GÜNDEM - 07 Mayıs 2026 Perşembe 09:38

Süt üreticileri için iklimle uyumlu yol haritası çizildi

A
A
A
Süt üreticileri için iklimle uyumlu yol haritası çizildi

Aydın’da düzenlenen konferansta, süt sığırcılığında iklim değişikliğinin üretimden hayvan sağlığına kadar geniş etkileri ele alınırken, sektör için iklim dirençli yol haritası masaya yatırıldı.



Avrupa Birliği Ufuk Avrupa Programı Climaax Projesi kapsamında desteklenen Aydın İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği (ADSYB) tarafından yürütülen ‘Süt Çiftliklerinde İklim Direncinin Artırılması: CliResDairy Projesi’ kapsamında konferans gerçekleştirildi. Aydın’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen konferansta proje süreci ve 19 aylık çalışma kapsamında elde edilen bulgular değerlendirilirken, süt sığırcılığında iklim değişikliğinin etkileri de masaya yatırıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Aydın İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sedat Güngör, Avrupa genelinde 15 ülkeden seçilen tek tarımsal örgüt olmalarının haklı gururunu yaşadıklarını belirtti.



"Üretimde, iklim değişikliğini görmezden gelmek mümkün değil"


İklim değişikliğini görmezden gelerek üretimi sürdürebilmenin artık mümkün olmadığını vurgulayan Aydın İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sedat Güngör; "İklim değişikliği, tarımı doğrudan etkileyen bir gerçektir. Artan sıcaklıklar, kuraklık ve aşırı hava olayları yetiştiricilerimizi her geçen gün daha fazla zorlamaktadır. İlimizde son 2 yılda yaşanan kuraklık, bu sene yaşadığımız sel baskınları gibi olaylar tarımımızı oldukça zorlamakta. Bugün projemizin çıktılarını sizlerle paylaşarak sektörümüzün geleceği konusunda bizleri doğrudan ilgilendiren bu konuyu birlikte değerlendireceğiz. Climaax Programı 19 ortaklı bir konsorsiyumdur. 15 ülkeden 68 projeye destek vermiştir. Ülkemizden de ilk çağrıda 4 proje geçti. Cliresdairy Projesi kapsamında içerisinde tarımsal örgüt olarak tek Aydın Damızlık Birliği var. Diğerleri genelde yatırım ajansları, kalkınma ajansları ve belediyeler. Bu açıdan biz konuyu önemsiyoruz. Bu da bizim için ayrı bir övünç kaynağıdır. 2024 yılında başladığımız bu proje, artık son aşamaya geldi. bu süreç boyunca elde ettiğimiz bulgular, son yıllarda sahada da gözlemlediğimiz sorunların ne kadar ciddi ve çok boyutlu olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Proje kapsamında yürüttüğümüz çalışmalar sektörümüzün karşı karşıya olduğu iklim etkilerini, tüm boyutlarıyla ortaya koymakta. Bu risklerin, üretimden hayvan sağlığına, yem temininden işlem yapısına kadar geniş bir etki alanına sahip olduğu açıkça görülmektedir. Proje aynı zamanda bu risklere karşı yetiştiricilerimize iklimle uyumlu bir yol haritası çizmektedir diye düşünüyoruz. Yaptığımız projenin sonucunda, çok net bazı mesajlar aldık. Bu mesajların iklim değişikliğini görmezden gelerek üretimi sürdürebilmek artık mümkün değil. İklim değişikliğini muhakkak dikkate almamız gerekir. İklim değişikliği ile mücadele sadece tek bir kurumun ya da tek bir kesimin üstlenebileceği bir süreç değil. Dolayısıyla bilimsel verilere dayalı, planlı ve birlikte yürütülen süreç ile bu riskleri yönetmek gerekmektedir. Önümüzdeki dönemde iklim değişikliği konusu, küresel gündemde daha da belirleyici bir hale gelecektir. Konferansımızın sektörümüze katkı sağlaması dileğiyle" dedi.



"Bu gibi çalıştayların sonuç bildirgeleri önemli"


Bu gibi çalıştayların ve sonuçlarının karar vericiler adına önemli olduğunu ifade eden Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği eski Başkanı ve Burdur Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Kamil Özcan; "İklim değişikliği, aslında bu bölgeyi ve bölge insanları olarak bizleri etkiliyor. Onun için bugünkü çalışma önemli, bu gibi çalıştayların sonuç bildirgeleri önemli. Karar vericilere önemli fikirler vereceğini düşünüyorum" şeklinde konuştu.



"İklim değişikliği artık geleceğin değil bugünün gerçeğidir"


İklim değişikliğine bağlı afetlerin tarım sektörü açısından ciddi bir uyarı niteliğinde olduğunu ifade eden Aydın İl Tarım ve Orman Müdürü Ayhan Temiz; "İlimiz, ülkemizin önemli tarım ve hayvancılık merkezlerinden olup, süt sığırcılığı öne çıkan faaliyetlerindendir. 517 bin büyükbaş hayvan varlığı ile 8. sırada ve yaklaşık 600 bin ton süt üretimiyle de 4. sırada yerini almaktadır. Hayvan varlığımızın yüzde 73’ü kültür ırkı hayvanlardan oluşmaktadır. Bu da yüzde 48 olan Türkiye ortalamasının üzerindedir. İlimiz, tüm dünyada olduğu gibi artan sıcaklıklar, kuraklık, aşırı yağışlar ve taşkınlar gibi çoklu iklim riskleriyle karşı karşıyadır. Özellikle son yıllarda yaşanan iklim değişikliğine bağlı afetler, tarım sektörümüz açısından ciddi bir uyarı niteliğindedir. İklim değişikliği artık geleceğin değil maalesef bugünün gerçeğidir. Bu amaçla yola çıkan Aydın İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’mizin yürütücülüğünü üstlendiği bu proje ilimiz özelinde süt sığırcılığı sektörünün iklim değişikliğine karşı direncini artırmayı hedefleyen son derece önemli ve stratejik bir çalışma özelliği taşımaktadır" dedi.



"Ortak paydamız, Türk çiftçisinin, Türk tarımının daha iyi olması"


Ortak paydalarının Türk çiftçisi ve tarımını daha ileriye götürmek olduğunun altını çizen Aydın 27. Dönem Milletvekili Rıza Posacı; "Sektörümüz zor bir sektör. O bakımdan bu kurumlara çok önem veriyorum. Bu örgütlerin, Tarım ve Orman Bakanlığı ile beraber, omuz omuza çalışması lazım. Zaman zaman çatıştıkları oluyor ama bunlar eminim ki, bizi daha ileriye götürmek için. Ortak paydamız, Türk çiftçisinin, Türk tarımının daha iyi olması. Tabi son dönemde ülkemizde, dünyamızda bu küresel ısınma sebebiyle de çok büyük problemler yaşıyoruz. O bakımdan bu çalıştay bana göre çok önemli. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum" diye konuştu.



Konuşmaların ardından söz alan Süt Çiftliklerinde İklim Direncinin Artırılması: CliResDairy Projesi Koordinatörü Dr. Hediye Cerit, sunum yaparak proje hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Konferans, proje bulgularının sunumu ve ‘İklim Risklerinden Dayanıklılığa: Süt Sığırcılığının Geleceği’ konulu panel ile devam ederken, projenin sektöre ve üreticilere hayırlı olması temennilerinde bulunuldu.



Süt üreticileri için iklimle uyumlu yol haritası çizildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Aras Kargo, Wings for Life World Run’ın taşıma sponsoru oldu Aras Kargo, omurilik felcinin tedavisine yönelik araştırmalara fon sağlamak amacıyla düzenlenen dünyanın en büyük yardım koşusu Wings for Life World Run’ın 2026 ayağında taşıma sponsoru olarak yerini alıyor. Omurilik felcinin tedavisi için yürütülen bilimsel araştırmalara destek sağlamak amacıyla düzenlenen ve dünya genelinde milyonlarca insanı aynı anda harekete geçiren Wings for Life World Run, bu yıl da büyük bir dayanışmaya sahne oluyor. Aras Kargo, 10 Mayıs tarihinde gerçekleştirilecek bu küresel organizasyonun Türkiye ayağına taşıma sponsoru olarak destek veriyor. Dayanışma adımları büyüyor Yapılan açıklamaya göre, "Koşamayanlar için koş" mottosuyla düzenlenen etkinlikte şirket, sadece sponsorluk desteğiyle değil, çalışanlarından oluşan geniş bir katılımcı grubuyla da yer alacak. İstanbul Kuruçeşme ve İzmir İnciraltı’ndaki ana parkurların yanı sıra, mobil uygulama üzerinden Türkiye’nin dört bir yanından koşuya katılacak olan katılımcılar, omurilik felciyle ilgili farkındalık oluşturmak ve tedavi araştırmalarına katkıda bulunmak için adımlarını atacak. Şirket, etkinliğe koşucu olarak katılan tüm çalışanları adına ayrıca bağış yaparak bu anlamlı amaca verdiği desteği pekiştirecek. Şirket, koşu günü sadece parkurda değil, etkinlik alanındaki varlığıyla da enerjiyi yükseltecek. İstanbul ve İzmir’deki etkinlik noktalarında kurulacak Aras Kargo stantlarında katılımcılarla bir araya gelinecek. Ayrıca şirketin sevilen maskotları, koşu boyunca katılımcılara eşlik edecek. "İyilik hareketinin bir parçası olmaktan büyük gurur duyuyoruz" Aras Kargo CEO’ su Barbara Hagen konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Şirket olarak, hızı ve dinamizmi işimizin odağına koyarken, bu enerjiyi toplumsal faydaya dönüştürmeyi de önceliklendiriyoruz. Dünyanın en büyük yardım koşularından biri olan ve her yıl 191 ülkeden katılımcının aynı anda tek bir ritimde koştuğu Wings for Life World Run’da taşıma sponsoru olarak yer almaktan ve çalışanlarımızla birlikte bu iyilik hareketinin bir parçası olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Atacağımız her adımın, omurilik felcinin tedavisi için bir umut ışığı olacağını bilmek bizim için en büyük motivasyon kaynağı." Wings for Life World Run’ da takım ruhu Aras Kargo Voleybol Takımı Oyuncuları Aslıhan Kılıç, Hazal Selin Uygur, İrem Çor ve Merve Atlıer takım ruhunu bu kez anlamlı bir amaç için birleştirerek koşamayanlar için koşacaklar. Farkındalık hareketine destek veren oyuncular görüşlerini aktardı Aslıhan Kılıç, "Böyle anlamlı bir koşuda beraber yer almak motivasyonumuzu arttırıyor, aramızdaki bağları güçlendiriyor ve o ruhu daha iyi hissetmemizi sağlıyor" dedi. Hazal Selin Uygur, "Burada olduğumuz için bu farkındalığın, bu aydınlanmanın yaşanmasına katkıda bulunacağımız için mutluyuz" dedi. İrem Çor, "Takım ruhunu bu koşuya da yansıtmaya çalıştık. Voleybolda İzmir’i gururla temsil ettik, şimdi de bu etkinlikle umut olmak istedik" dedi. Merve Atlıer, "Böylesine önemli bir projede yer almak bence çok değerli bir şey. Hem kendi takımımızı hem de İzmir’i temsil etmekten gurur duyuyoruz" dedi. 10 Mayıs Pazar günü saat 14.00’da başlayacak olan Wings for Life World Run’a dileyen herkes İstanbul Kuruçeşme veya İzmir İnciraltı parkurlarında katılabilir ya da mobil uygulama üzerinden dilediği yerden bu anlamlı koşunun bir parçası olabilir.
Bolu Öğrenciler çoksesli koroda yeteneklerini keşfediyor Bolu’da 47 ortaokul öğrencisi, müzik aleti ve dış ses kullanmadan sadece kendi seslerini kullandığı bir çoksesli koro oluşturdu. 3 yıldır aralıksız çalışmalarına devam eden çok sesli koro ekibi, Türkiye genelindeki birçok yarışmadan ödüllerle döndü. Bolu 100. Yıl Ortaokulu’nda müziğe gönül veren 47 öğrenciden oluşan çoksesli koro ekibi, başarılarıyla okulunu temsil ediyor. Koroda, Ekipman ve dış ses kullanmayan öğrenciler yeteneklerini gösteriyor. ‘Harmoni 100’ adıyla çalışmalarını sürdüren koro, katıldığı yarışmalarda elde ettiği derecelerle okuluna ödüller kazandırmaya devam ediyor. Okulun müzik öğretmeni ve koro şefi Ceyda Bakkalbaşı öncülüğünde yaklaşık 3 yıldır faaliyet gösteren koro, öğrencilerin müzikal yeteneklerini geliştirmelerine katkı sağlıyor. ‘Harmoni 100’ korosu, önümüzdeki günlerde İstanbul ve Ankara’da düzenlenecek çoksesli çocuk korosu yarışmalarına katılmaya hazırlanıyor. Koroda yer alan öğrenciler, bu çalışmalar sayesinde müziğe olan ilgilerinin arttığını ifade etti. "Türkiye’de çok sesliliğe doğru bir evrimleşme var" Ülke genelinde yaş fark etmeksizin tüm insanların korolara dahil olmak istediğini belirten müzik öğretmeni Ceyda Bakkalbaşı, "5 yıldır okulda görev yapıyorum. Son 3 yıldır da okulumuzda koro faaliyetleri yürütmekteyiz. Koronun adı ‘Harmoni 100’, okulumuzda 100. Yıl isminin olması nedeniyle öğrencilerimizle beraber böyle bir isim belirledik. 3 yıldır Bolu 100. Yıl Ortaokulu olarak faaliyetlerimize devam ediyoruz. Elimizden geldiğince yurt içinde yapılan festivallere katılım sağlamaya çalışıyoruz. Bu sene 11’incisi düzenlenen Sansev Uluslararası İstanbul Çoksesli Korolar Festivali’nde 7 Mayıs Perşembe günü sahnede olacağız. Türkiye Korolar Şenliği, bu sene 26’ncısı düzenleniyor. 6 Nisan Cumartesi günü de Ankara’da sahnede olacağız. Türkiye’de çok sesliliğe doğru bir evrimleşme var. Bir hareket var. İnsanlar artık koroya yetişkinler de dahil olmak üzere koroya katılmak istiyor" dedi. "Koro benim stres atma sebebim oldu" Koronun stres attırdığını aktaran 6. sınıf öğrencisi Işıl Kılıç, "Ben ilkokuldayken müzikle çok ilgilenmezdim. Öğretmenim bize çalgı çalmayı falan öğretmeye çalışırdı ama ben çok uğraşmazdım. Ortaokula başladığımdan beri Ceyda hocam sayesinde koroyu ve müziği çok sevmeye başladım. Bundan sonra hayatımı müziğe göre şekillendirmek istiyorum. Beyin cerrahı olmak istiyorum ama müziği bırakmak istemiyorum. Notlarıma çok takılan bir insandım, koro benim stres atma sebebim oldu" şeklinde konuştu. "Ben de Ceyda hocam gibi müzik öğretmeni olmak istiyorum" Müziğin hayatını etkilediğini ve müziğe karşı ilgi duymaya başladığını ifade eden 8. Sınıf öğrencisi Sümeyye Sevgili, "Ben iki yıldır koroya geliyorum. Müzik hayatımı daha çok etkiledi. Koronun hayatıma daha iyi bir yönü oldu. Müzikle daha çok iç içe oldum. Lisede güzel sanatlara geçmeme etki edecek. Daha sonra da müzikle ilgilenmeyi düşünüyorum. Ben de Ceyda hocam gibi müzik öğretmeni olmak istiyorum" diye konuştu.
Kars Kars Barajı’nda kritik eşik aşıldı: Doluluk yüzde 100’e ulaştı, kontrollü su tahliyesi başlıyor Kars’ta etkili olan yoğun yağışlar ve yüksek kesimlerdeki kar erimeleri sonrası Kars Barajı yüzde 100 doluluk oranına ulaştı. Devlet Su İşleri (DSİ) 24. Bölge Müdürlüğü, baraj rezervuarına gelen su miktarındaki artış nedeniyle kontrollü su tahliyesine başlanacağını duyurdu. Havadan görüntülenen barajdaki doluluk oranı dikkat çekti. DSİ 24. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, bölgede son günlerde etkili olan yağışlar ve kar sularının Kars Çayı’na karışmasıyla birlikte baraj rezervuarlarında yüksek debili su girişlerinin yaşandığı belirtildi. Su akışının güvenli şekilde yönetilebilmesi amacıyla Kars Barajı’nda kontrollü su bırakma işlemlerinin başlatılacağı ifade edildi. Açıklamada, tahliye sürecinde dere yataklarında su seviyesinin yükselebileceğine dikkat çekilerek, vatandaşlar uyarıldı. Açıklamada, resmi duyuruların takip edilmesi, baraj çevresi ile dere yataklarına yaklaşılmaması gerektiği vurgulandı. Öte yandan dere yataklarına yakın bölgelerde bulunan ulaşım yolları, tarım arazileri ve diğer alanlar için gerekli önlemlerin alınmasının önem taşıdığı kaydedildi. Ani su yükselmelerine karşı dikkatli olunması istenirken, özellikle kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşların tedbirli davranmaları çağrısında bulunuldu. Yüzde 100 doluluk oranına ulaşan Kars Barajı’nın dron ile havadan görüntülenen manzarası ise barajdaki su seviyesinin ulaştığı noktayı gözler önüne serdi.