ASAYİŞ - 25 Şubat 2026 Çarşamba 21:45

Yaşlı adam tarla komşusunu ezerek öldürdü

A
A
A
Yaşlı adam tarla komşusunu ezerek öldürdü

Aydın’ın Didim ilçesinde iddiaya göre tarla yolu tartışması nedeniyle aralarında husumet bulunan 78 yaşındaki Mustafa Y., 31 yaşındaki tarla komşusu Mustafa Güngör’ü (31) araçla ezerek ölümüne neden oldu.



Olay, bugün Balat ile Batıköy Mahalleleri arasında kalan Bölme adlı mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre; birbirleriyle tarla komşusu olan Balat Mahallesinde ikamet eden yeminli tercümanlık ve emlak sektörüyle de uğraşan Mustafa Y. (78) ile 3 çocuk babası Mustafa Güngör (31) arasında yol nedeniyle husumet yaşandığı öğrenilirken, iki komşu arasında tartışma yaşandı. 78 yaşındaki Mustafa Y., kullandığı araçla tarla yolunda gördüğü Göngör’e çarparak ölümüne neden oldu. Olay anında olay yerinde bulunan Mustafa Göngör’ü eşi, durumu 112 ekiplerine bildirdi. Olay yerine Jandarma ekipleri ile sağlık ekipleri sevk edilirken, Göngör’ün olay yerinde yaşamını yitirdiği belirlendi. Olayı gerçekleştiren Mustafa Y. ise Jandarma tarafından gözaltına alındı. Olay yerinden hayatını kaybeden Güngör’ün cenazesi ise savcılık incelemesinin ardından Didim Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.



Yaşlı adam tarla komşusunu ezerek öldürdü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne Tarihi Evliya Kasım Paşa Camii’ni taşkın suları vurdu Edirne’de Tunca Nehri’nin debisi yükselince, 15’inci yüzyıl eseri Evliya Kasım Paşa Camii’nin restorasyon şantiyesi ve hazire bölümü sular altında kaldı. Edirne’de etkili olan yağışlar ve Bulgaristan’daki barajlardan bırakılan sular sonrası nehirlerde artan debi, tarihi yapıları da etkiledi. Tunca Nehri’nde yükselen su seviyesi nedeniyle Evliya Kasım Paşa Camii’nin restorasyon şantiyesinin bir bölümü sular altında kaldı. Nehir kıyısında bulunan 15’inci yüzyıl eseri Evliya Kasım Paşa Camii’nin çevresinde geniş su birikintileri oluştu. Cami haziresindeki mezar taşları ile Evliya Kasım Paşa’nın kabrinin bulunduğu alanın da suyla kaplandığı görüldü. "Taşkın riskine karşı daha kalıcı önlemler alınmalıydı" Sanat tarihçisi Prof. Dr. Engin Beksaç, caminin yıllardır taşkın tehdidi altında olduğunu belirterek, "Evliya Kasım Paşa Camii 15’inci yüzyılda inşa edilmiştir. Yıllardır su baskınlarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Restorasyon sürecinde bazı önlemler alındığı ifade edilmişti ancak gelinen noktada bu tedbirlerin yeterli olmadığı görülüyor. Restorasyona başlanmadan önce taşkın riskine karşı daha kapsamlı ve kalıcı önlemler alınmalıydı. Son durumda yapının bazı bölümlerinin sudan ciddi şekilde etkilendiği anlaşılıyor. Bu tarihi mirasın korunması için daha etkili ve uzun vadeli adımlar atılması büyük önem taşıyor" dedi. "Su bir anda geldi, her yeri bastı" Camide görevli Mustafa Yılmaz ise, "Bu Allah’ın bir hikmeti. Kaç senedir böyle bir yağış ve bu ölçüde bir taşkın olmamıştı. Su bir anda geldi ve her yeri bastı. Gece baktığımda su yükselmeye devam ediyordu. Şimdi çekilmesini bekliyoruz. Toprak kuruyup ısındıktan sonra mezarları kıbleye uygun şekilde yeniden düzenleyeceğiz. İnşallah camimizi en kısa sürede toparlayacağız" diye konuştu.
Muş Muş’ta evlat nöbeti devam ediyor Muş’ta 236 haftadır DEM Parti İl Başkanlığı binası önünde evlat nöbeti tutan aileler, çocuklarına teslim olmaları için çağrıda bulundu. Muş’ta çocuklarının terör örgütü PKK tarafından dağa götürüldüğünü öne süren ailelerin DEM Parti İl Başkanlığı binası önünde başlattığı evlat nöbeti devam ediyor. Ellerinde çocuklarının fotoğraflarını taşıyan anne ve babalar, "Artık Yeter", "Yakamızdan Düşün" ve "Anneler Direniyor" yazılı pankartlarla seslerini duyurmaya çalıştı. Zaman zaman duygusal anların yaşandığı eylemde aileler, çocuklarına güvenlik güçlerine teslim olmaları yönünde çağrıda bulundu. Anne Ayten Koçhan, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, oğlundan yıllardır haber alamadığını söyledi. Oğlunun yaklaşık 10 yıl önce evden ayrıldığını belirten Koçhan, o günden bu yana kendisinden hiçbir haber alamadıklarını ifade ederek, "Oğlum, amacınız ne? Derdiniz ne? Gelin, barış da oldu. Daha bu fırsat sizin elinize geçmez. Gelin teslim olun. Yolunuz yol değil. Bu bizim davamız değil, bu Amerika’nın ve İsrail’in davasıdır. Bak bayram geliyor, bize ise kara bayram geliyor yavrum. Gece gündüz televizyonların önündeyiz. Hep aklımızdasınız, hayalimizdesiniz. Gel teslim ol. Yeter, analar babalar ağladı. Yeter, anaları babaları üzdünüz" dedi. Baba Halit Altun ise 12 yıldır bu hasretle yaşadıklarını ve yaşamaya devam ettiklerini belirterek, "Oğlum, bak defalarca sesleniyoruz. Bir an evvel gelin ailenize, yuvanıza, annenize, babanıza kavuşun. Yolunuz zaten yol değil. Bunu biliyorsunuz, bunun bilincindesiniz. Sizi kandırdılar. Bu oyun Amerika’nın ve İsrail’in oyunudur. Bizi kandırıyorlar. Kendi ülkemizde, milletimizde, devletimizde askerlik varken gidip oralarda bize askerlik yaptırıyorlar. Sonra bizi öldürüp cenazelerimizi bile ailelerimize gönderemiyorlar. Gelin bu davanızdan vazgeçin. Biraz ayık olun, kendinize gelin. Bak süreç başladı. Güzel günler sizi bekliyor, hepimizi bekliyor. Vallahi davanız dava değil oğlum. Bunun bilincinde olun ki yolunuz yol değil, düzeniniz düzen değil. Gelin yuvanıza, ailenize, babanıza, cumhuriyetinize, Türkiye’nize dönün, milletinize dönün oğlum. Yolunuz yol değil, yanlış yoldasınız" ifadelerini kullandı.