EĞİTİM - 28 Ocak 2026 Çarşamba 12:16

İklime dayanıklı koyunculuk projesiyle ADÜ, Türkiye’yi Avrupa’da temsil edecek

A
A
A
İklime dayanıklı koyunculuk projesiyle ADÜ, Türkiye’yi Avrupa’da temsil edecek

Ufuk Avrupa Programı kapsamında "yüksek öncelikli" olarak desteklenen ve 10 ülkenin yer aldığı proje ile ADÜ, iklim değişimine dayanıklı koyunculukta Türkiye’yi Avrupa’da temsil edecek.



Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ), Ufuk (Horizon) Avrupa Programı kapsamında "yüksek öncelikli" olarak desteklenmeye hak kazanan uluslararası bir proje ile iklim değişimine dayanıklı koyunculuk alanında Türkiye’yi Avrupa’da temsil edecek. Toplam 6 milyon avro bütçeye sahip "Harnessing Information Technologies for Heat Resilient Sheep Breeding - SheepHeatIT" adlı projenin Türkiye koordinatörlüğünü, ADÜ Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Onur Yılmaz yürütüyor. Projede, Ziraat Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. İbrahim Cemal, Prof. Dr. Orhan Karaca ile Dr. Öğr. Üyesi Nezih Ata araştırıcı olarak yer alırken, 10 farklı ülkeden araştırma kuruluşları da projeye katkı sağlıyor. Avrupa Birliği Komisyonu tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda desteklenmeye değer bulunan proje, iklim değişikliğine bağlı artan sıcaklık stresi ve aşırı hava olaylarının koyunculuk sektörü üzerindeki olumsuz etkilerine çözüm üretmeyi amaçlıyor. Proje kapsamında, koyun sürülerinin yüksek sıcaklık şartlarındaki fizyolojik ve ekonomik dayanıklılığını ifade eden Sürü Sıcaklık Dayanıklılık Skoru’nun (HHRS) artırılması hedefleniyor. Proje çerçevesinde ileri genomik uygulamalar, yüksek çözünürlüklü termal ve dijital fenotipleme teknolojileri ile yapay zeka destekli veri analiz yöntemleri birlikte kullanılarak, koyunculuk sektörüne iklim değişikliğine uyumlu ve sürdürülebilir bilimsel çözümler geliştirilmesi planlanıyor. Türkiye ayağında yürütülecek çalışmalar kapsamında elde edilecek örneklerin ileri laboratuvar analizleri, ADÜ Tarımsal Biyoteknoloji ve Gıda Güvenliği Uygulama ve Araştırma Merkezi (TARBİYOMER) bünyesinde gerçekleştirilecek. Yaklaşık 400 bin avro bütçeye sahip Türkiye çalışmaları, proje kapsamında önemli bir rol üstlenecek. Projede görev alan akademik ekip, bugüne kadar yerli gen kaynaklarının geliştirilmesi ve korunmasına yönelik birçok ulusal projeyi başarıyla tamamladı. Yapılan çalışmalar sonucunda Karya ve Eşme koyun ırkları geliştirilerek milli ırk olarak tescil edilirken, Aydın’a özgü endemik bir koyun ırkı olan Çine Çaparı’nın özellikleri belirlenerek koruma altına alındı. Proje ile birlikte yerli koyun ırklarının sıcaklık stresine dayanıklılık özelliklerinin belirlenmesi, bu özelliklerin genomik düzeyde analiz edilmesi ve elde edilen bilimsel verilerin ıslah ve yetiştiricilik programlarına aktarılması hedefleniyor. Proje çıktılarıyla Türkiye ve Avrupa koyunculuğunun iklim değişikliğine karşı daha dayanıklı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması amaçlanıyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Sessiz ve sinsi tehlike: Diyabetik ayak uzuv kaybına yol açabiliyor Nev Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Op. Dr. Bangin Bekir Candan, diyabet hastalarında ayak sağlığının hayati önem taşıdığını belirterek, küçük ihmallerin bile diyabetik ayak nedeniyle uzuv kaybına kadar gidebilen ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. Diyabetik ayağın çoğu zaman basit bir ihmal sonucu ortaya çıktığını ifade eden Op. Dr. Candan, doğru bilgilendirme ve düzenli bakım ile bu tablonun büyük oranda önlenebileceğini söyledi. "Diyabet sadece kan şekeri yüksekliği değildir" Diyabetin yalnızca kan şekeri yüksekliğiyle sınırlı bir hastalık olmadığını vurgulayan Op. Dr. Bangin Bekir Candan, uzun süre kontrol altına alınamayan diyabetin damarları ve sinirleri olumsuz etkilediğini ifade etti. Bu durumun özellikle ayaklarda ciddi problemlere yol açtığını belirten Candan, diyabetik ayağın bu sürecin en ağır sonuçlarından biri olduğunu dile getirdi. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 1 milyon kişinin diyabetik ayak nedeniyle uzuv kaybı yaşadığını hatırlatan Candan, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her 30 saniyede bir kişinin diyabete bağlı komplikasyonlar nedeniyle ayağını kaybettiğini söyledi. Türkiye’de ise her yıl yaklaşık 10 bin kişinin diyabete bağlı nedenlerle uzuv kaybı yaşadığını belirtti. "İki temel neden var" Diyabetik ayak yaralarının oluşumunda iki temel mekanizmanın rol oynadığını aktaran Op. Dr. Candan, bunlardan ilkinin sinir hasarı yani nöropati olduğunu söyledi. Ayakta his kaybı geliştiğinde hastanın ağrıyı, sıcaklığı ve basıncı algılayamadığını ifade eden Candan, ayakkabı içindeki yabancı cisimlerin fark edilmediğini ve uzun süre aynı noktaya basılmasıyla yaraların oluştuğunu belirtti. İkinci önemli nedenin damar tıkanıklığı olduğuna dikkat çeken Candan, damar daralması nedeniyle dokulara yeterli oksijen gitmediğini, bu durumun yaraların geç iyileşmesine ve enfeksiyon riskinin artmasına yol açtığını söyledi. "Basit kontroller hayat kurtarıyor" Diyabetik ayağın önlenmesinde farkındalığın büyük önem taşıdığını vurgulayan Op. Dr. Bangin Bekir Candan, diyabet hastalarının ayaklarını her gün kontrol etmeleri gerektiğini ifade etti. Ayak tabanı ve parmak aralarının mutlaka incelenmesi gerektiğini belirten Candan, iki ayak arasında sıcaklık farkı ya da dokunma hissinde azalma fark edilmesinin erken uyarı işareti olabileceğini söyledi. "Günlük ayak bakımı ihmal edilmemeli" Ayak bakımının diyabet hastaları için hayati öneme sahip olduğunu dile getiren Candan, ayakların ılık suyla yıkanması ve iyice kurulanması gerektiğini belirtti. Cilt kuruluğunu önlemek için uygun kremlerin kullanılmasının önemine dikkat çeken Candan, tırnakların düz kesilmesi ve nasırların bilinçsizce kazınmaması gerektiğini vurguladı. Pamuksu çorapların tercih edilmesi, ayakların kuru tutulması ve ortopedik özellikte ayakkabıların kullanılması gerektiğini söyleyen Candan, ayakkabı giyilmeden önce mutlaka içinin kontrol edilmesi gerektiğini de hatırlattı. En ufak bir kızarıklık ya da yara fark edildiğinde ise zaman kaybetmeden doktora başvurulması gerektiğini ifade etti. "Teknoloji umut oluyor" Teknolojik gelişmelerin diyabetik ayakla mücadelede önemli rol oynadığını belirten Op. Dr. Bangin Bekir Candan, akıllı tabanlıkların basınç ve sıcaklık değişimlerini takip ederek ülser riskini erken dönemde haber verebildiğini söyledi. Isı sensörlü çoraplar ve 3D yazıcılarla kişiye özel üretilen tabanlıkların da ayak sağlığının korunmasına katkı sunduğunu dile getirdi. "Diyabetik ayak çözümsüz değil" Diyabetik ayağın önlenebilir bir sağlık sorunu olduğunun altını çizen Op. Dr. Bangin Bekir Candan, "Doğru bilgilendirme, düzenli takip ve küçük önlemlerle diyabete bağlı uzuv kayıplarının büyük bir kısmını engellemek mümkün. Küçük bir ihmal, büyük kayıplara yol açabilir" dedi.
Mersin Mersin merkezli 9 ilde 450 milyonluk "sazan sarmalı" operasyonu: 28 gözaltı Mersin merkezli 9 ilde ’sazan sarmalı’ yöntemiyle sosyal medya ve e-ticaret platformları üzerinden sahte ilanlar vererek 700 kişiyi mağdur eden 28 şüpheli düzenlenen operasyonla yakalandı. Şüphelilere ait banka hesaplarında ise yaklaşık 450 milyon lira tutarında suçtan kaynaklı işlem hacminin bulunduğu tespit edildi. Alınan bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Dolandırıcılık ile Teknik Takip ve İzleme Büro Amirliklerinin vatandaşların mağduriyetine yol açarak haksız kazanç elde eden suç örgütlerine yönelik çalışma yaptı. Polisin teknik ve fiziki çalışmasında ’sazan sarmalı’ olarak bilinen ev ve oto alım-satım dolandırıcılığı yöntemi ile sosyal medya ve e-ticaret platformları üzerinden sahte ilanlar vererek nitelikli dolandırıcılık eylemleri gerçekleştiren suç şebekesi tespit edildi. Şebekeye yönelik Mersin merkezli 9 ilde eş zamanlı operasyon yapıldı. Operasyonda 28 şüpheli ile 3 yıl 4 ay kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan 1 hükümlü yakalandı. Şüphelilerin dolandırıcılık faaliyetlerini yürüttükleri tespit edilen 3 ofis ile evlerinde yapılan aramalarda 28 adet cep telefonu, 1 adet laptop, suçta kullanıldığı değerlendirilen 1 adet sahte polis muhabir kartı, başka şahıslara ait 16 adet kimlik ve 20 adet banka ile kredi kartı, 30 gram esrar ile bir miktar nakit para ele geçirildi. 700 kişiyi mağdur eden şüphelilerin hesaplarında 450 milyon liralık işlem belirlendi Yapılan incelemelerde ise şebekenin ülke genelinde 700 kişiyi mağdur ettiği, şüphelilere ait banka hesaplarında ise yaklaşık 450 milyon lira tutarında suçtan kaynaklı işlem hacminin bulunduğu belirlendi. Emniyette ifadesi alınan şüphelilerden 15’i tutuksuz yargılanmak üzere serbest kalırken, diğerleri adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan 13 şüpheliden 6’sına adli kontrol hükümleri uygulandı, 7’si ise tutuklandı. Öte yandan operasyonda gözaltına alınan hükümlünün de cezaevine teslim edildiği bildirildi. İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada ise, "Mersinimizin emniyeti olarak, vatandaşlarımızın huzur ve güvenliğini tehdit eden her türlü suç ve suç organizasyonuna karşı mücadelemiz azim ve kararlılıkla devam edecektir" denildi.