiklerini belirten tur sorumlusu Büşra Kelbat ise, "Bingöl’den geldim. 26 kişilik turumu Gaziantep’e getirdim. Bölgeyi gezmeyi ve keşfetmeye Halfeti’nden başladık. Halfeti gerçekten her anlamda saklı bir cennetti. Akabinde Türkiye’nin en büyük hayvanat bahçesini gezdik. Ardından Gaziantep’in meşhur yemeklerini yedik. Yemekler gerçekten çok güzeldi. Yemekleriyle Gaziantep’in bizi dünya arenasında temsil etmesi mükemmel ve çok gurur verici. Daha sonra ise dünyanın en büyük ikinci müzesine geldik. Zeugma Mozaik Müzesi’ne her getirdiğim turda ziyaretçileri en çok Çingene Kızı etkiliyor" diye konuştu.
Hatay Annesi doğumda telef olan ’Boncuk’ kuzu, elbisesi ve biberonuyla ilgi odağı oldu Hatay’da annesi telef olan kuzuyu sahiplenen ve ona ’Boncuk’ ismini veren dayı ve yeğen, biberonla besledikleri kuzuyu bir an olsun yanlarından ayırmıyorlar. Kuzuyu biberonla elleriyle besleyen Ayaz Özgün’ün ve arkadaşlarının oyun arkadaşı olan kuzu ilgi odağı oldu. Defne ilçesi Çekmece Mahallesi’nde yaşayan Gökhan Tepe, otopark işleterek geçimini sağlıyor. Yeğeni Ayaz Özgün’e oyun arkadaşı arayan Göztepe, arkadaşının çiftliğinden annesi telef olan bir kuzuyu alarak yeğenine hediye etti. Kuzuyu evinde görünce mutlu olan Özgün, kuzuya ’Boncuk’ ismini vererek onunla zaman geçirmeye başladı. Kuzuyu bir bebek gibi besleyen Özgün, kuzuyu biberonla süt ve su içirerek besliyor. Göztepe’nin otopark işlettiği iş yerinin neşesi olan kuzu, okuldaki çocukların, mahallelinin ve Ayaz’ın da ilgi odağı oldu. Kuzuyla vakit geçirmeyi çok seven Ayaz’ın, kuzusu üşümesin diye giydirdiği elbisesiyse yüzleri gülümsetiyor. "Kuzu benimle çok iyi arkadaş oldu, biberonla süt ve su içiriyorum" Annesi ölen kuzuyla çok iyi arkadaş olup zaman geçiren Ayaz Özgün, "Kuzunun ismini ’Boncuk’ koydum. Ben ne zaman geldiğini bilmiyorum. Annem eve geldiğimde bana gösterdiğinde koşarak yanına gitmiştim. Kuzu meleyerek bana geldi. Kuzu benimle çok iyi arkadaş oldu, birlikte top oynuyoruz. Biberonla süt ve su içiriyorum. Arkadaşlarımla birlikte kuzuyla oyunlar oynuyoruz. Kuzuyu çok seviyorum" dedi. "Hava soğuk olduğu için elbisesi de var, elbisesiyle birlikte daha şirin görünüyor" Annesi doğum esnasında telef olan kuzuyu sahiplenerek ’Boncuk’ ismini verdiklerini ifade eden Gökhan Göztepe, hayvanın mahallenin maskotu olduğunu belirterek, "Boncuk kuzuyu, annesi doğururken öldüğü için tanıdığımız bakamayacağı için sahiplendirmek istedi. Biz de Ayaz’a arkadaş olsun diye onu sahiplendik. Kuzuyu aldıktan sonra Ayaz, onunla daha fazla zaman geçirmeye başladı. Sabahtan akşama kadar ona bakıyor. Biberonla süt ve su içiriyor. Biz de burada otopark işlettiğimiz için kuzu da burada oynuyor. Okulun karşısında olduğu için çocuklar gelip kuzuyla oyunlar oynuyorlar ve zaman geçiriyorlar. Ayaz da onunla zaman geçirmekten zevk alıyor. Şimdilik biberonla süt ve su içiriyoruz. Kuzu bebek olduğu için katı yiyecek veya ot yemeye başlamadı. Veterinerlere danışıp yemeğini veriyoruz. Çocuklar kuzuyla zaman geçirmeyi çok seviyorlar. Hava soğuk olduğu için elbisesi de var, elbisesiyle birlikte daha şirin görünüyor" ifadelerini kullandı.