GÜNDEM - 04 Mayıs 2026 Pazartesi 11:16

Mimar Sinan MTAL’de bağımlılıkla mücadele etkinliği düzenlendi

A
A
A
Mimar Sinan MTAL’de bağımlılıkla mücadele etkinliği düzenlendi

Aydın’da Mimar Sinan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde, öğrencilerin bilinçlendirilmesine yönelik bağımlılıkla mücadele etkinliği gerçekleştirildi.



Okulun Sağlık, Temizlik ve Beslenme Kulübü tarafından, Yeşilay iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte öğrencilere bağımlılığın zararları sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve zararlı alışkanlıklardan korunma yolları hakkında bilgiler verildi.



Okul yönetimi tarafından yapılan açıklamada, öğrencilerin bilinçlenmesine katkı sağlayan çalışmada emeği geçen öğretmenlere teşekkür edilirken, etkinliğe destek veren Okul Müdürü Hüseyin Aygün’e teşekkür edildi. Gençlerin zararlı alışkanlıklardan uzak durması ve sağlıklı bireyler olarak yetişmesi amacıyla benzer etkinliklerin devam edeceğini belirtti.



Mimar Sinan MTAL’de bağımlılıkla mücadele etkinliği düzenlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Devrek Belediyesindeki yolsuzluk iddianamesinde CHP’li eski başkan ve ekibine rekor hapis talebi Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 30 şüpheli iddianamede, Devrek Belediyesindeki zimmet, rüşvet ve irtikap suçlamalarıyla eski Belediye Başkanı Çetin Bozkurt hakkında 177 yıla kadar, ağın merkezindeki kurum müdürleri hakkında ise yüzlerce yıla varan hapis cezaları istendi. Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame ile Devrek Belediyesinde 2019-2024 yılları arasında yaşanan usulsüzlük iddiaları yargıya taşındı. İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin raporları, MASAK kayıtları ve şüpheli ifadelerine dayandırılan iddianamede, belediye kaynaklarının sistematik bir şekilde şahsi hesaplara aktarıldığı belirtildi. İddianamede eski Belediye Başkanı Çetin Bozkurt ile en yakınındaki kurum müdürlerinin yer aldığı suçlamaların detayları ve talep edilen cezalar yer aldı. Eski Başkan Bozkurt’a 177 yıla kadar hapis talebi İddianamede eski Belediye Başkanı Çetin Bozkurt’un ihalelere fesat karıştırdığı, müteahhitleri zorlayarak haksız menfaat temin ettiği ve personelin zimmet eylemlerine kasten göz yumarak kamu zararına neden olduğu ifade edildi. Çetin Bozkurt’un, ilçede iş yapan bir müteahhidi inşaatlarını mühürlemekle ve ruhsat vermemekle tehdit ederek güncel değeri 10 milyon lira olan bir villayı 23 bin lira rayiç bedelle annesi üzerine geçirdiği iddianamede yer aldı. İddianamede mağdur olarak yer alan müteahhit Ş.B. "Ben 2019 tarihinde bu villa için yapı ruhsatını alarak inşaata başladım. Yapının önemli bir kısmını bitirip çatısını yaptığımda Belediye 3 ay gibi bir süre boyunca bu inşaatımı sebepsiz yere mühürledi. İnşaat mühürlendiğinde ben Belediye Başkanı Çetin Bozkurt’un yanına gittim. Kendisine ‘İnşaatımı neden mühürlediniz dedim’ o da ‘eksik işlerin var, yollara zarar veriyorsun’ dedi. ‘Devrekspor’a 50 bin TL bağış yaparsan mührünü söktürtürüm’ dedi. Ben de benim herhangi bir usulsüz işim olmadığını söyleyerek Devrekspor’a da bağış yapmadığımı söyledim. Bu nedenle de 3 ay inşaatım mühürlü kaldı. Daha sonra baktım mührü bir türlü söktüremeyince Devrekspor’un banka hesabına 2020 yılında 50 Bin TL para yatırdım. 50 Bin TL’ yi yatırdıktan sonra inşaatımdaki mührü söktüler" dedi. "Belediye başkanıyım bana güvenmiyor musun?" Bir süre sonra dönemin belediye başkanı Çetin Bozkurt’un kendisini belediyeye çağırdığını ifade eden Ş.B., "Bu yaptığım tripleks villaya talip olduğunu söyledi. Benim kendisine burayı çok satma niyetim yoktu yalnız Devrek’te devam eden başka projelerim de vardı bu nedenle 2020 yılı 6 inci ayda 1 Milyon TL’ ye anlaştık. Sözleşme yapalım dedim ben Belediye Başkanıyım bana güvenmiyor musun diyerek sözleşme yapmayı reddetti zaten 6 ay içinde ödeyeceğim bunun için sözleşme mi yapacağız dedi. Ödeme konusunda da benden 6 ay süre istedi 6 ay içinde dairemi de satıp tamamını peyder pey ödeyeceğim dedi. Daireyi annesinin üzerine satın aldı ancak annesinin vekaleti ile tapuda satış işlemi kendisine yapıldı. Annesine vekaleten kendisi geldi. Tapudaki evrakları da o imzaladı. Emlak rayiç bedelini de 30 Bin TL göstermiş. Çünkü emlak rayiç bedellerini Belediye veriyordu kendi rayiç bedelini de 30 Bin TL göstermiş. Tapu masraflarını anlaşmamız gereği kendisi ödedi. Belediye Başkanı olduğu ve bana yanlış yapmayacağını düşündüğüm için herhangi bir bedel almadan tapu devrini yaptım. Ancak safrasında hiçbir ödeme yapmadı. Daha sonra Başkanlık süresi boyunca yaklaşık 4 yıl boyunca villa bedelini defalarca istememe rağmen ödemedi. Benim de ilçede başka inşaatlarım olduğu için icra takibi veya diğer yollara gidemedim. Halen daha Çetin Bozkurt’tan villa parasını istemekteyim. Şu an o villanın değeri yaklaşık 10 Milyon TL. Ben de Çetin BOZKURT’ a haber göndererek satmış olduğum villanın şu anki değeri olan 10 Milyon TL’ mi istiyorum ancak bir türlü ödeme yapmadı" dedi. Ayrıca 15 Temmuz Demokrasi Meydanı düzenlemesi işinde, daha önce Şişli Belediyesi tarafından yaptırılan işler için yeniden ihale açtırarak adrese teslim şekilde 3 milyon 515 bin liralık kamu zararına neden olduğu ve 11 milyon liralık parke ihalesini iptal ettirerek aynı işi 18 milyon liraya anlaştığı firmaya verdiği kaydedildi. Bozkurt hakkında 8 defa nitelikli zimmete iştirak, icbar suretiyle irtikap, 2 defa resmi belgede sahtecilik ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından toplam 74 yıldan 177 yıla kadar hapis cezası istendi. Zimmet ağının merkezindeki müdüre 600 yılı aşkın hapis talebi Belediyedeki usulsüzlüklerin merkezinde yer aldığı belirtilen eski İnsan Kaynakları Müdürü Tuncay Ulupınar’ın, 9 yıl boyunca kendi maaşını fahiş şekilde yüksek göstererek 1 milyon 473 bin lirayı doğrudan zimmetine geçirdiği tespit edildi. Ulupınar’ın ayrıca sahte fazla mesai, kullanılmayan izin ücretleri ve emekli işçiler adına mükerrer kıdem tazminatı bordroları düzenleyerek tahsildarlar aracılığıyla milyonlarca lirayı elden teslim aldığı bildirildi. Etkin pişmanlıktan faydalanmak isteyen Ulupınar hakkında 79 defa nitelikli zimmet ve 55 defa resmi belgede sahtecilik suçlarından 600 yılı aşan hapis cezası talep edildi. Mali işlerde rüşvet ve sahtecilik sarmalı İddianamede Mali Hizmetler Müdürü Nafia Çakır’ın, sahte ödeme emirlerini onaylayarak zimmet eylemlerine ortak olduğu ve müteahhitlerden rüşvet aldığı yer aldı. Çakır’ın hesaplarında 1 milyon 905 bin lira şüpheli nakit girişi saptanırken, şüpheli hakkında 62 defa nitelikli zimmet ve rüşvet almak suçlarından 500 yılı aşan hapis cezası istendi. Başkan Yardımcılığı ve Mali Hizmetler Müdürlüğü görevlerinde bulunan İsmail Karademir’in ise sahte bordrolara onay vermesinin yanı sıra, emekli bir işçinin kıdem tazminatını ödemek için 30 bin lira rüşvet aldığı kaydedildi. Karademir hakkında 16 defa nitelikli zimmet, 3 defa rüşvet, icbar suretiyle irtikap ve 2 defa sahtecilik suçlarından 140 yıldan 350 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianamede diğer şüpheliler hakkında belirtilen suçlar oranında cezalar talep edildi. 30 şüphelinin önümüzdeki günlerde Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkması bekleniyor.
Ankara Ankara Valisi Yakup Canbolat görevine başladı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle Aydın Valiliğinden Ankara Valiliğine atanan Yakup Canbolat göreve başladı. Açıklamalarda bulunan Vali Canbolat, "Hukukun üstünlüğünü esas alan, insan odaklı, şeffaf ve çözüm odaklı bir yaklaşımla tüm kurumlarımızla güçlü bir koordinasyon içerisinde çalışacağız" dedi. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle Aydın Valiliği’nden Ankara Valiliğine atanan Yakup Canbolat göreve başladı. Yeni Vali Canbolat’ı valilik girişinde; yardımcıları, kaymakamlar ve diğer yetkililer karşıladı. Polis mangasını selamlayan Canbolat, daha sonra makamına geçerek gazetecilere açıklamalarda bulundu. Canbolat, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Cumhurbaşkanımızın tensip ve takdirleriyle atanmış olduğum Ankara Valiliği görevime bugün itibarıyla başlamış bulunuyorum. Bu göreve layık görülmem vesilesiyle, başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere bu önemli vazifeyi şahsıma tevdi eden devlet büyüklerimize şükranlarımı sunuyorum. Cumhuriyetimizin Başkenti, milli iradenin tecelligahı ve köklü devlet geleneğimizin merkezi olan Ankara’da görev yapmanın anlam ve ağırlığını derinden hissediyorum. Başkent olmanın ötesinde Ankara; kamu yönetiminin kalbi, bilim ve eğitimin öncüsü, sanayi ve teknolojinin geliştiği dinamik yapısıyla ülkemizin her alandaki ilerleyişine yön veren stratejik bir güç konumundadır. Bu yönüyle Ankara’ya hizmet etmek, yalnızca bir şehre değil, doğrudan doğruya Türkiye’nin geleceğine katkı sunmak anlamı taşımaktadır. Bu anlayışla; hukukun üstünlüğünü esas alan, insan odaklı, şeffaf ve çözüm odaklı bir yaklaşımla tüm kurumlarımızla güçlü bir koordinasyon içerisinde çalışacağız. Temel hedefimiz; kamu hizmetlerinde etkinliği artırmak, memnuniyet düzeyini en üst seviyeye çıkarmak ve Ankara’nın sahip olduğu potansiyeli her alanda daha ileriye taşımaktır. Şehrimizin her köşesinde yaşam kalitesinin yükseltilmesi, toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi ve ortak değerlerimizin korunarak gelecek nesillere aktarılması önceliklerimiz arasında yer alacaktır. Ankara’yı daha güçlü, daha yaşanabilir ve daha müreffeh bir şehir haline getirmek için tüm paydaşlarımızla birlikte kararlılıkla çalışacağız. Ankara; köklü geçmişi, güçlü kurumsal yapısı ve stratejik konumuyla yalnızca bir şehir değil, aynı zamanda milletimizin istikbaline yön veren kadim bir merkezdir. Kurtuluş Savaşı’nın sevk ve idare edildiği, Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı bu müstesna şehir; geçmiş ile geleceğin buluştuğu, milli birlik ve beraberliğimizin en güçlü şekilde hayat bulduğu bir irade merkezidir. Bu vesileyle; üstlendiğim görevin ülkemiz ve Başkentimiz için hayırlı olmasını temenni ediyor, tüm hemşehrilerime en içten selam ve saygılarımı sunuyorum."